Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
6021
 

Lüsyen / Can Dündar

Lüsyen /  Can Dündar
 

Lüsyen / Can Dündar


Lüsyen belgesel niteliğinde bir kitap.

Türk edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından biri olan Abdülhak Hamit Tarhan ile eşi Lüsyen'in hikayesi.

Tarihi bir aşk hikayesi de diyebiliriz kitap için.

“Bir devletin ve bir adamın iktidarsızlaşma serüveni” diyor kitabı için Can Dündar. Büyük bir aşk hikayesi ile birlikte önemli bir tarihsel değişimin hikayesi Lüsyen.

Abdülhak Hamit 60 yaşında Brüksel'de Osmanlı sefiri iken, 18 yaşında Maria Lucienne Sacre ile tanışır, yıl 1912'dir. Kısa bir süre sonra da evlenirler.

Evlilikten çok kısa bir süre sonra Hamid, çapkınlığa, gece alemlerine, içkiye devam eder ve aynı yıl görevden alınarak İstanbul'a dönmek zorunda kalırlar.

Evliliği neticesinde ailesi tarafından reddedilen Lüsyen için, ailesini, ülkesini herşeyi geride bırakarak İstanbul'a göç etmek zor olur ve yolda hastalanır Viyana'da zorunlu bir ikamete mecbur kalırlar. Bu ikamet onları uzunca bir süre yokluğa ve esarete mahkum eder.

Bu arada Osmanlı İmparatorluğu çöküş dönemindedir ve diğer devletler Osmanlı'yı paylaşmaya başlamışlardır.

1913 yılında İstanbul'a döndüklerinde şaşalı Beyoğlu yaşamına adapte olmaları uzun zamanlarını almaz.

Kitabın bu noktasında Hamit'in içki bağımlılığı, gece hayatı ve bitmek bilmeyen çapkınlıkları İstanbulda da devam etmekte, şaşırtıcı olan ise Lüsyen'in tüm bunlara kayıtsız kalması ve kabullenişidir.

Arada bir Hamit yazdığı eserlerden para kazanmakta ve bir süre elleri para görmektedir. Ancak içte ve dışta çalkantılar devam etmektedir.

Hamit oğlunu amansız bir hastalıktan kaybetmiştir. Hemen ardından da Lüsyen babasının vefat haberini alır ve hemen ülkesine döner. Cenazeden ve miras işlemlerinden hemen sonra bazı nedenlerden Roma'ya geçmek zorunda kalır ve Roma'da tanıştığı bir kontla evlilik kararı alır.

Hamit içinde kopan tüm fırtınalara rağmen, bu haberi büyük bir olgunlukla karşılar. Çünkü Lüsyen, Hamit'e defalarca kez bu evliliği onaylanıp onaylamadığını mektupla sormuş, Hamit ona Git! demiştir. Lüsyen'i kaybetmektense paylaşmayı kabul etmiştir. Hamit'in Lüsyen'i istediği zaman görebilmesi şartı ile evliliğe onay verir, yıl 1920'dir.

Gerdek için İstanbul'a gelen çifte Pera Palas'da 3 ayrı oda ayırtır Hamit. Birinde Lüsyen, diğerinde kont, diğerinde ise Hamit kalacaktır ! Hamit içkinin de tesiriyle gece Lüsyen'in odasına giderek, hakaretler ve küfürlerle Lüsyen'i fazlasıyla incitir. Ardından Lüsyen hemen Venedik'e döner. İstanbul ve Venedik arası artık mektuplaşmalarla devam etmektedir. Lüsyen her mektubunda Hamit'i Venediğe çağırır ve Hamit aynı sene Venediğe Lüsyen'i görmeye gider.

Uzun bir süre Viyana'da kalan Hamit, 1922 yılında tekrar İstanbul'a dönme kararı alır ancak Lüsyen'siz bir yere gidemeyecek kadar onu çok sevmektedir. Lüsyen'in eşini İstanbul'a tayin ettirmek için planlar yapmaya başlar.

Anadoluda ise savaş hali sürmektedir. Kurtuluş savaşı olanca hızıyla devam etmektedir. 60 küsür yaşına kadar imparatorluğa yakın durmuş olan Hamid yeni oluşumla birlikte gelecek kaygısına düşmüştür.

1924 yılında yeni hükümetin bir kararıyla Hamit'in İstanbul'da yaşamasını kolaylaştırmak için Maçka Palas'ta bir daire tahsis edilir ve Hamit bunun üzerine, Mustafa Kemal Paşa hazretlerine, gönüllü bir methiye yazar !

Eşi ile beraber Venediğe dönen Lüsyen'in evliliği Hamit'e olan aşkı ve özlemi yüzünden çatırdamaktadır. Hamit ile Lüsyen'in devam eden mektuplaşmaları, artık birbirleri olmadan yaşayamayacaklarının bir göstergesidir.

" Sen sen, şahsi müşkülatım, daimi imkansızım, terk ettiğim büyüm, sihrimsin. Sen cazibe ve damgadan yapılmışsın".

" Diğer yokluklar mühim değil, fakat sen yoksun asıl; bendeki en feci yokluk sensin. Seni göremedikten sonra gözlerime ne lüzum var? "" Ruhumun diğer yarısı sende...Çabuk gel iade et; ruhun yarısıyla yaşanmaz".
Hamid

"Elim titriyor, çünkü ben bu elin bir süre sonra sizin elinizde olacağını düşünüyorum. Efendiciğim, bana siz olmayan her şeyi unutturacağınıza söz verin".
Lüsyen

Haziran 1927 de Lüsyen eşinden ayrılıp, Hamit'e koşmuştur. O sırada Hamit , Türkiye Cumhuriyeti'ne mebus seçilir.

Resmi bir kokteylde Hamid ve Gazi arasında şöyle bir diyalog geçer.

"Var mıdır Türkler arasında böyle bir hanım ?

Hamit'in ejnebi eşini övmek isterken, Türk kadınını aşağılayan bu sözüne, Gazi hazretleri inanılmaz öfkelenir. Bu Gazi'nin affedemeyeceği bir hatadır ve gözleri şimşeklenir.

"Gazi Hamit'e, Beyefendi diye seslendi
Hamid- Estağfurullah Gazi Hazretleri, bana ' Beyefendi' demeyiniz.
Gazi- Ya ne diyeyim?
Hamid- Sadece adam deyiniz.
Gazi- İşte onu diyemediğim için 'Beyefendi' diyorum ya......"

Ama bitmemişti, Gazi Lüsyen'i göstererek,

"Bu mu Türk kadınlarının timsali olan kadın?" diyerek gürler.

"Bu hanım Türk kadınlığına örnek olamaz." der.

Durumun vahametini anlayan Hamit'in arkadaşları, alal acele Hamit ve Lüsyen'i kokteylden uzaklaştırırlar.

Hemen sonrasında Lüsyen ve Hamit resmi olarak nikahlanırlar.

<><><><>

Kitap Lüsyen'in Hamit'e yazdığı mektuplar sayesinde ortaya çıkmış. Türk tarihinin en önemli edebiyatçılarından biri olan Abdülhak Hamit Tarhan'ın hayatına ve Osmanlı'nın çöküş dönemine ışık tutuyor.

Lüsyen'i okurken bazen Hamit'e, bencilliği, patavatsızlığı, içkiye olan düşkünlüğü ve Lüsyen'i sık sık aldatıp üzmesinden ötürü çok kızdım. Ancak kitabın sonlarına doğru kızgınlığım geçti, zira aşk böyle gürültülü yaşanan bir duyguydu. Hamit ve Lüsyen'de aşklarını böyle gürültülü yaşamışlardı.

Can Dündar'ın, araştırmaları, belgeleri ve Lüsyen'in mektuplarından yola çıkarak yazdığı bu kitapla tarihte kısa bir yolculuğa çıkacaksınız.

Beğeneceğinizi umuyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Seni göremedikten sonra,gözlerime ne luzum var."Böyle diyecek kadar kadını seviyorsun,bir o kadar da acı çektiriyorsun.Lüsyen şöyle deseydi,"bu kadar kahır çektirdikten sonra,sevmene ne luzum var? ne derdi Hamit? Ama galiba kadınların sadist erkeklere karşı zaafı var. İşkenceye dönen bu tür ilişkiler bence aşk değil. Hamit iyi bir edebiyatçı olabilir ama kötü bir aşık. Sevdiğine karşı hiçbir sorumluluk hissetmiyor,kadının kahrolması da umurunda değil. Bunun neresi sevgi allah aşkına. En iyi doktorsun,en iyi yöntemle ameliyat ettin. Ama hasta öldü.Uyarlayacak olursam,kadını çok sevdin,en iyi şiirleri,mektupları yazdın ama kadının ruhunu öldürdün. Bunda bir terslik yok mu? Yani muhatabını mutlu etmeyen,bir güzellik yaratmayan; kalbe ne luzum var. Acı çekenle(Lüsyen) , acı çektiren(Hamit)tarzı ilişkileri anlamıyorum (ki çok örneği var.) Sanki insanlar bundan garip bir haz alıyor. Sevginin anlamı amacı bu mu? Şarkıda da dediği gibi"ömür dediğimiz şey küsecek kadar çok mu?

ALAATİNİN SİNİRLİ AMCASI 
 07.12.2010 11:07
Cevap :
Merhabalar, aşk zaten bir çelişkiler yumağı değil mi ? Doğrular, yanlışlar devamlı birbirine karışır ve yer değiştirmez mi aşkta ? Mantığı var mıdır aşkın ? Kadınların kendilerine eziyet eden erkeklere zaafı var evet, ama aynı zamanda tam tersi de geçerli.... Erkekler de kendilerine eziyet eden kadınları önemserler ve ilgi duyarlar. Galiba her iki cins içinde psikoloji aynı... Peki doğru bir psikoloji mi ? HAYIR.. Doğru olan nedir ? Her iki cinsin de birbirlerini anladıkları, uyumlu, mutlu, doyumlu ilişkiler yaşabilmeleri. Sevgi ve saygıyı her zaman koruyabilmeleri... Teşekkürler yorumunuz için.  07.12.2010 12:52
 

Yorumunuzu okurken bile tarihi bir tutkuyu duyumsadım. Aşk ve tutku birbirinden ayrılmaz. Hatalar aşıkları uzaklaştıracağına yakınlaştırır. Belki kaçmak isteğidir bu çekimin nedeni. Giden bir sevgiliyi paylaşmaya razı olmak, sonra tekrar kabullenmek eleştirilmeli midir? Bence hayır... Herkes aşkını dilediğince yaşamalı. Güzel blog yazınız için teşekkürler, sevgi ve saygılarımla.

Güz Özlemi 
 06.12.2010 11:46
Cevap :
Ne kadar haklısınız. Aşkda tutku ve öfke birbirinden ayrılmaz ve hatalar aşıkları birbirine yaklaştırır. Bu tarih boyunca böyle olmuştur, bundan sonra da bu şekilde devam edecektir. Okumaya değer bir tarihi aşk hikayesiydi Lüsyen ve Hamit'in aşkları.. Teşekkür ederim yorumunuz için, en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.  06.12.2010 11:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 505
Toplam yorum
: 1896
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 4446
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster