Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1290
 

Mağdurum ben mağdurum!

Mağdurum ben mağdurum!
 

"Yahşi Cazibe" adlı dizide oynayan "Simge yengenin" nin "işine gelmeyen/haz etmediği" bir duruma düştüğünde söylediği "mağdurum ben mağdurum" nakaratını ne zaman dinlesem aklıma son 30 yılımıza damga vuran "mağdur edebiyatı" gelir. 

Bu arada 9 yıldır iktidarda olup da "hep mağdur" olan bir "iktidar" herhalde dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Yakında yapılacak seçimlere giderken bile "mağdur edebiyatı" yapmak için ellerinden geleni yapmaktalar. Bir kaç yıldır başaramadıkları ya da başarısız oldukları her konuyu "Ergenekon" diye "varlığı" henüz "kanıtlanmamış" bir örgüte "isnat" ederken, baktılar ki "işin cılkı" çıktı, herkes "hadi canım sende" demeye başladı, bu sefer "röntgen" yoluyla "bel altı" hareketlere başladılar. 

Pekiyi sürekli "mağdur edebiyatı" yapanların "mağdur" ettiklerine hiç bakan var mı? AİHM geçenlerde 2010 yılı ile ilgili bir rapor yayınladı. 

2010 yılında 47 ülke "mağdur" ettikleri vatandaşlarına toplam 64 milyon Avro tazminat ödemiş. Bunun 24 milyon 542 bin Avro’sunu Türkiye devleti/hükümeti "mağdur ettiklerine" ödemiş! Bu, AİHM tazminat kararlarının yaklaşık yüzde 40’ı yapıyor! 1. sıradayız yani. İkinci sırada Romanya var, tazminat tutarı ise 7 milyon 443 bin Avro! Aradaki farka bakar mısınız? Hangi nedenle mahkum olmuşuz pekiyi; sırasıyla “yargılama sürecinin uzun olması, özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma ve kötü muamele”...Tanıdık geliyor mu bir yerlerden? 

Bu son 9 yılda "demokrasimizin" geldiği "noktadır". Alemin en başarılı iktidarının yalnız ve güzel ülkemi nasıl bir hak, hukuk ve adalet anlayışı ile yönettiğinin net göstergesidir. Baktılar ki "kelek" "alaturka demokrasi" anlayışı giderek baş ağrıtacak, 2. 12 Eylül referandumunda geçirdikleri Anayasal Ombudsmanlık maddesi ile "asıl mağdur" olanların AİHM'ne gitmelerini bir kaç yıl daha geciktirmeyi başardılar. Bakalım uzunca süredir tüm alemin "demokrasi havarileri" olan ve fakat "sütre gerisinde" konaklayan "yetmez ama evetçiler ile evetçiler" bu duruma "nasıl" bir "mazeret" bulacaklar. Neyse bu durumu da "ergenekona" bağlayıverirler olur biter herhalde... 

Bence "iktidar" hemen bir "mağdur açılımı" çıkartıversin "torba"dan da "rahat bir nefes alalım". Ne dersiniz "Herkes için" iyi olmaz mı? 

Füsun İnci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ancak yazıya konu olan aihm cezaları hep yargılamadaki hatalardan kaynaklanıyor. Yani olayın özünde YARGI var. Hani şu hakimlerin ve mahkemelerin çoğaltılması konusu. Yüksek yargı bile davalara yetişemediklerini söylüyor ancak yeni hakim alımına da partizanlık yapılacağı gerekçesiyle karşılar.Bunu resmen söylemeselerde davranışlardan belli oluyor.Örnek,danıştayın süper hızlı kararı ile kameralı mülakat dönemi başladı.İnsanın aklına bundan önce kamera yoktu, O halde partizanlık yapılıyordu ki şimdi engel olunmaya çalışılıyor,diye fikirler gelmiyor değil.bütün bunların sonucunda hala hakim alınamıyor.3 aylık kısacık adli tatilde cabası."herkes için" mücadele edenler yargı elden gidiyor çığırtkanlığıyla bu işlerin çözümlenmediğini, mecliste oylamaya katılmayıp "hayır" diyerek sadece ekstra referandum maliyeti yarattıklarının farkındadırlar sanırım. Sonuç olarak başkasının yapması gerekenlerden sorumlu tutulup, çözümlemeye çalışırken yine o işini yapmayanların engeli tabiki mağduriyettir.

Abdullah Besikci 
 12.05.2011 9:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 535
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

Tarsus Amerikan Lisesi (1984) O.D.T.Ü - İnşaat Müh. (1989) SUNY at Buffalo - Yüksek Lisans (1992) 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster