Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

22 Kasım '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
839
 

Lozan'daki o masa

Lozan'daki o masa
 

İsviçre ve Lozan kenti tarihimizde önemli bir yer tutar.

GençTürkiye Cumhuriyeti’nin tüm dünyaya ilan ve kabul edilişinin tescillendiği, Lozan Anlaşmasının imzalandığı yerdir, Lozan kenti. Bu anlamda da Türkiye’ninönüne ister istemez bir masa koyan devletler taleplerimizi bu masadakabullenerek atılan bu imzalar tarih sayfalarında yerini almıştır.

TürkDevleti bu masaya oturmak için, tüm dünyanın takdir ve hayranlığını almış, mazlum milletlere örnek olmuş, büyük mücadelelerden geçerek “Başı dik, alnıaçık” bu masaya oturmayı başarabilmiş ender uluslardan biridir.

Türkmilleti Lozan’da bu masayı ortaya koydurmak, devletini tanıtmak için varınıyoğunu ortaya koymayı bilmiş, düşman işgallerinin belini kırmış, genç Türkiye Cumhuriyetini ilan etmiş ve tüm dünyanın da artık devletini tanıması gerektiğiniyine tüm dünyaya haykırmıştır.

Anadolu’nun işgali üzerine Mustafa Kemal ve Türk halkı yedi düvele karşı “Ya istiklal, yaölüm!” sloganıyla yola çıkarak Kurtuluş mücadelesinin bayrağını Samsun’dan tümAnadolu’ya açmıştır.

Sonuçta Mustafa Kemal ve Türk Milleti “Zafer zafere inananlarındır” ruhuyla zafere ulaşmış, sıra ise bu zaferi bir masaetrafında atılacak imzalarla taçlandırmaya gelmiştir.

Lozan barış görüşmeleri 11. Kasım 1922 tarihinde İsviçre’de başlatılmış, Türktarafının “Kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi” nedeniyle çok çetin geçmiş, sekiz ay süren görüşmeler sonunda ise 24. Temmuz 1923 tarihinde ortaya konulanbir masa etrafında imzalar atılmıştır.

Türkiye’nin “Bağımsız, hür ve dünya devletleriyle eşit bir statüde” olduğuna dair imza konulan bu masanın bir tarafında T.B.M.M. temsilcileri ki delegasyon olarak;

İsmet Paşa, (Dışişleri Bakanı, delegasyon Başkanı.)

DR.Rıza Nur (Sağlık Bakanı).

HasanBey-Saka (Eski Maliye Bakanı) bulunmaktadır.

Masanındiğer tarafında ise; Birleşik Krallık (İngiltere), Fransa, Japonya, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB. Ve Yugoslavya bulunmaktadır.

Ogünün zor koşullarında, bitmek bilmeyen müzakereler sonunda Türk Heyetiistediğini alarak bu mücadeleden çıkmayı başarmış, genç Türkiye Cumhuriyeti’ni tüm dünyaya ilan etmiştir.

Aradan yıllar geçti, Türkiye 1923 Temmuzunda attığı o imzaya hep sadık kaldı. O masada atılan imzalara halel gelmemesi için , “Lozan’ı deldirtmemek için” mücadelesini sürdürdü, bundan sonrada sürdürmeye devam edecek.

İşte Türkiye’nin bağımsızlığının tescil edildiği “o masa” bugünler de yine Türk kamuoyunun gündemine oturmuş durumda.

O masanın gündeme oturmasının sebebi iseson dönemlerde PKK nedeniyle aramız pek de iyi olmayan İsviçre Cumhurbaşkanı Couchepin, Cumhurbaşkanımıza bir jest yaparak Lozan Anlaşması'nın imzalandığı masayı hediye etmesi olmuştur.

Türkiye’ye hediye edilen “bacağı kırık o masanın” ise bizim için manevi değeri büyüktü, zira Türkiye Cumhuriyeti bu masada atılan imzalarla hayat bulmuştu.

Ancak“bizim için manevi değeri büyük” olan bu masaya Çankaya Köşkü'nde yer bulunamamıştı.

İsviçre Cumhurbaşkanı tarafından cumhurbaşkanımıza “Bu masa sizin bağımsızlık onurunuz, bizden çok size layık” diyerek verilen masaya Çankaya’da yer bulunamaması ise üzücüdür.

SayınCumhurbaşkanımız yaptığı açıklamada “Şu anda Heykel ve Resim Müzesine teslimedilen bu masa en iyi şekilde korunacaktır” diye açıklama yaptı. Ancak tarihimizde önemli bir yer tutan bu masanın Çankaya’da himaye altına alınması gerekirdi.

Duruma üzülen ve daha fazla dayanamayan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’da bir açıklama yaparak: “Bu masa CHP’ye verilsin, Lozan’da delegasyon başkanı olarak imza koyan İsmet Paşa bizim kurucu genel başkanımızdı. CHP bu tarihi masayı korumaya ve sergilemeye hazırdır” diyerek tepkisini dile getirmiştir.

Sayın cumhurbaşkanımızın “Çankaya’da yer yok” gerekçesinin arkasına sığınarak bu tarihi masayı ortada bırakması beklenemez.

Mutlaka gerekli hassasiyet gösterilerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş simgesi olan ve manevi değeri ölçülemez olan bu masa en layık olduğu yerde Türk halkının ziyaretine sunulmalıdır.

Sonsuzluk (Osman Özeker)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Atatürk Döneminden sonra en aktif Cumhurbaşkanı olacağına inandığımız sayın Abdullah Gül'ün, hassasiyetle dile getirdiğiniz ve hepimizin düşündüğü soruna eğileceğine inanıyorum. Onur Masası herhangi bir yere değil, Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne lâyıktır... Esenlikler dilerim.

Ayten Dirier 
 22.11.2008 20:39
Cevap :
Sayın Cumhurbaşkanımız kamuoyunun beklentilerine uygun bir çözüm bulacağı, onur masasını layık olduğu yerde himayeedeceği düşüncesiyle.. tesekkürler.  22.11.2008 22:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 285
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3007
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster