Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
2037
 

Los Galacticos

Los Galacticos
 

LOS GALACTICOS”, Bu başlığı sezon öncesi ülkemizin önde gelen yazılı medya organlarından birisi Galatasaray’ı benzetme için atmıştı. Yani bu başlık şu anlama geliyordu; galatasaray öyle bir futbolcu kadrosu ve teknik ekip oluşturdu ki tabiri caizse uzay çağının kadrosu. Bu başlığı atan gazete olayı biraz daha ileri götürüp benzetmesini oldukça abartmış olsa da, tüm medya organlarında galatasaray’ın müthiş bir kadro oluşturduğunu, harika transferlerin mevcut oyuncularla birleşmesi ile oluşacak kadronun yenilmez armada olacağı görüşü hakimdi.

Peki bu müthiş oyuncuları ve teknik direktörü tek tek bir ele alarak değerlendirelim;

TD FRANK RIJKAARD; Transferi en çok sansasyon yaratanların başında geliyordu. Peki kimdi bu Surinam asıllı Hollandalı. Futbolculuğu döneminde Hollanda milli takımında ve Barcelona takımında oldukça müthiş işler yapmış orta saha oyuncusuydu. Türk medyasında öyle bir genel kanı var ki futbolculuğu zamanında iyi olanın Teknik Direktörlüğü de iyi olur. Gelelim bu siyah adamın TD’lük kariyerine. Barcelona kendi öz evladı olması nedeni ile bu adamı bir kaç sene TD olarak tutuyor ve nasıl Aragones İspanya’yı şampiyon yapmışsa Rijkaard’da Barça’yı şampiyon yapıyor. Daha sonra her ne hikmetse Barcelona bu adamla yollarını ayırıyor ve 2 sezon boyunca herhangi bir kulüpte TD’lik yapmıyor. Neden acaba? Daha sonrasını biliyorsunuz. Çok büyük sansasyonel bir transfer hikayesi olarak basın organlarında lanse ediliyor.

ABDUL KADER KEITA; Bu ismin gs’ye transferini ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Çünkü ben onu Barcelona’da oynayan Keita sanmıştım. Sonradan öğrendim ki Lyon’da da bir Keita varmış. Geçtiğimiz sezon Fransa ligi gibi kalitesi düşük bir ligde toplam 15 maçta forma şansı bulabilmiş, bu maçlarda 1 gol atmış. Fransa’da yapılan değerlendirmede geçen sene Kezman’dan sonra en kötü 2.oyuncu seçilmiş. Bu sene performansına baktğımızda bana eski Fenerbahçe’li İlker Yağcıoğlu’nu hatırlatıyor. O da oldukça süratli bir çizgi oyuncusuydu ama ortaları etkisizdi. İlker’in Keita’dan en büyük farklı özelliği ise önüne gelene Mike Tyson gibi yumruklar atmamasıydı.

ELANO BLUMER; Bu ismin transferi açıklandığında dünya çapında bir yıldız olarak açıklandı ve medyadaki yazarları okuyunca galatasaray sanki Iniesta, Xavi veya Kaka’yı aldı zannederseniz. Durumu biraz araştırınca bu oyuncunun son maçlarda Brezilya milli takımına seçiliyor olmakla beraber Manchester City gibi mücadele gücünün daha fazla olduğu bir takımda tutunamadığı, Galatasaray gibi Brezilyalıların olmadığı, Türk ruhu ile oynamaya çalışan bir takımda pek de başarılı olamayacağını düşünmüştüm. Ayrıca Manchester City’nin bu oyuncuyu Brezilya’nın Santos Kulübüne bonservis bedelsiz olarak vermeye hazırlanırken galatasaray’ın önerdiği 8m€ ile rotayı bir anda çevirdiği ve transferin gerçeklştiğini anlamış olduk. Fenerbahçe’de veya bir Brezilya takımında kendini gösterebilecek bu oyuncunun Arda gibi bir lidere teslim edilen galatasaray’da başarılı olmasının pek mümkün olmayacağı bir gerçektir. Aynı Casio Lincoln gibi.

LEO FRANCO; Atletico Madrid’in 3.kalecisi iken bir anda kendisini galatasaray’da buldu. Peki De Santcis’in ondan ne eksiği vardı. Her ikisi de yabancı kontejanını boşa dolduran, yerlilerden çok farkı olmayan vasat kaleciler.

MUSTAFA SARP; Hırsı ve mücadelesi üst düzey bir oyuncu. Bu özelliği formasını yırtacak kadar basitleştirdi kendisini. Peki yaratıcılık, adam eksiltme, isabetli uzak şutlar, gol pozisyonuna sokacak ara paslar gibi bir ön liberodan beklenen özelliklerden hangisi var sizce?

GÖKHAN ZAN; Bu transfere en çok sevinenler sanırım beşiktaşlılar oldu. Yapmış olduğu hatalarla beşiktaşlıları çileden çıkaran stoperden kurtuluyorlardı artık. Bu transferin diğer bir ilginç yanı ise kendisi ile aynı tip ve her an patlamaya hazır bir saatli bomba olan bay sümük ile yan yana oynayacaklar olmasıydı.

Başta çalım sevdalısı ve karakter yoksunu Arda Turan olmak üzere, Hakan Balta, Nonda, Ayhan, Barış gibi diğer eski oyuncularda yukarıdakiler gibi Anadolu’nun Bursa, Kayseri gibi herhangi bir iyi takımında oynayacak kalitede futbolculardır.

Sadece Harry Kewell’ı ayırıyorum. Sadece bu hem kaliteli, hem efendi adam Galacticos uzay takımında olmasa bile, büyük bir kulübün iyi bir takımında oynayabilecek bir futbolcudur.

Sağlıcakla kalın,

Saygılarımla,

Muhittin KAYAKIRAN

mkayakiran@borusan.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beyfendi bunun galatasaraylı olmakla alakası yok sadece biraz futbol bilgisi olan her insan eski lyonlu keitayıda tanır elanonun ne kadar iyi bir oyuncu olduğunuda bilir. Ben taraflı olsun olmasın eleştirinizin futbol bilgisiyle bağdaşmadığını düşünüyorum. Biraz daha futbol bilgisi olan birisinin eleştirisini olgunlukla karşılayabilirdim. Kewell galatasarayda tekrar kendini bulmuş bir oyuncudur ve şu anki kadro kalitesinin içerisinde yer alan bir futbolcudur ancak bir Arda etmez hiçbir galatasaraylının gözünde

Özgen Metin 
 08.01.2010 19:38
 

Yazınızda tek görünen husus Galatasaray'a duyduğunuz nefret.. Sağlıklı bir analiz yaparsanız biz de keyifle okuruz.. Arda Turan'a "karakter yoksunu" diyorsunuz ve burada yayınlıyorlar, hayret doğrusu!! Size daha ağır bir söz söylemek istesem bundan daha ağırını bulabilir miydim Sayın Kayakıran? Bildiğiniz daha ağır bir hakaret var mı? Benim yok.. Gereksiz hırsınızın etkisiyle böyle yazıyorsunuz, ayıp ediyorsunuz..

Bekir Gümüş 
 07.01.2010 20:03
Cevap :
Rakip takım taraftarlarına çirkin kol hareketi yapan, rakip takım oyuncuları ile dalaşan ve kavga eden, hakemlere dayılık yapan, antremanda telefonu Fenerbahçe marşı çalan insanı tersleyen birisi karakterli diyorsanız diyecek bir şey yok. Objektif bakmanızı tavsiye ederim. Neden Arda'ya karaktersiz diyor bu adam da diğer gs'lilere demiyor diye bir düşünmenizi tavsiye ederim. Ayrıca Fenerbahçe'li Kazım için de karaktersiz diyorum. Demekki bir art niyet yok görüşlerimde.. Ama arada şöyle bir fark varki Kazım gibi karakter yoksunu birisi yönetim tarafından Fenerbahçe'den dışlanırken arda gs'nin kaptanı yapılıyor. İşte bu da iki camia arasındaki mantalite farkını gösteren bir durumdur. En büyük Fenerbahçe'li Atamızın da dediği gibi sporcu zeki,çevik ve aynı zamanda hatta en önemlisi ahlaklı olmalıdır...  09.01.2010 12:06
 

Böyle bir yazıyı ancak Fenerbahçeli ve amaçlı birisi yazabilir. Keita'yı tanımıyorum diyerek futbola ne kadar uzak olduğunuda belli etmiş oldun zaten. Rijkard'ı siz getirseniz dünyanın en iyisi olurdu ama biz getirince boş birisi oluyor herhalde. Herneyse zaten futbola bu kadar uzak bir yazıya daha fazla yorum yapmaya gerek yok

Özgen Metin 
 07.01.2010 9:58
Cevap :
Özgen Bey, Sanırım yazıyı tam anlamı ile anlamadınız. Öncelikle belirtmeliyim ki bu yazıyı yazanın hangi takımı desteklediği önemli değil ve herhangi bir amacı olmasa zaten yazı yazmaz. Yazar Keita'yı tanımıyorum demiyor, tanıdığım bir Keita vardı (Barcelona'da) artık iki oldu diyor.. Maalesef genel olarak bir çok gs'li takımlarına toz kondurmuyorlar.Bu yazının ana fikri, gs'nin sıradan bir anadolu takımından oyuncu kalitesi açısından pek de farkı olmadığını anlatmak ve Harry Kewell'ın kadrodaki diğer oyuncuların kapasite ve karakter olarak çok çok üstünde olması nedeni ile gs'ye yakışmadığını belirtmektir....  08.01.2010 11:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 623
Kayıt tarihi
: 12.11.09
 
 

1974 Adana Doğumluyum. İTÜ Makina 1996 mezunuyum. Hobilerim arasında film seyretmek, müzik dinlem..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster