Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '08

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
7859
 

Latife Hanım Köşkü "Anıevi"

Latife Hanım Köşkü "Anıevi"
 

Latife Hanım Köşkü "Anıevi"... yemyeşil bir bahçe içinde hem güzel hem de hüzünlü anılarla dolu.


Latife Hanım Köşkü "Anı Evi", Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın ömrünün son günlerini geçirdiği ve 14 Ocak 1923 tarihinde vefat ettiği mekan olması nedeniyle manevi bir değer taşımaktadır.1860'lardan kalma olduğu tahmin edilen Latife Hanım Köşkü daha sonraları adliye binası ve dershane olarak hizmet vermiş.

Karşıyaka Belediyesince kamulaştırıldıktan sonra aslına uygun olarak restore edilen, bahçesi yeşillendirilen köşkün içerisi de Atatürk döneminde kullanılan ev eşyalarıyla donatılmış. İzmir Valiliği ve Karşıyaka Belediyesi'nin çalışmalarıyla bugünkü haline kavuşturulan Latife Hanım Köşkü 19 Mayıs 2008 tarihinde halkımızın ziyaretine açılmıştır. 9 Temmuz 2008'de resmi açılışı yapılan köşkü bugüne kadar 60.000 kişinin ziyaret ettiği tahmin edilmektedir.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılan Atatürk, annesi Zübeyde Hanım ve eşi Latife Hanım'ın balmumu heykelleri de "Anıevi"nde sergilenmektedir. Atatürk heykeli çalışma odasında ve masasının başında ayakta dururken, Zübeyde Hanım ve Latife Hanım'ın heykelleri odalarında, koltuklarında oturur durumda görünüyor.

Köşkün birinci (giriş) katında misafir odası (Şömine Odası), yemek salonu, çalışma odası ve mutfak eşyalarının bulunduğu küçük bir oda bulunmaktadır. O yıllarda mutfak ve tuvalet teşkilatı köşk dışında bulunuyormuş. Hizmetlilerin de kaldığı bu bina ya da binalardan günümüze bir şey kalmamış.

Köşkün ikinci katında hol, üç oda ve banyo bulunmaktadır. Latife Hanım, Mustafa Kemal Atatürk ve Zübeyde Hanım'ın balmumu heykelleri her bir odada ayrı ayrı sergilenmektedir. Odaların duvarlarında Atatürk, Latife Hanım, Zübeyde Hanım'ın da bulunduğu muhtelif resimler bulunmaktadır. Ayrıca birinci ve ikinci katlarda ayaklı panolarda köşkteki ve o yıllardaki anılar anlatılarak ziyaretçiler bilgilendirilmektedir.

Bazı panolarda yazılanları okudukça sanki o dönemleri yaşıyor olabilirsiniz:

MUSTAFA KEMAL ve LATİFE HANIM'IN İLK KARŞILAŞMALARI
Genç bir hanımın kendisini görmek istediğini söyleyen görevliye Mustafa Kemal şöyle der: Tam sırası! Görmüyor musun çocuk benim başımı kaşıyacak vaktim yok. İşte bu sırada o genç hanım...

Halide Edip, Latife Hanım'la ilk karşılaşmalarını şöyle anlatacaktır. "Merdiven başında siyahlar giymiş ufak tefek bir hanım, 24 yaşlarında. Ama tavrı çok olgun. Halinde...

İlk Cumhurbaşkanı eşi olarak çağdaş Türk Kadınının temsilcisi konumundaki Latife Hanım iyi eğitim görmüş, üç dil bilen, zeki ve cesur bir genç kadındı. Edebiyata çok meraklıydı...

KÖŞKTE İLK AKŞAM YEMEĞİ
Zübeyde Hanım kendisine hazırlanan köşkü sevdi. Bahçesini, denizin görünüşünü, kendi odasını, dayanıp
döşenmesindeki zevki ve temizliğini, hele tekerlekli sandalyesinin kolayca evin içinde...

ZÜBEYDE HANIM'LA KÖŞKTE İLK GECE
Yemekten sonra kahveler içildi, biraz konuşuldu ve Zübeyde hanım cankurtaran gibi kullandığı Rumeli şivesiyle artık yatma saatinin geldiğini haber verdi...

ZÜBEYDE HANIM
Babasını küçük yaşta kaybettiği için Mustafa Kemal'in yaşamında anne figürü her zaman önemliydi. Savaş nedeniyle ayrı düştüklerinde annesinin sağlığı ve maddi durumuyla hep ilgilenmişti. Zübeyde Hanım'ın 1857 yılında Selanik'in Arnavutluk'a yakın bir bölgesinde...

Mustafa Kemal, annesinin rahatsızlığına deniz havasının iyi geleceğini düşünerek annesini İzmir'e göndermeye karar verdi. Latife Hanım ile Zübeyde Hanım'ın karşılaşmasını Mustafa Kemal'in emir çavuşu Ali Metin'den dinleyelim:
İzmir halkı ZüBeyde Hanım'ı çok iyi karşıladı ve yakınlık gösterdi...

MUSTAFA KEMAL ANNESİNİN MEZARI BAŞINDA
Mustafa Kemal trenden iner inmez Karşıyaka'da Osman Paşa mescidi avlusundaki mezarını ziyarete gitti ve büyük bir tessür ve heyecan içinde gözleri dolu dolu şu sözlerle içini döktü ;
"Annem ölmüş, bu hazin hakikat karşısında benim için teselliyi mucip bir nokta var...

Pazartesi günleri kapalı olan Latife Hanım Köşkü "ANIEVİ"ni saat 09:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edebilir,

Bir nostalji çay bahçesi atmosferinde düzenlenen kafeteryada Karşıyaka’nın göbeğinde yemyeşil bir ortamda olağanüstü bir gün ve dinlence fırsatı yaratabilirsiniz.

Blogumla ilgili fotoğraf galerimi izlemek isterseniz,tıklayın:

http://picasaweb.google.com.tr/ilyasbayram35/LatifeHanimKoskuAnievi#

Latife Hanım köşkü ile ilgili Muzaffer (CELLEK) ağabeyimin ve ALYOŞA-Sevmek güzeldir'in yazılarını da okumanızı öneririm.

Muzaffer Cellek Sonunda bir araya geldiler
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=129330

ALYOŞA-Sevmek Güzeldir İzmir Karşıyaka Latife Hanım Müzesi
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=116923

Yazımın hazırlanması ve fotoğraf çekilmesinde yardımcı olan Latife Hanım Köşkü "Anıevi"görevli ve ilgililerine teşekkür ederim.

Kaynak : www.karsiyaka.bel.tr


bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İzmir'e ilk geldiğim anda ziyaret edeceğim. Teşekkürler tanıtım için. Selam, saygı ve sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 22.11.2008 21:07
Cevap :
Bekleriz, Özlem hanım. Ziyaretiniz bizleri de mutlu eder. Kentinizde yüzünü göstermeye başlayan kış günlerinde de Latife Hanım Köşkü "Anıevi"ne ziyaretçi kabul edilecek. Ancak bahçedeki çay bahçesi kapalı olabilir. Çay bahçesinin şu anki özgün halinin değiştirilmesine (soğuk ve yağmurdan korunma amacıyla üstünün kapatılması v.b. değişiklikler) izin verilmeyecekmiş. İlginize teşekkür ederim. Selamlar, saygılar.  23.11.2008 11:35
 

Elinize sağlık. Güzel İzmir'imizin anılarla dolu binalarından birini anlatmanıza çok sevindim. Bina evime çok yakın. Ayrıca yazınızda da bahsettiğiniz üzere en son bina dershane olarak kullanılıyordu.Belki siz de bilirsiniz.Fen ve Lisan Dershanesi. 1968 yılında eşimin dedesi dershaneyi kuruyor, sonra iki oğlu ve torunu da(eşim)katılıyor.1991'de de binayı boşalttılar ve bina tanınmaz hale gelmişti, evime çok yakın olduğu için binanın o halini görünce içimiz acırdı. Şimdi ise manevi değeri çok büyük bu binanın bu şekilde değerlendirilmesi bizleri inanılmaz mutlu ediyor. Herkesin görmesini tavsiye ediyorum. Ayrıca bahçesi de hem birşeyler yiyip içmek, hemde sohbet etmek için çok uygun...

 
 20.11.2008 14:55
Cevap :
Sevim hanm, sizinle komşuyuz demek ki. Köşk bana da çok yakın. Her gün önünden geçtiğim için restorasyon çalışmalarını hep izledim. Eski hali gerçekten yürekler acısıydı. "Anıevi" haline gelinceye kadar emeği geçen herkesi kutlamak gerekir. Dershane olarak hizmet verdiğini eşim de söylemişti. Anlattıklarınız ve katkınızdan dolayı teşekkür ederim. Bu arada yeniden "Hoşgeldiniz" diyorum. Selamlar, saygı ve sevgiler.  21.11.2008 5:45
 

bir İzmir'li olarak çoktn gezip görmemiz gerekirdi. Hadi orası Karşıyaka, Latife Hanımın Göztepe'deki köşkü yanıbaşımızda onu da görmedik. Kapısındaki sarmaşık yıllardan kalmaymış. Bu bile gidip dokunmak için yeterli nedendir di mi? Atanın elinin değdiği bir dal vardır tutulacak. Ellerinize sağlık, sevgilerimle...

narçiçeği 
 20.11.2008 14:45
Cevap :
Nergiz hanım, Latife hanımların diğer köşkleri de dediğiniz gibi Göztepe'de. Ancak Zübeyde Hanım'ın son günlerini yaşadığı ve öldüğü mekan olması nedeniyle Karşıyaka'daki köşkün manevi değeri var. Bir hafta sonu "Anıevi"ne ziyaretinizi bekleriz, tabi ki Ergun bey ve kankamızla birlikte. Selamlar, saygılar.  21.11.2008 5:37
 

Durup durup, bir anda iş görüyorsun. Tilki gibisin. Kuyruğunu koltuğunun altına alıp, bir o yaka bir bu yaka , Karşıyakanın ve de has bahçenin bülbülü kesiliyorsun. Sen sussan, kasetlerin bangır bangır ses verir. Dolaş bakalım. Ellemediğin köşe kalmadı Karşıyakada. Bir de denizin altı kaldı ha. Unutmayasın. Senden evvel o denizin altını sevgili Kalyoncu karıştırdı. Kimsenin beceremediğini yaptı ve denizin altına girdi ve oradan blog yazdı. Bir de denizdibi dizüstü bilgisayarını icadetti böylelikle. Ama onun da sesi sedası kesildi. Yine eski günlere dönerek bir kafede buluşsak mı? Ne dersin. Sağlıcakla kal.

Muzaffer CELLEK 
 20.11.2008 10:52
Cevap :
İzmir'imiz için yazılacak o kadar çok şey var ki, sevgili abicim, yetişmek mümkün değil. Ben bu sene deplasmanlara fazla :) gidemediğim için şimdilik yerel haberler servisindeyim. Kısmet olurda bir gün Marmaris'e :) falan gidersem senden öğrendiklerimi değerlendirip güzel yazılar yazacak, güzel fotoğraflar :) çekeceğim. SÖZ! Dediğin gibi bazı arkadaşlarımız (maalesef) kayıp, sesleri sadaları yok. Yapacak bir şey de yok. Buluşma teklifim her zaman geçerli, yerini de söylemiştim. Yeter ki sen "ALO" de. Selamlar, saygılar.  20.11.2008 11:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 245
Toplam yorum
: 1731
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 2139
Kayıt tarihi
: 13.04.07
 
 

6 Mayıs, bir Hıdırellez günü "Merhaba dünya" demişim. Geçen elli küsur yıl. Bir şarkı vardır Osma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster