Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '10

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
1125
 

Livaneli'yi canlı olarak izledim ya...

Livaneli'yi canlı olarak izledim ya...
 

Tek kelime ile muhteşem bir gece yaşadım.Tekrar kendisine hayran kaldım.


Zülfü Livaneli’yi gençliğe atım attığım yıllardan beri dinlerim.Aslında çocukluğumda da duyardım şarkılarını ama o büyülü sesin kime ait olduğunu bilemezdim.Zamanla o sesin sahibini de ,eserlerini de yakından tanımaya,öğrenmeye başladım.En az 30 yıllık hikâye yani.

Livaneli’nin kitaplarını,filmlerini,şarkılarını takip etmeme rağmen bir türlü canlı izleme fırsatım olmamıştı.E-posta kutuma gelen bir bültende 7 Ağustos Cumartesi günü Zülfü Livaneli konseri haberini okuyunca ‘gün bugündür’dedim.Günler öncesinden biletimi aldım ve bir aksilik olmaması için de bir yandan dua ettim.

Her şey yolunda gitti ve konser günü geldi.Konser, Harbiye’deki Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosunda saat 21.00’da başlayacak olmasına rağmen saatler öncesinden Taksim’deydim.Uzun zamandır uğrayamadığım İstiklâl Caddesi ve arka sokaklarına dalmayı,mekanlarımın önünden geçmeyi,bazılarında soluklanmayı istiyor canım.Öyle de yaptım.

Çok iyi geldi bana İstiklâl gezisi.Aşırı sıcağa rağmen hiç acele etmeden ağır aksak dolaştım hemen her yeri.Bazı mekanlar kapanmış,bazıları uzun yol üstü benzincileri gibi hâlâ oldukları yerde.Bazı mekanların atmosferi değişmiş,çalışanları değişmiş.Arap turistlerin ağırlığı mekanlara da yansımış.Neyse bu konulara başka zaman değiniriz,dağıtmayalım.

Saat 19.00 gibi Muhsin Ertuğrul Sahnesinin önündeydim.Buradaki geniş terastan C.T.Açık Hava Tiyotrosuna yukarıdan bakmak istedim.Kulağıma bir Livaneli şarkısı gelmeye başladı.Ben de ‘konser öncesi fondan yayın yapıyorlar’düşüncesi ile yürümeye devam ettim.Ta ki ‘kânun,gitarın altında kalıyor,sesi kısalım mı,bası yükseltin’gibi komutları duyana kadar.Livaneli prova yapıyordu.İster inanın ister inanmayın insan prova dinlerken bile heyecanlanır mı demeyin,Livaneli’nin o tok sesini duyunca müthiş heyecanlandım.

İçeri henüz kimseyi almıyorlardı ama içeri girmek için nasıl sabırsızlanıyorum bilemezsiniz.Ben böyle anlarda müthiş sakinimdir ama yılların birikimi bende müthiş bir heyecan yaratıyor.O sırada şirketten arkadaşlarım Tolga Saral ve eşi Neslihan’la karşılaşıyoruz.Heyecanımı onlarla sohbet ederek yenmeye çalışıyorum.Saat 20.15 gibi içeri girmeye başlıyoruz.Heyecanım giderek katlanıyor,saat 21.00 ‘de Yaşar Kemâl eşiyle protokol kapısından giriyor.Görenler alkışa başlıyor,kısa sürede herkes farkediyor ve alkışlamaya başlıyor.Koca çınar alçakgönüllülükle karşılık veriyor ama alkışlar bir türlü kesilmiyor,yerine zor oturuyor.heyecanım daha da artıyor bu arada.

Aradan fazla geçmeden sahne ışıkları hareketleniyor ,işte yıllardır beklediğim an.Şimdi Livaneli sahneye çıkacak ve kavuşacağız.Tüm şarkılarını ezbere bilmeme rağmen,yazılarını,romanlarını,filmlerini izlememe rağmen ,neredeyse içini dışını bilmeme rağmen müthiş heyecanlıyım.

Ve Livaneli sahneye çıkıyor,müthiş bir alkış,müthiş bir sevgi ve heyecan dalgası sarıyor Açık Hava’yı.Bağlamayı gitar gibi arkası düz forma sokmaya uğraşmış yıllardır ve başarmışlar, adını da Livan Sazı koymuş.Kısa bir saz girişinden sonra o müthiş orkestrası ile o eşsiz sesi ve Açık Hava’yı dolduran binlerce kişilik koro ile konser başlıyor.’Bir sazla başladık işe,sonra gitar,bateri,flüt,bas,kanun ve davul ’diyerek arkadaşları şarkıya giriş yapıyor.Şölen her zamanki gibi ‘Merhaba’ile değil,’Leylim ley’ ile başlıyor.Tüylerim diken diken oluyor.Neredeyse 10-15 dakika sürüyor bu durum.Bir türlü sakinleşemiyorum.

Livaneli her zamanki gibi beyaz gömleği ve siyah pantolonu ile ak düşmüş saçları ve sıcaklığı ile bizleri sarıp sarmalıyor.Sahnede konser veren bir ses sanatçıdan çok bir bilge gibi duruyor sanki.Politik duruşu ,dünya görüşü,sanatçı kişiliği ile birleşince önümüzde günümüzün bir bilgesini izliyoruz.Şarkıların arasında anıları,fıkraları,eleştirileri,dostu Yaşar Kemâl’e takılmaları renk katıyordu.Hele Yaşar Kemal’le Aşık Veysel anısını aktarmadan geçemeyeceğim;Aşık Veysel ile Yaşar Kemâl İstiklâl Caddesi’nde kol kola yürüyorlarmış.Malûm,Aşık Veysel’in gözleri görmüyor,Yaşar Kemâl’in de bir gözü görmüyor.Entellektüel Cavit diye biri bunları görüyor ve koşarak Çiçek Pasajı’na giriyor,’arkadaşlar az önce iki kişi gördüm,bir gözle yürüyorlardı’demiş.Binlerce kişi ve Yaşar Kemâl dahil herkes kahkalara boğuluyor.

Eluard, ,Kavafis,Lorca, Nâzım ,Sabahattin Ali,Orhan Veli,Bedri Rahmi ve birçok şairin şiirlerinden bestelenen Karlı Kayın Ormanı,Merhaba,Kardeşin duymaz el oğlu duyar,Çok Uzak,Güneş topla benim için,Özgürlük,Kan çiçekleri,Leylim Ley,Hoşçakal kardeşim deniz,Sevda değil,Mehmetçik Memet ve daha birçok anıt şarkının yanında yeni bestelerini de seslendirdi.’Veda’ film müziklerinde yer alan ‘Bir fırtına tuttu bizi’şarkısını seslendiren vokalisti Elçin Bulut’a sahneyi bıraktı.Billur gibi ses var Elçin Bulut’ta. Yakında albümü çıkıyormuş.Ardından Kanun sanatçısı Halil Karaduman ise Veda’da Mustafa’nın babasını kaybettiği sahnedeki Selânik Ağıdını seslendirdi. Tek kelime ile harikaydı ikisi de.Ama gecenin belki de en güzel sürpizi Halil Karaduman’dan sonra kararan sahnede sisler içerisinden Atatürk’ün Zeybek oynamasınının canlandırıldığı bölümdü.Sizler arasından çıkan ve makyajla Atatürk’e benzetilen,kıyafetleri ile de tam bir Atatürk görünümünde ki sanatçı öyle bir zeybek oynadı ki Açık Hava alkıştan çınladı.

Hep beraber söyledik.Bazen biz söyledik Livaneli dinledi.‘Geldik son şarkıya’dediğinde henüz doymamıştık.İki kez daha sahneye çağırdık ‘ben fazla naz yapmam’ diyerek bizleri kırmadı.İki saatten fazla süre geçmiş ama farkedememiştim.Canlı olarak Livaneli’yi dinledim ya gözüm açık gitmez artık.Düşününce hâlâ tüylerim diken diken oluyor.Bu duyguyu bana yaşattırdığın için teşekkürler Zülfü Livaneli.Her zamanki duruşun ve bizi hayata tutunduran şarkıların,eserlerin ve bizlere kattıkların için,herşey için.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 879
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1752
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster