Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
50
 

Lise Aşkım!

Lise Aşkım!
 

Sene sanırım 1988 civarı, tığ gibi delikanlıyım, Lise yılları, en havalı yıllar bir genç erkek için,

Mezun olmama iki aydan az var, Bir arkadaşım var ismi Hakkı , Bir akşam içiyoruz beraber,

Hakkı bir anda, - Ali dedi, Alt sınıfta bir kız var dünya güzeli,Hasta oldum yeminlen;

- Ee ne yapayım dedim umarsızca, Allah sahibine bağışlasın banane,

Ben , Yarın gideceğim arkadaşlık teklif edeceğim o kıza dedi Hakkı,

-Git oğlum dedim seni tutan mı var.Senden iyisini mi bulacak dedim.

Gel dedi o zaman , iddiaya girelim,Bir gün ben teklif edeyim bir gün sen teklif et kıza,

Kimin teklifini kabul ederse, iddiayı o kazanır tamam mı dedi,

Tamam lan dedim kabul ediyorum. İddia nesine olsun dedim ?

Marlboro sigarasına olsun dedi. Tamam dedi ve kabul ettim teklifini,

Öbür gün okula gittik, İlk sıra Hakkı’da olduğu için ilk teneffüs o gitti kızın yanına,

Bayağı bir suratı bozuk geldi teneffüs sonunda, Ne oldu dedim merakla, Kız kabul etmedi dedi.

Bir kaç ders teneffüsü daha zorladı, Araya ortak arkadaşlarını falan soktu ama nafile,

Suratından düşen bin parça ders gününün sonuna doğru yanıma geldi.

Ali olmadı ne yapsam boş, Kız çok inatçı sıra sende dedi.

Aslında Hakkının düştüğü durum için üzüldüm, Hem de kıza kızdım için için,

Arkadaşımın kalbini kırmıştı. Ne kadar ucunda iddiada olsa bizim yıllarda arkadaşlık her şeyin üstünde idi. Hakkının intikamını almalıydım ondan. Arkadaşımı üzmenin ne demek olduğunu görmeliydi.

Sabah olmasını sabırsızlıkla bekledim, Hem heyecan, hem de kinlendim ona karşı,

Neyse sabah oldu nihayet, Hakkı , İlk teneffüs göster bakalım şu kızı dedim.

Teneffüs zili çaldı nihayet, Basketbol sahasında yürüyen iki kızı göstererek, "Şu kısa saçlı olan" dedi, Öyle umarsızca bakıyordum aslında , Onu görünce irkildim gerçekten çok güzeldi. O teneffüs şaşkınlıktan yanına gidemedim. Ne yapacağımı bilemedim. Sanırım üçüncü teneffüstü cesaretimi topladım yanına bir anda gidiverdim.

Affedersiniz, diyerek kendimi tanıttım, Kekeleyerek, yürüyebilirmiyiz dedim.

Kız, "Neden olmasın tabii ki yürüyelim" dedi. Onunda heyecanı yüzünden okunuyordu,

Arada saçmalasam da  çok güzel sohbetler ettik, her şeyden konuştuk,

Teneffüsün nasıl geçtiğini anlamadık, Bir anda zil çalınca ikimizde derse gireceğimize çok üzüldük.

Hakkı; Ne oldu ne yaptın? dedi. Boş duvara dalarak unuttum dedim kıza arkadaşlık teklif etmeyi, 

Gerçekten de unutmuştum öyle tatlıydı ki aklıma dahi gelmedi iddia falan,

Öbür teneffüs hemen damladım tabii yanına, Sihirli soruyu sordum, Ben senden çok hoşlandım ve sizinle arkadaş olmak istiyorum dedim.

Kız , Oh be hHiç teklif etmeyeceksin sandım demez mi , Tabii dünyalar benim oldu, İçimden sanki bir şey aktı gitti.

Ders başlarken Hakkı’ya dedim kız tamam,kabul etti.İnanmam "en azından bir el ele göreyim sizi" dedi. Tamam lan Hakkı istediğin anı göstereceğim sana dedim. Öbür teneffüste görürsün,

Teneffüs oldu gittim yanına, İki hoşbeşten sonra baktım uzaktan şeref bakıyor tuttum elini bir cesaretle, Bir taraftan da tırsıyorum,Ya aşırı sert tepki verirse,ya daha tanışalı iki,üç saat olmadı çok ayıp yaptığın şey derse diye. Allahtan hiç tepki vermedi, Hatta elimi daha sıkı sıkı tuttu. Teneffüs bittiğinde , merdivenlerden sınıfa doğru yürürken sırıksıklam aşık olmuştum bile.

Hakkı tamam dedi,Pes ediyorum iddiayı kazandın,Akşam sigaranı alırım dedi. Benim umurumda iddia yok ki aklım hala o bir çift gözde, Git söyle bu bir iddiaydı de ve ayrıl dedi bir anda Hakkı, Oğlum dedim nasıl yaparım ben aşık oldum, Eee şurda okulun bitmesine ne kaldı,O daha okula devam edecek. Sen belki üniversite veya başka şehre gidersin olmaz o iş dedi. Ne dediyse beni ikna edemedi,Ne olursa olsun ben yaşayacağım aşkımı dedim.

Günler günleri kovaladı, Okul kapandı, Köyde oturduğu için belli günlerde anca görüşebiliyorduk. Sabit tek görüştüğümüz gün salı günü idi, Çünkü bizim oranın pazarıydı salı günü , Tüm köyler pazara inerdi.

Haliyle onu çok özlüyor, onun adına aksortiş şiirler yazıyor, Her anım onu düşünmek ile geçiyordu.

Hakkı ile gene bir gün içiyoruz. Dedi ki bu kız seni istemiyor oğlum, Baksana hafta da bir bile gelmiyor artık , "Senden soğudu sanırım" diyerek gaz verdi, Hadi bir daha iddiaya girelim git kıza ayrılalım de hemen kabul edecek demez mi , Daha on dokuza yeni giriyoruz. En mantıklı düşünemeyen yaşlardayım. Şimdi ki aklım olsa yaparmıyım böyle şey ama şeytanı düşürdü bir kere Hakkı.

İlk görüşmemizde dedim ki Itır "Ben senden ayrılmak istiyorum", O da; Tamam ne diyeyim, Nasıl istiyorsan öyle olsun dedi soğuk soğuk, Ama nedense gözüme bakamıyordu, Sesi titriyor, ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Bir an suratına bir yumruk atayım dedim kendimi zor tuttum. O sinirle nasıl kendimi İskeleye attım bilemedim, Hakkı haklı çıkmıştı, Hemencecik kabul etmişti be , Ulan oysa ben onun için ölürdüm dedim kendi kendime, Ne de çabuk benden vazgeçmişti. Lanet olsun lan dedim tüm kadınlara;

Ayrılığın üzerinden bayağı bir zaman geçti unutamıyordum bir türlü Itırı, Bir kaç ay sonra kahvede kağıt oynarken bir arkadaşım girdi içeri bana bakarak, Ali duydun mu seninki evlenmiş dedi, Atma lan dedim, Vallahi evlenmiş dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm. Ne kadar küfür varsa hepsini saydırdım ona Ulan dedim demek ki bunun için ayrılalım deyince tepki vermedin be yazıklar olsun sana dedim durdum kendi kendime..

Evlenmesinin üzerinden az bir zaman sonra onunla ortak bir kız arkadaşımız denk geldi ,Oturduk iki çay içtik beraber, Keşke öyle yapmasaydın be Ali dedi, Neyi dedim şaşkınlıkla, Itır için Hakkıyla iddiaya girmişsin ya onu diyorum keşke yapmasaydın dedi, Sen nerden biliyorsun bunu dedim.

Meğer o söylemiş ona ağlayarak, Ben onu o kadar severken ailemi bile karşıma almışken bana bunu nasıl yapar demiş Itır, Benim o çok sevdiğim arkadaşım Hakkı sağ olsun bana gaz vermeden bir gün önce Itıra ulaşmış bir şekilde  Anlatmış girdiğimiz iddiayı “O seni sevmiyor seninle dalga geçiyor,birkaç güne kadar gelip ayrılık teklif edecek sana,Her şey bir iddaydı sadece”demiş.

Ondanmış o gün ki tepkisizliği, Hatta intihara kalkışmış aynı akşam üzüntüden , Ailesi bu böyle olmaz bunu hemen evlendirelim okumasın bu kız deyip apar topar evlendirmişler karşı koyamamış garibim.

Itırın benim yüzümden istemediği bir herif ile evlilik yaptığını,bir yalan uğruna onu kaybettiğimi duyunca ben bayağı bir dağıttım, Toparlanmam çok zor oldu, Hakkı’ya da hiçbir zaman hesap sormadım belli ki oda sevmişti onu, Tekrar yaralarını depreştirip üzmek istemedim onu. Tabii dostluğumuz bir daha eskisi gibi asla olmadı.

Ben babamın yaşadığı yere Antalya’ya yerleştim. Yeni bir hayat kurdum kendime, Unutmaya çalıştım, çok çabaladım, Kafamı dağıttım beş,altı yıl, Uzun bir aradan sonra Bolu'da yaşayan annemi ziyarete gittim, Annem gel sana buraları gezdireyim dedi. Beraber şehrin içinde ki parkta oturduk.Sohbet ediyor bir taraftan da sağa ola öylesine bakıyordum.

Tam çaprazımızda önünde oynanan bir çocuğun annesi olduğu belli olan ve hamile bir kadının bana ağlamaklı baktığını fark ettim, Önce anlam veremedim, Biraz daha dikkatli bakınca onu tanıdım. Itırdı O. Yüz şekli değişmiş ama gözleri ve gamzeleri hiç değişmemişti ve hala çok güzeldi.Bana bakıyordu kaçamakta olsa, Onları seyrederken çelimsiz bir herif geldi bir anda yanlarına bir şeyler konuştular hızlıca ayaklandılar bir anda ,Yavaş yavaş gözden kaybolurken döndü tekrar bana baktı. Kocasına çaktırmadan el salladı, Elveda dediğini okudum dudaklarında, Ağlamaklı gözler ile kayboldu bir süre sonra.

Annem anladı bir şeyler olduğunu, Hayırdır oğlum bir şeye canın mı sıkıldı? dedi.

Yok dedim Anne eski bir arkadaşımı gördüğümü sandım sadece, O değilmiş dedim.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 905
Kayıt tarihi
: 25.09.09
 
 

Antalyada ikamet etmekteyim. Koyu bir Fenerbahçe taraftarıyım. Atatürkçü, yurtsever bir kişiliğe ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster