Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '21

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
25
 

Liyakatı aramak

 Liyakat

Son zamanlarda sürekli  bir kavramla karşılaşıyoruz ‘’liyakat’’,  özellikle politikacılar  pek fazla kullanıyorlar birazda istismar ediliyor…

Liyakat: layık olmak yani ona uygun anlamına gelmektedir, bu kadarı belki de bu kavramın anlaşılması için yeterlidir,

 İtiraz edilmesi gereken nokta kişilerin işi ne kadar bildiği yada bilmediği olmamalıdır, kemal sahibi Allah’tır, buradan bakıldığında herkeste biraz eksiklik var dolayısıyla insanlarda bir tekâmül süreci vardır ve  insanlar tekâmülü hayatı boyunca sürdürmektedirler.

Peki o zaman soruyu tersinden soralım, herhangi bir liyakati olmayan bir insanı ne yapalım? Bu insanı hayatını bir şekilde idame etmesi gerekir ve bu insanı topluma  nasıl entegre edebiliriz?

Cumhuriyet tarihi, kafa tasçılık, irtica, komünist sol, dindar, laik, dinsiz, gayri Müslim vb. şeylerle uğraştığı için pek mahir diyebileceğimiz insanı yetiştirmedi, en azında yetersiz kaldı.

Yurt dışına gönderilen talebeler ki bunlar en zekileri idi, çoğu eğitim için gittiği batı ülkelerinde kaldılar ,   dolayısıyla beyin diyebileceğimiz bu kişilerden kısmı yoksun bırakıldık  ve dünya ile entegrede de geri kaldık.

Evet bunlar her birisi  sorun, teşhisi yapamıyoruz, teşhiste hata olunca sonuca ulaşamıyoruz ve gereken atılımlardan geri kalıyoruz …

Sahsımın okul hayatı ve daha sonraki müderrisliğimden bir şey öğrendim, okuttuğum talebelerden edindiğim; istisnalar hariç geri zekalı insanların olmadığıdır, aradaki fark bazı insanlar çok çabuk   bazıları geç öğreniyor, sadece öğrenme sürelerindeki farklılıktır. Kişi yaptığı işi severse tealim süreside kısalır, Batıda bunun filmleri ’de yapıldı.

 Aile ortamında, anne baba şefkatiyle öz güven içerisinde büyüyen çocuklar, hayata bakış açıları daha umut verici insanlara karşı daha kucaklayıcı ve güven noktasın dada daha verimlidirler, o zaman yapmamız gereken aile ortamını güçlendirip sağlıklı nesiller yetiştirme noktasında yoğunlaşmaktır.

Bilgiler her zaman değişkendir dün çok lazım olan bir bilgi bugün işe yaramayabilir, ama ahlak dediğimiz olgu her zaman ve her yerde bir sabitesi vardır ve kalıcıdır, mesela yalan konuşmama, evet’i ve Hayır’ı olan, hakkına razı olan, başkasının herhangi bir şeyinde gözü olmayan, dünyaya ve geleceğe güvenle bakan, bu örnekler gayet tabi  çoğaltılabilir, dolayısıyla ahlak birinci önceliğimiz olmalıdır

 Liyakat kavramını kullandığımızda düşüneceğiz ve tanımlamaları tekrardan koyacağız…

Batıda insanları eğittiklerinde 100 yıl önce evveldeki çok lazım olan bir bilgi bile olsa şayet  günümüz için işe yaramıyorsa pek iltifat etmezler ve çocukların zihinlerini da bu tür gereksiz bilgilerle meşgul etmezler

Yapmamız gereken hep beraber kalifiye elamanı kendimiz yetiştirmeliyiz,  işyerimizi aynı zamanda bir okula çevirip, toplunda hiç kimseyi dışlamamayı ve dışarda bırakmamak olmalıdır, ölçümüz  insanın  işi yapma isteğinin ve hevesinin olmasıdır. Gerisi kendiliğinden gelir…

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 71
Kayıt tarihi
: 10.09.20
 
 

Bilimsel olarak yaklaşan, Tarihte ve günümüzde yaşananları kanaatine ve vicdanına uyarak yorumlayan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster