Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Psikolog Eda Şentürk Malkav

http://blog.milliyet.com.tr/edamalkav

29 Ekim '20

 
Kategori
Ruh Sağlığı
 

Lohusalıkta Psikolojik İyilik

Doğumdan sonraki yaklaşık 6 haftalık süreye lohusalık dönemi diyoruz. Lohusalık genelde kadınlar arasında pek de iyi anılmayan, kaos olarak tanımlanan bir süreç olarak bahsedilir. Aslında kaotik görünmesi çok da normaldir. Yeni bir canlıyı dünyaya getirmek, yeni bir düzen kurmayı ve yeni bir alışma sürecini gerektirir. Bu da her zaman pek kolay değildir. Özellikle bu sürece bir de zorlu doğum sancılarından veya bir ameliyattan sonra başladığınızı düşünürseniz... Bir canlıyı dünya ile buluşturmak için kocaman ıkınmaların ya da zorunlu sebeplerden dolayı kesilerek dikilmenin gerektiği sancılı bir süreci yaşamak... Bedenin çok yorgun olduğu ancak bir canlıya bakacak kadar da dinç olması gerektiği bir dönem. Belki de beden ve zihnin en çok dinlenmeye ihtiyacı olduğunda en çok enerji harcadığı...Başlı başına bir kaos öyle değil mi?... Hormonlardan bahsetmiyorum bile...
 
Pekiii …Her kavuşma biraz sancılı değil midir?...Ama güzeldir...Her şeyiyle bir kavuşma, yaşanan tüm acılara değer...Hele ki yavruyla kavuşulacaksa... Peki bu göze korkunç gelen bir kaosu andıran süreç psikolojik anlamda nasıl daha iyi geçer? Bebeğinizle kavuşmanın tadını nasıl çıkarabilirsiniz? Bu dönem bir kargaşaya dönmeden nasıl daha kolay bir hal alır?
 
Bu süreci fizyolojik ve psikolojik anlamda en iyi şekilde atlatmanın yolu öncelikle çekinmeden destek almak olsa gerek. Bazı anneler bebeklerine tek başına bakmayı isteyebilir ve  kimseye ihtiyacı olmadığını düşünebilir elbette. Anne olduğumuzda unutmamamız gereken temel noktanın mükemmel olmadığımız, olduğunu düşünüyorum. Bir insan olarak güçsüz kaldığımız bir şeylere yetişmemizin mümkün olmadığı zamanlar vardır. Anne olunduğunda da bu geçerlidir. Öncelikle bir insansınız. Elbette bir canlıya bakacak güç sizde var ancak bu kadar zorlu bir süreci tek başınıza geçirmek zorunda değilsiniz.
 
Şöyle bir düşünün… Bedensel ve zihinsel olarak yorgunsunuz. Beden kanamaya devam ediyor. Zihin karmaşalarla dolu, duygular hormonların etkisinde... Tüm bunların arasında her şeyi üstlenmeye kalkmak oldukça zorlayıcı olsa gerek. Çevrenizden destek almaktan istemekten çekinmeyin. Böylece hem daha kolay kendinize gelebilir, bebeğinize daha kaliteli vakit ayırabilirsiniz. Bedeniniz bu sayede daha çok dinlenebilir. Sağlam bir zihin sağlam bir beden ile mümkündür. Kendinize ve bebeğinize bakarken ev işlerinde veya bebeğin bakımında size yardımcı olabilecek kişileri bir süre için kabul etmeniz oldukça işinize yarayacaktır. Mükemmel olmaya çalışmanın bu dönemde size sadece bitkinlik getireceğini unutmayın. Aynı zamanda bebeğiniz ihtiyaçlarını giderdikten sonra, dinlenmek için sadece dinlenmek için vaktinizi kullanın.
 
Gelelim zihinsel olarak kendinizi nasıl daha iyi hissedeceğinize... Çünkü zihinsel olarak bilinçli hareket edebilir süreci yönetebilirseniz duygularınızı da kontrol altına alabilirsiniz.
 
Şöyle bir hayal edin... Doğum yaptınız... Herkes başka bir şey söylüyor... Bebeğinizin beslenmesi, uykusu, gaz problemleri, giyinmesi ile ilgili herkes fikrini paylaşıyor. Aç bu çocuk diyenler... Uykusu varlar...Gazı ile ilgili bir sürü tavsiyeler...Kucağa alıştırma diyenler ne istersen var... Tüm bunları duymak zihinde de bir kaos yaratıyor... Hormonların etkisiyle duyguların da yoğun yaşanmasıyla birlikte gelen vicdan azabı, acaba yanlış mı yapıyorum-lar, dağılan zihinler…
 
Bu konuda tavsiyem kendinize sadece ve sadece bir metodu-bir kişiyi-bir kitabı veya sadece kendinizi referans almanız. Doğum öncesi okuduğunuz ve aklınıza çok yatan bir kitabın önerilerini uygulayabilirsiniz mesela... Ya da bebek bakımı konusunda çok güvendiğiniz birinden bu süreçte destek alabilirsiniz. Anne-Bebek gruplarına katılarak, sorularınızı sorup size mantıklı geleni uygulayabilirsiniz. Sadece doktorunuzu baz alabilirsiniz... Ya da sadece süreci içinizden gelen o annelik güdüsüne, doğallığına bırakabilirsiniz. En iyi annelik sizin içinizden gelen doğal anneliktir. Buna bir de bilinçli ve bilgili bir anne modeli eklediğinizde yapboz tamamlanmış olur. Yani içinizdeki anneye güvenin ve çok güvendiğiniz tek bir referansı model alın. Böyle yaptığınızda, bir süre sonra etraftaki seslere duyarsızlaşmaya başladığınızı göreceksiniz. Güvendiğiniz yolda ilerledikçe etraftan söylenen hiçbir şey sizi, zihninizi, ve duygularınızı ele geçiremeyecek.
 
Kısacası kulakları biraz tıkamak ve her defasında kendinizin yolunu kendinize hatırlatmak gerek. Gerekli bilgileri güvendiğiniz yerden aldığınızda ise berrak bir zihinle beraber duygularınızın da dinginleştiğini göreceksiniz. Kendinizi güvende hissettiğinizde kaygılarınız da azalacak elbette... 
 
Özetlersek, ev işlerinde ve bebek bakımında destek almayı ihmal etmeyin. Kafanızın karışmaması için önce kendinizi sonra güvendiğiniz bir referansı bebek bakımı konusunda temele alın. Mükemmel olmadığınızı ve olmak zorunda olmadığınızı kendinize hatırlatın. Ve tabi ki içinizdeki anneye kulak verin yeter...
 
Klinik Psikolog Eda Şentürk Malkav
 
Armoni Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi
 
Soru ve görüşleriniz için;
 
edamalkav@gmail.com
www.edamalkav.com
@psikologedamalkav
0555 099 05 01
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 170
Kayıt tarihi
: 10.07.15
 
 

Psikoloji lisans mezunuyum. Bir çok alanda: klinik, nöropsikoloji, insan kaynakları, eğitim ve ge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster