Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '13

 
Kategori
Dünya Şehirleri
Okunma Sayısı
491
 

Ljubljana, Ljubljana!!!

Ljubljana, Ljubljana!!!
 

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’ten 2 saat 20 dakikalık bir tren yolculuğu sonrasında ulaştığımız Ljubljana, Sava Nehrinin bir kolu olan Ljubljanika ırmağının üzerine kurulmuş küçük ancak şirin bir Avrupa kentidir. 2012 yılının sıcak ve güneşli bir Ağustos gününde beni, eşim Füsun ve küçük kızımız Bensu’yu ağırlayan Ljubljana, nitelikli ve sakin bir (veya birkaç) gün geçirmek isteyen gezginleri pişman etmeyecektir.

Ljubljana’da konakladığımız otelle başlayalım: Austria Trend Hotel Ljubljana. Otel güzel, odalar konforlu, kahvaltı mükemmel ancak otel konum olarak şehir merkezinin biraz dışında. Şehir merkezine otobüs ya da taksi vasıtasıyla ulaşabiliyorsunuz. Bizim yaptığımız gibi Ljubljana merkez tren garının önündeki durakta bekleyen taksilerden birine binip, taksiciye “Amca, çek bakalım Austria Trend’e!” derseniz, taksici de otele vardığınızda sizden “20 Euro” rica eder. İki kilometrelik yol için yaklaşık 45 TL taksi ücreti ödedikten sonra otele adım attığınız gibi size taze sıkılmış meyve suyu ikram ediyorlar. Soğuk bir bardak su daha iyi gelirdi ama neyse… Resepsiyondaki şirinlik muskası, “Otelimizin taksisiyle şehir merkezine 8 Euro’ya gidebilirsiniz.” diyerek içimizi rahatlatıyor. Sonradan öğreniyoruz ki bu taksi yolculuğu 2 Euro ödeyerek de yapılabiliyor – Metro Taxi: Slovenya içinde herhangi bir telefondan 080 11 90’ı veya yurtdışından  +386 (1) 544 11 90’ı arayın, adamlar dakikasında burnunuzun dibinde bitiveriyorlar.

Odamıza yerleştikten sonra otelin karşısında bulunan otobüs durağında yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra gelen otobüsle şehir merkezine iniyoruz. Otobüsümüz Ljubljana’nın merkezine inerken Sloven perakende zinciri Mercator’un yönetim binasının önünden geçiyor. Mercator, Avrupa’nın çeşitli ülkelerine yayılmış 1.300’den  fazla mağaza ve hipermarkete sahip bir zincirdir. Slovenya’da market alışverişi yapacaksanız, Mercator’u tavsiye ederim.

Ljubljana’nın kalbinin attığı yerde, Üçlü Köprü’nün (Tromostovje) üzerindeyiz. Birbirine paralel sıralanmış üç köprüden oluşan bu simgesel eserden, Kız Kulesi’ne konup, İstanbul’u izleyen martılar misali, Ljubljana’yı seyre dalıyoruz. Üçlü Köprü’nün bir yanında Slovenya’nın yetiştirdiği en önemli şair France Preseren’in devasa bir heykelini barındıran Preseren Meydanı bulunuyor. Preseren, Slovenler için o kadar önemli bir şahsiyet ki, şairin ölüm yıldönümü olan 8 Şubat ülkede Preseren Günü olarak anılmaktadır. Köprünün diğer yanında ise Eski Şehir (Staro Mesto) bulunmaktadır. Preseren Meydanı çok hareketli görünüyor. Meydan sanki bir açıkhava konser salonu. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen sokak müzisyenleri Preseren Meydanı’nda müzikseverlere muhteşem müzik ziyafetleri veriyorlar. Meydanda yere oturup bu müzisyenleri izlemek apayrı bir zevk.

Preseren Meydanı’nda kulaklarımızın pasını sildirdikten sonra, ver elini Eski Şehir. Ljubljana Kalesi’nin gölgesinde, Ljubljanika ırmağına paralel uzanan Mestni trg ve bu caddenin devamında Stari trg caddelerinde keyifli bir gezinti yapıyor ve her iki cadde boyunca sıralanan Barok stili binaları fotoğraflıyoruz. Mestni Trg caddesinde bulunan kafelerden birinde oturup biraz yorgunluk atıyoruz. Mestni Trg’daki kafe ve restoranlar gerçekten çok güzel; oturup, avare avare şehri gezen insanları izlemek de ayrı bir zevk.

Yine düştük yollara. Ljubljanika ırmağının diğer yakasına geçip, nehir kenarında bulunan banklardan birine oturarak, ırmak üzerinde tekne turu yapan turistleri seyrediyoruz. Irmağın üzerinde ağır ağır ilerleyen bu teknelerde bir saat süreyle gezinti yapmanın maliyeti kişi başı 8 ile 10 Euro  arasında değişiyor.

Şehir merkezindeki  gezimize biraz ara verip, küçük kızımız Bensu’ya Ljubljana Hayvanat Bahçesi’ni gezdirmeye karar veriyoruz. Yaklaşık 7-8 dakikalık bir taksi yolculuğuyla Hayvanat Bahçesi’ne varıyoruz. Ljubljana Hayvanat Bahçesi, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında sabah saat 9’dan akşam 7’ye kadar açık ve giriş ücreti yetişkinler için 7,5 Euro, okul öncesi çocuklar için 4 Euro ve okula giden çocuklar için ise 5 Euro. Ljubljana Hayvanat Bahçesi’nde hayatımızda ilk kez zebra, zürafa ve kanguru görüyoruz. Hayvanat Bahçesi hem büyükler hem de çocuklar için eğlenceli bir ortam.

“Alo Metro Taksi,” dediğimiz gibi bir taksi Hayvanat Bahçesi’nin kapısına yanaşıyor. Yine şehir merkezine gidiyoruz. Akşamüstü oldu; bir külah dondurma iyi gider. Preseren Meydanı’na yaklaşık 100 metre mesafedeki Cacao’nun dondurması muhteşem; şiddetle tavsiye ederim. Dondurmalarımızı yedikten sonra Ejderha Köprüsü’ne (Zmajski Most) doğru yol alıyoruz. Ljubljana şehrinin başlıca simgelerinden birisi olan Ejderha Köprüsü’nü bir dikdörtgen olarak düşünürseniz, bu dikdörtgenin dört köşesinde şehrin simgesi olan dört adet yeşil ejderha heykeli bulunmaktadır. 10 Temmuz 2010 tarihinde kullanıma açılan Kasaplar Köprüsü (Mesarski Most) şehrin iki yakasını birbirine bağlayan modern bir köprüdür. Ljubljana sakinleri Kasaplar Köprüsü’nün iki yanında bulunan metal halatlara, üzerlerine çeşitli mesajlar yazdıkları bisiklet kilitleri asmışlardır.

Ljubljana’da geçirdiğimiz güzel günün sonunda otelimize geri dönüyoruz. Otelimizin yakınlarında bulunan bir kafede içtiğimiz birer bardak Lasko birayla günün yorgunluğunu atıyoruz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 13.11.12
 
 

1995 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster