Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2571
 

LOST Rüyalarımızı değiştirebilmek ( 1 )

LOST  Rüyalarımızı değiştirebilmek ( 1 )
 

L O S T


Geçen yazımda rüyalarımızı değiştirebilmekten ve tekniklerinden söz etmiştim. Bugün ve yazımın devamında insanlar için çok önem arzeden bir konuya değineceğim. Belki çoğunuz bu kavramları ilk defa duyuyor olacaksınız. Ama gerçek bazen duyurulmalıdır. Anlayanlar anlayabildikleri kadarını yaşamlarına geçirebilmelidirler diye düşünmekteyim. Tam 6 yıldır gizemiyle dünya üzerinde milyonlarca kişinin büyük ilgisini çeken lost dizisinin gizemi nihayet bu gece sabaha karşı çözülüyor. Dünyadaki lost tutkunları 6 yıldır her hafta televizyon ekranları karşısında karmaşık soruların cevabını bulmaya çalışıyorlar. Lost efsanesi 22 Eylül 2004’te başladı. 10 milyon dolara hazırlanan ilk bölüm yerde baygın olarak yatan Jack’in gözünü açmasıyla başladı. Yapımcısının kaybol adını verdiği ilk sezonda Oceanic Airlines’in Sidney-Los Angeles seferini yapan uçağı ıssız bir adaya düştü. Adada mahsur kalan kazazadeler bir yandan yaşam mücadelesi verirken bir yandan da adadaki gizemlerle tanıştılar. Flash-back’lerle kazazadelerin geçmiş yaşamları gösterildi ve birbirleriyle bağlantılı olduğu ortaya çıktı. 5. Sezon’a girildiğinde adada kalanlar, istemdışı zaman yolculuğu yaptılar. Kazazadelerden bazıları geçmişte adada deneyler yapan DHARMA ile birlikte çalışmaya başladılar. Adadan kurtulanlar bir yolunu bulup tekrar adaya döndüler. Onlardan bazıları adanın geçmişine dönerken bazıları günümüz adasında kaldılar. 6. sezon yani final sezonu 2009’da başladı. Bu sezon iki zaman çizgisinde geçti. Kazazadeler aynı anda hem adadaydılar hem de adanın diğer esrarengiz kişileriyle birlikte dünyada normal bir hayat sürdürüyorlardı.

Acaba paralel evrenler mi vardı yoksa daha ileriki veya daha önceki hayatı mı gösteriyorlardı? Lost’un sonucunu bende sizlerle birlikte öğreneceğim bu gece ama bildiğim bir konu var ki o da şudur; İnsanın çevresinde olup bitenler, diziler, filmler hepsi insanın içindeki olayların dışa yansıyan aynalarıdır. İnsanın içinde ne varsa dünya da onun aynası durumundadır. O yüzden Matrix filmi insanın düşünce sisteminin senaristlerce akıllıca bu dünyadaki insanların anlayacakları sembollerle aktarılmışsa, Avatar filminde de bu durum tekrarlanmışsa Lost dizisinde de durum aynı olmuştur. İnsanlara bir mesaj verilmeye çalışılmıştır. Eğer diziyi milyonlarca kişi nefeslerini tutarak izliyorlarsa kendi gerçeklerinden izler buldukları içindir. Tıpkı Lost dizisindeki Jack’in gözünü açmasıyla başlayan adadaki yaşam gibi dünyada da yaşam cennetten indirildikten sonra Adem ile Havva’nın buluştuğu yer olan ve Mekkenin 25 km güney doğusunda bulunan Arafat dağında başlamıştır. Lost dizisinde de dünyada çok rahat bir yaşam süren insanlar yaşanan uçak kazası ile birlikte bir adada daha zor şartlarda yaşamaya başlamışlardır. Avlarını avlamak, sularını çıkarmak, yiyeceklerini dikerek elde etmek zorunda kalmışlardır. Halbuki geldikleri yerde bunlara, bu kadar zahmete hiç gerek yoktu çünkü para ile her şey alınabiliyordu. Ama bu adada para geçerli bir şey değildi. Bu durum insanın cennette yaşadığı durumdan sıkılıp ve yaptığı sözünde durmama hatasından dolayı dünyaya inmesine de çok benziyor. Ruh cennette iken kini, öfkeyi ve nefreti bilmiyordu. Ama dünyada çok sıkışık bir şekilde yaşıyor. Cennette iken bir şeyi istediğinde sadece düşünmesi yetiyordu. Dünyada ise bir şeyi metaryalize edebilmesi daha zor. Cennetteki kadar çok kolay değil. Şimdi LOST’un sonucunda belkide her şey bir rüyadan ibaret çıkacak. O zaman bende size dünyada yaşayan insanın rüyalarını anlatacağım. İnsanın nasıl rüyalarının içinde yaşadığını ve insanı yaşadığı rüyalardan uyandırılmamasının nelere neden olabileceğini anlatacağım. İnsan birçok rüyalarını iç içe sığdırabilen bir varlıktır. Tekrar yazımın ikinci bölümünde görüşünceye kadar sevgi ile kalın.

Alahattin Öztekin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence ki sonunu izledigim icin daha net soyleyebiliyorum, tam olarak oyle degil. Yani dunya cennet ve ada dunya degil bence. Cunku bu insanlar cok sikinti ceken insanlardi hayatlarinda. Bence anlatmaya calistigi hayat secimlerinizin urunudur. Sizi iyi ve ya kotu yapan secimlerinizin sonucudur. Hur irade verilmistir ve neyi secerseniz o olursunuz. Jacob kendisine sunulan ilahi mesaja inandi ve onu korumayi secerek iyi oldu (Adem) digeri de "Ben ozelim (Ben ozelim anne repligi seytan ve tanri diyologu ile cok baglantili -beni atesten yarattin ben insana tapmam- bu adadan gidecegim burda korunacak bir sey yok kibiri ile kotu olmayi secti. Ada dunya ile Arafin gecis yeri idi, sonra ki orasi bence olmamis ama gorduk ki 6.sezonda yasadiklari arafti simdi artik bir sonraki asamaya gectiler cennet olsa gerek. Filmin mesaji acik bence hur iraden var gunahta(hatada) israr edersen seytan af dileyip (tovbe edip) onlaru duzeltmeye calisirsan iyi insan olursun.

tugbis__su 
 24.05.2010 15:23
Cevap :
merhaba Tuğba hanım yorumunuz için çok teşekkür ederim. Belki final birçok kişide hayal kırıklığı yarattı. Ama birçok insana da insanın rüyalarını yani iç içe geçmiş boyutlarını hatırlattı. Herşey yaşamda bazen bir semboldur. İnsan irade sahibidir. Filmin mesaji konusundaki son cümlene de katılıyorum.  25.05.2010 10:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5032
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster