Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

05 Mayıs '07

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
2987
 

Maden cenneti Türkiye

Maden cenneti Türkiye
 

Ülkemizin karmaşık jeolojik yapısı çok çeşitli madenlerin bulunmasına olanak sağlamıştır. Bu çeşitlilik maden üretimindeki çeşitliliğe yansımış ve üretilen maden çeşitliliği açısından ülkemizi onuncu sıraya çıkarmıştır. Başta endüstriyel hammaddeler olmak üzere, metalik madenler, enerji hammaddeleri ve jeotermal kaynaklar açısından ülkemiz oldukça zengindir. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre ülkemizde 5 bin civarında maden yatağı ve zuhuru bulunmaktadır.

Ülkemizde halen altmış civarında maden ve mineral üretimi yapılmaktadır. Günümüzde dünyada ticareti yapılan doksan çeşit maden ve mineralden sadece on üç tanesinin ekonomik ölçekte varlığı saptanmamıştır. Türkiye’nin zengin olduğu madenler arasında ilk sırayı, dünya rezervlerinin %63'ünü oluşturan bor mineralleri almaktadır. Bor dışında perlit, pomza, feldspat, bentonit, barit, manyezit, sodyum sülfat, kaya tuzu, alçıtaşı, trona, stronsiyum tuzları, zeolit, sepiyolit, mermer ve doğal taşlar, kuvars, kuvarsit, zımpara, boksit ve linyit ülkemizde zengin kaynaklara sahip olunan madenlerdir.

Türkiye’nin en önemli maden ihracat kalemlerini; başta mermer ve doğal taşlar ile bor ve bor ürünleri olmak üzere; krom, manyezit feldspat, alçı ve alçı ürünleri, pomza, bentonit ve kaolin gibi madenler oluşturmaktadır.

Türkiye’de maden üretimindeki gelişime paralel olarak madenciliğe dayalı sanayilerde gelişmiştir. Bu sanayilerin bir kısmında Türkiye, dünyada ve Avrupa’da ön sıralardadır.

Deterjan sanayiinden uzay teknolojisine kadar yüzlerce değişik alanda kullanılan bor minareli, petrol ve doğalgaz kadar büyük bir stratejik öneme sahiptir.

Kökeni Arapça'da Buraq/Baurach ve Farsça'da Burah kelimelerinden gelen ve Simgesi (B) olan Bor’un atom numarası 5, atom ağırlığı 10, 81 ve ergime noktası 2190 ± 20 oC olup, periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer almaktadır. Yer kabuğunda toprak, kayalar ve suda yaygın olarak bulunan kristal yada amorf yapıdaki Bor miktarı ortalama 10 ppm mertebesindedir. Doğada bulunan Bor, kütle numaraları 10(%19, 8) ve 11(%80, 2) olan iki kararlı izotopun karışımından oluşmaktadır. Canlıların bu elementin varlığında evrim geçirdiği ifade edilmektedir.

Bor tabiatta serbest olarak bulunmaz. Bor elementi, doğada değişik oranlarda Bor Oksit (B2O3) ile yüz elliden fazla mineralin yapısı içinde yer almasına rağmen; ekonomik anlamda bor mineralleri kalsiyum, sodyum ve magnezyum elementleri ile hidrat bileşikler halinde teşekkül etmiş olarak bulunur. Bor minerallerinden ticari değere sahip olanları; Tinkal, Kolemanit, Üleksit, Probertit, Borasit, Pandermit, Szyabelit, Hidroborasit ve Kernit’tir.

Borun kullanıldığı yerler:

Fiberglass, cam, ileri teknoloji donanımı, ileri ve kompozit malzeme; yapısal elemanlar, kaplama elemanları, boya yapışkanlar, ısıl dayanımlı elemanlar, yalıtım, devre kartları, kondansatörler, fiber optik, mercekler, konut inşaat ve inşaat malzemeleri, deniz inşaat, sıvı kristal ekranlar (lcd ekranlar ve televizyonlar), uzay havacılık ekipmanları, titreşime dayanıklı malzemeler, gaz türbinleri, süper iletkenler, elektrik motorları, motorlar, kesici takımlar, katı yağlayıcılar, sentetik yağlar, yalıtkanlar, nötron absorbanlar, nükleer reaktörler, devre elemanları, yarı iletkenler, bilyalar, mekanik sızdırmazlık elemanları, aşındırıcılar, termal plastikler, elektrik, elektronik parçalar, transistörler, katalizörler, güneş pilleri, teller, fiberoptik kablolar, v.b.

Uzaya giden ilk araç olan ABD uzay mekiği Challenger'ın infilakından geriye sadece Türk borlarından imal edilen kabin kesiminin sağlam kaldığı biliniyor.Tüm dünyayı kontrol etme gayretinde olan ABD'nin bor rezervlerindeki payının sadece % 13 olduğu düşünüldüğünde, gelecekte ABD-Türkiye ilişkilerinin seyrinde bor minarelinin çok önemli bir rol oynayacağı kolaylıkla anlaşılır. Zira, madenler sanayileşmenin ana girdisini teşkil ederler. Endüstriyel hammadde kaynakları olmaksızın sanayileşmek, bugünkü dünya düzeninde imkansızdır.

Bilimadamları, tahmin edilenden çok daha yüksek derecelerde bile, neredeyse hiç dirençle karşılaşmadan elektrik taşıyabilen metal bir bileşim tesbit etmişlerdir. Dünya bilim çevrelerini şaşırtan bu bileşimin, özellikle süper hızlı bilgisayarların üretiminde kullanılabileceği belirtildi. Çok daha hızlı bilgisayarların yapımında, oksijen içeren maddelerle çalışmanın zor olduğu yerlerde, magnezyum-bor bileşiminin kullanılmaya başlanacağı haberi üzerine, Nortwestern Üniversitesi'nden Profesör John Rowel; bilim adamlarının düşük sıcaklıklı maddeler üzerinde daha fazla çalıştığını hatırlatarak, bunların yerine magnezyum-bor bileşiminin kullanılmasının daha avantajlı olacağını söyledi. Rowel'a göre magnezyum-bor, yüksek ısıdaki iletkenliği sayesinde bilgisayar bileşenlerinin 4 kat daha hızlı çalışmasını sağlayabilir.


Özellikle Uçak ve Uzay Sanayilerine yönelik olarak ağırlıklı olarak ABD, Avrupa, Rusya ve Japonya’da yapılmakta olan araştırma uygulamaları dikkat çekicidir. Bu araştırmalar daha çok aksamlarda kullanılan yapı elemanları ve yakıtlara yöneliktir. Ancak büyük bir gizlilik içinde yapılan araştırma ve uygulamaları ile ilgili bilgilere maalesef ulaşılamamaktadır.

1960’larda ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerince ortaklaşa yürütülen Zip Yakıtları Projesi çerçevesinde geliştirilen yakıtlar, yaklaşık aynı tarihlerde üretilen XB-70 Valkyrie "Boron Bomber" bombardıman uçağı ve SR-71 Blackbird süpersonik stratejik bombardıman uçaklarında Pentaboran ve Etilboran olarak isimlendirilen Bor katkılı yakıt kullanılarak uçakların hem hızları hem de uçuş mesafeleri artırılmıştır. Daha sonra geliştirilen F-117 “Stealth Fighter” Meteor (MRAAM) uçakları ve General Dynamics firması tarafından üretilen BGM -109 Tomahawk, UGM-109 Tomahawk füzeleri‘nde de Bor katkılı yakıtlar kullanılmaktadır. Bugün ABD ordusu tarafından kullanılan ileri teknoloji ürünü savunma ve saldırı silahları ile savaş uçaklarının tamamı Zip yada Hermes olarak adlandırılan projenin ürünüdürler. Örneğin; U-2, SR-71 Blackbird, F-117 Stealth Fighter, F-22, B-52 savaş uçaklarının tamamı Zip projesi kapsamında üretilen XB-70’in geliştirilmiş tasarımlarıdır.

Uçak ve havacılık endüstrisinde Bor kullanımı giderek artan bir seyir izlemektedir. Aerodinamikteki gelişmeler, yüksek hız kanat uygulamaları, yüksek ısıya dayanımlı gövde, düşük ağırlık yüksek kapasite ve benzeri uygulamalar üzerinde yürütülen tasarım ve geliştirme çalışmaları havacılık ve uzay sanayinde kompozit malzeme kullanımını oldukça yaygınlaştırmıştır. Havacılık sanayinde üretilen araçlarda kullanılan malzemenin büyük bir bölümü Borlu kompozit malzemeler teşkil eder. Radarlarda görünmezliği sağlamak amacıyla geliştirilen Tomahawk füzeleri, F-15, F-14, B-1, U-2, SR-71 Blackbird, F-117 Stealth Fighter, F-22, B-52 savaş uçakları, Blackhawk serisi helikopterler ve Fransız Mirage uçakları ile Airbus ve Boeing Yolcu uçaklarında yapı elemanları ağırlıklı olarak Bor katkılı kompozitlerden yapılmaktadır. Öte yandan özellikle uzay sanayiinde Bor kullanımının önemli boyutlarda olduğu açığa çıkan Rusya’nın geliştirdiği Rus uzay mekiğine Bor (Boron Space Suttle) adının verilmesi dikkat çekicidir.

Fosil yakıtların giderek tükenmesiyle birlikte gelecekte ortaya çıkacak enerji açığının hidrojen ile kapatılması konusunda dünyada çeşitli çalışmalar yapılıyor. Yakında bilgisayardan cep telefonuna kadar günlük yaşamda kullanılan birçok aracın enerjisinin hidrojen kaynaklı yakıt pilleriyle sağlanacağı düşünülüyor. Ayrıca dünya benzin rezervinin de giderek tükenmesi nedeniyle son zamanlarda araç yakıtı olarak borlu hidrojen yakıtlarının kullanılabilirliği açısından ciddi araştırmaların yapıldığı ve sonucunun olumlu olduğu biliniyor. Zira, hidrojenin taşınması ve depolanması sırasında oluşabilecek patlama riski, bor mineralleriyle önlenebiliyor.

Kaynaklar: 1) Bor Raporu, TMMOB Maden Mühendisleri Odası, 2) İstanbul Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü araştırmaları.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdığınız konu gerçekten çok ciddi. Ayrıca,rezervlerimizin değerini bilemediğimizi de açıkça tanımlıyor. Nilgün ç.

NİLGÜN BURSA 
 05.05.2007 13:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8696
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster