Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

13 Ocak '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
264
 

Mâlihülyâ…

Mâlihülyâ…
 

Bu güzel ve alımlı sözcüğün kökeniyle ilgili çeşitli görüşler var: Kimi kaynaklar Arapça, kimileri Farsça olduğunu söyler. Ancak, Mâlihülya’nın Melankholia’nın galatı olduğunu savunanlar da var.
Bence doğru, -doğru olmasa bile en güzel- yaklaşım budur.

Mâlihülyâ… İnsanı kışkırtan, sınırları olumlu anlamda zorlayan, hüznü kendinden bir sözcük…

Eğer bu sözcüğü unutmasaydık, eski deyip kaldırıp atmasaydık ya da tüketile tüketile, yerli yersiz kullanıla kullanıla anlamını yitiren melankoli’nin yerine uygun bir sözcük bulsaydık, dilimiz; daha hülyalı, daha atak, sınırlarımız daha geniş olurdu.
Böyle düşünüyorum.
Belki de yanılıyorum.

Öte yandan yanlış anlaşılmak da istemem: dilin yenileşmesine karşı değilim. Ama tutucu da değilim. Bazı sözcükleri seviyorum. Hepsi bu.
Mâlihülyâ da bunlardan biri.
Tıpkı sümbülî gibi!

Düşünsenize sümbüli’yi ve sevda’yı yanına alan mâlihülyâ ile hüzün denilen o duygu ne güzel anlatılırdı.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel bir sözcük, duymamıştım daha önce. Güzel Türkçemizi layıkıyla kullanabilmek için çaba sarf edenlerdenim; lakin eski Türkçeyle yazdığım şiir ve denemelerim de var. İlgi gördüklerini söyleyemem, oysa Divan'sız edebiyat mı olur! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 15.01.2018 7:17
Cevap :
Bir işi çok yapan iyi yaparmış Sayın Şahin... Siz maaşallah çok araştıran okuyan ve yazan bir aydınsınız. Yazılarınızdaki özen ve doluluk, sizin bu entellektüel donanımla fazladan bir çabaya ihtiyacınız olmadığını düşündürtüyor bana. İlginin kaynağı bilgidir kanımca. Son iki yüz yıldır yaşadığımız felaketler entellektüel sermayemizi de aldı elimizden. O bakımdan Eski Türkçe ile yazdığınız şiirlerin ilgi görmemesi şaşırtıcı değil ve fakat bu durum eserlerinizin değerini düşürmez. Değerli ilginiz ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygıyla selamlıyorum...   15.01.2018 12:06
 

Hafızamız da aslında söylenmesi ve akla gelmesi kolay olan sözcüklerle gönlünü hoş tutar.Tutmadıklarına pek itibar göstermez.Sümbül sevdalar yerine sümbülî sevdalar demek daha kolay algılanır...Güzeldi!Elinize sağlık Efendim.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 15.01.2018 0:23
Cevap :
Sanırım erkenden baharı özlediğimden andım sübülîyi :) Ancak kimsenin "sümbül sevdalar" diyeceğini düşünmedim ben... Evet sevdaya da sümbülî olmak yakışır... Katkılarınız için müteşekkirim efendim... Saygıyla selamlıyorum...  15.01.2018 1:32
 

:)))...aynen öyle...tutuculuktan değiil bazı sözcükleri daha çok seviyor olmam...esrik değil sarhoş,sevi değil aŞk,bazen hüzün bazen de efkâr,mâl-i olmasa da olur hûlya gibi, mesela yani örneğin değil...melankoli,melankolia ve melankolya çiçeği dahil hiç de fena değil ama :))..EceAyhan'da çok gözel duruyor bence "melankoli"...*O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey/İncecik melankolisiymiş yalnızlığının/İntihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam*...sünbülî bir zamanın içinden...diye ekliyorum...eyvallah...

nedim üstün 
 14.01.2018 7:49
Cevap :
Sayın Üstün; çok değerli yorum ve katkılarınızla, onurlandırdınız. Eyvallah ...  14.01.2018 12:30
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 300
Kayıt tarihi
: 09.11.17
 
 

Okur, düşünür, sever, yorulur, arasıra yazar... Sıradan bir adam; ama önsıradan... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster