Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '15

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
85
 

Madrid’de Ruhsuz Bir Galatasaray

Madrid’de Ruhsuz Bir Galatasaray
 

Fotoğraf http://www.milliyet.com.tr/atletico-madrid-galatasaray-2-0-galatasaray-2153745-skorergaleri/?PAGE=2 adresinden alınmıştır.


Şampiyonlar Ligi gibi önemli bir arenada Atletico Madrid karşısında Galatasaray forması giymiş futbolcular vardı. Ama o formayı taşıyan oyuncuların içlerindende ruh kalmamıştı.

Galatasaray, yeni teknik direktörü tribünde olmayı tercih ettiği için kulübede bulunan Tafferel’in çıkarttığı kadro ile mücadele etti. Elbette Selçuk ve Burak gibi önemli eksikleri vardı. Fakat sahaya çıkan kadronun yine de çok doğru olduğunu düşünmüyorum.

Stoper orjinli Denayer sağ bekte, sağ bek oynayan Sabri sağ önde, orta alanda Bilal ve ancak Türkiye Kupası’nda şans verebileceğiniz Jem Paul Karacan, ileride stoperlerin kucağına konmuş Podolski. Bunlara bir de moral- motivasyon bozukluğu ve ruhsuzluğu da ekleyince sarı- kırmızılılar zaten daha maç başlamadan mücadeleyi kaybetmişlerdi.

Çok açık bir şekilde ifade ediyorum. Hamza Hamzaoğlu’nun gönderilmesi Galatasaraylı futbolcuları çok olumsuz etkiledi. Bu, futbolcuların her halinden belli oluyor. Hatta sadece yüzlerine bakmanız bile yeterli.

Gerçekten de Galatasaray 90 dakika boyunca sahada hiçbir varlık gösteremedi. Sneijder’in 10.dakikadaki şutu ve 82.dakikadaki serbest vuruşu dışında sarı- kırmızılılar maçı pozisyonsuz bitirdiler.

Maç tamamen Galatasaray yarı sahası ve ceza sahası önünde oynandı. Yasin’in de defansa hiç katkısı olmayınca Atletico Madridli futbolcular özellikle sol taraftan rahat rahat geldiler. Attıkları ilk golde de orta buradan geldi ve ceza sahası içerisinde altı Galatasaraylı futbolcu olmasına rağmen bomboş durumda olan Griezmann belki de hayatının en kolay gollerinden birini attı.

Golden sonra da sadece Atletico Madrid’i seyretmeye devam ettik. Galatasaraylı stoperler baskıdan bunalmışlarken takımı ileri çıkarma adına bir şeyler yapmaya çalışan sadece Sneijder vardı. Sneijder top almak için kendi ceza sahasının önüne kadar geldi. İlerideki Podolski ise her halde topla hiç buluşamadan devreyi bitirdi.

Bu arada 25.dakikada sakatlanan sağ bek Denayer’in yerine sol bekte görmeye alıştığımız Olcan Adın’ın girip sağ öne geçmesi de gecenin ilginçliklerinden biriydi.

İkinci yarıda da değişen bir şey yoktu. Galatasaray yine soldan gelen atakta yine Griezmann’ın attığı kolay golle 2-0 geriye düştü.

Atletico Madrid Teknik Direktörü Diego Simeone, Galatasaray’dan bir tehlike gelemeyeceğine o kadar emindi ki, 67.dakikadan itibaren artık İspanya Lig’indeki maçlarını düşünerek önemli isimlerini kulübeye çekmeye başladı. Diego Simeone 74.dakikaya geldiğimizde artık son değişikliğini bile yapmıştı. Aslında bu bile başka bir söze gerek bırakmıyor.

Galatasaray ancak bundan sonra ve bir de Umut Bulut’un girmesiyle cılız da olsa rakip kalede gözükmeye başladı. Bununla birlikte Atletico Madrid’in beş net gol pozisyonunu Muslera kurtardı. Gerçekçi olmak gerekirse Muslera, Galatasaray’ı Madrid’de büyük bir hezimetten kurtardı.

Özetle Atletico Madrid karşısındaki Galatasaray’da doğru hiçbir şey yoktu. Daha başlamadan kafalarında maçı kaybetmişlerdi. Muslera devleşirken, Sneijder çabalayan tek futbolcuydu. Zaten Muslera olmasaydı yukarıda da belirttiğim gibi şu anda tarihi bir hezimetten söz ediyor olacaktık.

Oysa bu, önemli bir maçtı. Galatasaray için Şampiyonlar Ligi’ne tamam ya da devam maçıydı. Ve böylesine önemli bir maçta yeni teknik direktörü tribünde olmayı tercih ettiği için kaleci antrenörü ile sahaya çıkan sarı- kırmızılılar Şampiyonlar Ligi’ne veda ettiler. Böyle bir maçta risk ve sorumluluk almayı tercih etmediği için Mustafa Denizli’yi suçlayabilir miyiz? Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum. Benim fikrim Sayın Denizli’nin Galatasaray’ın bu seneki Avrupa macerasını zaten UEFA Avrupa Ligi üzerine kurduğu yönünde.

Antalyaspor maçı da dahil olmak üzere bütün bu yaşananların sorumluları belli. Bakalım Mustafa Denizli, beceriksiz Galatasaray yönetiminin özellikle moral- motivasyon açısından sıfırın altına indirdiği bu takımı toparlayabilecek mi?

tolgaersari@hotmail.com

https://twitter.com/tolgaersari

https://www.facebook.com/tolgaersari

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 949
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 320
Kayıt tarihi
: 02.03.08
 
 

Yazmak benim için bir tutku, bir yaşam kaynağı. Sadece basit bir hobi olarak açıklanamaz yani. Be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster