Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '12

 
Kategori
Futbol
 

Lig yeniden başladı

Galatasaray'ın rakibine oranla daha iyi oynadığı ama sahadan Fenerbahçe'nin galibiyetle ayrıldığı bir maç aslında kimse için ilk değil ama Türk Telekom Arena'nın rakip futbolcuların üstüne üstüne gelen atmosferinde, topla oynama yüzdeleri ev sahibi takim lehine iki kat fazlayken ve oyun içinde Fenerbahçe rakibine karsı vasat bir Anadolu takımı kadar dahi varlık gösteremiyorken; hele bir de maçın bitimine yirmi dakika kala ev sahibi takim hem skor hem de moral avantajını ele geçirmişken sarı lacivertlilerin sahadan uç puanla ayrılması daha önce tecrübe edilmemiş bir senaryo oldu.

Her doksan dakika gibi bu maç da futbola dair öğelerle açıklanabilir ve maçın sonucu parçalıların son vuruş beceriksizliği veya şanssızlığı ile çubukluların topu kaleye sokma başarısına bağlanabilir fakat sanırım bu, kimseyi tatmin etmeyecek bir yorum olur.

Dünkü maçtan benim aklımda kalan en önemli kare, topun Fenerbahçe'de kalma süresinin on saniyenin altına düştüğü ve Galatasaray savunmasının orta sahaya kadar çıktığı ikinci yarının yirmi beşinci dakikasında Engin'in sol kanattan ortasına Aydın'ın altıpasın bir adım gerisinden son derece sert çektiği şutu Volkan'ın müthiş bir refleksle kurtarması oldu. Nitekim bundan önce de çok önemli kurtarışlar yapan Volkan, bu hamlesinden tam dokuz dakika sonra Stoch'un Muslera'yı mağlup ettiği pozisyonun da hazırlayıcılığını yaparak bir kalecinin oyuna etkisini zirve noktasına taşıdı.

Galatasaray'ın kurduğu baskı ile hem oyunu kontrol altında tutması hem de rakip kalede ziyadesiyle pozisyon bulmasına karşılık Fenerbahçe'nin tek bir köşe vuruşu dahi kazanamayacak kadar rakip kaleden uzak kalması ve Aykut Kocaman'ın oyuna müdahalede gecikmesi maçın skorunun gölgesinde kalamayacak kadar bariz ve bu iki takımın kalan dört maçtaki kaderlerini de etkileyecek kadar önemli gerçeklerdi. Dolayısıyla ilerleyen haftalarda galip gelebilmek için bugün mağlup olan Fatih Terim'in öğrencilerinin ironik bir şekilde bu oyun anlayışını devam ettirmeleri, sahadan mutlu ayrılan sarı lacivertlilerin ise asla bugünkü görüntü için de olmaması gerekiyor.

Süper Final icadının Galatasaray dışındaki takımlar için bir şans olduğuna inanıyorum ve geride kalan iki haftadan altı puan çıkaran Fenerbahçe bu şansı oldukça iyi değerlendirdi. Hatta son maçın Kadıköy’de olması nedeniyle mevcut durumda sarı lacivertlilerin mutlu sona ulaşma yolunda rakiplerine karşı avantajlı olduğu dahi iddia edilebilir ama bu maç öncesi iki takımın da oynayacağı üç karşılaşma olması unutulmamalı.

Velhasıl Fenerbahçe, kaybettiği takdirde sezona havlu atacağı bir maçı tüm zorluklara karşın kazanarak adeta ligi yeniden başlattı ve bu başarıda aslan payı Volkan ve Stoch'a düşerken derbide hem saha içinde hem de dışında üzücü herhangi bir olumsuzluğun yaşanmamış olması Galatasaraylıların üzüntüsünü azaltıp, Fenerbahçelilerin de sevincini artırması itibariyle oldukça güzel bir gelişme oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 770
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1439
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster