Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
198
 

Madara olmadan

Önce iki fıkra paylaşayım sizlerle:
Adamın biri elini beline koymuş dalgın dalgın yürüyormuş. Birinin dikkatini çekmiş. Adamı seyrediyormuş. Adam belediye otobüsüne binmiş eli hâlâ belinde, inmiş yarım saat yürümüş eli hâlâ belinde. Onu izleyen dayanamamış koşup, önüne geçmiş:
“- Kardeşim sen deli misin?”
Adam: Yooo...
“-Hasta mısın?”
Adam: Yooo...
“- Seni iki saattir izliyorum elin belinde yürüyorsun.”
Adam bakmış: “Vay anasını karpuz düşmüş!..” 

Bir diğer fıkra: 

Adamın birinin kafası hoş, kendisi çakır keyif bir şekilde, bir ayağı kaldırıma diğer ayağı yola basarak yürümüş. 

Onu gören biri dayanamamış sormuş: 

“-Kardeşim neden bir ayağın kaldırımda diğer ayağın yolda yürüyorsun?” 

Adam bir an duraklamış. Önce soru sorana, sonra ayaklarına, daha sonra da yola ve kaldırıma bir müddet bakmış. Sonra da; 

“-Hay Allah razı olsun senden! Ben de ayağım topal o yüzden aksayarak yürüyorum sanıyordum” demiş. 

İşte size ders çıkarılabilecek iki muhteşem fıkra. 

Kimi zaman içinde bulunduğumuz durumun farkına varmadan yaşar gideriz. 

Ta ki birileri bizi uyarana kadar. 

Ayıplanacak bir durum değil elbette. Her insanın içine düşebileceği bir durum yani. Özellikle de kafa bir şeyle meşgulse böylesi dalgınlıklar kaçınılmaz olur. 

Burada dikkat çekmek istediğim şey verilen cevaplar. Daha doğrusu yapılan uyarıyı dikkate alarak kabullenmek. 

Her zaman aynı olgunluğu gösteremeyebiliyoruz oysa. 

Ya tersleriz uyaranları ya da içine düştüğümüz komikliği haklı göstermek için anlamsız gerekçeler öne süreriz. Tabi bu komikliğimizi daha da arttırır ama o haleti ruhiye ve savunma psikolojisi içerisinde farkına varmamız mümkün olmuyor. 

Hatayı kabullenmenin bir erdem olduğunu bilir ve her fırsatta dile getiririz. 

Ama iş başa düşünce biraz zorlanıyoruz sanırım. 

Oysa daha fazla komik olmamak ve de olası bir aptal pozisyonuna düşmemek elimizde. 

Ya karpuz düşer düşmez farkına varacağız. Ya da uyarana teşekkür edip duruşumuzu düzelteceğiz. 

Ya yolda adam gibi yürüyeceğiz. Ya da uyarana teşekkür edip yürüyüşümüzü düzelteceğiz. 

Aksi halde madara olur gideriz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 470
Kayıt tarihi
: 12.12.09
 
 

İlk, orta ve liseyi Adıyaman'da okuduktan sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi'nden 1987 yılında mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster