Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
214
 

Leyla Zana ve "Türkiye milleti"

Leyla Zana ve "Türkiye milleti"
 

Yanlış olan, Leyla Zana'nın "Türkiye milleti" demesi değil; yanlış olan, "yemin metninin" dışına çıkması ve Kürtçe konuşmasıdır.


YANLIŞ OLAN, LEYLA ZANA'NIN "TÜRK MİLLETİ" YERİNE "TÜRKİYE MİLLETİ" DEYİŞİ DEĞİLDİ; YANLIŞ OLAN, "YEMİN METNİNİN DIŞINA ÇIKMASI" VE "TBMM'DE KÜRTÇE KONUŞMASI" İDİ...

"Efendiler!... Türkiye halkı, ırkan, veya dinen ve harsen müttehit, yekdiğerine karşı hürmet-i mütekabile ve fedakarlık hissiyatıyla meşhun ve mukadderatı ve menafii müşterek olan bir heyet içtimaiyedir"(1).

"Arkdaşalar! Türkiye devletinde ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkında tacidar yoktur, diktatör yoktur!"(2)

M. Kemal(Atatürk), TBMM'in açılmasından 1924 Anayasası'nın kabul edilmesine kadar, yukarıda verdiğim örneklerde olduğu gibi, çok kere, "Türk halkı" ve "Türk milleti" yerine "Türkiye halkı" ifadesini kullanmıştır... Bunun nedenini de, bu konuda yazdığım bloglarda, ayrıntıları ile açıkladım...

Ama, bir cümle ile ifade edersem... M. Kemal'in, zaman zaman kullandığı "Türkiye halkı" ifadesi, Milli Mücadele'nin kazanılmasında ve Cumhuriyet'in kurulmasında önemli bir "birliktelik" sağlamıştır.

x        x        x

-- 7 Haziran seçimlerinde önce HDP, "Türkiye Partisi" olarak Meclis'e gireceğini söyleyince hepimiz--hepimiz biraz fazla oldu galiba-- ya da bazılarımız memnun olmuştuk... Ben biraz daha ileri gittim ve bir blog yazarak, "Yeni bir  anayasa ve Başkanlık Sistemi" için AKP ve HDP'nin koalisyon yapmasının gereğini bile iler sürmüştüm...

Leyla Zana'nın, milletvekili yemin töreninde, "Türkiye milleti..."  ifadesini kullanarak, yemin metninin dışına çıkması doğru olmamıştır; cezası neyse çekmelidir..."

Leyla Zana, az bile demiş; ben olsaydım "Türkiye halkı" derdim... Bu ifade, hem M. Kemal Atatürk'ün yukarıdaki söylemlerine uygun hem de, "Atatürk İlkeleri" dedimiz 6 ilkenin içinde bana göre en "demokratik ilke" olan "Halkçılık" ilkesine de uygundur...

Ayrıca da, "millet" ifadesi, Arapça kökenli bir sözcüktür ve az da olsa içinde "din ve geleneksellik" anlarımı taşır. Bu nedenle de, "Türkiye milleti" ifadesi, "Türkiye halkı" ifadesinde daha da "toparlayıcıdır".

Bu yüzden Leyla Zana'ın kullandığı ifade bana göre, demokratik bir ifadedir; sosyal ve siyasi açıdan da doğrudur...

"Bu tür ifadeler alışmalıyız"...

Zamanın ve ülke insanımızın gelişmişliğinin ve ihtiyaçlarının çok gerisinde kalmış, miadını doldurmuş 33 yıllık anayasanın yerine yapılması düşünülen yeni anayasa yürürlüğe girdikten sonra benzeri ifadelerin sık sık kullanılır olacağıdır...

-- Leyla Zana'nın partisinin adı nedir?

DHP; açılımı "Halkların Demokratik Partisi"... Bu partinin içindeki "halkların" ifadesi, Leyla Zana'nın yemin töreninde kullandığı "Türkiye milleti..." ifadesinden de daha ileri bir deyiştir... Leyla Zana'nın ifadesinde bir "birlik" anlamı varken; HDP'nin adının içindeki "halkların" sözcüğü ayrımcı bir anlam taşımaktadır...

Bence, eğer bir karşıtlık gösterilecekse, Leyla Zana'nın "Türkiye milleti..." ifadesinden önce, partisinin adındaki "ayrımcılık" anlamı taşıyan "halkların" sözcüğüne karşı çıkılmalıdır...

Siyasi Partiler Kanunu, böyle "ayrılıkçı bir ifade taşıyan bir parti adına" acaba hangi gerekçe ile izin vermiştir?

-- Özetle, bence sorun, ne Leyla Zana'ın, "Türkiye milleti..." demesinde; ne de bağlı olduğu siyasi partinin adının "ayrılıkçılık" ifade etmesindedir...

Asıl sorun, mevcut anayasanın, zamanın ve insanımızın gelişmişliğin gerisinde kalmasında ve de toplumun ihtiyaçlarına yanıt veremeyen eskimişliğindedir...

Yapılacak en önemli iş, Başkanlık Sisteminden önce, yeni bir anayasa ve bu anayasaya uygun bir "yemin metni" değişikliğidir...

-- Bitirirken...

Bir önceki bloğumda belirttiğim ve bu bloğumun da alt başlığında da tekrarladığım gibi, yanlış olan, Leyla Zana'nın, yemin ederken, "Türk milleti" yerine "Türkiye milleti" demesi değildir; yanlış olan yemin metninin dışına çıkması ve Kürtçe konuşmasıdır...

cdenizkent

----------------------- :

(1) Mustafa Kemal Aatatürk, Söylev ve Demeçler, Cilt-I, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, 1989, s.236

(2)A.g.y., s. 329.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendinize göre sözler seçiyorsunuz da Atatürk'ün "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözündeki derin anlamı, birleştirici amacı niye dikkate almıyorsunuz?

ali sarayköylü 
 20.11.2015 10:17
Cevap :
Merhaba Ali Bey...1- Atatürk döneminde oluşturulmak istenen "ulusal kimlik" etnik köken olarak yalnızca "Türk unsuru"na dayandırılmamıştır. Çünkü kurulan "Yani Türk Devleti'nin "milliyetçilik" anlayışı, ırkçılık üzerine kurulmamıştı;devlet, belli bir coğrafyada içinde yaşayan Türkleri ve onların yanı sıra, Türk devletine siyasi sadakat gösteren Türk olmayan bazı unsurları da Türk vatandaşı saymaktaydı. Atatürk milliyetçiliğinde ulusun tanımı da,Türk ırkından gelme ölçütüne değil; kendini Türk sayma ölçütüne bağlı olmuştur."Ne mutlu Türk'ün diyene" özdeyişi de, "Türk unsurunu" öne öne çıkaran bir ifade değil; tün ülke halkını ayrım gözetmeden Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlılığın bir simgesidir...Atatürk'ün, "Türkiye halkı" deyişi,Milli Mücadele'nin kazanılması ve Cumhuriyet'in kurulmasında öncesinde,ayrım yapmadan, tüm halkı düşmana karşı "birleştirici" bir faktör olmuştur...Bugün de böyle bir birlikteliğe şiddetle ihtiyacımız var.Türk olmauyan yurttaşlarımızı ötelemeyelim. Selamlar.  20.11.2015 13:19
 

Bir konuda haklısınız. Yemin metnine harfi harfine sadık kalınması "usulen" uyulması gereken bir kuraldır. Ancak "halk" ve "millet" kavramları üzerinde ANLAMSAL tartışmalar açmak son derece yanlış ve gereksizdir. Her iki kavramda ANLAMSAL olarak eş anlamlıdır. Buna karşılık Atatürk'ün ilkeleri içinde yer alan "cumhuriyetçilik, milliyetçilik, devletçilik, halkçılık" kavramlarından hiç birinin DEMOKRASİ kavramı ile uzaktan yakından en ufak bir alakası olamayacağı aşikardır. Kibarca zorlamadır. Hiç bir benzetme çabası, gayreti Türkiye'nin demokrasi ile Atatürk'ün vefatından yıllar sonra ve NATO'nun baskısıyla tanıştığı gerçekliğini çarpıtamaz. YETER SÖZ MİLLETİNDİR sloganıyla CHP'nin HALKÇILIK iddiası da fiilen sona ermiştir. Atatürk ne demiş olursa olsun siyasi bir parti zihniyet olarak ya devletçidir ya da halkçıdır. Hem devletçi hem de halkçı olunamaz. CHP de zaten hiç bir zaman HALKÇI bir parti olamamıştır. CHP elitler tarafından kurulmuş bir seçkinler partisidir. Selamlar

Matilla 
 20.11.2015 9:30
Cevap :
Merhaba Mustafa Bey...Önce şunu ifade edeyim; ben, "halk" ve "millet" kavramları arasında bir nüans görüyorum. Bu konuda iki özel blog yazdım. Bunlardan birine, şu anda yazdığınız yoruma benzer de bir yorum yazmışsınız."Gülün adı değişirse kokusu değişir mi" demişsiniz...Değişmez mi? Çeşitli adlarda gül var; her birinin de adı değişik değil mi?Bloğumda da belirttiğim gibi,"halk" yalındır; "millet" Arapça kökenli bir sözcüktür ve anlamı da "din ve geleneksellik" ile sarmalanmıştır.İlkeler arasında "demokrasi" yok ama,"halkçılık" var. "Halkçılık" bana göre, ilkeler arasında demokrasiye en yakın bir ilkedir...İlkeler ve CHP için söylediklerinize tamamen katılıyorum...Benim için üç ilke vardır: Cumhuriyetçilik, Halkçılık ve Ülkecilik...Diğerleri işlevleri bitmiş ilkelerdir...CHP ise, siyaset bilimi içinde tanımı olmayan bir partidir...Türlü yemeği gibi...Teşekkürler ve selamlar.  20.11.2015 13:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 954
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1386
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster