Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
26
 

Lisan

Düşünen insan olduğumuz epeyce şüpheli olmalı ki dilin güzelliği yerine kendimize başka güzellikleri sevdirir olmuşuz. Doğada yaşayan bir kuş asli özelliği olan uçma yeteneği dışında her şeyden önce ötüşünü yeri gelir gelmez konuşturur. Yine aynı şekilde at ise koşma yeteneğinin dışında sesli bir ifadeye başvurarak kişnemeyi tercih eder. Örnekleri çoğaltmanın mümkün olduğunda herhalde hem fikir olabiliriz.

Anasır-ı erbaa denilen dört unsur yani dört elementten biri olan havayı titreştirerek doğanın yaratıcılığını ikinci defa ispatlarız. Gelecekte vücudumuza girip çıkan bu dört unsur gibi belki de dört farklı elektron olduğunu anlayacağız ve bunların alışverişleri sonucu maddenin farklı etkileşimleri ile karşı karşıya kalacağız.

Bir çocuğun konuşma aşamasına girmeye başlamasıyla halk arasında söylenen tabirle dili dönmeye başladı denir. Doğduğu günden beri kulak zarında ki titreşimlerin elektrik sinyallerine dönerek beyindeki yeri alması bireyin sessiz film aşamasını tamamlayıp kelimeleri belki de bizim bilmediğimiz bir anlamda harfleri beyninde döndürüp aynı zamanda bu döndürüşü diliyle sona erdirip işte konuşuyorum demesiyle sonlandırdığı anların tarifi ne de güzel yapılmış görünüyor.

Düşünen insan olmak konuşmayı gerektiriyorsa bizim bu eylemden geri kalmamızı sağlayan faktör nedir? Günümüz insanı sese gittikçe artan bir şekilde düşman olmaya adaydır. Bunda en büyük sebep etrafımızdaki her şeyin ses çıkarmasıdır. Ayrıca insan kendisine konuşmayı öğreten kulaklarına düşman olmuştur. Dış dünyayla bağlantısını koparma pahasına kulaklıklarını takmayı ihmal etmez.

Birbirimize söyleyecek birkaç güzel sözden mahrum olmaktan olmalı ki seyir aleminde olmak bizi mutlu ediyor.

Kulaklarını kullanma özelliğini minimuma indirenler dinlemeyi de ikinci belki de üçüncü plana atıyorlar. Dinlemeyen anlamıyor, anlamayan öğrenemiyor böylece konuşma anlamında gelecekte şimdikinden daha kötü bir noktada olacağımız anlaşılıyor.

Kitap okumanın aslında namaz kılan insanın okuyuşu gibi insana boğazında titreşimler yaratarak oluşan sesle bir nevi kendi kendisiyle konuşmak ve psikolojik rahatlığa erişmek gibi bir güzelliğe ulaştırdığı halen anlaşılmamışa benziyor.

Güzellik olacaksa sesle olacak, elbette çok sesli bir güzellik olsun ama güzelliğimiz sesle olsun.Son zamanlarda şehirlerimizin güzel noktalarında müzik aletlerini konuşturan gençler çok güzel olanı yapıyor.

En değerli parçamız dilimiz; yeri gelir yılan gibi sokar, yeri gelir gül gibi kokar.

Hatırlarsanız Einstein’in dilini çıkarırken çekilmiş bir fotoğrafı var.

Dil tüm insanların dış dünya ile en önemli bağlantı aracıdır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 22
Kayıt tarihi
: 03.07.19
 
 

1972 Samsun Merkez doğumluyum.1988 yılında Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü kazandım...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster