Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
133
 

Mahalle mi, ilçe mi önemli?

Her toplumun kendine özgü çözümlenmesi gereken meseleleri olur. Toplumlarda ki problemlerin niteliği ve niceliği çeşitlilik arz edebilir. Genelde meseleler kendilerine özgü olur.

 İnsan olarak aidiyet duyduğumuz mekânlara önem veririz. Askere gittiğimizde memleketimizden olanlara sıcaklık duyarız. Askerlikte sohbet edebilecek hemşerimizin olması bizi rahatlatır.

Bize uyarsa sohbetimize devam ederiz yoksa memleketimiz bir olsa da yanlışlıkları varsa, bize uymuyorsa, konuştuklarında doğruluk payı yoksa ondan uzak durarız.

Memleketimizin dışına çıktığımızda doğduğumuz şehrin plakasını taşıyan araç görürsek yakınlıkduyarız. Aracın sürücüsünü görürsek, tanısak da tanımasak da selamlaşır, konuşuruz.

Memlekete dönünce köyünü, kasabasını bilmesek de şehrimizden birini görmenin mutluluğunu yaşarız.

Bizim doğup büyüdüğümüz şehre ait aracı ve insanını görmenin mutluluğunu yaşarız. Geniş alanda düşünürsek ülkemiz, ülkemiz içinde şehrimiz, şehrimiz içinde de yerleşim yerimizi daha çok severiz.

Yerleşim yerine olan aidiyetimizde hizmet gelmesi babından tutucu olmak doğru değildir. Buna fanatiklik deniyor. Aşırı tutucu olmak medeni insanlara yakışmaz.

Devlet kuruluşlarının hizmet vereceğine dair yöneticilerin mücadele sonunda elde etmiş oldukları yatırımı değerlendirmek gerekir. Yatırımın il veya ilçe bazında elde edilmiş olmasının hazzını yaşamak gerekir.

İnsanımızın ayağına kadar hizmet sunmak için devletin imkânlarını, yatırımını sudan bahanelerle, gerçekte yeri olmayan mekân ayrımı düşüncesinden kaybetmek aklıselim sahibi kişilerin düşüncesi olamaz.

Sunulan veya elde edilen devlet yatırımını dedelerden kalma kör düşüncenin kaderine terk ederek heba olması sizce iyi midir? Ankara yollarına gitmeyen, bürokrasinin işleyişinden haberi olmayan insanların elde edilecek olan hizmetin uçup gitmesi için dedikodu yapmalarını doğru bulmuyorum.

Ülkemizin her tarafının ayrı güzellikleri olduğu gibi farklı düşüncede olan insanların bulunması da bir o kadar güzeldir. Fakat düşüncenin temelleri olmalıdır. Yararlı fikirlere herkes evet der.

Atalarımızın her konuştuğu, her savunduğu fikirleri savunanlara da diyeceğimiz yoktur. İllaki benim bulunduğum muhite yatırım yapılırsa iyi olur düşüncesine katılanlara da insaf derim. Yeter ki ilimize, ilçemize, kasabamıza, köyümüze devlet 81 ilin içinde bizim yöreye ödenek ayırmış, bunu iyi değerlendirmek gayesiyle, temiz niyetle fikir beyanında bulunmak gerekir. Ayırtılmasında, yatırıma dönüşmesi için elinden geleni bırakmayan kişilere teşekkür edilmelidir.

Asabiyeti veda hutbesinde bir kez daha yasaklayan Allahın peygamberinin öğütlerine kulak vermemiz gerekir. İllaki bana yakın olmalı denmeden bütün olarak yerleşim bölgemizi düşünmek yakışır bizlere, fakat o yatırım oraya yapıldı, bu yatırımda burada olacak, olmazsa olmaz kör inadı nereye kadar sürecek.

Yöremize kazanımı olur mu bunun?

Uygun mekân bulunduktan sonra toplumun fikirlerine saygı duyulan sayılan kişilerinde yapıcı, olumlu konuşmalarla katkıda bulunmaları gerekir. Asırlar önceki yaşanılan olaylara takılıp kalmak 21. asır insanına yakışmıyor.

Birlik beraberlik olunca güçlü olunacağını çocuklarımız biliyor fakat bazı büyüklerimize anlatamıyor muyuz diye de akıma geliyor? İş işten geçtikten sonra keşke desek faydası olmaz. Kör inadın yanlışa götüreceğini de bilmemiz gerekir. Fikir beyan edebilmek çok güzeldir.

Arabistan yarımadasında İslamiyet yayılınca kabilecilik sona erdi. Hedef Müslümanlığı yaşamaktı, kabileciliğe dayalı düşüncenin yeri olmadığı anlatıldı.

İl ve ilçelere gelecek olan yatırımlarında mahallecilik düşüncesini akla getirmemek gerekir.

Mahallecilik fikrine fanatik yaklaşanlarında il ve ilçelerine hayırları dokunmaz. Sadece yörelerine zarar verirler. Aslında denecek söz; okul olsun, hastane olsun, sağlık evi olsun, ilçemize, ilimize kazandırıldı ne iyi de oldu demeliyiz.

Fikirler ve düşünceler farklı olacaktır. Fakat benim dediğim olacak diye de milletin ayağına gelmiş olan hizmetleri, yatırımları ters yüz edersek emek çekenler, toplantı yapanlar, yolculuk yapanlar, mücadele edenler kırılırlar. Moralleri bozulur. Kazananlar (!) dedikoducular olur.

Ortak akılda buluşulur, konuşulur karar alınırsa başka memleketlere yapılan yatırımlar yaşadığımız yerlere de yapılır. Gelen hizmet için armudun çöpü, elmanın sapı dersek daha çoook bekleriz.

 Mahalle mi, ilçe mi önemli sizce?

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 370
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Mehmet Şener 1964 doğumluyum, Burdur-Gölhisar'da yaşıyorum. Doğum yerim Burdur/Atınyayla . Lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster