Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '11

 
Kategori
Yurtdışından Bildiriyorum
Okunma Sayısı
25027
 

Ludwig Van Beethoven’in, yaşam serüveni üzerine

Ludwig Van Beethoven’in, yaşam serüveni üzerine
 

Ludwig Van Beethoven’in, yaşam serüveni üzerine USA NEWS


Bölüm. 2; 

 

LUDWİG VAN BEETHOVEN (16 Aralık 1770 - 26 Mart 1827) 

 

Alman klasik müzik bestecisi, Ludwig Van Beethoven, neden özel bir bestecidir? 

 

LUDWİG VAN BEETHOVENiN, YAŞAM SÜRECİ ve SERÜVENİ; 

 

" Mozart; Bu çocuğa iyi bakın, bir gün tüm Dünya onu tanıyacak." 

 

Mozart, on yaşındaki Beethoven' ı tanıyabildiği kısa zaman içinde böyle demiştir ve zaman gerçekten yanılmadığını göstermiştir. 

 

Ludwig van Beethoven 1770 yılında Bonn’da 8 oğlu olan, fakat bunların hepsinin de özürlü olduğu bir ailenin çocuğudur. İlk müzik öğretmeni ise babasıdır. Alkole karşı olan tutkusuyla bilinen Beethoven’ in babası Johann da sarayda müzisyendi. 

 

Ludwig Van Beethoven, ilk piyano derslerini henüz dört yaşındayken babasından almıştır.  

 

LUDWİG VAN BEETHOVEN’İN YAŞAMINDAN KARELER;  

 

Katı bir insan olan babası çocuğunu müzik derslerinde çok zorlamaktaydı. Ludwig Van Beethoven henüz dört-beş yaşındadır ve parmakları piyanoya yetişememektedir ama baba acımasızdır ve ağlayan Beethoven’e karşı acımasızdır. 

 

Diğer yandan evde devamlı hasta yatan annesiyle, sarhoş babasının bitmek tükenmek bilmeyen kavgaları da küçük çocuğun ruhu üzerinde önemli olumsuz etkiler yaratmaktadır. 

 

Mutsuz bir çocukluk geçiren Beethoven, küçük yaşlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak için kilisede piyano çalarak çalışmaya başlamıştır. 

 

Ludwig Van Beethoven; İlk müzik eğitimini babasından aldıktan sonra, 1779’da Christian Gottlob Neefe’ yle çalışmaya başladı ve Neefe onun dikkatini Bach'ın eserleri üzerine çekmiştir. 

 

1783’ te ilk bestesi olan Dressler’ in Marşı Üzerine Çeşitlemeler Neefe’ nin yardımıyla yayımlanmıştır. 

 

Bonn’da kendisini gören Haydn’ın tavsiyesi üzerine Mozart’ın talebesi olmak için 1786'da Viyana'ya gitmiştir. 

 

Bir süre Mozart'tan ders aldı. Beethoven'in kabiliyetini keşfeden ilk müzik öğretmeni de Mozart'tır. 

 

Fakat vereme yakalanmış olan annesinin durumu ağırlaşınca Bonn'a geri dönmüştür. 

 

Birkaç gün sonra ise hasta kadın oğlunun kolları arasında son nefesini vermiştir. 

 

Annesinin ölümü, Ludwig Van Beethoven’in hayatının en acı dönemi olmuştur. 

 

Beethoven, dert ortağı ve biricik dayanak noktası olan annesini kaybedince çılgına döner. 

 

Artık evin bütün yükü Beethoven'in omuzlarındadır. Babasından başka iki küçük kardeşi Anton Carl ile Nikolaus Johann'ın bakımı Beethoven'e kalmıştır. 

 

Son derece aksi, sinirli bir insan olmuştur. Çevresindeki insanların ondan çok daha rahat ve mutlu yaşayabildiklerini düşündükçe öfkeleniyor, herkese düşman kesilmektedir. 

 

Arkadaşlarıyla konuşurken onlara daima kötü sözler sarf eden, en küçük fırsatta işi kavgaya dökebilen farklı bir kişiliğe bürünmüştür. 

 

Saçı başı darmadağınık dolaştığı için herkes ona çılgın İspanyol demektedir. 

 

Tüm bu olumsuzlukların yanında ise, her şeye rağmen Beethoven'in bir çok da dostu bulunmaktadır. Bu kişiler ise, kavgacı fakat dürüst delikanlıyı sevmektedirler. 

 

LUDWİG VAN BEETHOVEN’iN YAŞAMINDA OLUMSUZLUKLARDAN OLUMLUYA GEÇİŞ SÜRECİ;  

 

Ludwig Van Beethoven bir süre sonra Kont Walstein'ın hizmetine girmiş ve dört yıl boyunca kontun orkestrasında viyola çalmıştır. 

 

İkinci defa Viyana'ya gidişinde ise Mozart ölmüştü. Kendisini çok üzen bu olaydan sonra, Ludwig Van Beethoven hayatının sonuna dek orada yaşamıştır. 

 

Haydn, genç Beethoven’e rehber olmak sorumluluğunu üzerine aldı. Fakat onun asıl hocası, füg tekniğiyle anılan “Albrechtsberger” olmuştur. 

 

Ona bestecilik öğretmekte olan Albrechtsberger, Beethoven şimdiye kadar bir şey öğrenememiş demiştir. 

 

Beethoven'e bir süre armoni dersleri veren Hayd bile öğrencisinin meziyetlerini fark edememiştir.  

 

Aslında Beethoven, öğretmenlerinin anlayamayacakları derecede büyük hayaller peşindedir ve henüz bunları açıklayacak zemin bulamamıştır. 

 

1794' e dek Viyana aristokrasisi içindeki müzik aşıklarına saraylarda ve özel toplantılarda çaldı. Bu durumunu ise, 1795 yılına kadar halka açılmamıştır. 

 

Ludwig Van Beethoven, başlangıçta bir besteci olarak değil, bir piyanist ve öğretmen olarak adını duyurmuş ve kısa zamanda üne kavuşmuştur. 

 

Ludwig Van Beethoven daha sonra yaptığı bestelerle klasik müziğin 19. yüzyılın sonuna kadar yaşayan tüm müzisyenlerini etkilemeyi becerebilmiştir. 

 

Beethoven Viyana'ya gittikten sonra artık ellerinin ustalığı sayesinde kendi ayakları üzerinde duracak hale gelmiştir. 

 

Piyanoda gösterdiği başarı sayesinde Prens Carl Lichnowski ile eşinin de dikkatini çeken Ludwig Van Beethoven, Avusturyalı aristokratlar müziğe çok meraklıdırlar. 

 

Asil karı koca Beethoven'i evlerine aldılar ve ona yılda altı yüz florin (üç bin Türk lirasına yakın) ödemeyi kabul ettiler. 

 

Bu arada genç müzisyeninin Viyana sosyetesinde de tanınmasına yardımcı oldular. Bu durum, Ludwig Van Beethoven’in gerçek anlamda müzik alanındaki ilerlemesini sağlayacak şekilde önünün açılmasının gerçek işaretidir. 

 

Beethoven bu süreçlerde, bir süre neşeli, kayıtsız bir insan olmayı denedi, hatta kendine bir atlı araba almayı düşünecek kadar da lükse merak sardı. Parlak renkli kumaşlardan elbiseler yaptırıp, dans dersleri almaktaydı. Çevresinde bulunan genç kızlarla dostluk kurmaktan da çekinmiyordu. 

 

O artık Beethoven, Viyana sosyetesinin bir numaralı erkeği olmuştu. Her yere davet edilmekte, her gittiği yerde itibar görmektedir.  

 

Fakat bir süre sonra, Ludwig Van Beethoven’in kolaylıkla değişken olan kişiliği, asi ruhlu bestecinin sinirine dokunmaya başladı. Asillerin ona yakınlık göstermeleri ise öfkelenmesine sebep oluyordu. Genç adam, mutluluk bana yaramıyor diyerek durumunu açıklamaya çalışmaktaydı. 

 

Gerçekten de bestecinin dehasını geliştirebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı var mıydı? 

 

Gerçekten yalnız yaşamalı mıydı? 

 

Ve, Ludwig Van Beethoven yaşam serüveninde ıstırap çekmeli miydi? 

 

Tüm bunlar olursa, Ludwig Van Beethoven muhteşem eserleri yaratabilecek miydi? 

 

Ludwig Van Beethoven’in bu dönemlerdeki söylemi “Ben dünyaya mutlu, kaygısız bir hayat sürmek için değil, büyük eserler yaratmak için gelmişim” dir. 

 

Beethoven bunları düşünerek sosyeteden elini eteğini çekti ve onun kabaca davranışları iyi kalpli prens ile eşinin de sabrını tüketmeye yetti ise de, onların Ludwig Van Beethoven’de hissettikleri, fark ettikleri bir şey mutlaka vardı. 

 

Bu nedenle de hoşgörülü karı koca onun, şımarıklıklarına, huysuzluklarına boyun eğmeye de kararlılık gösterdiler. Hatta bir keresinde Prens, hizmetkarlarından birine “Şayet Beethoven de seni benim çağırdığım sırada çağırırsa önce onun yanına gidip emirlerini yerine getirmelisin” demiştir. 

 

Çünkü, prens, sanatın her şeyden önce geldiğine inanıyordu. Herkesin onu iyi bir piyanist, kötü bir besteci olarak tanınmasından da yakınmaktadır. 

 

İlk eserleri, sanki güzel çalan fakat güzel eser yaratmaktan aciz bir müzikçinin eserleriydi. Halbuki Beethoven, her şeyden çok yaratıcılığa önem veriyordu. Tek isteği, ihtirası güzel eser bestelemekti ama otuz yaşına yaklaştığı halde dikkati çekip ilgi toplayacak bir eser ortaya çıkaramamıştır. 

 

LUDWİG VAN BEETHOVEN, UMUT VE UMUTSUZLUĞU BİRLİKTE YAŞAMAKTAYDI; 

 

Arkadaşlarının ona cesaret vermemeleri Beethoven'i ümitsizliğe düşürmemiştir. Dehasının er geç anlaşılacağından emindir. 

 

Nitekim 1800 de tamamladığı Birinci Senfonisi, Beethoven'in ilerde bir şeyler yapabileceğini müjdelemesi bakımından önemli bir atağıdır. 

 

Bestecinin kendisinden önce yaşamış olan bestecilerin eserlerinin etkisinde kaldığı söylenmiş olsa da, bu eseri yine de ileriye doğru atılmış bir adım sayılır. 

 

Müzik eleştiricileri Beethoven'e, yenilikler peşinde koşmaktan vazgeçip eski usulde eser bestelemesini tavsiye ettiler. 

 

Fakat, Ludwig Van Beethoven, kendine söylenenlere kulak asmayarak “İkinci Senfoni”siyle eleştiricilere adeta meydan okumuştur.  

 

Bu senfoninin Largetto temposundaki ikinci bölümünde orkestranın çeşitli sazları bir melodiyi karşılıklı tekrarlayarak bir nevi notalı dedikodu yapıyorlardı. İki ayrı grubun aynı melodileri karşılıklı tekrarlanmasından sonra üçüncü bir grup araya karışıyordu. 

 

Eleştiricilerin çoğu, Beethoven'in bu eserini dinledikten sonra bu gidişle bizim orkestralar sazlı dedikodu dernekleri haline gelecek demişlerdir. 

 

Beethoven bu sözleri de duymazlıktan geldi. Birkaç sineğin ısırması yarışı kazanmaya azmetmiş bir atı durduramaz diyordu. Eleştiriciler ise Beethoven'in sadece bir konuşmadan ibaret olmakla kalmayıp aynı zamanda gramer yanlışlarıyla da dolu olduğunu belirttiler. Onların düşüncelerine göre bu konuşma, cahil bir adamın konuşmasından farksızdı. 

 

BEETHOVEN, BU SERT SALDIRILARLA GÜÇLENİYOR DU; 

 

Yıllar geçtikçe, Beethoven'in huzursuzluğu da artıyor. arkadaşlarına bağırıp çağırıyor, hizmetçilerine kitap çanak fırlatıyor hatta patronlarına da hakaret ediyordu. Bir keresinde Prensin sarayına Napolyon'un ordusuna mensup subayların geldiğini görünce o gece piyano çalmaktan vazgeçmişti. 

 

Prens " misafirlerimin huzurunda piyano çalmazsan, harp esiri olarak şatoda hapsedileceksin" diye ihtar etti. Bu sözler üzerine Beethoven hiç bir şey demeden şatodan dışarı çıkıp bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında üç millik yolu yürüyerek kasabaya gelmiş, burada araba beklerken Prense de bir mektup yazmıştır. 

 

Bu mektubunda: "Prens" diye başlamış, devamında ise tırnak içerisindeki sert ifadeleri kullanabilmiştir. 

 

"Sen bugünkü halini, doğuşuna ve talihine borçlusun. Ben ise kendi kendimi yetiştirdim. Bugüne kadar binlerce prens geldi geçti, bundan sonra da binlercesi yaşayacak. Fakat yeryüzünde yalnız bir tek Beethoven vardır."  

 

İşte bu anlatım onun tartışılan kararlılığı yada nankörlüğüdür… 

 

Bu ayrılış sonrasında, Ludwig Van Beethoven, müzik dersleri vermeye başlamıştır. Ancak, öğrencilerine karşı gayet sert davranıyor, onlara hiç durmadan dinlenmeden egzersiz yapmaları gerektiğini anlatıyordu. Hanım öğrencilerin yanında bile Beethoven öfkesini gizlemek zahmetine katlanmıyordu. Bazen günlerce ortadan kayboluyor, onu aramaya çıkanlar da besteciyi ormanda, ağaç altında ellerini şakağına dayamış bir halde buluyorlardı. Onu sükunete kavuşturan tek yer ormanda, ağaçların yanıydı. Beethoven, hasretini çektiği insan sevgisini ağaçlarda arıyordu. 

 

LUDWİG VAN BEETHOVEN’İN KULAK SENDROMLARI; 

 

Sağırlığının her gün biraz daha artmasına karşılık bestelediği eserlerin sayıları da günden güne artıyordu.  

 

Ludwig Van Beethoven, dördüncü senfonisini neşeli bir aşk senfonisi olarak bestelemiştir. Bestecinin üçüncü ve beşinci senfonilerinin yanında dördüncü senfoni biraz sönük kalmaktadır.  

 

Bu arada Beethoven, Fidelio operasını da bestelemeye başlamıştır. 

 

(1804)yılında Boully adındaki yazarın "Leonore" isimli eserlerinden aldığı operanın bestelenmesi bir hayli uzun sürmüştür. Esas itibarıyla, Beethoven, insan seslerini sevmediği için onlara göre bir eser yaratmakta güçlük çekmektedir. 

 

LUDWİG VAN BEETHOVEN’İN, GOETHE İLE TANIŞMASI;  

 

Beethoven'in hayatının en önemli olaylarından biri de onun ünlü şair Goethe ile tanışmasıdır. 

 

Besteci geçirdiği şiddetli bir sinir krizinden sonra dinlenmek, biraz da kendini toplamak için Teplitz'e gelmiştir. Burada ünlü şair Goethe ile karşılaştı. Hayli yaşlanmış olan şair, genç besteci üzerinde derin bir iz bırakmıştı. Teplitz'deki yaz tatili süresince iki sanatçı sık sık buluşmak fırsatını elde ettiler. 

 

Beethoven'in sağırlığı iki şöhretin rahatça konuşmasını önlüyordu. Fakat birbirlerinden pek hoşlandıkları için sık sık ormanda yürüyüşe çıkıyorlar, bazı kereler hiç konuşmadan dakikalarca yürüyorlardı. Bazen de aralarında fikir ayrılıkları beliriyor, şiddetli münakaşalara girişiyorlardı. 

 

Goethe, asaleti her şeyden üstün tutuyordu. Onun aksine Beethoven de demokrat ruhluydu. Bir gün parkta dolaşırken Krala rastladılar. 

 

Beethoven, karşıdan gelenlere hiç aldırmadan başı yukarda yoluna devam etti. Goethe ise yanındakilere hürmette kusur etmedi. Sonra da yaptığı kabalıktan ötürü Beethoven'i azarladı. Bu yüzden de iki dostun arası açıldı. Beethoven akrabalarına karşı da dostlarına yaptığı gibi haşin davranıyor, bestelediği sevgiyi sert davranışlarıyla gizlemeye çalışıyordu. 

 

Küçük kardeşlerinden Johann ilaç imalatı üzerinde çalışmış, başarılı bir iş adamı olmuştu ve her zaman da başarılarıyla övünmekten hoşlanıyordu. Aynı zamanda büyük bir arazi satın aldığını da herkesin bilmesini istiyordu. Bir gün, ağabeysini ziyarete gittiği zaman kartvizitine "Johann Van Beethoven - Akıl sahibi" kelimelerini yazmayı ihmal etmedi. 

Besteci, kardeşi Caspar'a daha fazla yakınlık gösteriyordu. Bir süre onu yanında sekreter olarak da çalıştırdı. Caspar öldükten sonra da o tarihte dokuz yaşında olan oğlu Carl'ı yanına alıp onu manevi evlat edindi. 

 

Beethoven, küçük Carl'ın bakımını üzerine almakla omuzlarına pek ağır bir yük yüklemiş oluyordu. Carl'ın annesi zengin bir ailenin kızıydı ve kocasının kardeşine çocuğunu vermek istemiyordu. Yengesiyle kayınbirader mahkemelik oldular. Dava yıllarca sürdü. Beethoven'in maddi durumu iyice kötüleşmiş, üstelik mahkemenin verdiği heyecan ve üzüntü sıhhatini de bozmuştu. Her şeye rağmen Beethoven sevgili yeğeninin tahsili için bir kenara bir miktar para ayırdı ve kendi ihtiyaçlarından fedakarlık yaparak varını yoğunu Carl'a harcamaya koyuldu. Yeğenin de günün birinde iyi bir besteci olacağına inanıyordu. Fakat maalesef bu konuda onu büyük bir hayal kırıklığı beklemekteydi. Carl, idaresi son derece güç olan asi ruhlu bir çocuktu. 

 

Okulda ders çalışmaktansa bilardo salonlarında oyun oynamayı tercih ediyordu. Amcasından aldığı harçlık masraflarına yetmediği gibi bir sürü de borca girmişti. Bir keresinde delikanlı intihar etmeye kalkışmış, aklınca dertlerinden kurtulmak istemişti. Gerçi Carl'ın intihar denemesi yarım kalmıştı ama Beethoven bu olaydan sonra kendini bir türlü toparlayamadı. Carl Van Beethoven sonradan iyi bir insan olmuş, akıllanıp uslanmış, amcasının müziğiyle iftihar etmiştir. Fakat Beethoven, haylaz yeğeninin akıllandığını maalesef görememiştir. 

 

Çeşitli sıkıntılar ve artan sağırlık Beethoven'in gerektiği kadar fazla çalışmasına imkan tanımamaktadır. 

 

Ludwig Van Beethoven, sekiz senfonisini de 1815'ten önce, yani Carl'ı evlat edinmeden önce bestelemiştir. Dokuzuncu senfonisini ise 1824'ten önce tamamlayamamıştır. 

 

Dokuz yıl süren ıstırap büyük bir neşe tufanıyla son bulmuştur. Dokuzuncu senfonisi o güne kadar bir benzerine daha rastlanmamış, inanılmayacak derecede güzel bir eserdir. 

 

Beethoven, eserin son bölümüne ünlü Alman şairi Schiller'in "Neşeye Şarkı" isimli eserini de koro parçası olarak besteleyip eklemiştir.  

 

DOKUZUNCU SENFONİ, LUDWİG VAN BEETHOVEN’İN ÇIKIŞI MIDIR? 

Dokuzuncu senfoniyi dinleyenler kulaklarına inanamıyorlardı. Bu muazzam eser, ilk defa 7 Mayıs 1824 tarihinde Viyana Kraliyet Tiyatrosunda çalınmıştır. 

 

Kulakları artık adam akıllı sağırlaştığı halde besteci eserinin idaresini başkasına bırakmak istememiştir. Besteci şef değneğini (baget) eline aldıktan sonra konseri başından sonuna kadar hiçbir aksaklığa sebep olmadan idare etmiştir. 

 

Konser bitip de halkın çılgınca alkışları salonu inletmeye başladığı zaman Beethoven, hayatının en acı dakikalarını yaşadı. 

 

Zavallı besteci, çevresinde olup bitenlerden habersizdir. Alkışlara karşılık olarak halkı selamlamasını ona işaretle anlatmaya çalıştıkları zaman da bestecinin üzüntüsü son haddini bulur. Dehşet içinde iki eliyle kulaklarını kapatır, hıçkıra hıçkıra ağlayarak salondan uzaklaşır. Kader, Beethoven'e en büyük darbesini indirmiştir, ölümü de artık yakındır.. 

 

BEETHOVEN’İN ESERLERİ ÜZERİNDE; 

 

Beethoven’in dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır.  

 

Sadece bir opera, Fidelio, bestelemiştir. İlk senfonisini 1800 yılında yapmıştır. 3. senfonisini, Eroica olarak da bilinir, Napolyon’a Avrupa’ya demokrasi getirdiği için adamıştır. 

 

Ancak daha sonra Napolyon kendini İmparator ilan ettiğinde bu adamayı geri almıştır. 9. senfoni ise en çok bilinen ve bugün Avrupa Birliği marşı da olan en çarpıcı senfonisidir. 

 

BEETHOVEN’İN MÜZİSYENLİK TARZI 

 

Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi. Müziği, ifade gücü ve teknik olarak çok üst seviyedeydi. Beethoven, Haydn ve Mozart’tan devraldığı prensipleri geliştirdi, daha uzun besteler yazdı ve daha tutkulu, dramatik eserler oluşturdu. Özellikle Op. 109 piyano sonatıyla Klasik müziğin Romantik Dönemini başlatmıştır. 

 

BEETHOVEN’İN İŞİTME PROBLEMİ 

 

Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1798 yılında işitme problemleri yaşamaya başladı. 

 

Bu tarihten itibaren 21 yıl boyunca hiç kimseyle iletişim kurmadı. Ancak 1819 yılına gelindiğinde yazarak insanlarla diyalog kurmaya başladı. 21 yıl boyunca çekilen yalnızlık çok derin acılar yaşamasına neden oldu. 

 

Beethoven’in bütün senfonilerini işitme problemi yaşamaya başladıktan sonra bestelemesi de dikkate değer bir olaydır. 1817’de tamamen sağır olmuştur.  

 

Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. Hatta hepimizin çok iyi bildiği 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir. 

 

BEETHOVEN’İN ÖLÜMSÜZ AŞKI 

 

Beethoven ömrü boyunca birkaç kadını sevmesine rağmen hiç evlenmemiştir. Bunlar içinde evlenmeye en çok yaklaştığı ve en çok sevdiği Ölümsüz Aşık’ tır. Kim olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte bu kadının, Frankfurtlu bir tüccarın karısı olan Antonie Brentano olduğu sanılmaktadır. Sevdiği kişiye kendini bütünüyle veren Beethoven, Diabelli Varyasyonları’ nı Ölümsüz Aşkı’ na adamıştır. 

 

BEETHOVEN’İN ÖLÜMÜ,  

 

1826’ da kardeşi Carl ile Gneixendorf’ ta yaptığı tatilin ardından Viyana’ ya dönüşünde, siroz hastalığı iyice ilerlemiş, yataktan kalkamaz olmuştur.  

 

26 Mart 1827’ de hava iyice bozmuş, durmadan yağmur yağıyordu. O sırada çakan büyük bir şimşekle Beethoven’ in odası aydınlanır. 

 

Aynı anda, yumruğunu havaya kaldıran Beethoven’ in gözleri birkaç saniyeliğine hayata meydan okurcasına açılır ve ardından bir daha açılmamak üzere kapanır. 

 

Doktorlar bunun Beethoven’ in anlamlı bir hareketi değil, sadece ışığa karşı bir tür refleks olduğunu söylemektedirler. 56 yaşındayken dünyaca tanınan bir besteci olarak ölen Beethoven yaklaşık 30.000 kişinin katıldığı bir cenaze töreninin ardından Wahring mezarlığına defnedildi. 

 

1888’ de ise naaşı Viyana Merkez Mezarlığı’ na Schubert’ in mezarının yanına aktarıldı. 

 

BEETHOVEN'IN 10. SENFONİSİ 

 

Bilindiği gibi Ludwig Van Beethoven sadece dokuz senfoni yazmıştır. Ancak 10. senfonisi ilk kez 1988 yılında seslendirilmiştir. 

 

Beethoven 1823 yılında Archduke Rudolf’a yazdığı bir mektubunda, Kraliyet Filarmoni Derneği’ne ‘yeni bir senfoni’ yazacağına söz vermiş ve taslakların hali hazırda masasında olduğunu ve iki hafta içinde bitirmeyi ümit ettiğini belirtmişti. Ne yazık ki, aynı topluluk bu senfoniyi yıllar sonra 1988 yılında seslendirebilmiştir. 

 

İskoçya’daki Aberdeen Üniversitesi müzikoloji profesörü Barry Cooper, Beethoven`in 10. senfonisinin taslaklarını tesadüfen bulmuş ve sadece ilk bölümünün boşluklarını tamamlamıştı. Cooper, senfoninin tasarlanan üç bölümü için materyal bulmasına rağmen, diğer iki bölümün tamamlanmasının imkansız olduğunu görmüş ve sadece ilk bölümü yeniden yapılandırmıştı. Beethoven’ın ilk kez seslendirilen 10. senfonisi, Cooper’ın yeniden yapılandırdığı bu ilk bölümden başkası değildir. 

 

Beethoven’in sekreteri Anton Schindler’in 1844’de yayınladığı bir makalede Beeethoven’in bitmemiş senfonisinden bahsetmesinden itibaren pek çok spekülasyonlar yapılmış ve bu senfoniye karşı inanılmaz bir ilgi uyanmıştı. Ancak, Schindler kendisine güven duyulmayan bir şahit olarak görülmüştü. Beethoven’in Archduke Rudolf’a 1823’de gönderdiği mektubun yanı sıra, Moscheles’e gönderilmek üzere Schindler’a ölümünden sadece sekiz gün önce 18 Mart 1827’de yazdırdığı ve kendinin imzaladığı bir başka mektup yine yeni bir senfoninin taslaklarından söz etmektedir. 

 

Bunun yanı sıra, Beethoven`in arkadaşı ve sekreteri Karl Holz, bestecinin 10. senfoninin birinci bölümünün tamamını piyanoda çaldığını iddia etmiş, bir başka zaman ise senfoniyi tamamladığından söz etmişti. Holz’un tarif ettiği eser Cooper’ın bulduğu taslaklara çok uymaktaydı: Mi bemol majör tonunda sakin bir giriş ve onu takip eden “do minör” tonunda güçlü bir Allegrodur. 

 

Holz ve Schindler’in başlatmış olduğu bu söylentiler, tamamlanmış olan el yazısının bir yerlerde saklı olduğu veya Beethoven’in hiç yazmaya başlamadığı gibi temelsiz söylentilere yol açmıştı. O tarihten itibaren senfoni ile ilgili pek çok ipuçları ortaya çıkmış, ancak bunlar spekülasyonlara yenilerini eklemiştir. 

 

1980`lerden önce Beethoven`in 10. senfonisi var olmayan bir eser olarak kabul edilmekteydi.  

 

Yazmış olduğu varsayılan taslak hiç ele geçmemiş ve eserin sadece bestecinin kafasında tasarlanmış olduğu düşünülüyordu. 1960’lardan itibaren Beethoven’in eserleri daha sistemli bir şekilde incelenmeye başlanmış ve bestelenme tarihleri kesinleştirilmiştir. 

 

Ancak, 10. senfoni hakkında halen hiç bir ize rastlanamamıştı. Robert Winter 1977’de yazmış olduğu önemli bir makalede (‘Noch einmal: Wo sind Beethoven’s Skizzen zur Zehnten Symphonie?’, Beethoven-Jahrbuch, ix. 531-552), 9. senfoniden sonra Beethoven’in yaratıcı aktiviteleri için hiç zamanı olmadığını göstermiştir. 

 

Winter’a göre Beethoven senfoniyi yazmayı sadece kafasında tasarlamıştı. Makalesinde o döneme ait, kayıp bir taslak defterin olmadığından da söz etmiştir. 

 

Bulunan taslaklar içinde ise bu senfoninin izine rastlanmadığını, Beethoven’in sadece her zaman yaptığı gibi pek çok bilinmeyen temaları ve motifleri karalamış olabileceğini belirtmiştir. 

 

Peki, Beethoven’in mektuplarında bahsettiği o yeni senfoninin açıklaması nasıl yapılabilirdi? 

 

Bu soruya cevap daha sonra yazılan iki makale ile gelmektedir. 

 

Sieghard Brandenburg, 1984 yılında yayınladığı makalesinde (‘Die Skizzen zur Neunten Symphonie’, Zu Beethoven 2, ed. Harry Goldschmidt (Berlin) pp. 88-129), 1822-1824 yıllarına ait üç grup taslaktan söz etmektedir. 

 

Barry Cooper (1985) ise makalesinde 1825 tarihli bir grup taslaktan söz etmekteydi. Her iki yazarda, 10. senfoniyi aramak üzere yola çıkmamışlardır. 

 

Sieghard 9. senfoni üzerine yaptığı bir araştırma sırasında,  

 

Cooper ise yazacağı bir kitap için yaptığı araştırmalar sırasında, tesadüfen taslakları bulmuşlardır. 

 

Cooper, bulmuş olduğu taslakların, Beethoven’in 10. senfonisine ait olduğunu bu makalesinde dört ipucu ile kanıtlamaya çalışmıştır. 

 

BEETHOVEN’İN COOPER’A GÖRE İRDELENMESİ: 

 

1. Beethoven ölümünden kısa bir süre önce yeni bir senfoni için taslaklar yazdığını ve bitirmeyi ümit ettiğini belirtmiştir. 

 

2. Taslaklar, Karl Holz’un tanımlamalarına benzemekteydi. 

 

3. Bu taslaklar bir senfoni orkestrası için yazılmıştı. 

 

4. Taslaklar “yeni bir senfoniye” ait açıklamaların yakınında bulunmuşlardır. 

 

Cooper’a göre Beethoven, 9. senfonisini 1824’de tamamlamadan önce, 10. senfoni için temaları yazmaya başlamıştı bile. 

 

Yeni senfoninin temaları üzerinde 1822 yılı ile, bulunan en son taslağın yazıldığı Ekim 1825 tarihleri arasında zaman zaman çalışmıştır. 

 

Beethoven, ölüm tarihi Mart 1827 tarihine kadar ise sadece birinci bölümün detayları üzerinde çalışmıştır.  

 

Cooper’ın bulduğu bu taslaklar “yaylılar”, “timpani”, “orkestra” ve “birinci bölüm sonu” gibi referansları içermekteydi. 

 

Cooper’ın senfoni taslaklarını bulması, eserin yapılandırılıp, seslendirilmesi fikrini doğurmuştur. 

 

Ne de olsa, eserlerini tamamlayamadan ölen diğer bestecilerin eserleri bir şekilde tamamlanıp, seslendirilmişlerdi. Cooper’a göre, Mozart’ın Requiem i sonradan tamamlanıp, sıkça seslendirilen ve çok beğenilen bir eserdir. 

 

Yine Mahler`in 10. senfonisi, Berg’in Lulu operası, Schubert`in bitmemiş senfonileri başkaları tarafından tamamlanmış eserlerinden bir kaç örnekti. 

 

BEETHOVEN’IN 10. SENFONİSİNİN TAMAMLANMASININ TARİHSEL ÖNEMİ NE OLABİLİR? 

 

Her şeyden önce, bu tamamlanmamış eserin arşivlerde kalmak yerine, boşlukların doldurularak, performansının mümkün kılınması Cooper`a cazip bir fikir olarak gelmişti. Bunun ötesinde, bu eser 9. senfonisinden sonra, Beethoven’in ne planladığı hakkında bir fikirde verecektir. 

 

Cooper, o dönemde üzerinde çalıştığı kitabı (Beethoven and the Creative Process. Oxford University Press) için Beethoven’in pek çok el yazması üzerinde çalışmış birisi olarak, senfoninin boşluklarını doldurabilecek en iyi kişinin kendisi olduğuna karar vermiştir. 

 

Ancak, Beethoven’in eserindeki boşlukları doldurmak o kadar kolay olmayacaktı. Sayıları elliden fazlayı bulan bu küçük taslakların her biri 30 ölçüden fazla değildi. Beethoven senfoniyi her zaman yaptığı gibi dikkatsiz bir şekilde ve karmaşık bir el yazısı ile karalamıştır. Bu küçük parçaların çoğunu tek sesli yazmış, kiminin anahtarını yazmayı unutmuş veya hangi tonda olduğu belirtmemiştir. Çünkü; Taslakların çözümlenmesi imkansız, çözümlense bile yorumlanması oldukça zordur. 

 

Cooper, Beethoven’in besteleme tekniğini, tematik materyallerini ve diğer eserlerini derinlemesine incelemiş birisi olarak taslakların boşluklarını doldurabilmiştir.  

 

Senfoninin birinci bölümündeki bütün tematik materyaller Beethoven’e aittir. Cooper, sadece eksik olan bölümler için uygun armonileri eklemiştir. Bulunan taslaklarda toplam olarak 250 ölçü mevcut olmasına rağmen, bazı tekrarlar ve çelişen ölçülerden dolayı 200 den az ölçü kullanabilmiştir. Senfoninin son hali 531 ölçüden oluşmakta, temaların ve bölümün tekrarları ile beraber 300 ölçüsü bestecinin orijinal el yazmalarından alınmıştır. 

 

Senfoninin bu ilk bölümünün notası Universal Edition (Londra) tarafından yayınlanmıştır. 

 

Onuncu senfoninin birinci bölümünün tamamlanmış son hali, doğal olarak Beethoven’in yazmak istediği bir eserden oldukça uzaktır. 

 

Senfoni daha çok Beethoven’in “orta dönemine” ait bir esermiş gibi kulağa gelmektedir. 

 

Kimine göre materyaller 10. senfoni için yazılmamış, kimine göre ise 9. senfoniden alınmış veya bestecinin 9. senfoniden kullanmayıp, çıkarttığı taslaklardır.  

 

Winter, Cooper’ın çalışmalarının ardından yaptığı araştırmalarla, bu senfoninin yeniden yapılandırılmasını imkansız, gereksiz ve anlamsız bulmuş ve Cooper’ın boşlukları dolduran süslemelerini ise “düzenli ve yaratıcı değil” diye değerlendirmiştir. 

 

Muhakkak ki, Beethoven bu senfoniyi kendisi tamamlamış olsaydı, Cooper’dan daha da yaratıcı olabilecektir. Ancak, Cooper’ın tamamlamış olduğu 10. senfoni en azından Beethoven’in fikirlerinin bir yansıması veya onun fikirlerine yakın bir eser olarak değerlendirilmelidir. 

 

Beethoven’in 10. senfonisinin ilk bölümü uluslararası ses getirmesine rağmen, ne yazık ki fazla ilgi çekici olmayan bir eser olarak kalmıştır. 

 

BEETHOVEN ESERLERİ OP SIRALI LİSTESİ 

 

Ludwig Van Beethoven’in (16 Aralık 1770 - 26 Mart 1827) tarihleri arasındaki yaşam sürecine sığdırdığı çok önemli Piano trioları, Piano sonatları, sring quintedleri, clarinet trioları, quintetleri, songları, rondları, concertoları, ariaları, ariettas and a duetleri sıralamaya çalışırsak aşağıdakiler oldukça önem taşırlar. 

 

· Op.1 : 3 Piano Trios (E-flat Major, G Major, c Minor) 

· Op.2 : 3 Piano Sonatas No.1-3 (f Minor, A Major, C Major) 

· Op.3 : String Trio (E-flat Major) 

· Op.4 : String Quintet (E-flat Major) 

· Op.5 : 2 Sonatas for Piano and Violoncello (F Major, g Minor) 

· Op.6 : Sonata for Piano, 4 Hands (D Major) 

· Op.7 : Piano Sonata No.4 (E-flat Major) 

· Op.8 : Serenade for String Trio (D Major) 

· Op.9 : 3 String Trios (g Major, D Major, c Minor) 

· Op.10 : 3 Piano Sonatas No.5-7 (c Minor, F Major, D Major) 

· Op.11 : Clarinet Trio (B-flat Major) 

· Op.12 : 3 Violin Sonatas No.1-3 (D Major, A Major, E-flat Major) 

· Op.13 : Piano Sonata No.8 (c Minor) ("Pathétique") 

· Op.14 : 2 Piano Sonatas No.9-10 (E Major, G Major) 

· Op.15 : Piano Concerto No.1 (C Major) 

· Op.16 : Quintet for Winds and Piano (E-flat Major) 

· Op.17 : Horn Sonata (F Major) 

· Op.18 : 6 String Quartets (F Major, G Major, D Major, c Minor, A Major, B-flat Major) 

· Op.19 : Piano Concerto No.2 (B-flat Major) 

· Op.20 : Septet (E-flat Major) 

· Op.21 : Symphony No.1 (C Major) 

· Op.22: Piano Sonata No.11 (B-flat Major) 

· Op.23 : Violin Sonata No.4 (a Minor) 

· Op.24 : Violin Sonata No.5 (F Major) ("Spring") 

· Op.25 : Serenade for Flute, Violin, Viola (D Major) 

· Op.26 : Piano Sonata No.12 (A-flat Major)  

· Op.27 : 2 Piano Sonatas No.13 (E-flat Major) ("Sonata quasi una fantasia") No.14 (c-sharp Minor) ("Moonlight") 

· Op.28 : Piano Sonata No.15 (D Major) ("Pastorale")  

· Op.29 : String Quintet (C Major) 

· Op.30 : 3 Violin Sonatas No.6-8 (A Major, c Minor, G Major) 

· Op.31 : 3 Piano Sonatas No.16-18 (G Major, d Minor, E-flat Major) 

· Op.32 : Song ("An die Hoffnung") 

· Op.33 : 7 Bagatelles for Piano (E-flat Major, C Major, F Major, A Major, C Major, D major, A-flat Major) 

· Op.34 : Variations for Piano (F Major) 

· Op.35 : Variations for Piano (E-flat Major) ("Eroica") 

· Op.36 : Symphony No.2 (D Major) 

· Op.37 : Piano Concerto No.3 (c Minor) 

· Op.38 : Piano Trio (arrangement of Op.20) (E-flat Major) 

· Op.39 : 2 Preludes for Piano (C Major, C Major) 

· Op.40: Romance for Violin and Orchestra (G Major) Op.41: Serenade for Flute and Piano (arrangement of Op.25) (D Major) 

· Op.42: Notturno for Piano and Viola (arrangement of Op.8) (D Major)  

· Op.43 : Ballet ("The Creatures of Prometheus") 

· Op.44 : Variations for Piano Trio (E-flat Major) 

· Op.45 : 3 Marches for Piano, 4 Hands (C Major, E-flat Major, D Major) 

· Op.46 : Song ("Adelaide")  

· Op.47 : Violin Sonata No.9 (a Minor) ("Kreutzer") 

· Op.48 : 6 Songs (after Gellert)  

· Op.49 : 2 Piano Sonatas No.19-20 (g Minor, G Major) 

· Op.50 :Romance for Violin and Orchestra (F Major) 

· Op.51 : Rondos for Piano (C Major, D Major) 

· Op.52 : 8 Songs 

· Op.53 : Piano Sonata No.21 (C Major) ("Waldstein") 

· Op.54 : Piano Sonata No.22 (F Major) 

· Op.55 : Symphony No.3 (E-flat Major) ("Eroica") 

· Op.56 : Triple Concerto for Piano, Violin and Cello (C Major) 

· Op.57 : Piano Sonata No.23 (f Minor) ("Appassionata") 

· Op.58 : Piano Concerto No.4 (G Major) 

· Op.59 : 3 String Quartets (F Major, e Minor, C Major) ("Razumovsky") 

· Op.60 : Symphony No.4 (B-flat Major) 

· Op.61 : Violin Concerto (D Major) 

· Op.62 : Overture (c Minor) ("Coriolan") 

· Op.63 : Piano Trio (arrangement of Op.4) (E-flat Major) 

· Op.64 : Sonata for Piano and Violoncello (arrangement of Op.3) (E-flat Major

· Op.65 : Aria ("Ah! perfido") 

· Op.66 : Variations for Piano and Violoncello (F Major) (over "Ein Mädchen oder Weibchen" from Mozart's "Magic lute") 

· Op.67: Symphony No.5 (c Minor) 

· Op.68 : Symphony No.6 (F Major) ("Pastorale") 

· Op.69 : Sonata for Piano and Violoncello (A Major) 

· Op.70 : 2 Piano Trios (D Major "Geistertrio", E-flat Major) 

· Op.71 : Wind Sextet (E-flat Major) 

· Op.72 : Fidelio  

· Op.73 : Piano Concerto No.5 (E-flat Major) ("Emperor") 

· Op.74 : String Quartet (E-flat Major) ("Harp") 

· Op.75 : 6 Songs : 

· Op.76 : Variations for Piano (D Major) 

· Op.77 : Fantasia for Piano (g Minor) 

· Op.78 : Piano Sonata No.24 (F-sharp Major) 

· Op.79 : Piano Sonata No.25 (G Major) 

· Op.80 : Fantasia for Soli, Choir, Piano and Orchestra ("Choral Fantasy") 

· Op.81-a : Piano Sonata No.26 (E-flat Major) ("Les Adieux") 

· Op.81-b: Sextet for Strings and Horns (E-flat Major) 

· Op.82 : 4 Ariettas and a Duet 

· Op.83 : 3 Songs (after Goethe) 

· Op.84 : Incidental Music to "Egmont" 

· Op.85 : Oratorio ("The Mount of Olives")  

· Op.86 : Mass (C Major) 

· Op.87 : Trio for 2 Oboes and English Horn (C Major) 

· Op.88 : Song ("Das Glück der Freundschaft") 

· Op.89 : Polonaise for Piano (C Major) 

· Op.90 : Piano Sonata No.27 (e Minor) 

· Op.91 : "Wellington's Sieg" ("Battle Symphony") 

· Op.92 : Symphony No.7 (A major) 

· Op.93 : Symphony No.8 (F Major) 

· Op.94 : Song ("An die Hoffnung") 

· Op.95: String Quartet (f Minor) ("Serioso") 

· Op.96 : Violin Sonata No.10 (G Major) 

· Op.97 : Piano Trio (B-flat Major) ("Archduke") 

· Op.98 : Song Cycle ("An die ferne Geliebte") 

· Op.99 : Song ("Der Mann von Wort") 

· Op.100: Song ("Merkenstein") 

· Op.101: Piano Sonata No.28 (A Major) 

· Op.102: 2 Sonatas for Piano and Violoncello (C Major, D Major) 

· Op.103: Wind Octet (E-flat Major) 

· Op.104 : String Quintet (arrangement of Op.1/no.3) (c Minor) 

· Op.105: 6 Variation Cycles for Flute and Piano 

· Op.106 : Piano Sonata No.29 (B-flat Major) ("Hammerklavier") 

· Op.107 : 10 Variation Cycles for Flute and Piano 

· Op.108 : 25 Scottish Folksong Arrangements 

· Op.109 : Piano Sonata No.30 (E Major) 

· Op.110 : Piano Sonata No.31 (A-flat Major) 

· Op.111: Piano Sonata No.32 (c Minor) 

· Op.112: "Meeresstille und glückliche Fahrt" 

· Op.113: "Die Ruinen von Athen" 

· Op.114: Choir for "Die Weihe des Hauses" 

· Op.115: Overture ("Namensfeier") 

· Op.116: Terzet ("Tremata, empi, tremata") 

· Op.117: "König Stephan" 

· Op.118 : "Elegischer Gesang" 

· Op.119 : 11 Bagatelles for Piano 

· Op.120 : 33 Variations for Piano ("Diabelli") 

· Op.121- a: Variations for Piano Trio (G Major) 

· Op.121- b: "Opferlied" 

· Op.122 : "Bundeslied" 

· Op.123 : Mass (D Major) ("Missa Solemnis") 

· Op.124 : Overture (C Major) ("Die Weihe des Hauses") 

· Op.125 : Symphony No.9 (d Minor) 

· Op.126 : 6 Bagatelles for Piano 

· Op.127 : String Quartet (E-flat Major) 

· Op.128 : Song ("Der Kuss") 

· Op.129 : Rondo a capriccio for Piano (G Major) ("Rage over a lost Penny") 

· Op.130 : String Quartet (B-flat Major) 

· Op.131 : String Quartet (c-sharp Minor) 

· Op.132 : String Quartet (a Minor) 

· Op.133 : "Grosse Fuge" for String Quartet (B-flat Major) 

· Op.134 : "Grosse Fuge" for Piano, 4 Hands (arrangement of) 

· Op.135 : String Quartet (F Major) 

· Op.136 : Cantata ("Der glorreiche Augenblick") 

· Op.137 : Fugue for String Quintet (D Major) 

· Op.138 : Overture (C Major) ("Leonore No.1"*) 

 

 

“LUDWİG VAN BEETHOVEN” SENFONİLERİNDE YAŞATILMAKTADIR 

 

56 yaşındayken dünyaca tanınan bir besteci olarak ölen Beethoven yaklaşık 30.000 kişinin katıldığı bir cenaze töreninin ardından Wahring mezarlığına defnedilmiş olsa da, ardında çok bilineni 150 civarında, tahmini olarak 400 üzerinde olduğu sanılan ve yaşayan senfoni ve operanın bestecisi olarak tarihe geçebilmiş eşliği olmayan ender bir müzik dehasıdır. 

 

Viyana merkez mezarlığındaki, Schubert’ in mezarının yanındaki mezarının olduğu yerden, her yılın 16 Aralık ila - 26 Mart tarihleri arasında, esen rüzgarın eşliğinde ağaçların çıkardıkları sesler ile, 10. senfonisinin yükselen sesinin duyulduğuna dair söylentilerin devamında, hayranları da her yıl o senfoniyi sıcak şarap içerek ve onu dinleyerek yaşatmaktadırlar. 

 

Kaynakca:  

 

1* Ludwig van Beethoven (16 Décembre 1770 au 26 Mars 1827) était un compositeur de musique classique allemande. World classique musiciens d'origine des documents d'archives, la bibliothèque du Palais de Versailles, les fidèles du texte, fidèle au texte de M. traduit en turc par Öner Samanli 1983 à Paris. 

2* M.Rahmani, Ludwig van Beethoven (16 December 1770-26 March 1827) was a German classical music composer. Special notes 

….. 

… 

.. 

 

 

Umarım sizleri bilgilendirebilmişimdir. 

 

Türkiye’ye Sevgilerimle. 

….. 

… 

.. 

 

Muhammed RAHMANİ 

 

10. 04. 2011 Illinois – ABD 

TEKSAS - ABD 

 

e-posta: muhammedrahmani@hotmail.com 

 

http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=2291978 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3923
Kayıt tarihi
: 11.12.10
 
 

Muhammed Rahmani, İran'lı baba ve Türkmen annenin çocuğu olarak, Hazar Denizi kıyılarındaki, (Bandar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster