Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2207
 

Mahir Çayan ve Hüseyin İnan şimdi nerede?

Mare Nostrum

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de
de devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan
fırlayarak
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi…
Acıyorsam sana anam avradımolsun
Ama aşk olsun sana çocuk, Aşk olsun!
Can YÜCEL

Turan Emeksiz’den Harun Karadeniz’e bir yürüyüş.

O gençlerin başlattığı yürüyüş devam ediyor.

Mustafa Kemal’in “Gençliğe Hitabesinde” ülkeyi emanet ettiği milliyetçi-devrimci gençlik ülkesine sahip çıkıyordu.

1960 Mayısından 2007 yılının Mayıs ayına kadar uzanan yürüyüşe bir göz atalım.

1960 Nisan-Mayıs ayları: Milliyetçi devrimci gençler cumhuriyete ve devrim ilkelerine sahip çıktı. Turan Emeksiz, Ali İhsan Kalmaz ve Nedim Özpulat şehit oldu.

1964 Ağustos: Kıbrıs’a sahip çıkma gösterisi. ABD emperyalizmine hayır yürüyüşü.

1965 Mart: İşçi-üniversiteli dayanışması. Ankara’da birlikte yürüyüş yapıldı.

1965 Nisan: Devrimci gençler Dönüşüm dergisini çıkarttı ve Ankara’da Kızılay meydanında satmaya başladı.

1965 Mayıs: Gençler, “Milli Petrol” kampanyasını başlattı.

30 Haziran 1965: ODTÜ’lü öğrenciler, tören yerine sadece Türk bayraklarının asılmasını istiyor.

1965 Aralık: Her Türk Genci Bir Cengiz Topel’dir sloganıyla Kıbrıs’a sahip çıkma yürüyüşü yapıldı.

1966 Nisan: ABD Dışişleri Bakanı Dean Rusk’ı kınama eylemi.

1966 Kasım: ABD’ye baş kaldırı yürüyüşü.

1967 Mayıs: Ankara’da ve İstanbul’da devrimci gençler “Ormanlarımıza sahip çıkıyoruz” eylemleri yaptı.

19 Mayıs-27 Mayıs 1967: Türk Devrim Haftası düzenlendi.

1967 Kasım: ODTÜ öğrencileri, Kıbrıs için kan bağışı yapıyor.

1967 Kasım: İstanbul’dan Ankara’ya Özel Okullara Hayır yürüyüşü.

1968 Nisan: NATO’ya Hayır haftası.

1968 Haziran: Üniversitede reform ve devrim eylemleri.

1968 Temmuz: ABD’nin 6. Filosunu kınama eylemleri. Vedat Demircioğlu öldü.

1968 Eylül: İzmir’de Tam Bağımsız Türkiye gösterisi.

1968 Kasım: Samsun’dan Ankara, Anıt-Kabir’e Gerici iktidarı Atatürk’e şikayet yürüyüşü.

1968 Aralık: Montaj Sanayine ve Ortak Pazara (Şimdiki AB) Hayır yürüyüşü.

1969 Ocak: CIA ajanı ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi Komer’in otomobili yakıldı devrimci gençler tarafından.

16 Şubat 1969: 6. Filoya ve Emperyalizme Hayır Yürüyüşü. Yobazlar, gençlere saldırdı. Ali Turgut Aytaç ile Duran Erdoğan’ı öldürdüler.

3 Mayıs 1969: Yargıtay Başkanı İmran Öktem’in cenazesine yobazlar saldırdı.

1969 Eylül: İşçilerle öğrenciler Ankara’da pahalılığı kınamak amacıyla yürüyüş yaptı.

12 Eylül 1969: Gençler, Kırıkhan’da, ağalığı ve tefeciliği kınama yürüyüşü yaptı.

19 Eylül 1969: Mehmet Cantekin öldürüldü.

22 Eylül 1969: Mustafa Bilgin öldü.

23 Eylül 1969: Mustafa Taylan Özgür öldürüldü.

10 Kasım 1969: Ankara’da Dev-Genç, Mustafa Kemal’i anma yürüyüşü yaptı.

1 Aralık 1969: Devrimci gençler, “Yerli Malı ve Bağımsızlık Haftası” düzenledi.

8 Aralık 1969: Mehmet Büyüksevinç öldürüldü.

14 Aralık 1969: Battal Mehetoğlu öldürüldü.

15 Aralık 1969: Öğretmenler dört gün derslere girmeme eylemi başlattı. Devrimci öğrenciler, öğretmenlere destek oldu.

16 Aralık 1969: Deniz Harp Okulu öğrencilerinden bazıları bildiri yayımladı. Bildiride, “Bu savaş, Mustafa Kemal’in savaşı”, deniyordu.

20 Aralık 1969: Ankara’da ve İzmir’de ABD emperyalizmine, 6. Filoya ve NATO’ya hayır eylemleri yapıldı.

2 Ocak 1970: Bilet ücretlerinin arttırılması nedeniyle öğrenciler Ankara’da Belediye otobüslerini işgal etti.

1970 yılı: Karadeniz, Ege, Doğu Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde üretici eylemleri. Gençler, bu üretici eylemlerinin örgütleyicisi, düzenleyicisiydi.

13 Nisan 1970: Dr. Necdet Güçlü öldürüldü.

1970 Nisan: İlaç sömürüsüne hayır eylemi yapıldı.

15 Mayıs 1970: ODTÜ’de ABD ve İsrail bayrağı yakıldı.

1 Haziran 1970: Ankara’da Anayasaya ve devrimlere sahip çıkma yürüyüşü yapıldı.

10 Haziran 1970: Yusuf İmamoğlu öldürüldü.

15-16 Haziran 1970: İki gün süren ve İstanbul’u sarsan işçi olayları. Devrimci gençler bu eylemlerin liderliğini yapmıştı.

1970 Ağustos: Türkiye’nin değişik il ve ilçelerinde: İşsizliği, pahalılığı ve emperyalizmi kınama, eylemleri.

6 Aralık 1970: Hüseyin Aslantaş öldürüldü.

25 Aralık 1970: Nail Karaçam öldürüldü.

28 Aralık 1970: İlker Mansuroğlu öldürüldü.

1971 yılı: Türkiye’nin değişik il ve ilçelerinde üreticilerle dayanışma eylemleri yapıldı.

12 Mart 1971: Askeri muhtıra. Süleyman Demirel hükümeti istifa etti. Nihat Erim başkanlığında bir hükümet kuruldu.

1971 Nisan: Devrimcilere yönelik “Balyoz” harakatı başlatıldı. Binlerce kişi gözaltına alındı, tutuklandı. Bazı dernekler ve partiler kapatıldı.

30 Mart 1972: Mahir Çayan ve arkadaşları öldürüldü.

6 Mayıs 1972: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edildi.

15 Ağustos 1975: ‘68 kuşağının devrimci önderlerinden Harun Karadeniz öldü.

Turan Emeksiz’den Harun Karadeniz’e bir kuşak, bir dönem.

Hatalarıyla, yanlışlarıyla, doğrularıyla bir dönem, bir kuşak ve Türkiye’yi derinden etkileyen önemli bir toplumsal tarih.

Gençler, sadece ülkelerinin geleceğini düşündü ve ona göre hareket etti.

Hepsi dürüsttü ve samimiydi.

‘68 kuşağından olan ve 24 Ocak 1993 yılında öldürülen gazeteci-yazar Uğur Mumcu bir yazısında bu gençler için özetle şunları diyordu:

“Bağımsızlık, Mustafa Kemal’den armağandı bize. Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara. Mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler, gizli emirlerle başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek istediler. ABD üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular. Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi… Vurulduk ey halkım, unutma bizi… Asıldık ey halkım, unutma bizi… Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi... Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk; komünist dediler. Ülkemiz bağımsız değil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtuluş Savaşı’nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha da dik tutabilmekti bütün çabamız. Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler.”

Gençleri düşman gibi görenler bu gençleri anladı ama çok geç bir zamanda anladı.

Dönemlerinde anlaşılsaydı bilinen acı olaylar yaşanmazdı.

Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonuna (BASK) bağlı Bağımsız Haber-Sen’in 1. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, 17.8.2003 tarihinde yayımlanan açıklamasında, “Burada bir çoğumuz sağcıyız ama, ben 1960’lı yıllarda ABD askerlerini denize atan solcu gençleri arıyorum” dedi.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontra-terör Daire eski Başkanı Mehmet Eymür, 24.1.2007 tarihinde yayımlanan açıklamasında özetle şunları söylüyordu:

“Bir dönemden bahsederken, Deniz Gezmiş’i, Mahir Çayan’ı da anlatıyorum. Olayları iki tarafın açısından da yansıtmaya çalışıyorum. 22 yaşında bir adamın ölümü göze alması kolay bir şey değil. Onu da işlemek lazım. Ne büyük bir ideal ki, adam daha hayatının baharında ölüme gidebiliyor. Biz onu genç yaşlarımızda pek idrak edemiyorduk. Ama şimdi anlayabiliyoruz.”

Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Albay Fikret Karadağ da, 14.2.2007 tarihinde yayımlanan açıklamasında, özetle şunları diyordu:

“Ben arıyorum şimdi 5 tane Mahir Çayan, 10 tane Yusuf İnanoğlu . Nerede? Nerede o şekilde vatana bu kadar samimi olarak hizmet için hareket etmiş insanlar nerede?”

Fikret Karadağ, olaya-konuya yabancı olduğu için isimleri karıştırıyor ve yanlış hatırlıyor.

Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan olacaktı. Yusuf Aslan ile Hüseyin İnan’ı birleştirmiş Yusuf İnanoğlu yapmış.

Demek ki gençler yaptıklarıyla ve adlarıyla bir iz bırakmış.

Yok etmek için çaba gösterenler bile onları unutmuyor, anımsıyorlar.

Nazım Hikmet, Turan Emeksizler için yazdığı şiirinde şunu söylüyor:

“Beyazıt’ta şehit düşen
silkinip kalktı kabrinden,
ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını
yıktı Şahmeran’ın mağarasını.
Daha gün o gün değil, derlenip
dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların
ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme karşı, bu kavga
hürriyet kavgasıdır.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

içimizdeler... yüreğimizde...

yeşilsoğan 
 01.09.2009 12:19
 

Onlar mücadelelerinde haklıydılar.Tarih onları haklı çıkarmaya devam edecek...Bağımsızlığa,özgürlüğe,sınıf mücadelesine adadılar kendilerini;darağaçlarına "yaşasın tam bağımsız Türkiye.." diye celladına gülümseyerek gittiler...

Necati TÜFEKCİ 
 30.08.2009 10:47
 

Pis Emperyalistler. Dünden bugüne oyununuz değişmedi. Hep aynı değil mi? Çekin artık ellerinizi üstünüzden diycem de... Diyemiyorum. Ellerini bırakın, kolarıyla girmişler artık, koca cüsselerini sığdırmaya çalışıyorlar. Kapıları genişleterek. Boğazları açın diyerek. Küçük küçük parçalara bölüp yutmak için yeni yeni tabirlerle, "etnisite falan, fişmekan" iştahları kabarmış bir biçimde biz geldik, içinizdeyiz diyorlar. Boşuna çırpınmayın diyorlar. Fakat denizlerimiz hala yerinde duruyor bizim. Hırçın ve asi. Dağlarımız heybetli. Medyalarıyla geldiler önce ve iğrenç dizileri ile ve çaktırmadan ve inceden uyuşturduklar beyinlerimizi. Ama artık aymaya başlıyor o beyinler. Aymaya ve şahlanmaya. Dün nasıl avuçlarını yalamışlarsa bugün de yalarlar. Dün nasıl dökülmüşlerse denize, bugün de dökülüler. Hiç heveslenmesinler. Hem öyle bir yalarlar ki... Yalama olurlar. Dikiş tutmaz. Ayaklarını denk alsınlar.

Ayrıntıda gezinmek 
 30.08.2009 3:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 3901
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

9 Eylül 1958, İspir/Erzurum doğumlu. İspir Lisesi (1980) mezunu. İstanbul Üniversitesi Yabancı Dille..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster