Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '07

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
18270
 

Lüküs Hayat

Lüküs Hayat
 

Toplumlar kimi zaman, kendilerinden daha ileri düzeyde olan ülkelerin yerinde olmak isterler. Ve insanlar da lükse sahip olup, çok daha iyi koşullarda yaşamlarını sürdürmeyi arzu ederler. Ama toplumların ileri medeniyet seviyesindeki ülkelere yetişme, insanların da Batılı yaşam tarzına uyarak, daha rahat hayat koşullarına sahip olma çabaları; çoğu zaman gülünç durumlara düşmelerine neden olabilmektedir.

Lüküs Hayat Opereti; 1930'ların Türkiyesi'nde Batılılaşma özentisinde olanlarla halk kesiminden insanlar arasında doğan komik durumların anlatıldığı Türk tiyatrosu klasiklerinden biri olmaktadır. Lüküs Hayat, her ne kadar sahnede yarım yüzyılını geride bırakmış bir Türk tiyatrosu klasiği olsa da; sanki bu zamanların Türkiyesi'ni anlatmakta. Üstad Ekrem Reşit Rey; sanki çok öncelerden Türk toplumunun bürüneceği kimliği sezmiş ve bunu kaleme almış. Kardeşi Cemal Reşit Rey ise; müziğiyle Lüküs Hayat'ın artık Türk tiyatrosunun unutulmazları arasına giren müzikâllerden biri olmasına katkı sağlamış.

Oyunun konusu ise kısaca şöyle:

Girdikleri evlerden yaptıkları küçük hırsızlıklarla geçimlerini sağlayan Rıza ve Fıstık; günün birinde yine soygun amacıyla girdikleri bir köşkte kendilerini bir maskeli balonun ortasında bulurlar. Kıyafet balosunda davetlilerden hiç kimse, köşke Atıfet Hanım'ın Mısır'dan yanında getirttiği elmasları çalmak için gelen Rıza ve Fıstık'tan şüphelenmez. Gerçekte diğer davetlilerin de, onlardan pek farkları yoktur.

Oyun, her ne kadar tiyatroda yarım yüzyılını geride bıraksa ve artık bir klâsik halini alsa da; yine de oyunda günümüz Türkiyesi'ne göndermeler de yok değil: Günümüzde artık tamamen menfaate dayanan, karşılıksız sevginin ise neredeyse hiç kalmadığı insan ilişkilerinden tutun da; günümüz Türkiyesi'nin artık işlevini iyice yitirdiğine inanılan adalet sistemine yapılan göndermelere kadar...

Öyle ki; oyunda Rıza karakterini canlandıran usta oyuncu Zihni Göktay'ın kendine has bir üslupla soygunu beraber yaptığı arkadaşı Fıstık'a (Savaş Barutçu) söyledikleri, sanırım daha fazla yoruma lüzum bırakmıyor Türkiye'nin bugünkü durumu için;

"Bir koyun çalarsan, tam 30 yıl yersin.

Sürüyü götüreceksin ki; seninle ticaret yapsınlar."

Lüküs Hayat, ilk perdesini açtığından bu yana; 51 sene boyunca bir çok defa sahnelendi; hatta Münir Özkul, Altan Karındaş, Ali Poyrazoğlu, Güzin Özipek gibi daha pek çok değerli sanatçımız tarafından televizyonda da oynandı. Ama oyun; ne yazık ki teknik nedenlerden ötürü fiyaskoyla sonuçlandı.

Şimdi Lüküs Hayat; Haldun Dormen'in yönetmenliğinde 22 senedir sahnelerde...

OYUNCULAR

Zihni GÖKTAY

Funda POSTACI

Savaş BARUTÇU

Derya KURTULUŞ

Serdar ORÇİN

Aslı AYBARS

Ali Gökmen ALTUĞ

Ayşegül İŞSEVER

Münir KUTLUĞ

Senan KARA

U. Arda AYDIN

Çağrı HÜN

İlhan KİLİMCİ

Betül KIZILOK

Tuğrul ARSEVER

Ümran İNCEOĞLU

Çağlar YİĞİTOĞULLARI

Can ERTUĞRUL

Samet HAFIZOĞLU

Cem URAS

Reyhan KARASU

Sanem ÖZCAN

ORKESTRA

Hakan ELBİR

Fuat Can BAŞKIR

Saltuk TUKUR

Evrim KARAGÖZ

Ayla ÖZKAN

Orçun TEKELİOĞLU

Barış ÖZER

Utku AKINCI

Gonca BEKER

Muzaffer BERİŞA

Altuğ KUTLUĞ

Oyun hakkında daha geniş bilgi için:

www.ibb.gov.tr./Sehir Tiyatroları

Şimdiden iyi seyirler dilerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Emre Luks hayata kim özenmezki bu yaşamda, ama eğer ben namusumla kazanıp, harcamadıktan sonra sistemin yarattığı zengin dangalaklardan kesinlikle olmak istemem.. Ben böylede mutluyum.. Kendine iyi bak değerli arkadaşım saygılar..sevgiler..

Mehmet EREN 
 12.02.2007 21:02
Cevap :
Merhaba Mehmet Abi; Yorumuna daha şimdi cevap yazma fırsatını bulabildim. Lüküs Hayat her ne kadar yarım yüzyılını geride bırakmış bir Türk Tiyatrosu klasiği olsa da; bence "bu zamanların Türkiyesi"ni anlatıyor. İnsanlar ne kadar varlıklı ve zengin olsalar da; eğer birilerinin malından çalmış,çırpmış ve onların mutsuzluklarının en büyük sebebi olmuşlarsa; bence o insanların zenginliklerinin pek bir değeri kalmaz. Söylediğiniz gibi insanlar; hayatlarındaki küçük şeylerle de mutlu olabilirler. Çünkü gerçek varlık ve zenginlikler; insanların sevdikleriyle birarada sürdürdükleri yaşamları olmaktadır. Size sevdiklerinizle mutlu ve sağlıkla dolu bir yaşam dilerim. Önemli olan da bu zaten. Saygılar...  17.02.2007 16:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 371
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 1383
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğdum. Açık Öğretim Fakültesi İşletme Lisans eğitimimi 2005 yılında tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster