Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
53
 

Liberal faşizm

Ana akım faşizm(ler) ile karşılaştırılınca, liberal faşizmin onunla bazı benzerlikleri ve bazı farklılıkları var:

Ana akım faşizm, 1920-1945 zaman aralıklı olarak yer aldı. Bu, 1500-2000 arasındaki koloniyalist + kapitalist / sanayileşmeli dilimin içinde ve onun bir parçası olarak yer aldı. Bu nedenle de, kümülatif olarak devralınan bazı açmazlar, örneğin çevre kirliliği nedeniyle biten dünya gezegeni sonucunu da, neo-globalist neo-liberal ideoloji yaratmış gibi oldu ama o yalnızca son ve küçük bir adım / moment konumunda.

Ana akım faşizmi, Krupp faşizmi göstergesiyle, çalışmayı özgürlük sayarken; bu yeni dönem, tüketimi özgürlük saydı. Aynı zamanda, üretim tüketimi çok aştığı için, tüketilen malların belki % 90'ı hiçbir yaşamcıl önem taşımadı. Bu da, aç-işsiz ve son model tablet PC'li tipler yarattı.

Ana akım faşizmi, dar bir nüfus kesimini (Musevi, engelli, komünist) toplama kamplarına doldurup katlederken; yeni liberal faşizm, dünya nüfusunun % 30'unu / 2 milyar kişiyi, ortalama yaşamlarının % 10-30 kısalacağı çalışma koşullarına sürükledi ve örneğin, artık bir ülkede iş kazalarında ölen sayısı, örneğin Türkiye'de terörden ölenlerin sayısını geçti.

Şerh 1: Son moment, 20. Yüzyıl'da 1. Dünya nüfusunun ortalama yaşam beklentisini 40'tan 80'e % 100 oranında arttırınca, 1. Dünya nüfusu için bile, % 10-30 oranında yaşam eksilten çalışma koşulları, görmezden gelinebildi.

Şerh 2: Azalan girdiler yasası çok zorlandığı içn, buharlaşan sermaye oranı ve miktarı, korkunç boyutlara vardı: Her 5 yılda 1.000 kişi, 1 milyar kişiyi 1 ömür idare edecek döner sermayeyi hiçe buharlaştırdı. Ancak, bu da sosyal moment pozisyonunun dolaylı bir sonucu, neo-liberalizmin doğrudan bir sonucu değil.

Neo-liberalizmin en büyük faşizmi, sürdürülebilir borçlanma olanaksızlığının (en azından 1929'da 1 kez) kanıtlanmış gerçeğini görmezden gelmesi ve akıntıyı tersine çevirme gayreti ve dezenformasyonu oldu. Sonuçta, aynen 1929'daki gibi, çöken borsa ve ödenmeyen trilyonlarca dolar oldu. Örneğin 2007 krizi ertesinde, 2011-2013 arasında ABD 1 ve AB 1 trilyon dolar karşılıksız parayı piyasaya sürdü ki bu da o kadar paranın buharlaşmışlığı demek, çünkü şu an nötr-denge var gibi.

Liberal faşizm, bunların üstüne bir de 64 trilyon dolarlık global GSMH'de, 32 trilyon dolarlık (zenginlerin olan kayıtdışı) beyaz-kara para ve 32 trilyon dolarlık (mafyanın olan kayıtdışı) kara-kara para birikimi yarattı ki bu da 1980-2010 momentli oldu diyelim.

Liberal faşizm, 1980'lerden sonra 2 onyıllık momenti ertesinde, 2000-2010 arasındaki 3. momentinde, çoktan aşırı şişmiş bir orta burjuva sınıfı ve siyasal sol-sağ ayırtsızlığını hazır buldu, kendi yaratmadı ama üsselce onu çoğalttı.

Sonuçta, 7 milyarlık nüfusta, değil varolan 7 milyarı, gelecekteki 7 trilyon kişiyi de yok edecek bir ayırtsız-nihilizm yaratılmış oldu ki liberal faşizmin en büyük göstergesi ve simgesi bu: Yok edilmş bir gelecek ki savaşlar ve hatta tarihteki en büyük savaş olan 2. Dünya Savaşı bile bunu yapamadı. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 500
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster