Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
86
 

Mahalle ve Üç Kişi

Mahalle ve Üç Kişi
 

Üç kişi başlamıştık. Sayı bazen yedi sekiz oluyordu. Evin dışında da bahçe de otuza yakın kişi içiyormuş. Genç, yaşlı mahalle ahalisi işte. Tarık yine elinde bir sigaralık  ile içeri girmişti. Dışarıdakiler güya bize hediye göndermiş. Ortalığı sis duman sarmış, içen içene kusan kusana. Kahkahalar küfürler gırla gidiyor. Bir kaç kişi bayılmış... Ahali onlara  gülüyor. "Para bitti  daha ne içeceğiz be ya " diye biri bağırmıştı. Biz üç kişi inatla hala direniyoruz. Son şişeleri de devirip gideceğiz ki haber duyuluyor.

Duyduğumuzda inanamadık. Topal Hayri'nin de en küçük oğlu da sonunda kodese kapağı atmıştı. Evde bizi bekliyormuş. Üçümüzde birbirimize bir süre sessizce baktık.
 
"Ayıp olmasın en azından bari geçmiş olsuna gidelim" dedi birisi. Sessizlik oldu. Öbürü bana baktı. Dişlerimi sıkıyordum ki bakışlar beni durdurdu. "Yok" dedim. "O adamın evine bir daha kesinlikle adım atmam" dedim ve sustum. İkisi de bana hak verir gibi başını salladı. 
 
"Hem bende para yok,  boş mu gideceğiz oraya?" dedim. Birisi fırladı. "On şişe bira alacak kadar param var" dediğinde ortancası da gülümsedi, konuştu. "Eee tamam işte o halde  daha ne bekliyoruz. Alıngandır Hayri baba, böyle günlerde gitmeyeceğiz de ne zaman gideceğiz."
 
Maddiyat, maneviyat yine karışmıştı. Sokağa fırlamamıza saniyeler yetmişti. Bira almamıza ise dakikalar. "Ortanca" dedim. "Bari sen de bir şey var mı? " Bana gülümsedi:  "Olmaz mı zulam da bir parça kalmıştı." derken mutluydu. Baba bizi çağırıyordu. Koşar adım sokakları aşıyorduk. O sokağa girdiğimizde durduk. Gecekondular arasında o uğursuz gecekondu yine karşımızda dikilmişti. Bahçe girişindeki tahta kapıya tam vuracakken sesini duyduk.
 
"Hop yavaş, sessizce girin, konu komşu görmesin. Yeteri kadar reklam olduk zaten. Şişelerin tıkırtıları alt sokaktan duyuluyor ulan!"
 
Şaşkınlıkla birbirimize baktık. İçeri girdiğimizde iri yarı gövdesinin yarısı penceredeydi. Kasketini havalandırırken mendiliyle alnını siliyordu. Odaya girdiğimizde köpeği dışarı çıktı. O leş iğrenç koku yine sahnedeydi. Elini öpmek için hamle yaptığımızda bizi durdurdu. Babacan tavrıyla konuşuyordu.
 
"Geçin çocuklar rahat olun. Ortanca sende biraları dolaba koy ısınmasın."
 
"Geçmiş olsun baba" dedim. "Sağol hocam sen şu koltağa geç otur, siz ikiniz de çekyata oturun" derken sustu.
 
Gözünden akan yaş damlalarının izi suratında çizgiler oluşturmuştu. Biraları içerken bir süre sessizlik oldu. Onun konuşmasını bekliyorduk. Bileğindeki kan izini görünce yine bakıştık. Yoksa biz gelmeden önce iğne mi yapmıştı?
 
"Hayrola baba kol ne iş he?" diye sorduğumda afalladı. Mendiliyle bu kez bileğini silerken cevap verdi.
 
"Yok be kaza oldu, çivi çakarken falan işte."
 
Kimi kandırıyordu? Beş yıldır eroin kullandığını mahallede herkes biliyordu. Yine bozuntuya vermedi. Çıkıştı. "Yok mu ot mot daha ne bekliyorsunuz?"
 
"Olmaz mı baba güzel bir ot var." dedi bizim ortanca. Sonra da sarmak için hızla ayağa kalktı. Konuya bir türlü girmiyordu. Havadan sudan konuşurken gülüyordu. Arkadaşlıktan insanlıktan bahsederken onu ağzımız açık dinliyorduk.
 
"Arkadaşlık var ya çocuklar değerini bilmek lazım bir yerden okumuştum. Şöyleydi galiba. Hani deniz kenarında çakıl taşları vardır ya önce en güzellerini toplarsın, sonra da tek tek atmaya başlarsın. Sonra bir bakarsın avucunda bir tanesi kalır. Onu atmaya bir türlü kıyamazsın, saklarsın. İşte arkadaşlık öyle bir şey hıyar ağaları." dediğinde bana döndü. "Hocam affına sığınıyorum sana demedim. Sen okumuş adamsın hayatı bilirsin. Bunlara söyledim. Açın ulan bir bira daha" diye haykırdı.
 
Benden biraz çekinirdi. Mahallede grup yöneticisi olduğum için. Bu adamla değil içmek evinde bile oturmak her babayiğidin harcı değildi. Gülerken ısıran manyak bir tip olduğu gayet iyi bilinirdi.
 
"En ufak oğlanda  paket olmuş diyorlar." dediğimde bir süre düşündü. Dört oğlu da cezaevinde olan bir babaydı.
 
"Evet" dedi. "Beni dinlemediler. Zamanında onları az mı ikaz ettim? Oğlum evladım, bu gasp soygun işlerine girmeyin. Cezası çok ağırdır. Ufak tefek işler yapın. Yankesicilik, hırsızlık yapın. Hem elinizde sürekli para olur, hem de üç beş ay yatıp çıkarsınız dedim. Ama dinleyen kim. Şimdi görürler analarının...!" diye haykırdı. Adeta kin kusuyordu. Bastonunu eline alıp odanın içinde dört dönmeye başladı. Ortancamız onu sakinleştirmek için araya girmek istedi.
 
"Olmuş bir kere baba bari ziyaretlerine gittin mi?"
 
İyice öfkelendi. Bağırmaya başladı. "Ne ziyarete gitmesi lan. O kadar kuyumcu soydular. Gazetelere boy boy çıktılar. Bir günde gelip al babacım bu da senin hakkına düşen pay deyip bir parça altın mı verdiler. Ne gideceğim ziyaretlerine. Üç kuruşluk emekli maaşım var benim. O da anca bana  yeter. Biranız bittiyse hadi toz olup gidin buradan canımı sıkmayın benim."
 
Yine yapmıştı yapacağını. Koşar adım evden çıktık. Üç kişi sokağın başında durduk.
 
O ses yine peşimizdeydi. Arkamızdan bas bas bağırıyordu:
 
"Ne dedim ulan ben size he?"
 
 

Hanife ÇITA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Topal Hayri gibiler toplumumuzun açıklarından biridir. Eğitimsiz ve köylü bir toplum olduğumuz gerçeğini gözardı edemeyiz..Bu hep böyle değil mi? selamlar,sevgiyle

Hanife ÇITA 
 14.07.2012 19:02
 

Merhaba Şenol..Topal Hayri'nin oğulları kuyumcuları soymuşlar hapse girmişler bu nedenle çocuklarına çok kızgın.Hapse girdikleri için değil de soydukları kuyumculardan çaldıkları altınlardan ona da pay getirmedikleri için:)Yaa işte ne babalar var..Bu arada ''Topal Hayri'' bile senden çekiniyor Şenol neden ki:)Canlı kalemine, yüreğine sağlık arkadaşım..sevgiyle,selamlar

Hanife ÇITA 
 20.06.2012 21:28
Cevap :
O mahalleler de para kazanmanın bir çeşit meslek dalları olduğu için gayet normal bir durum. Soygun, gasp , uyuşturucu vs...Çekinme nedeni de yazar olduğum için:))  21.06.2012 12:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 107
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 386
Kayıt tarihi
: 19.01.12
 
 

Serbest ticaret ile iştigal ediyorum. Çeşitli sivil toplum örgütlerinde aktif görevlerde bulundum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster