Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '12

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
4974
 

Lojmanlar satılıyor...

Lojmanlar satılıyor...
 

Recep Tayyip Erdoğan “Devletin elindeki lojmanları satıyoruz…” demecinden sonra , varolan lojmanların saptanması ve satış usulleri için çalışmalara başlandı. (1)

Türkiye’de çeşitli Bakanlıklara ait 236 bin lojman var. Belirlenen kurallara göre, lojman önce içinde oturan aileye saptanan bedel üzerinden teklif edilecek. Almazlarsa ilana çıkılacak…

Denilebilir ki, böylece Devlet sırtındaki bir yükü  daha atacak.

Ama bilinmelidir ki, bu lojmanlarda oturanların %90’ı bir ev alamayacak kadar güçsüz devlet memurlarıdır. Onlar alabilselerdi, çoktan kendi evlerine taşınmış olurlardı.

Sözgelimi, yeni atanmış bir öğretmen Güney-Doğu’da bir köye geliyor; orada boş bir Öğretmen Lojmanı var. Girmek istiyor. Fakat Devlet bu öğretmene, “Bu lojmanı sana satayım…” diyor. Bundan hiç akıl- mantık var mıdır? Bu gencin zaten açlıktan nefesi kokuyor..!

Lojmanları gariban devlet memurlarının elinden çekip alacaksınız. Peki, onları  üç kuruşluk maaşla nereye atacaksınız. Nereye gidecekler o garibanlar. Onların büyük bir kısmı değil ev almak, kiraya çıksalar, kira parasını ödeyecek parayı bulamazlar.

Zaten memurlarımızın, dar gelirlilerimizin  %90’ı çok zor şartlarda geçinmekte; çoğunun  bankalara envai çeşit kredi borçları var. Bir de başlarına bu kira derdini çıkardınız mı, hayatlarından bezerler be…

“Açların halinden ne bilir toklar…”  Taşrada üç kuruşluk maaşla çalışan gariban, Devlet Memurlarının halinden Milletvekillerimiz mi, yoksa  Cumhurbaşkanı mı anlayacak… Bakalım göreceğiz.

Bu işin nedeni nedir?

Devletin gelirleri giderek tükendi. Zam, zam, zam… Milletin boğazını sonuna kadar sıktılar. Orda daha fazla sıkacak yer kalmadı; şimdi sıkacak başka boğazlar arıyorlar. Kimin sesi az çıkarsa onun boğazını sıkacaklar.

Evet, lojmanları satın… Peki, kimin elinden bu lojmanları alacaksınız? Gariban öğretmenin, şanlı ordu mensuplarımızın ve onun gibi bir çok Adliye ve diğer Bakanlık mensuplarının lojmanlarını… Yazık günah be! Bu kışta kıyamette. “Çıkın yada verin paraları, bu evleri satın alın,”  demek?  Kolay mı, devlet kapısında 1000 Tl, 1200 Tl’ya talim eden , Başbakan’ın sözünü dinleyerek 3 veya 5 çocuk sahibi olan ailelerin, hop diye ev satın almaları. Zor. Çok zor…

Ama şimdi Devlet’e kaynak lazım: Niye?

-Eee.. İstanbul alt üst edilecek, Taksim meydanı onları bekliyor…(Burada önemli olan aslında Taksim Gezisi’ne el atmak ama. Bakalım sıra ona ne zaman gelecek. Millet daha aymadı…)
- O kadar yapılacak köprüler var, yollar var…
-Lufthansa satınalınacak, veya birleşilecek… Evlenmek kolay mı? Çeyiz lazım…

Velhasıl, para nereye gerek olmaz ki… Her şey için para lazım.

Lojman’da oturan devlet memurları, öğretmenler, ordu mensupları, parayı ne yapacaklar ki..? Devlete daha çok para…Daha çok para lazım…

Alınacak uçaklar var. Yüzbinlerce göçmenimiz var…Onlara kim bakacak. Hadi bakalım para bulun..! Yok. Elbet, devlet bir yerlerden para bulmalı….

236 bin 237 bin lojmandan gelecek para ne olur be! Bu garibanları bu kış kıyamette yerinden yurdundan etmeye değer mi?

Para kalmayınca… Devlet yeni bir kaynak yaratmak isteyince, bu “Lojman meselesi…” akıllarına gelir. Ondan sonra öylesine sorunlar ortaya çıkar ki , “hadi bakalım satın …” derler adama…

Sözgelimi, bu işe baştan başlanırsa. Koca Cumhurbaşkanı lojmanından çıkar mı, yoksa Atatürk’ten kalma o köşkü satın mı alır…?  Haydaaa…

Peki, Sayın Abdullah Gül önümüzdeki seçimlerde seçilemezse, köşk kime kalır… Seçilirse, yeni Cumhurbaşkanı nerede oturur…?

Haydaa… ki ne hayda..! Gördünüz mü  durumdan ne haller çıkıyor…Vallahi işler karışık…

Hatırlarsınız. Sayın Çiller de Başbakan’ken parasız kalmıştı. Yeni lojman yapımını yasaklamıştı. Ve lojmanların satışını emretmişti… Oldu mu? Satabildi mi? Ona öyle bir “Hııı…!” çektiler ki… Ondan sonrası malum… Nasıl kaçtığını bilemedi…

Bu Devlet işleri karışık işler… Hele lojman işleri daha da karışıktır. Basit gibi gösterirler ama değildir.

En iyisi para kazanmak için başka şeyler bulmak gerekir… Sözgelimi , “Bor madenine…” ne dersiniz. Dünya “Bor rezervinin” %75’i bizdeymiş… Sat sat ye… (Zaten öyle yapıyoruz…) bir de toptan satıp, kurtulursak… Ohhh senelerce bize yeter.

Ne dersiniz. Ne akıllar değil mi?

Eeee… yapılacak çok işler var…  Çok… Hadi bakalım kolay gelsin!
…………………………….

1.(www.kamudanhaber.com/k).5.11.12

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim acizane fikrim; Ankara'nın batısındakileri satıp doğusundakilere takviye yaparak doğudaki cefakar memurlara biraz daha kolaylık sağlamak.

Şahin ÖZŞAHİN 
 06.11.2012 22:19
Cevap :
Fikirdir. Olabilir. Düşünmek gerekir.  07.11.2012 14:19
 

Kıymetli Üstat Erdal Ceyhan :Ne yer üstünde, nede yer altında hiç bir şey aranmıyor,varlıklarımıza eklenmiyor.Her şey satıldı,Lojmanlarda bir deliği kapatır,Maşallah satılıyor, satılıyor yine bitmiyor.Tahmin edersem bir don bir gömlek kalıncaya kadar satılacak.Satış bizden, müşteri bizden.Ne diyeyim hocam gönlümün dilime aktardıklarını dilim yazdırmıyor.Selam ve saygılar sunuyorum..

Mehmet Burakgazi 
 06.11.2012 18:18
Cevap :
Demek ki o kadar iyi durumda değiliz. Yoksa elin garibanlarının lojmanlarını niye satmaya çalışsınlar ki... Oralarda genellikle mesleğe yeni başlamış elemanlar oturur. Belli bir süre vardır. Sonra çıkarlar... Şimdi onları çıkar ve sat... Hoş değil, hoş değil... Saygılar Burakgazi.  06.11.2012 21:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 808
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster