Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '18

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
62
 

Lisansüstü Eğitim Üzerine...

Lisansüstü Eğitim Üzerine...
 

Yakın zamanda bir öğretmenimizden eposta aldım. Falanca yerde beni görmüş, birkaç yazımı da okumuş sonra iletişime geçmek istemiş. Epostası özetle şöyle: “Hocam ben öğretmen olarak MEB’de görev yapıyorum ama bir yandan da yüksek lisansa devam etmek istiyorum. Sizce ne yapayım?”… Maalesef özellikle sosyal medyadaki çeşitli gruplarda da bu tür sorulara çok rastlar oldum. Eminim akademi ile ucundan kıyısından alakalı herkesin de dikkatini çekmiştir bu sorular. “Sizce ne yapayım?”, “Bana ne tavsiye edersiniz?” vb.

Şimdi benim böyle bir soruya cevap vermem mümkün değil. Kaldı ki burada önemli olanın soru değil, bu sorunun yöneltilmesine sebep olan etkenler olduğunu düşünüyorum. Bu etkenleri de en iyi SİZ analiz edebilirsiniz. Mesela mesleğe ilk başladığım yıllarda böyle bir kadın meslektaşım, doğuda görev yaptığını ve batıya tayin için yüksek lisans yapmak istediğini (eğitim özrü ile) söylemiş; bana da yüksek lisans başvuruları hakkında sorular sormuştu. Ona verdiğim tek yanıt “evlenmesi” gerektiğiydi. Zira sırf batıya tayini olacak diye yüksek lisans gibi zahmetli bir sürece hiç başlamaması ve kaydolacağı bölüme gönülden girmek isteyen bir kişinin hakkını yememesi gerektiğini düşünmüştüm. Hala da aynı fikirdeyim.

Bu meyanda, kendinize şu soruyu sorun; Neden yüksek lisans/doktora yapmak istiyorum? Bu soruyu içtenlikle yanıtlayabiliyorsanız zaten yolunuzu çizmişsiniz demektir. Şayet amacınız “bilgi birikiminizi arttırmak, mesleğinizde uzmanlaşmak, kariyer yapmak, entelektüel sermayenizi güçlendirmekse” zaten yapacağınız buna göre bir hazırlıktır ve buna ilişkin öneriler elbet olabilir. Yok eğer “batıya tayin edileyim, maaşıma zam gelsin, kademe ilerlemesi alayım, bir diplomam daha olsun da şöyle kenarda dursun” gibi bilimsellikle bağdaşmayan ve akademik açıdan da değeri olmayan amaçlara sahipseniz, ki akademiye bulaşmadığınız sürece bunları da anlayışla karşılarım, o zaman lütfen akademiyi kirletmeyin. Akademiye bu amaçlarla girip ders notu peşinden koşacak, dersleri düzenli takip etmeyecek, tezinizi, makalenizi parayla yazdıracaksanız lütfen buralardan uzak durun. Ondan sonra ortalık yarı yılda dersleri bırakıp kaçan, ödevini teslim almak için hocaların peşinden koşturduğu insanlarla doluyor. Yapmayın! Hem size hem akademiye yazık.

Bunun haricinde gerçekten bilim dünyasına adım atmak, kendi çapında katkı getirmek isteyen arkadaşlar oluyor. Onlar için zaten gerekli yol yordamı elimden geldiğince gösteriyorum. İnsanların gittikçe yalnızlaştığı, yabancılaştığı bu devirde meslektaş dayanışmasının gücüne inanıyorum. Sosyal medyada bir tek kelimeniz dahi aynı anda binlerce insana ulaşıyor. Bu ortamlarda soru sormadan önce yukarıda değindiğim soruyu kendinize sorun. “Bunu sormaktaki amacım ne?”, “Neyi öğrenmek istiyorum?”… Size tavsiyem gerçekten neyi öğrenmek istiyorsanız ona odaklanın ve onu bilen insanlara doğrudan eposta veya telefon açarak ulaşın. Yoksa sosyal medyada fikir kirliliği içinde boğulmanız işten değil. Kalın sağlıcakla.

Erdem OKLAY

www.erdemoklay.com

 

*Yazının orijinali Eğitim Her Yerde.net sitesinde yayınlanmıştır.

http://egitimheryerde.net/lisansustu-egitim-uzerine/ 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 80
Kayıt tarihi
: 01.05.08
 
 

ERDEM OKLAY; 1984 Aydın doğumlu. 2008'de ilk atama ile fen ve teknoloji öğretmeni olarak atandı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster