Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
892
 

Lale Devri Çocukları

Lale Devri Çocukları
 

 

 Mutsuzluğun sevgisizlikten geldiğini çoğu kişi bilmez. Oysa, Freud’un dediği gibi, depresif ya da melankolik saplantılar öncelikle sevme yeteneğinin kaybolmasıyla kendini gösterir. Kendi kabuğu içinde yaşamaktan asosyal, öfkeli, soğuk, mesafeli, güvensiz, hoşgörüsüz bireylerden oluşan toplum ister istemez sevgisiz bir toplum oluyor. Ve gittikçe yapaylaşıyor, yüzeyselleşiyor, sığlaşıyor ilişkiler… İnsan kendi kendisine yabancılaşıyor…

Estetik kaygılar, nezaket, samimiyet, dostluk gün geçtikçe azalıyor… Mizah duygumuzu bile yitiriyor, gülümsemesini unutuyoruz…

Sevmesini bilmeyen bir toplum olarak sevgisizliğimizle tüm kapıları kendi yüzümüze kapatıyoruz.
Belki de bu yüzden insan, insana olan ihtiyacını sanal dünyadan karşılıyor artık. Gerçeklerle kendisi arasındaki yabancılaşmadan böyle kurtarıyor kendini.
Sanal alemin bize sunduğu sonsuz olanaklar elimizin altındayken insani ilişkilere gerek olmadığını düşünüyoruz.

Aşka bile...
 

Şimdilerde herkesin birbirine "Aşkım" diye hitap etmesi, aşkın ne olduğuna dair bir kuşku düşürüyor içime. Yaşanan sanal aşklara inanasım gelmiyor...
Ekranda gördüğümüz resmin bile gerçek olup olmadığını bilmek istemeden paylaşıyoruz en mahrem duygularımızı. İnsanın duyularıyla dokunmadığı bir kişiye duygusal olarak bağlanmasını çözmeye çalışırken, Sezen Aksu'ya hak veriyorum: "Leyla'yla Mecnun gibi / Çoktan masal olmuş aşk."*

Yalnızlığını bilgisayarıyla paylaşan günümüz insanı, ruhunu çoktan internete satmış bile. Artık dönüş yok, kurtuluş da... Ve artık sevgi klavyelerin tuşları arasında sıkışıp kalmış eski bir sözcük sadece.

Bizse, Lale Devri çocukları, kendi zamanımızda yaşadığımız gerçek aşklarla birlikte birer ikişer çekip gidiyoruz…
İleride bir gün insanoğlu, çatıya saklanmış eski bir plaktan ya da tozlu bir kitabın sayfalarından öğrenebilecek midir yaşamasını, sevmesini ve aşkı?

Sanmıyorum!

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Melek hanım, şimdilerde herşey sanal oldu sevgiler bile. Sanal sevginin gerçek olmadığı da bir gerçek. Sanal dünya bir gereksinim oldu gittikçe yalnızlaşan insanlar için. Ve tespitlerim o ki, asosyal insanlara "çare" gibi adeta. Sevgi eksikliği büyük buhranlar yaratır insanlarda onun için ben "en değerli mücevherimiz ailemiz" demişimdir çok yerde. "Sevgi eksikliği" başlıklı bir blogum var, zamanınız olurda okumayı düşünürseniz, linki: http://blog.milliyet.com.tr/sevgi-eksikligi/Blog/?BlogNo=329044 10 10 2011 tarihli. Selam ve sevgiyle...

Yurdagül Alkan 
 01.02.2013 17:39
Cevap :
Sözünü ettiğiniz bloğu okudum. Bu konudaki tesbitlerinize de katılıyorum elbette. İnternet insanın yalnızlığını bir şekilde paylaşıyor ama tamamiyle doldurabiliyor mu, tartışılır...Yine de olması, olmamasından çok daha iyi tabii.Burada çok değerli dostlar edindiğimi itiraf etmeliyim. Yıllardır keyifle sürdürdüğüm arkadaşlıklarım var.Bu yüzden MB'ye teşekkür etmem gerek. Ve de size.İyi ki varsınız ve buradasınız... sevgilerimle.  02.02.2013 12:43
 

İletişim çağı aşkın panzehiri sanıyorum... İnsanlar birbirine çok kolay ulaşıyor... Emek verilmiyor, hasret çekilmiyor... Aslında eskilerle yenilerin hiçbir farkı yok, iki kuşağı yerdeğiştirsek ve teknoloji sabit lalsa benzer sonuçlar çıkrdır ortaya... Daha da dibine inersek, iletişim çağı önce sanata, edebiyata vuruyor... Kültite evrenselliğe vuruyor... Hasret dünyanın her yerinde aynı hasretti... Şidi ayfon5 dünyanın her yerinde... Ne diyelim sonuç olarak: Kurban olam kalem tutan ellere...

yeşilsoğan 
 01.02.2013 10:44
Cevap :
Artık her şeye çok kolay ulaşıldığı için insanlar tatminsiz ve sevgisiz... Emek verilmeden sahip olunan her şey sıradanlaşıyor. Buna aşk da dahil. Ve ben bir Lale Devri çocuğu olarak hala kurşun kalemle yazmaya devam ediyorum...  01.02.2013 14:04
 

Yitik bir cennetten bir yansıma bekler gibidir belki de "aşkım!..aşkım!" diye seslenmek..."her ne var aşk imiş alemde" dese de Fuzuli...saygıyla...

nedim üstün 
 01.02.2013 10:29
Cevap :
Aslında her devirde, "Sevda üzerine ne söylenmişse yalandır!" Teşekkürlerimle...  01.02.2013 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2074
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster