Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '11

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
725
 

Leyla'nın hayata hüzünlü vedası...

Leyla'nın hayata hüzünlü vedası...
 

Görsel internetten alınmıştır.


Görevli, önündeki evrakı inceleyip başını kaldırdı ve karşısında duran gençlere baktı. "Neden kaçtınız?" dedi. İkisi de birbirinden mahcup bir an durdular ve sessizliği delikanlı bozdu. "Şeeeyyy...Biz birbirimizi seviyoruz ve evlenmek istiyoruz ama Leyla'nın babası izin vermiyor." "Neden?" diye sordu görevli. "Çünkü" dedi, "başlık istiyor ve benim bunu ödeyecek gücüm yok.". "Ama siz de daha çok gençsiniz." dedi görevli "Biraz daha bekleyebilirdiniz.". "Bekleyemem" dedi delikanlı, "Leyla'yı başlık parasını veren yaşlı birine verecekler zorla..." 


Leyla'ya baktı görevli...Kumral saçlarının çevrelediği duru yüzünde zümrüt yeşili iri güzel gözleri dikkat çekiyordu. Öyle narin, öyle inceydi ki ve öylesine kırılgan, dokunsan darmadağın olacak gibiydi o an... "Leyla!" dedi görevli; "Daha çok küçüksün, henüz on altı yaşındasın, babanı ikna etmeye çalışmadın mı?". Leyla'nın o yeşil gözleri, üzerine çiğ düşmüş çimen gibi oldu. "Biz babamla konuşamayız, o hep kendi istediğini yapar, bizim ne istediğimizin önemi yok ki!" dedi. "Ama" dedi görevli, "kaçmak da sorun üzerine sorun ekliyor. Yaşın küçük olduğu için seni babana verecek mahkeme ve sevdiğin de cezaevine girecek, biliyor musun?" "Biliyorum" dedi Leyla, "ama ben onsuz yaşayamam ki..." Çiğ tanelerini hapsetmeye daha fazla gücü kalmamıştı o zümrüt gözlerin. Delikanlı yavaşça elini tuttu Leyla'nın güç vermek istercesine. Leyla üzgün, Leyla yorgun ve daha da önemlisi Leyla umutlarını tüketmişti. Görevli, "Üzülme Leyla, belki babanı ikna edersiniz her şey yoluna girer." dedi, söylediğine her ne kadar kendi de inanmasa da... Leyla, "Hiç umudum yok!" dedi başını iki yana sallayarak. Evraklarının tamamlanmasının ardından iki genç mahkemeye gönderildi. Görevlinin aklı Leyla'da kalmıştı. Acaba baba ikna olur muydu? Evlat sevgisini, para sevgisinin önüne tekrar alabilir miydi? Ama tecrübeleri, bu işin böyle olmayacağını işaret ediyordu. Leyla'nın ait olduğu toplumda kadın mal gibi alınıp satılıyordu. Kadının isteğinin ne önemi vardı? Kadının efendisi önceleri babası, sonra ise başlık parası adı altında ödemeyi yapan kocasıydı ve yanılmadı görevli. Aradan yaklaşık iki saat geçmişti ki haber geldi, Leyla ölmüştü... "Nasıl yani?" dedi görevli, "Bu, nasıl oldu?" Çok sevgili anlı şanlı babamızı ikna etmeye kimsenin gücü yetmemiş. Leyla'nın ağlamaları, yalvarmaları bir işe yaramamış. Nasıl yarasın ki henüz on altısında, henüz açılmamış bir gonca...Yasalar her şeyin üzerinde, beklendiği gibi delikanlı cezaevine gönderilmiş, Leyla ise babaya verilmiş. Mahkeme'ye dahi gitmeden umutlarını tüketen Leyla, duruşma salonundan çıkar çıkmaz o narin ve yorgun bedenini ikinci kattan aşağıya, beton zemine bırakıvermişti. Yerde upuzun yatıyordu Leyla, dudaklarında hafif bir tebessüm, zümrüt gözleri açık ve donmuştu bakışları uzaklarda...

Ayşegül HAYVAR





 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ah sevgili Ayşegül hanımcığım.Öykünüzü okuyunca darmadağın oldum.O toplumda,kadın önce babasının,evlenince kocasının,kocası ölünce de oğullarının malıdır."Yeter kadın"diye bir şiir yazmıştım yıllar önce.Bu duruma isyan ettiydim bu şiirle.Dul kalmış analarını, batıdaki dul erkeklere başlık parasıyla satan oğullar gördüm ben.Ölmüş anasının yerine gelen bu zavallı kadını,kendi babası öldükten sonra,geri almaya kalkan oğul bozuntularının elinden kurtarıp,anası gibi koruyup kollayan bir hemşirem vardı benim.Analarını geri alıp yeniden satacaklar,düşünebiliyor musunuz?Akıllara ziyan şeyler yaşadım,gördüm.Unutamıyorum...Bu sarsıcı ve çok güzel öykünüz (ben aslında anılarınızdan biri olduğunu düşünüyorum) için çok teşekkür ederim.Yüreğinize sağlık.Sevgi ve selamlarımı gönderiyorum yüreğimden yüreğinize...

Fisun Gökduman Kökcü 
 20.05.2018 10:14
Cevap :
Yaralarımız o kadar çok ki Fisun Hanımcığım, iyileştirmek şöyle dursun, üzerini kapatmaya dahi güç yetmiyor. Toplumumuzda kadına olan bakış açısı maalesef sizin de özetlediğiniz gibi "MAL" ile eşdeğer. Mutlaka kadına hak ettiği değeri veren hatırı sayılır bir kesim olduğunun da altını çizelim ve onlara da haksızlık etmeyelim. Ne var ki tüm uğraşlara rağmen bugün halen kadın arzu edilen seviyeye çekilememiştir. Özellikle belli bir coğrafyada yaşayan kadınlarımızın hayatı bir kabus gibi. Bilmem onlar bunun farkında mı? Siz de göreviniz süresince bire bir görmüşsünüz. Çok üzücü halimiz. Umarım bir çıkış yolu vardır ve umarım tez zamanda o yol bulunur kadınların hayatı iyice kararmadan. Ve evet bu bir anımın öyküleştirilmiş hali...:( Ben teşekkür ediyorum konuya katkı niteliğindeki bu değerli yorumunuz için... Selamlar, mutlu kalın...  20.05.2018 13:14
 

Ayşegül Hanım, umarım öyküleriniz böyle tadımlık kalmaz... Yenilerini okumayı bekliyorum... Dostluk ve sevgiyle...

A. Arda Yastıoğlu 
 04.12.2011 18:36
Cevap :
Merhaba Arda Bey... Beğeniniz için teşekkür ediyorum. Sırada olan öykülerim var. İlk fırsatta inşallah...:) Selamlar, mutlu kalın...  04.12.2011 23:03
 

Leyla kendisi atlamadı da, itildi!... Kız kaçınca kirlendi ya, "mal"ın değeri kalmadı ne de olsa (!). Töre cinayetleri güya "namus" adına işleniyor ama -herkes de biliyor ya- aslında bir kaybın hırsıyla işleniyor değil mi?... ( Ne ilginç! Siz öyküyü yazdınız, ben nerelere sürükledim. "Gebe" öykü bu; yaz yaz bitmez.) Hüzünlü...güzel!...

Tuğba Şardan 
 11.04.2011 23:21
Cevap :
Teşekkür ediyorum bu çok değerli yorumunuz için Tuğba Hanım. Evet bu gebe bir konu maalesef, yazmakla bitmez. Ne zaman ki insanlar namusun beyinlerde olduğunu anlar, işte o zaman böyle olaylar yaşanmaz. Umudumu taze tutmak istiyorum. Mutlu kalın  12.04.2011 10:48
 

Ayşegül hanım merhaba, sevgi üzerine kurulu, hayatta yaşananlarla ilgili kısa ve öz gerçek bir hayat hikayesi. Maalesef toplumumuzda böyle düşüncelere sahip yüzbinlerce insan var. Önce böyle düşünen beyinleri eğitmek gerekir. Ders niteliğindeki hikayeniz için teşekkür ederim, yüreğinize sağlık. Selamlar saygılar..

Mustafa Tarkan 1968 
 11.04.2011 12:59
Cevap :
Evet Mustafa bey çok haklısınız bu beyinlerin kesinlikle bir eğitime ihtiyacı var. Leyla'cık ömrüm oldukça unutamayacağım bir güzel kızdı, her şeye rağmen yaşaması gereken, yaşamayı hak eden. Çok kısa bir zaman diliminde tanıdım onu, yıllar geçti ama bakın hala unutamadım, beynimin bir yerinde yaşıyor o. Umarım insanlar sevmenin hayattaki en önemli gerçeklerden biri olduğunu anlar da başka hayatlar kararmaz...Leyla'cığı bir kez daha rahmetle anıyorum...Mutlu kalın  11.04.2011 15:25
 
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1424
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster