Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '21

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
38
 

Lazım Değilsin Zaten

Ben Filyos Gökçeler doğumluyum. Gençliğim köyde geçti. Sonra memur oldum. Kültür Bakanlığında kütüphane müdürü, sonra maliyeye geçtim. Müdür muavini olarak emekli oldum. Aynı köyden Hilmi Uzun coğrafya öğretmenliğinden emekli oldu. İki dönem Filyos Belediye Başkanı olarak görev yaptı. Babası Filyos'a yerleşti, orda ikamet ediyor. Bizim köyün adamlarının gittiği kahveye gidiyorum. Sohbet, şaka,makara yapıyoruz. Daha önce fazla bir samimiyetimiz yoktu. Bir sohbet esnasında,'senin diksiyonun zayıf ' dedi. 'olur mu, ben iki bin kişiye konuşma yaptım' dedi. Her kahveye gelişinde herkesle tokalaşıyor. Ben de tokalaşmayı sevmem. Bir gün yine grup halinde kahvehane önündeyiz. Herkesle tokalaştı, bana da el uzattı. Ben elimi vermedim. Kızdı, gerçek zannetti. Muziplikten aslında. Herkesin içinde;'LAZIM DEĞİLSİN ZATEN' dedi. Hiç cevap vermedim, sessizce uzaklaştım. Sevgi kahvesine gittim. Bir daha o kahveye gitmedim. Ben de 'sen de bana lazım değilsin' desem serşekilde uygun olmayacak. Bir öğretmen emeklisi söylüyür bu sözü. Birbirimizin cenazesine gideriz mutlaka. O günden sonra hiç karşılaşmadık. Ben yeni oyuncu arkadaşlar edindim. Maça kızı oynuyorum. Bir gün deniz tarafına gidiyorum, karşıdan tek başına geliyor, selamlaştık,;nereye böyle' dedi. ' Deniz kıyısına gidiyorum' dedim. İlişkimiz resmileşti.

Filyos'ta Hilmi hoca der herkes. İkinci dönem belediye başkanlığı yapıyor, köyümüzün çocuğu, bir nezaket ziyareti yapayım dedim.Üçüncü sefer kazanması zor olur. Makamına girdim kapıdan, kendimi tanıtacak halim yok tabi, misafir koltuğunu oturdum. Soğuk ve ciddi, ne bir hoş geldin, ne bir hatır sorma. Herhalde beni tanımadı galiba diye düşündüm. Bizim köyün muhtarı geliyor mu buralaara? dedim. Geliyor dedi. Muhtar rahmetli Beytullah Uzun'du. Hayretler içinde kaldım, ben buna oy vermem dedim kendi kendime. Bir telefon geldi, gülücükler, davetler, balık yeriz demeler gırla gidiyor. Üçüncü defa kazanamadı tabi.

Filyos'ta Cafer'in kahvesine takılıyor, dördüncü oyuncu bekliyor okey oynamak için. Oğlunun düğünü olacaktı Filyos'ta bana da davetiye verdi ama ben Düzce'ye döndüm.Düğün gününe daha yirmi gün vardı. Kahvehane önünde elinde bir tomar davetiye sohbet ediyoruz. '1500 davetiye yazdım' dedi. Köylere de tanıdıklardan davetiye gönderiyor. Düğün salonu 200 kişilik. Düğünü videoda gördüm, salon doluydu öyle tıklım tıklım değildi. Köy kıyafetli insanlar, akrabaları da vardı.Belediye başkanı olduğu dönemde nerde bir düğün, cenaze olsa giderdi. Düğünlerde bir takı da takardır herhalde, boş olmaz tabi. Ben;' gelecek takılar çok olur, taşımaya yardım gerekir' dedim.

Aynı toprağın insanıyız. Ben gurbetlerde görev yaptım. Filyos'a izinlerde geliyordum. Köyde tanınmış bir aileden Hilmi hoca, abisi rahmetli Rahmi Uzun ilk yüksek elektrik mühendisi idi.Ego yüksek tabi. Oyun oynamıyoruz,samimi sohbetimiz yok, mesafeliyiz. Emeklilik zormuş ya.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 491
Toplam yorum
: 350
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 216
Kayıt tarihi
: 15.03.11
 
 

A.İ.T.İ.A Yönetim Bilimleri Fakültesini bitirdim. Kütüphaneci ve Maliyeciyim. Emekli oldum. İlgi al..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster