Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '10

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2057
 

Maç mı seks mi ?

Maç mı seks mi ?
 

Brezilya’da futbol her şeyin üstünde. Hani fıkralar, skeçler vardır ya, kadın adamı tercih yapmak zorunda bırakır, futbol maçı esnasında cilveleşir falan.. Heyhat!. Brezilyada hiçbir kadın evliliğini, ilişkisini hatta hayatını böyle riske atmak istemez. Zaten kendisi de en az eşi kadar futbol hastasıdır. Maracana stadında Lamengo & Vascos maçını izlemeye gittim. Stada gelmeyen arkadaşlar anlatıyor, maç oynanırken sokakta yürüyen tek bir Brezilyalı yokmuş. Stada 3 saat önce geldim. Amacım turist gözüyle stadı tavaf etmek. Bir saat sürdü etrafını dolaşmam. (bakınız resim). Türk’üz ya, maça 1,5 saat önce de stada girdim. Dedim, herhalde tek başıma seyredeceğim. Bir ben bir de animatör kızlar, satıcılar var içeride. Onlar da hazırlıklarını yapıyorlar. Maça 20 dakika kala stad dolmaya başladı. En az 150.000 kişi 20 dakikada kargaşasız yerlerine oturdu. Maçı, hakemin verdiği haksız bir penaltı ile Flamengo 2-1 kazandı. Maçtan sonra çıkan olaylarda onlarca kişi ağır yaralandı. Yapılan aramalarda çok sayıda kesici alet, taş ve sopalar ele geçirildi. Hiç yabancı gelmedi değil mi bu haber? Bir döner bıçağı yok, çünkü orada döner yok. Ama bir de benzeşmeyenler var. Onlara da bakalım;

  • Maçta hiçbir tezahürat karşı takımının aleyhine değildi.
  • Kimse “oraya geliriz ….” deyip onun bunun anasına bir şey yapmaya yeltenmedi. “Sahaya ineriz ………” de demedi. Maçtan sonra n’aparlarsa yaptılar
  • Seyirciler zaten sahaya inemezlerdi. Tribün ile saha arasında eskiden arena’larda veya kale surlarının önünde bulunan içi su dolu hendekler var. Acep içine timsah da atıyorlar mıdır?
  • Haksız penaltıya rağmen kimse hakemin cinsel tercihini sorgulamadı.
  • Hata yapan futbolcusunu, bırakın yuhalamayı, cesaret vermek için alkışladılar. Adına tezahürat yaptılar.
  • Seninle ağlarım, seninle gülerim, söyle senden başka kimim var benim” gibi arabesk, boğucu, itici tempo düşürücü, bunalım kelimeler içeren gıcırtılar yerine takımları adına yapılan 4-5 şarkıyı, marşı yine taraftarların kurduğu bando takımı eşliğinde söylediler.

Rio’lu taraftarlar öyle, “bilmem kaç desibel bağırıyoruz” diye öğünmek yerine top rakipte iken ıslıkladılar, kendilerinde iken oyunun gidişatına göre artan veya azalan ivmelerle ya alkışladılar ya “uğuldadılar”. Yani iyi bir harekette veya şutta hep birlikte kurşun sıyırma sesi gibi “Vouvv” sesi çıkartıp ardından alkışladılar. İyi bir kontra atakta ise topun her metre ileri gidişinde artan tonlamalar ve haykırışlarla ile futbolcuyu, takımlarını coşturdular. Hele bir de atak gol olduysa… inanın o keyfi yaşamak lazım. Gol sevincini “bonus”lu yaşamak isteyenlere stadyumda Rio’lu kızların yanında oturmalarını dostane! tavsiye ederim. Kısaca, Brezilyaya gidip de Maracana stadyumunu görmemek İstanbul’a gelip de Sultanahmet’i görmemek gibi bir şeydir. Turistik Rio şehir turlarında Maracana Stadyumu mutlaka tura dahildir. 1965 senesinde 17 sene süren inşaat sonrası tamamlanan stadda ilk golü atan futbolcu da Fenerbahçe’nin eski antrenörü Didi. 180.000 kişi kapasiteli stadyuma, büyük maçlarda 200.000 kişi alınabiliyor. Copacabana plajının brezilya futboluna katkısından bahsetmek gerekir. Burada sürekli olarak futbol okullarının katıldığı turnuvalar düzenleniyor. Her ünlü Brezilyalı futbolcu da bu plajdan çıkmış. Nedenini Fenerbahçe’nin eski çalıştırıcısı Zico’nun kardeşi Edu’ya kendi futbol okulunda* sordum. Dediği şu; yürümenin bile zor olduğu kum plajda hem koşacaksın, depar atacaksın, hem zamanlaman iyi olacak, hem çıplak ayağını da raket gibi kullanacaksın. Öyle bir hız, öyle bir falso, ivme vereceksin ki top pat diye istediğin yere otursun. (Dikkat! Top istediğin yere gitsin demiyor otursun diyor) Öyle topa istediğin yöne vur, yuvarlana, seke gitsin hedefi bulsun mümkün değil. Tık. Nokta atışı ayağa atman gerek. Birde bu çocukların senelerce kum sahada oynadıktan sonra çim sahada oynadığını ve çıplak ayak yerine krampon giydiğini düşünün. Olsun size Didi, Zico, Alex, Roberto Carlos, Bebeto, Cafu, Romario, Robinho, Ronaldinho, Kaka, Rivaldo ve yüzlercesi. Zico Futbol Okulu
Zico’nun Rio’nun dışında kendi adını taşıyan bir futbol okulu var. 6 katagoride, 8 sınıf ve 300’ün üzerinde öğrenciye sahip bu okul aynı zamanda Brezilya Milli Eğitim Bakanlığından normal tedrisat (eğitim) için izinli. Yani ilkokul statüsünde. Sabah 09:00 da ders başlıyor. Normal derslerinin yanı sıra ana ağırlıklı ders Futbol. Okul, özel kolej yani paralı. Ancak öğrencilerinin hepsi burslu. Bu yetenekli ama fakir öğrenciler ya Zico ve öğretmenleri tarafından veya Futbol simsarları tarafından ülkenin her yerinden seçilip getiriliyor. Aynı zamanda yatılı kısmı da olan bu okuldan mezun olan öğrenci, bir futbol klübüne transfer olduğunda sponsorunu da ihya ediyor. Okula gittiğimde, okul henüz kapalı ve sel felaketinin yaralarını sarıyordu. Zico ise Sao Paulo’daki evinde idi. Tüm bu bilgileri kardeşi Edu’dan alabildim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vallahi ne yalan söyleyeyim. Futbol benim gözümde hiç olmaya başladı. Üstelikte kendi sahamızda futbol maçlarında çıkan olaylardan sonra tercihim seks olur derim. Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 23.04.2010 19:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 4383
Kayıt tarihi
: 23.01.07
 
 

Kayseri doğumlu, 1977'den beri Sektörde (Otel, Çarşı, Yurtdışı Acente, Profesyonel Turist Rehberi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster