Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
626
 

Lozan ve Kosova’nın bağımsızlığı...

Lozan ve Kosova’nın bağımsızlığı...
 

Yazının başlığına bakıp LOZAN Antlaşması ile Kosova’nın bağımsızlığının ne ilgisi var diyeceksiniz?

Anlatalım;

“ Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Kosova'nın bağımsızlık ilan etmesinin uluslararası hukuka aykırı olmadığına hükmetti. UAD Başkanı Hisashi Owada, uluslararası hukukta bağımsızlık ilanlarını yasaklayan bir kural olmadığını belirtti.”(Gazeteler)

UAD kararı ile Kosova’nın bağımsızlığı dünya önünde resmen tescil edildi. Daha önce Türkiye dâhil 69 ülkenin tanıdığı Kosova’yı, bu tescil sonucunda başka ülkelerden de tanıyanlar çıkacaktır.. Böylece Kosova’ya Birleşmiş Milletler (BM) yolu da açılmış oluyor. Artık kim tutar Kosova’yı?

Yugoslavya’nın kurucusu Tito’nun 1980’ deki ölümünden sonra ABD ve Avrupa ülkeleri, bu ülkedeki etnik grupları kaşımaya başladı. Önce Hırvatistan, Slovenya, Bosna-Hersek ve Makedonya doğdu. 2003’de adı değişti: Sırbistan ve Karadağ Cumhuriyeti oldu. 2006’da Karadağ’da ayrıldı. Geriye kalan Sırbistan Cumhuriyeti’nin içinden de Şubat 2008’de Kosova bağımsızlığını ilan etti.

ABD ve Avrupa ülkelerinin kaşımaları ve uzun uğraşları sonucunda, Tito’nun Yuıgoslavyası’ndan şimdilik yedi ülke doğdu. …

Böl ve yönet!

Son yıllarda Türkiye’nin içine düşürüldüğü duruma baktıkça, Yugoslavya’nın Batı eliyle nasıl parçalandığını düşünürüm. Orada ilk olarak ayrılıklar öne çıkartıldı. Yani işe etnik kaşıma ile başladılar.

Türkiye’de ise;

Batı (ABD, AB) önce Türkiye’yi topla-tüfekle parçalamak istedi başaramadı…

Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşı’nda yediği tekmelerle geldiği gibi gitti…

Gitti ama vazgeçmedi…

Türkiye, coğrafi konumu ve özellikle elinde tuttuğu boğazlar ile Asya ve Ortadoğu’da kilit görevi görmektedir. Yani Asya ve Ortadoğu’nun kapısıdır. Buradan geçebilmek için öncelikle Türkiye’nin ele geçirilip yönetilmesi gerekmektedir. Ancak Atatürk Türkiyesi’ni ele geçirmek çok da kolay değildir. Pabucun pahalı olduğunu anlayan Batı, tıpkı Yugoslavya örneğinde olduğu gibi, işe yine etnik kaşıma ile başladı.

ABD daha 1940’lı yıllarda Türkiye’nin bir bölümünü Kürdistan, bir bölümünü de Ermenistan toprağı olarak gösteren haritalar yayınladı. Hatta bu haritalarda Yunanistan’ın Ege deki karasularının 12 mil olarak gösterildiği de bilinmektedir.

Parçalanmış Türkiye (!) haritaları son yıllarda daha sık yayınlanmaya başlandı… ABD’li Albay’ın NATO toplantısında, bölünmüş Türkiye haritasını, Türk Askeri’nin önüne koyduğu günler hâlâ hatırlardadır.

Batı, SEVR’den vazgeçmedi!…

Hedef, Türkiye’nin parçalanması!..

Ve uygulama başladı… 1973-1985 yılları arasında başımıza Ermeni ASALA örgütü musallat oldu. Bir taraftan da, Türkiye’de yaşayan Kürt kökenli vatandaşlar kışkırtıldı. 1980’ li yılların başında ortaya PKK çıkartıldı… Turgut Özal’ın “3-5 çapulcu” dediği örgüt 30 yıldır başımıza bela edildi. Türk-Kürt, binlerce vatan evlâdı hayatını kaybetti. Ve geldiğimiz nokta:

AKP iktidarının başbakanı R.T. Erdoğan; “Türkiye’de 32 etnik unsur var”… dedi.

PKK’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adında bir partisi mevcut… Türkiye’nin Güneydoğusu’nda özerklik istiyorlar… Kürt sorununun artık dünyanın da sorunu olduğunu belirtiyorlar ve Kürt halkının özgürlüğünü istiyorlar… Bu yetmezmiş gibi Türkiye’nin 26 bölgeye ayrıldığını ve bu bölgelerde bölge meclislerinin kurulması gerektiğini ifade ediyorlar…

Kosova’nın özgürlüğünün tescil edildiği günlerde tesadüfe bakın ki, Ankara’dan ayrılmaya hazırlanan ABD büyükelçisi James Jeffrey, BDP’li Sırrı Sakık’a;

“Türkiye’den ayrılmayın. Eğer Güneydoğu koparsa Ortadoğu’da üçüncü sınıf bir ülke olarak yaşamak zorunda kalırsınız. Türkiye ise Batılı bir ülke olarak yoluna devam eder “…dedi.

…!!!

ABD Büyükelçisinin sözlerini anlamayanlar için biz tercüme edelim;

“Bakın siz Türkiye’den ayrılıyorsunuz ama bu sizin için iyi olmaz, Ortadoğu’ da sürünürsünüz. Gelin siz ayrılmaktan vazgeçin, Türkiye’nin garantörlüğünde, özerk bir devlet olarak yaşayın. Bu sizin için daha uygun. Kendi askeriniz, kendi polisiniz olur. Hem bölgenin gelirlerini de siz alırsınız. İmralı’daki elebaşınıza da bastırın, af isteyin, geçsin partisinin başına, siyaset yapsın. Dışarıda başınız sıkıştığında da yanınızda koskoca bir Türkiye var, sizi korur…”

*

Gelelim yazımızın başlığına;

Batı oyunuyla ayrılıkların ön plana çıkartılması temel politika olarak belirlenmişse, uzun ince bir yolda yürüyoruz demektir…

Yugoslavya için oynanan oyunun aynısı Türkiye için de sergileniyor;

Böl ve yönet!

Kosova’nın bağımsızlığının tescili, etnik köken sorunu olan ülkelere bir örnek teşkil edecektir. Türkiye tarihten gelen bağları nedeniyle Kosova’nın bağımsızlığını tanıdı. Ancak ya BDP’nin öncülüğünde Güneydoğu; “Biz özgürlüğümüzü ilan ediyoruz” diyerek UAD’a müracaat ederse? UAD’ da bunu Kosova örneğinde olduğu gibi tescil ederse… Böyle bir ihtimali yok saymak mümkün mü?

Ne diyor BDP’li vekil? “Kürt sorunu artık dünyanın da sorunudur”(…)

Batı, Anadolu’da dinsel ve etnik ayrımcılığa olanak tanıyan ve kendi emperyalist (sömürge) emellerine zemin hazırlayan Sevr’den asla ve asla vazgeçmemiştir… Vazgeçmeyecektir !..Bunun içinde, Türkiye’nin Güneydoğusu’nu kaşımaya devam edecektir…

Şimdi bazılarınız, “Tito’nun kurduğu Yugoslavya ile Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti aynı olabilir mi?” diyeceksiniz. Elbette aynı değil. Aynı olsaydı, Türkiye içten ve dıştan bu kadar ihanete dayanamaz ve çoktan parçalanırdı…

*

Türkiye 24 Temmuz 1923’de LOZAN Barış antlaşması ile bugünkü sınırlarına kavuşmuştur. Lozan’da imzalanan antlaşma, Türkiye’nin Millî sınırlarının resmi belgesidir. Bunu değiştirmek asla mümkün değildir. Türk Ulusu buna izin vermez! Ancak, Yugoslavya örneğini aklımızdan çıkartmadan, hatta ve hatta Irak’ı da birlikte değerlendirerek, ABD’ nin Lozan’ı tanımadığı, sömürücü Avrupa ülkelerinin Türkiye üzerindeki emellerinden ise asla vazgeçmediği gerçeğini de unutmamalıyız.

Bugün Lozan’a “hezimet” diyen ve Sevr’i öven zavallı zihniyetlere, Mustafa Kemal Atatürk’ün NUTUK’ unu bir kez daha okumalarını öğütleriz. Büyük kurtarıcı burada, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Sevr, Londra, Paris ve Lozan’da Türkiye’ye yapılan dört barış önerisi arasında bir karşılaştırma yapmıştır. Lozan’a gelene kadar nasıl bir yok oluş sürecinden geçtiğimizin anlaşılması açısından önemlidir. Tekrar tekrar okunmalı, okutulmalıdır…

Bu topraklar kolay kazanılmadı…

Lozan Barış Antlaşması’nın 87. Yıldönümü. Ve… biz bu coğrafyanın üzerinde oturdukça daha çok tehlikeler yaşarız, yaşayacağız da… Bu gerçeği kabul edip, tehlikelere karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız.

Vatanı ve milleti ile bölünmez bir bütün olarak, daha fazla geç kalmadan uyanalım ve ülkemiz üzerinde oynanan oyunları hep birlikte bozalım…

Lozan Barış Antlaşması’nın 87. Yıldönümü ulusumuza kutlu olsun!

Tülay Hergünlü

24.07.2010

Geyikli-Çanakkale

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunu biraz politik dilden anlayan ve okuyan herkes bilirki asil lozan antlasmasinin amaci kurtleri bolmek disinda kimseye bir kazanc saglamamistir. Gelelim kurtlerin kazanc yada kayiplarina. Kanimca kurtler turkiyeden ayrilmak istemezler, Asil Kurtlerin yonetim istedikleri bolge irak iken 1992 korfez savasi sonrasi Turkiyenin kirmizi cizgileri adina ingiliz generalin Kurtlerin biraz daha surunmeleri gerekiyor diye karsi ciktigi kurdistan hayali ne yazik ki bu gun Turkiye icinde tartisiliyorsa buda kurtlerin arzusu olmamistir. Dolayisiyla, kurtleri bence ayrismaya goturen sorun rejim sorunudur. Ayrica kurtler Turkiyeden ayrismak istemiyorlar turkiye kurtleri ayristirmakla tehdit ediyor. Kurtler henuz kendi kendilerini yonetme kabiliyetine sahip degiller, dolayisiyla bu bir tehdittir sadece, ama sanirim bu sorunu Turkiye kendi icinde cozemezse Lahey mahkemesinin karari bir ornek teskil edecektir. Uzgunum ama oraya gidiyor gibi:( selamlar

iboca_N 
 28.07.2010 16:42
Cevap :
Merhaba. Düşüncelerinize saygı duyarım ancak yorumunuzun çoğuna katılmam mümkün değildir. Özellikle başlangıçtaki Lozan yorumunuza ve "Türkiye Kürtleri ayrıştırmakla tehdit ediyor" cümlenize. Teşekkürler.  11.08.2010 14:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 496
Toplam yorum
: 632
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1099
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster