Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
4701
 

Listelerde özgün müzik: Ahmet Kaya'nın yaşam öyküsü-2-

Listelerde özgün müzik: Ahmet Kaya'nın yaşam öyküsü-2-
 

1984’e gelindiğinde Ahmet Kaya cepte şarkılarıyla plakçıları dolaşır ama şarkıların politik içeriği dönemin siyasi kimliği ile örtüşmeyince kaset hayalleri suya düşmeye başlar…

Ve fakat alttan alta Ahmet Kaya’nın adı duyulmaya başlar, talep artar sonunda kaset yapılır… İçeri girmek kesindir artık…Ahmet Kaya ise; “İş yok, sokaklarda aç geziyoruz, terk edildim, bebeğim bana gösterilmiyor, tüm arkadaşlarım da zaten içerde. Şarkılarımı söyler, arkadaşlarımın yanına giderim…” der…

Ama bu cesur tavrın yanında bir çekincesi de vardır Kaya’nın…

O da içerde çok kalmak istememesidir… Bu soruna kendilerince bir çözüm bulurlar…;

“Ağlama Bebeğim” kasetine son şarkı olarak M. Akif’in Kurtuluş Savaşını anlattığı “Uğurlar Ola” şiirini besteleyerek koyar…

Kafalar karışır…

Albüm yayınlandığı gibi toplatılır, hâkim” çok uzakta öyle bir yer varmış, neresi ora?” diye sorar ama son şarkı Ahmet Kayayı hapse girmekten kurtarır…

Albüm hiç beklenmedik bir şekilde 470 bin gibi bir sayıya ulaşır…

Mahpus olacakken meşhur olur Ahmet Kaya…

Sonra ikinci bir albüm gelir; “Acılara Tutunmak”… Bu kaset aşamasında, sonradan birçok şarkısının sözlerini yazacak olan Yusuf Hayaloğlu’nun kız kardeşi Gülten Hayaloğlu ile tanışır ve evlenirler…

3. albüm Gülten Kaya (Hayaloğlu) nın hapishaneden tanıştığı İdam mahkûmu Nevzat Çelik’in annesine yazdığı “Şafak Türküsü”nün adıyla çıkar…

1986 “Şafak Türküsü” nün yılı olurken, 1987, sözleri Atilla İlhan’a ait “An gelir”in yılı olur…

Bu süre zarfınca, tutuklamalar, gözaltılar, baskılar, kaset yasakları, konser iptalleri olur… Ama bütün bunlar Ahmet Kaya’yı çok satanlar listesinin zirvesinden indirmeye yetmez…

1987 Yusuf Hayaloğlu ile buluşma yılıdır Ahmet Kaya’nın ve dillere pelesenk olan “Hani Benim Gençliğim” bir fenomen olarak tarihteki yerini alacaktır…

Ardı sıra, “Yorgun Demokrat”, “Başkaldırıyorum” ve “Resitaller” albümleri gelecektir…

“Resitaller” tek enstrüman (saz) ve iki mikrofonla yapılmış konser kaydından yapılmış bir albüm olarak yayınlandığı yıla damgasını vurur…

90larda artık ülke gündeminde “Kürt Sorunu” vardır ve bu Ahmet Kaya’nın müziğine de yansır…

Sırasıyla: İyimser Bir Gül (Kasım 1989), Resitaller 2 (Mayıs 1990), Sevgi Duvarı (Ekim1990), Başım Belada (Ağustos 1991), Dokunma Yanarsın (Temmuz 1992), Tedirgin (Nisan 1993) albümlerini piyasaya çıkarır…

1994’te “Şarkılarım Dağlara” albümü yayımlanır… Sırasıyla “Saza Niye Gelmedin?”, “Kum Gibi” ve “Ağladıkça” şarkılarına klip çeker ve kaset resmi satış rakamları ile 2 milyon 800 bin satarak Türkiye’de hala kırılamamış bir rekora imza atar… - Devam edecek-

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onun satış rakamlarına ulaşamadı daha...Hiç bir sanatçının şarkıları onun kadar ezberlenmedi. Dışarıda onun karşıtı gibi görünenleri bile çok yakaladım ofislerinde Ahmet Kaya şarkıları dinlerken. O yüreğini olduğu gibi gümbür gümbür dile getiren adam gibi adamdı. Halkın nabzını tutan, halk gibi değil "halk olan." Diğer birçok ünlü şair ve yazar gibi o da yok yere harcandı. Onları harcayanlar, daima korkarlar çevresine çok insan toplayan insanlardan. Bir kez daha önünde saygıyla eğiliyor izlediğim son konya altı açık hava konserinde konserini kısa kestiği için, kendi kendime bir daha Ahmet Kaya konserine gelmeyeceğim dediğim için o duymamış olsa bile ondan özür dilerim.

Ayrıntıda gezinmek 
 02.04.2007 1:06
Cevap :
"Yok yere susturuldu türkümüz/ Olmasaydı sonumuz böyle"... Dediği gibi, yok yere harcadılar Ahmet Kaya'yı, yok yere... Çok teşekkür ederim içten yorumun için.. Esen kal..  02.04.2007 8:07
 

CESARETİN VE SATIRLARINDAKİ AHENK İÇİN ONUN İÇİN ÇOK ŞEY SÖYLENDİ AMA HAKLI AMA HAKSIZ BENCE O TERTEMİZ BİR YÜREGE AYDINLIK BİR YÜZE SAHİPTİ YANLIŞ ANLAŞILDI BİZ ONU HEP SEVDİK HEP SEVECEGİZ ONUN SANATINA BAŞKA BİR ÖRNEK DAHA YOK ÇÜNKÜ HÜMANİST VE DEMOKRAT OLMANIN ONA NE KADAR ZARAR VERDİĞİNİ HER KEZ GÖRDÜ AMAN KABUL EDİLMEYEN BİR ŞEYİN KABUL ETMEMEKTE DİRENİLDİĞİNDENDE ANLAŞILAN O Kİ GÜCÜ KADAR RED EDİLİYOR İNSANLAR.. ODA BUNLARDAN BİRİYDİ....

SUPERİSİ 
 14.03.2007 11:49
Cevap :
Çok teşekkür ederim çok değerli yorumunuz için... Yorgun Demokrat dedi, ama hiçbir zaman yorulmadı o....  14.03.2007 11:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2779
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster