Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
11579
 

Liseler arası münazara yarışması

Liseler arası münazara yarışması
 

Ortaokul veya lise okumuş olan herkesin, en az bir tane, “ Sınıflar arası münazara yarışması ” anısı vardır. Mektebin konuya vakıf muallimleri tarafından tertip edilen bu çekişmede, sınıfın en lafazan ve kompozisyon imtihanlarında muvaffak olan talebeleri seçilir, münakaşa edilecek konuda birbirlerine üstünlük sağlamaları maksadıyla, mektebin salonunda karşı karşıya getirilirdi.

Bendeniz, tam da tahmin edebileceğiniz gibi, münazaralarda ilk akla gelen öğrencilerden biriydim. Gazı alıp da ağzını açtığında, susturulması için gösterilen yoğun gayretlerin sonuçsuz kalacağı bir şahıs olaraktan ben kulunuzun, şimdiye dek girdiği hiçbir tartışmadan mağlup çıkmamak gibi de bir mazisi var. O dönemlerde benim de egomu son derece okşayan, bilumum arkadaşın öykündüğü bu yönümün aslında hiç de matah bir halt olmadığını anlamam için, uzun yıllar geçmesi gerekti.

Cumartesi günü çıkan gazetemizi okumayanlar, Namık Kemal İlköğretim Okulu’nda düzenlenen “Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye Liseler Arası Münazara Yarışması” haberinden bihaber olabilirler. Olayımız özetle şudur efendim: Türkiye genelinde bir münazara yarışması düzenleniyor. Buraya katılabilmek için, Silivri’deki liseler, Cuma günü birbirleriyle yarıştı. Kazanan okul önce İstanbul genelinde yapılacak yarışmaya, onu da kazanırsa, İstanbul’u temsilen Türkiye genelindeki yarışmaya katılacak.

Bi Dakka abicim; ben konuşuyorum!

Ben, her şeyden önce Cuma günü yarışmayı kaybeden tüm okulları can-ı gönülden tebrik ediyor, birinci çıkıp da Silivri’yi İstanbul’da temsil edecek okulumuzun tez elden kaybetmesini temenni ediyorum!

Zira efendim; okul hayatı boyunca tartışmalara girip, ‘lafı gediğine koymak’, ‘ağzının payını vermek’, ‘karşı tarafın dilini ve bilumum yerini düğümlemek’ aşkıyla yanıp tutuşan bu çocuklara, çok büyük zararlar veriyoruz farkında olmayarak.

Hiç de sanıldığı gibi, “Bir ülkenin kalkınmasında bilim mi daha önemlidir sanat mı” konulu bir münazaraya hazırlanacak olan öğrenciler, yaptıkları ön hazırlık aşamasında bilgilerini geliştirmiş olmuyorlar çünkü. Hiç de sanıldığı gibi, konuşma ve düşüncelerini ifade edebilme yetenekleri de gelişmiyor. Daha ilk anda ‘bilimciler’ ve ‘sanatçılar’ olarak keskin çizgilerle ayrılan bu gruplar; bir ülkenin kalkınmasında, hem bilimin hem de sanatın önemli olduğu, hiçbirinin diğerinden ayrılamayacağı gerçeğinden uzaklaşıyorlar. Daha da vahimi; bu çocuklar, diğer grubun anlattıklarındaki haklılık paylarını anlamaya çalışmak, karşılıklı bir sohbet yapmak yerine, nasıl yaparlarsa diğerlerinin cümlelerini çürütebileceklerinin yollarını arıyorlar.

Aman bırak yaa, ne dinliicem!

Bir yanda ‘bilimciler’, diğer yanda ‘sanatçılar’… Bilimciler, ülke kalkınmasında sanatın payını şiddetle reddetmek için ter dökerken, sanatçılar da, bilimin önemini yok sayabilmek adına cebelleşiyorlar. Yarışma boyunca, (affeyleyin) “Lafı en iyi sokan” çocuklara verilen puanlar toplanmak suretiyle, birinci belirlenmiş oluyor.

Birbirlerini dinleyip anlamaya çalışmayan; konunun bütününü görmek yerine sadece bir parçasına takılıp kalan; tartışmayı, görüş alış verişi olarak görmekten ziyade fikir dayatması olarak algılayan bu çocuklar oluşturuyor işte, hani o televizyondaki tartışma programlarında birbirini gırtlaklayan insanların geçmişlerini!

Sonra biz, topyekûn, ağzı açık bir şaşkalozlukla bakıyoruz birbirini anlamamak konusunda insanüstü bir gayret gösteren bu topluma, “Niye bu kadar düşmanız birbirimize?” diyerek. Siz ne bekliyordunuz ki?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kesınlıkle soyledıklerınıze katılıyorum bende okullar arası yapılan munazara yarısmasına katılmıstım. gercı jurı adaletsız davranmıstı yarı ılcede yarı fınalde elendık sebebı ıse karsımızdakı okulun bır anadolu lısesı olması yanı bu toplumda hakkınlada olsa bır yere gelemıyorsun bu benı ve arkadaslarımı cok uzdu cunku konuya dıgr gurup arkadaslarından daha hakımdık.nese ben sozu cok fazla uzatmayım ver hasıl yıne munazar ayarısması var bu seferkını beledıyeler kendılerı duzenlıyo gecen sefer yenılme duygusunun verdıgı psıkolojıyle ben ve arkadaslarım tekrar katıldık bu munazaraya ve su andada calısmalarımızı surduyoruz.sızden bana ve arkadaslarıma yardımcı olmanızı ıstıyroum. bız toplumda duzenı kanunlar saglar dusuncesını savunurken karsı takım toplumda duzenı egıtım sağlar dıyecek konu hakkında somut orneklere ıhtıyacımız var sımdıden cok tesekkur ederım

yekbun is 
 30.03.2008 20:39
Cevap :
Ya her ikisi de sağlıyorsa? ;)  31.03.2008 13:58
 

liseler arası münazara yarışmasını hazırlayanlar jüriler bariz yanlıdır!!! gözcü baba lisesinden sonra T.E.B ATAŞEHİR LİSESİ nin de hakkı yenmiştir .(kadıköy) bu kadar insanın emeğine yazık kadıköy anadolu lisesinin haksızlıklarla aldıgı barız ataşehirin üstün olduğu bir yarışma saolsunlar kadıköy anadoluya verıldi ... umarım herkes hakkını bulur.. YAPILAN HERSEY GÖRÜNTÜLENMİŞTİR.. soledıgınız dogru bence munazaralar ınsanlara bısıler oretmenın yanı sıra emeklerınde harcanması birbirine düşmeyi sağlıyor HAKKIMIZI SONUNA KADAR ARAYACAGIZ

hazal orman 
 19.01.2007 15:32
 

Ellerine sağlık Alptekin'ciğim. Yazdıklarına külliyen katılıyorum! Lafı gediğine oturtmanın, karşı tarafın savlarını çürütmek üzre sotede beklemenin bize bir şey kattığı yok! Aynen dediğin gibi tecrübeyle sabittir bende de! Gerekirse ''Yoğurt siyahtır'' tezini bile kanıtlarım ben ama kime ne fayda?!! Ama bu arkadaşlar arasında, ilerde avukat olmayı düşünenler varsa onlar için güzel bir deneyim, devam etsinler! Biz hayatın avukatlığını yapıyoruz ama kimselere yaranabildiğimiz yok vesselam :))

Leyla ÖNDER 
 08.12.2006 14:44
Cevap :
Avukat olacak zat-ı şahaneler bilem hiç değilse karşı tarafı dinlemek zorundalar. Bizde o bile yok. Vallahi nerden baksan dökülüyoruz be Sevgili Leyla... Hani acaba diyorum; hayatın avukatlığından vazgeçip biraz savcılığa mı niyetlensek? :) Madem yaranamıyoruz, hiç değilse sözlerimiz kayıtlara geçer... Aleykümesselam :))  09.12.2006 2:35
 

Ne cuma günüydü ama bir türlü geçmek bilmedi. Tam da sizin söylediğiniz gibi münazara denilen "saçmalığa" katılmayı reddedip sonucu dört gözle beklemekteydim. Pazartesi günü karşımda yedikleri lafları hala hazmedememiş arkadaşlarımla karşılaştım. Bu duruma sevinsem mi üzülsem mi tam karar veremedim. Çünkü tartışma ancak en doğru düşünceyi saptamak için yapılmalıdır. Oysa münazaradaki amaç sana verilen düşünceyi körü körüne savunmaktır. Yazınız tam da benim düşüncelerime tercüman olmuş. Teşekkürler..

Nehirnas 
 08.12.2006 9:34
Cevap :
Ben bu saçmalığa biraz geç uyanmıştım ne yalan söyleyeyim. Hayata doğru pencereden bakabilen bu yaşı genç, fikri büyük arkadaşımı kutluyorum. Güzel yorumun için teşekkür ederim...  08.12.2006 12:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 411
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1518
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Milliyet Blog'un ilk yazarlarındanım. Uzun yıllar gazetecilik yaptım, sonra bir sabah uyandım ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster