Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '07

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1808
 

Laiklik neden önemli?

Laiklik neden önemli?
 

Endonezya'nın yarı özerk, şeriat kurallarıyla yönetilen Açe eyaletinde, dün genç bir kadın bir platformun üzerinde dizlerinin üstüne çöktürülüp kamışla dövülerek "cezalandırıldı". 29 yıl süren iç savaş sonrasında, ayrılıkçılar ve Endonezya hükümeti ile yapılan anlaşma ile 2001 yılından beri şeriat kuralları uygulanan Açe'de bu kurallara uymayan kadınlara din polisi tarafından bu tür cezalar veriliyor. Daha önce de şeriat polisi güzellik salonlarını basmış ve uygun giyinmediği gerekçesiyle bazı kadınları göz altına almıştı. (13 Ocak 2007-Basından, Fotoğraf: AP)

İlkelliği, ortaçağ kafasını yansıtan bu fotoğraftaki insanlık dışı davranışların, nasıl da günlük yaşamın olağan eğlenceleri gibi yaşandığını görmek ne utanç verici.

Bu görüntüleri kanıksamış, bu ilkelliği bir spor gösterisi gibi, bir kültürel ve sanatsal etkinlik gibi izleyen insanlar, ellerinde fotoğraf makinleri, cep telofonlarıyla gösteriyi kaydediyorlar. Bu "sanat şöleni"ni izleyemeyen arkadaşlarına, ailelerine kimbilir hangi duygularla, hangi coşkulu anlatımlarla aktaracaklar?

Bu gösteriyi izlerken aralarında neler konuşuyorlar acaba? Birbirleriyle göz göze geldiklerinde nasıl gülümsüyorlar; nasıl birbirlerinin yüzlerine bakabiliyorlar? İzledikleri bu gösteriyi daha sonra nasıl tartışıyorlar? Geceleri nasıl uyuyabiliyorlar? Bunlar nasıl insan? Hangi düşünce bunların insanlaşmalarını engellemiş? İnandıkları din buna nasıl izin veriyor? "Din"den anladıkları ne bu sürünün? Bu toplumu yönetenler, nasıl bu hale getirebilmiş bu insanları?
İnandıkları dini kullanarak, din adına kimbilir nerelerde neler yapılıyor; ne acılar çektiriliyor insanlara?

İlkel toplumlarda görülen bu gibi olaylar, Türkiye gibi çağdaş, laik ve demokratik bir ülkede olabilir mi?

Keşke "Türkiye'de kesinlikle böyle bir şey olamaz." diyebilseydik.
Sivas'ta Madımak Oteli'nde yakılan 37 insanımız can çekişirken, yükselen alevlerle, yayılan yanık kokularıyla aynı anda, otelin çevresindeki insanlağını yitirmiş yığınlardan çıkan "Allahüekber" sesleri de yükselmiş ve etrafa yayılmıştı. İnsanlar cayır cayır yanarken, otelin çevresini sarmış olanlar ise inançlarını yaşıyordu.
37 canımız yanarken, can çekişirken oteli söndürmeye gelen itfaiyenin yangını söndürmesi, insanlıktan payını alamamış sürü tarafından engellenmişti. Bu insanlar camiye gidiyor, Tanrılarına yakarıyor, dua ediyorlardı. Hangi güdüyle insanları yakabilecek duruma gelmişlerdi, getirilmişlerdi.

Türkiye'de ne yazık ki yaşanmış olan bu olay, Açe'de din adına yapılan gösteriden çok daha korkunçtur. Yaşanmış olabileceğine inanamadığımız bu korkunç olaydaki katillerinin sırtları sıvazlanmıştır.
Türk Devrimi'nin temeli olan "Laiklik" ilkesi bu bakımdan büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki "Yaşamda en geçek yol gösterici bilimdir." ilkesi, toplumları binlerce yıldır din adına yaşadığı acılardan kurtaracak tek yoldur.

Toplumsal yaşamı düzenlerken "En gerçek yol gösterici bilim"i bir yana bırakır da "inançlar"ı kullanmaya başlarsanız, daha nice "37 Can"a, nice "Kubilay"a kıyılır. Güzel Türkiyemizi, herkese göre değişen, sınırları çizilemeyen ve bir dipsiz kuyu olan kör inançların batağında acılara boğarsınız. İlkelleştirip sürüleştirdiğiniz insanlar kör inançlarının güdümünde birbirini boğazlarken, elde ettiğiniz varlıklarınızla sürdüreceğiniz şatafatlı ve sahtekâr yaşamınız da tarihe "onursuzluğun belgesi" olarak geçer.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gördüğünü anlamıyor!.. Hadi okuduklarınızı anlamıyorsunuz ki eğitimde "görmek" önemlidir, o da yetmiyor; mutlaka "yaşamalı mıyız?" Tanrı korusun diyebiliyorum ancak!

derinmavi.. 
 25.10.2007 15:06
Cevap :
Toplumumuz birçok şeyi görüyor, olanlara tanık oluyor, hatta yaşıyor ama, tepkisini göstermekte geç kalıyor ne yazık ki. Dilerim geri dönülemez durmlara düşmeyiz.  27.10.2007 21:57
 

Çok Değerli Hocam, hislerimize tercüman oldunuz. Teşekkürler. Saygılar.

Postacı 
 22.02.2007 13:21
Cevap :
Sevgili Tandoğan TANER, bu olayı anımsadıkça ülkemde böyle bir olayın yaşanmasından üzüntü ve utanç duyuyorum. Paylaşmak, acımızı, üzüntümüzü, sorumluluğumuzu azaltamaz; ama sizler gibi insanların varlığını öğrenmek rahatlatıyor insanı. Sağ olun. Sevgiler...  22.02.2007 15:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2370
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

1971' den bu yana ortaokullarda, liselerde, Buca Eğitim Enstitüsü'nde, Buca Yüksek Öğretmen Okulu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster