Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '14

 
Kategori
Yöresel Yemekler
Okunma Sayısı
8234
 

Madımak

Madımak
 

Baharı müjdelerken günışı, bu bloğumu tekrar yayına almak istedim. Dokunmadan, Amasya ilavesi dışında, 

Baharda ilk filizlerle beraber kendini gösteren madımak bitkisinden söz etmek istiyorum. Doğal bir bitki olan madımak pek çok yerde tanınmaz ancak tanıyanlar da asla vazgeçemez. Minik yeşil yaprakları üzerlerine düşen çiğ damlalarıyla ışıl ışıl parlarken madımak günışığı altında sabırsızlıkla çağırır devşiricilerini!..

Madımak bitkisi tacını kimseye kaptırmasa bile kısmen paylaşır  yakın arkadaşları  efelekten, yemlikten, kuş ekmeğine kadar hepsine birden verilen pancar (mancar) gibi ortak ada razı olarak. Pancar toplamaya gittiğini söyler bizim yörelerde kadınlar. Buna dayanarak da madımak toplayan kızların, kadınların en değerli muhtemelen de ilk armağanları  babaları, eşleri, yavukluları tarafından genellikle bir aynayla beraber armağan edilen, iyi kesen birbirinden güzel nakışlarla, minelerle bezeli pancar (madımak)çakılarıdır.

Yıllar boyu Sivas’ lılar ve Tokat' lılar arasında paylaşılamaz bu nadide bitki,  O'nlar bizim der Tokat’ lılar ben dahil bizim deriz ancak ben vazgeçtim bu savımdan son yıllarda, çünkü İstanbul’da dahi bulup satın alabiliyorum. Ve diyorum ki nerede yetişirse yetişsin topraklarımızın bize sunduğu nimetlerden yurdumun doğusundan batısına güneyinden kuzeyine herkes yararlanabilsin, her zerresinden sonsuz şifa bulsun. Değerli blog yazarımız Kerim beyin anımsatmasıyla Amsaya'lı akrabalarımdan da biliyorum. Orada da çok sevildiğini, 

Madımak yemeği çok lezzetlidir, nefis lezzetiyle doğal şifa kaynaklarımızdan biridir. Ö zeldir ve güzeldir güzel olmasına da asıl güzel olan madımağın toplanış törenleridir. Yöre kadınlarının buluşma, kaynaşma eğlenme zamanıdır aynı zamanda madımak zamanı, benim de çocukluğumun ilk hediyesi bir madımak çakısıdır bütün yöre kızlarının olduğu gibi çakılarıyla cep aynaları  kadınların ve kızların sahip olduğu en değerli aksesuarlarıydı en güzel madımak toplama yarışını kazanan tabi ki çakısı en keskin olan oluyordu, belki de  tadı damağında kalsın önce toplayanların sonra afiyetle yiyenlerin diye çarçabuk gelir bir iki hafta içinde de göçüp gider madımak!.. Bahar gelir gelmez elini çabuk tutmalı vakti saati kaçırmamalıdır. Bazen "GÜZLÜK"  denilen sonbaharda tekrar bir miktar çıkabilse bile ilkbaharda olduğu gibi değildir lezzeti, bunu çok iyi bilen kadınlar bol bol kuruturlardı madımağı kış ayları için, şimdilerde konserve yapılıyor. Zaten “topraktan öğrenip kitapsız bilenler” im benim öyle güzel bilirler ki gününü saatini ve hatta eliyle tohum ekmişçesine yerini, söz verilen gün ve saatte şarkılı türkülü düşülür yollara; ellerde bez torbalar, ceplerde çakılarla aynalarla...   Sivaslı  Fahri Karaoğlan sözleri Nida Tüfekçi derlemesiyle madımak türküsü yankılanır yürünen yollarda;

“Madımak oylum oylum

Geliyor civan da boylum

Civan boylum gelirse,

Şen olur benim de gönlüm

Oy madımak evelik yemlik

Oy madımak

Kuş kuşu yemlik

Oy madımak…”

Neyse bu kadar söz etmişken bir madımak yemeği tarifi olmazsa olmaz sanırım, çok bereketlidir de madımak ½ kg madımaktan dört beş kişilik yemek çıkar.

Malzemeler:

½ kg madımak

Tercihe göre bir dolu kaşık  tereyağı – zeytinyağı,

100gr pastırma – sucuk,

Bir büyükbaş soğan birkaç diş sarımsak,

Bir fincan bulgur,

Tuz, pul biber,

Arzuya göre salça( orijinalinde yoktur.)

Hazırlanışı;

Madımaklar ayıklanıp yıkanır ince kıyılır. Genişçe bir tencereye yağ alınıp soğan ince kıyılır sarımsaklarla beraber çevrilir. Yağın fazla yanmamasına özen gösterilerek pastırma veya sucuklar ilave edilip bir iki çevrilir ve madımaklar da üzerlerine bırakılarak lezzetin harmanlanması sağlandıktan sonra üzerini kapatacak kadar sıcak su, tuzu biberi ilave edilir  tencerenin kapağı tam kapatılmaz açık bırakılarak hem çabuk taşan bir yemek olması dolayısıyla taşmaya fırsat verilmemiş hem de madımağın rengi korunarak pişmeye bırakılır yaklaşık 20 25 dakika sonra bulgur ilave edilir suyu azalmışsa eklenir ve bulgur yumuşayıncaya kadar da pişirmeye devam edilir. Sonra arzuya göre cacık, ayran, yoğurtla servise sunulur. Afiyet olsun

 

Not: Bu türkü bestelendiğinde Sivas olayları yaşanmamıştı, aynı keyifle söylenebiliyor mu? oralarda bilemiyorum. Ancak tüm yeryüzünde insanın insana zulmü son bulsun sevgi, barış, demokrasiyle hak ve adaletin el ele verebildiği bir dünya diliyorum.

Şennur Köseli, Papatya Tarlası bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Amasya'yı niye katmıyorsun ablam, biz de madımakçıyız.

Kerim Korkut 
 24.02.2016 17:28
Cevap :
Hay Allah Amasya'yı katmadan olur mu? tabi ki olmaz. Fakat bir iddiası olanı görmedim Amasya' dan tanıdıklarım içinde, Sivas ve Tokat çekişmeli bu konuda, işin şakası tabi ki bunlar madımak bizim topraklarımızın en güzel ikramı kıymetini bilene, ayrıca tam zamanı şimdilerde değerlendirmek lazım derim ben, selamlar Kerim bey teşekkür ederim   25.02.2016 23:39
 

Cemile Hanım, madımağa bayılırım, valla annem Kayseriden Çoruma gider sırf madımak toplamak için,birde yufka ekmek varsa yanında,,ayy çok canım istedi şimdi.. Ellerinize sağlık öpüyorum sevgilerimle

Selda Çakmak 
 02.01.2016 23:31
Cevap :
Ne güzel çok sevindim Selda hanımcığım, (canınız istemesini hemen mutluluğa çevirebilseydim keşke) madımağı tanıyan ve seven biri olmanıza, inşallah aynı sofrada madımakla beraber yufka(işgefe)ekmeği eşliğinde de buluşabiliriz. Size teşekkür ediyor annenize selam sevgilerimle iyi seneler diliyorum.  03.01.2016 21:55
 

Tarifinden ziyade keyifle okudum hikayesini ve serenomisini. Baksanıza, türküsü bile yazılmış:) Çakısını da merak ettim:) Zamane hatunları bilmez tabii:( Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 26.12.2014 21:09
Cevap :
Haklısınız Ata kemal bey, günümüz gençleri böyle alet edevatın varlığını bilmeyebilir. Çok küçük ve mutlaka kapanabilme özelliği bulunur ceplerimizde kapalı olarak taşınırdı. Ne yazık ki benim de elimde yok, yaşamının son dönemlerinde ziyarete gittiğimde babam "Bunu al götür sende kalsın" dedi. "Hayır alamam ben buraya geldikçe görürüm" dedimse de dinlemedi ısrarla elime bıraktı, Vitrinimde çok özel bir objem olmuştu evimize hırsız girinceye kadar. Sağlık olsun yine de ben hayatımın en özel konserlerini dinleyip oyunlarını izledim o kırlarda, çok teşekkür ederim değerli yorumunuza sevgi selamlarımla  29.12.2014 0:56
 

Daha başlığı okur okumaz heyecanlandım Cemile Hanım.Çocukluğumun,genç kızlığımın yemeği.Rahmetli annem yapardı mis gibi kokardı şu an bile sanki kokusunu duyar gibiyim,o yıllara gittim.Komşulardan kim pişirse mutlaka bize de düşerdi.Çok teşekkürler selam ve sevgiler.Sizi çok seviyorum.

Şennur Köseli 
 24.12.2014 22:48
Cevap :
Nasıl güzel geldi sesiniz bir bilseniz Şennur hanımcığım, sanki beraber madımak toplamaya gitmişiz o toprak kokusu kaybetmeden de pişirmiş çala kaşık aynı sofradaymışız gibi hissettim. Belki de bu bahar gerçekleştirebiliriz kim bilir. Annenize saygılarımla rahmetler komşulara selam gitsin esen yellerle size uzun ömürler diliyorum. Sayısız teşekkür ve sevgilerimle iyi ki güzel arkadaşım var diyorum  26.12.2014 0:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 216
Toplam yorum
: 2834
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 330
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Hayatın ustası olamasa da çırağı  yolculuğuna, herkes ve her varlığın birer öğretici olduğu inanc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster