Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
543
 

Libya'dan derhal çıkın...

Libya'da Muammer el-Kazzafi'nin "Yeşil Kitap" adlı manifestosunda yer alan fikirlerin uygulanmasına çalışılmaktadır. Ancak manifestodaki teorik unsurlarla uygulama arasında ciddi farklılıklar olduğu görülür. 

Yeşil Kitap halkın yönetime doğrudan katılmasını öngören bir formülden söz eder ve bunun için halk meclisleri oluşturulmasını öngörür. Pratikte bazı halk meclisleri oluşturuluyorsa da bu meclislere katılanlar seçimle değil direktifle belirlendiğinden bunlar halkı temsil etmekten çok yönetimin programlarını tasdik etmektedirler. 

Devletin en üst kademesinde "devrim önderi" sıfatı taşıyan başkan bulunmaktadır. İkinci kademedeki yetkili Genel Halk Kongresi sekreteridir. Genel Halk Kongresi'nin 750 üyesi bulunmaktadır ve bu üyeler yukarıda sözü edilen halk meclisleri tarafından belirlenmektedir. Yeşil Kitap, ideolojisini "halk yönetimi", "sosyalizm" ve "üçüncü dünya teorisi" başlıkları altında toplamaktadır. Siyasi partiyi çağdaş diktatörlük olarak nitelemektedir. Yani marksizmdeki proleterya diktatörlüğü değil, bu şekliyle Kaddafi Libya’sı klasik sosyalizmden çok farklıdır. Aslında Marksist manifestodan o kadar farklı bir yapı vardırki Libya’da, adından başka belki hiçbir yanıyla sosyalizm değildir. Libya, BM, İKÖ (İslâm Konferansı Örgütü), Arap Devletleri Birliği, Afrika Birliği Örgütü, OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı), Uluslararası Para Fonu (IMF), İslâm Kalkınma Bankası gibi uluslararası örgütlere üyedir. 

Libya 24 yerel yönetim ve 1500 kadar yerel birimden oluşur yani bizdeki yapıya benzerdir belediyecilik açısından. 

Yeşil kitap bir İslam sosyalizmi önerdiğinden Necip Fazıldan da solculardan da teveccüh görmüştür dönem dönem. 

Ve bence Libya gibi bir bedevi toplumunu da ancak Kaddafi gibi bir karizmatik ve ceberut bir lider sakin tutabilirdi, tıpkı Saddam’ın Irak’ı uzun yıllar zaptı rapt altında tuttuğu gibi. Böyle toplumlarda demokratik bir beyin olmadığından demokrasi de uygun bir yapı olamaz. Bunlar ancak birbirini boğazlar. Onları sakin tutmak için de ancak Saddam gibi Kaddafi gibi liderler gerekir. Avrupa parlamenter sistemi Kuzey Afrika için de Ortadoğu için de uygun modeller değildir. Avrupa demokrasiye erişmek için yüzlerce yıl ne bedeller ödemiştir , Türkiye’de demokrasi var mı? 

Bu coğrafya için demokrasinin zamanı şimdi mi? 

Güçlü bir aşiretler yapısına sahip Libya, Kaddafi sayesinde sakin bir 42 yıl geçirdi, en azından aşiretler birbirini boğazlamadı.Bu açıdan bakıldığında çöl tilkisi Kaddafi Libya için bir bulunmaz ilaçtı. Petrol rezervleriyle Libya emperyal güçlerin yakın takibindeydi, ancak halkın güçlü bir Kaddafi hayranlığı hasebiyle bir türlü batılı devletlerin tecavüze yeltenemediği bir coğrafyadır. 

Ne var ki dış güçlerin ve iç muhalefetin başlattığı isyan, tilkinin zayıf anını kollayan çakallar misali şimdi tilkinin sonunu getirecektir, emperyal çakallar tilkiyi ve onun petrollerini yiyecektir, ironi şuradadır ki bu işgale ve saldırıya içeriden de destek vardır. Tıpkı bizdeki kurtuluş savaşının mandacıları gibi. 

Biz bu filmi hep seyrediyoruz, bazen ABD, bazen Avrupalı emperyalist güçler Afrika’nın, orta doğunun içlerine kadar giriyor diledikleri gibi cirit atıyorlar. Öyle olmasaydı bu coğrafyalar batının bu kadar gerisinde kalabilir miydi. Henüz Türkiye’ye böyle bir tecavüz yoktur ama bu olmayacağı anlamına asla gelmez. Çok değil daha 90 sene öncesine baktığımızda da Türkiye’nin tepesine leş kargaları gibi üşüşen ve ama büyük dahi sayesinde bertaraf ettiğimiz yine bu emperyalistler değil miydi…? 

Şimdi ey işgalci emperyalistler sizedir sözüm… 

Halkını bombalıyor, zulmediyor diye girdiğiniz Libya’da, siz halka çiçek mi atıyorsunuz Avacs’larınızla 

Hani, orantısız güç kullanıyor muhaliflerine dediğiniz Kaddafi’ye, siz orantılı güç mü kullanmaktasınız…? 

6 milyonluk Libya’ya karşı 80 milyonluk Fransa, 50 milyonluk İngiltere, 240 milyonluk Dünya devi ABD, İtalya’sı, Danimarka’sı vs. 

Siz dalga mı geçiyorsunuz insan aklıyla…? 

Kaddafi kendi halkını bombalıyor diye lanse ettiniz, gerçekten tebriği hak ediyorsunuz ki herkesin ağzına bu sakızı koydunuz, inandırdınız ve çiğnetiyorsunuz , bravo. 

Peki iktidara başkaldıran isyancıya siz iktidarı teslim mi edersiniz..? 

İsyancı halk’tı da, Kaddafi yanlıları halk değil miydi…! 

Kaddafi isyancıyı bombalıyordu , ama siz bunu halkını bombalıyor diye sattınız, servis ettiniz dünyaya, ve ne acıdır ki, kaca koca TV kanalları da böyle sundu, bravo. 

Gelelim Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin müdahale kararına. Hadi diyelim koruma amaçlı olarak müdahale kararı aldınız peki Bosna Hersek’te katliamlara aylarca neden seyirci kaldınız…! 

1920 lerde Türkiye’nin başına üşüşenler şimdi Libya’nın başına üşüştüler, Bakalım onların da bir Mustafa Kemal’i çıkacak mı? 

Sizedir sözüm emperyalist işgalciler.Ne işiniz vardı 1920’ lerde Anadolu topraklarında… 

Ne işiniz var Libya’da derhal çıkın. 

İbrahim Erol 

gazete54.com 

20 Mart 2010. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 94
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 675
Kayıt tarihi
: 31.08.09
 
 

Gazi Üniversitesi fizik lisans eğitiminin ardından, Marmara Üniversitesi'nde master, İTÜ'de dokto..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster