Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '14

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
5790
 

Mahsup ve borç ilişkisi üzerine bilirkişi raporu örneği

Mahsup ve borç ilişkisi üzerine bilirkişi raporu örneği
 

Görsel alıntıdır.


Kök bilirkişi raporuna, taraf vekilleri, karşı beyanda bulunmuşlardır.
Örnek olayımızın özelliği;
Davalı şirket defter kayıtları üzerinden yapılmış olan Mahsup/ HESAPLARARASI VİRMAN ile  Cari Hesap Ekstresinde görülen meblağın, dava dışı başka bir şirket hesabına aktarıldığı, hesabına aktarılan A.Ş.'nin alelade "üçüncü şahıs" olmadığı bilakis, davalı şirket ile ticari ilişkisi de bulunan; davacı şirketle organik bağının bulunduğu, dava dosyasında mevcut tasdikli imza sirküleri ile vekalet atama onayından da görüldüğü varsayılmaktadır.
Bu sonucun huzurdaki davada, Mahkeme'nin takdirinde olarak kök raporda da belirtildiği gibi davalı şirket lehine yeni bir durum yarattığı, görüş ve kanaatine varılmaktadır. 
 
Ayrıca, örnek olayımızda "takdiri delil" ve "kesin delil" ayırımı üzerinde de durulmaktadır. 
Umarım yararlı olur. 
 
(Örnek Ek Bilirkişi Raporu)
 
 
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE 
 
EK BİLİRKİŞİ RAPORU 
 
 
Esas No : 2014/000 Esas 
Davacı             : A.......... F......... MAT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. 
Vekili : Av. E....... D..........
Davalı               : G.................. MÜM. İTH. VE İHR. TİC.LTD. ŞTİ. 
Vekili : Av. İ.......... Ç....... 
Dava Konusu : İtirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi hk. 
İncelemeye Verilenler : 1 Adet 2014/000 E. Dava dosyası 
 
1- DAVANIN KONUSU VE AÇIKLAMALAR
 
Davacı A.......... F......... MAT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ., davalı G.................. MÜM. İTH. VE İHR. TİC. LTD.ŞTİ. aleyhine 00.00.2013 tarihinde İstanbul 00. icra Müdürlüğünün 2013/00000 E. numaralı dosyasında icra takibi başlatmıştır. 
 
Takip talebinde alacağın sebebi olarak; ticari defterlere, cari hesap ekstrelerine ve faturalara dayalı kalan alacak bakiyesi gösterilmiştir.  
 
Davacı yan, icra talebinde 3.877,96 TL asıl alacak, 533,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.410,96 TL alacağın, icra giderleri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacak için değişen oranlarda avans (% 15) tic. tem. faizi ile tahsili talebinde bulunmuştur. 
 
Ödeme emri davalı yana 00.00.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. 
 
Davalı vekili Av. İ.......... Ç....... 00.00.2013 tarihinde takibe itiraz etmiş ve İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiştir. 
Dosya borçlusunun yetki itirazında bulunması üzerine icra dosyası, yetkili icra daireleri olan K............... İCRA MÜDÜRLÜKLERİNE gönderilmiştir. 
 
Davalı yan aleyhine 00.00.2013 tarihinde K............... 5. İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN 2013/000 E. numaralı dosyasında icra takibi başlatılmıştır. Buna göre davalı vekili olan Av. İ.......... Ç.......'YE ödeme emri yeniden 00.00.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.  
 
Davalı vekili Av. İ.......... Ç....... 00.00.2013 tarihinde takibe itiraz etmiş ve İcra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiştir. 
 
İtiraz nedeniyle takibin durdurulmasını müteakip davacı A.......... F......... MAT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. tarafndan huzurdaki itirazın iptali davası açılmıştır. 
 
Davacı dava dilekçesinde "İtirazın iptali ile davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi" talebinde bulunmuştur.  
 
2- DAVA DİLEKÇESİ 
 
Davacı vekili Av. E....... D.......... tarafından Sayın Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde özetle; 
 
Davalı G.................. MÜM. İTH. VE İHR. TİC. LTD. ŞTİ. 'ne Davacı A.......... F......... MAT. TİC. VE SAN. LTD.ŞTİ. tarafından ticari defter ve kayıtları, faturalar, banka kayıtları, cari hesap hareketleri ile de sabit olan alacak için icra takibi başlatıldığı, davalı ise borcu olmadığını ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, davalı itirazının alacağı geciktirmeye yönelik, haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptalini talep etme zorunluluğu doğduğu belirtilerek; 
 
Davalı şirketin yaptığı itirazın iptaline, davalı yanın %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. 
 
3- DAVA DİLEKÇESİNE CEVAP 
 
Davalı tarafa, dava dilekçesinin 00.00.2013 tarihinde tebliğ edildiği dosyadaki tebligat parçasından anlaşılmaktadır. 
 
Davalı şirket vekili Av. İ.......... Ç....... tarafından mahkemeye sunulan 00.00.2013 tarihli Hakim havaleli dilekçe ile dava dilekçesine cevap verilmiş olup, özetle; 
 
Takip konusu yapılan defter, belgelerine ve cari hesap bilgilerine göre müvekkil şirketin davacı firmaya borcu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ödeme emirleri ve dava dilekçesi ekinde icra takibine dayanak yapılan karşı tarafın cari hesap ekstresi gönderilmemiş olduğu, davacı tarafından davalı şirkete herhangi bir mal ya da hizmet teslim ettiğine veya davalı şirket tarafından bu ürünlerin teslim alındığına dair şirket yetkililerinin herhangi bir imzası veya kabul manasını içerir herhangi bir beyanının da bulunmadığından alacaklı firmanın hangi nedenle müvekkil şirketten alacaklı olduğunun anlaşılamadığını, 
 
Açıklanan sebeple davacı tarafın müvekkil şirkete bir mal veya hizmet satışı olmadığını, bilakis müvekkil şirket davacı tarafa mal sattığı, bu nedenlerle de davacının müvekkil şirketten alacaklı olma gibi bir ihtimalinin olmadığını beyan ederek; 
 
Aleyhe açılan davanın reddi ile itirazın kabulüne, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, asıl kötü niyetli davacı olduğunu ileri sürerek, davacının yüzde kırktan az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 
 
4- BİLİRKİŞİYE TEVDİ EDİLEN GÖREV
 
Sayın mahkemenin 00.00.2013 tarihli duruşmasında; "Taraf vekilleri  0000 yılı defterlerini hazır ettiklerinden, dosyadaki iddia ve savunmalarla birlikte bilirkişi incelemesi yapılmasına..." karar verilmiştir.  
 
İncelemenin yapılacağı aynı gün olan 00.00.2013 tarihinde saat 14.00'de taraflar 0000 yılına ait ticari defterlerini, cari hesap bilgileri ile belgelerini mahkemede hazır etmişlerdir. 
 
5- YAPILAN İNCELEMELER
 
Sayın mahkemenin kararı doğrultusunda 00.00.2013 tarihinde, saat: 14.00'ten itibaren davacı şirketin ve davalı şirketin 0000 yılına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter Defterleri ile dava konusu olayla ilgili Cari Hesap Bilgileri ve belgeleri B..........  Asliye Ticaret Mahkemesi duruşma salonunda incelemeye ibraz edilmiştir. 
Davacı şirket tarafından incelemeye sunulan defter ve belgeler üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, aynı zamanda davalı şirket tarafından da incelemeye sunulan defter ve belgeler üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, varılan sonuçlar özet olarak aşağıdaki şekilde 00.00.2013 tarihli rapora bağlanarak Yüce Mahkemeye sunulmuş bulunmaktadır:
 
  Takibe konu olan davacı A.......... F......... Ltd. Şti.tarafından davalı şirket adına yürütülen cari hesap, muavin defterde 320.009 hesap kodu ile en son 11.12.0000 tarihinde, 07.12.0000 gün ve seri A sıra no: 993764 sayılı fatura ile KDV dahil 4.542,49 TL alacak kaydedilerek 3.877,99 TL hesap bakiyesiyle kayıtlı olduğu, ödeme emri ve dava dilekçesi ekinde icra takibine dayanak yapılabilecek, davacı tarafından davalı yana cari hesap ekstresi gönderilmediği ve temerrüde düşürülmediği,
 
Davacı şirketin, davalı şirkete fazladan yaptığı ödemeler, dava dışı üçüncü şahıs olan ............ Teknik S.......cılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin davalıya olan borcundan düşülerek mahsup edildiği, 28.12.0000 tarihinde davalı tarafın defter kayıtları üzerinde yapılmış olan Mahsup/ HESAPLARARASI VİRMAN ile 0000 yılı Cari Hesap Ekstresinde 3.879,00 TL bu suretle, dava dışı üçüncü şahıs olan ancak davacıyla ortaklık yapısı ve genel müdür E..... B........ ekseninde organik bağı olan ............ Teknik A.Ş.nin cari hesabında görüldüğü, 
 
Davacı taraf defter kayıtları ve cari hesap ekstresine göre ise; muavin defterlere son kayıt tarihi olan 11.12.0000 tarihi dikkate alınarak 3.877,99 TL tutarında bakiye görüldüğü,
Tespit edilmiştir. 
 
6- BİLİRKİŞİ KÖK RAPORUMUZA KARŞI VERİLEN BEYANLAR:
 
Taraflara bilirkişi kök raporumuzun tebliğ edildiği ve tarafların rapora karşı yazılı beyan verdikleri;
  Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcunu dava dışı Üçüncü Kişi hesabından mahsup ettiğini, bunun hukuki bir durum olmadığını, bu nedenle davada tespit edilen alacağa hükmedilmesini talep etmiştir.
  Davalı vekili, 00/00/2013 tarihli dilekçesi ile davacının defterleri usulüne uygun tutulmadığını, lehine delil olma vasfı olmadığını ve bilirkişi rapor içeriğinde çelişkili tespitler söz konusu olduğunu, mahkemece resen veya ek rapor yoluyla bu çelişkilerin giderilmesini talep etmiştir.
 
6.1. 00.00.2013 günü yapılan duruşmada 1 no'lu ara kararı ile Yüce Mahkeme'ce; incelenen bilirkişi rapor içeriğinde 00/00/2013 tarihli taraflar arasındaki tespit edilen uyuşmazlık konusu göz önünde bulundurulduğunda, davacının aynı oturumdaki beyanı ve davalı vekilinin beyanı nazara alındığında, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, ve raporda belirtilen miktarın tarafların iddiaları nazara alındığında hangi faturalardan kaynaklı bir fazla ödeme olduğu hususunun açık olmadığına karar verilmiştir. 
 
6.2.  ........... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 00.00.2013 tarihli, 5. Celsede; Hakim değişikliği nedeniyle eski tutanaklar okunarak, taraf vekillerinin mazeretleri nedeniyle duruşmanın ileri bir tarihe bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.  
 
6.3. 00.00.2013 günü yapılan duruşmada; dosyanın 00/00/2013 tarihli 3 nolu ara karar gereği bilirkişi Ahmet AK'a yeniden tevdine, rapora yapılan itirazlar ile dosyadaki tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek Sayın Mahkeme'nin denetimine elverişli ve bilirkişice tespit edilen alacağın dayanaklarının da rapor içeriğinde belirtir şekilde ve 00/00/2013 tarihli taraflar arasında tespit edilen uyuşmazlık noktalarını da içerir şekilde ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 
 
6.4.  Davalı vekili 00.00.2013 tarihli dilekçesinde;
 
  "Öncelikle 00.00.2013 tarihli, 00.00.2013 tarihli ve 00.00.2013 tarihli beyan ve itiraz dilekçelerini aynen tekrar ettiklerini, itirazlarında belirttikleri üzere, davacı tarafın defterleri, dosyaya sundukları Yargıtay içtihatlarına ve Türk Ticaret Kanununa aykırı olarak usulüne uygun tutulmamış olduğu, kesin olarak delil olma vasıfları bulunmadığı. defterlerin kapanış kaydı olmadığı, defterden bazı kalemlerin çıkarılması ve değişiklik yapılması mümkün olduğu, davacı tarafla yıl sonu faksla yapılan mutabakatta bu alacağın davacı defterlerinde bulunmaması bu hususu kanıtladığı, bu nedenle, davacı tarafın defterlerinin tasdiksiz oluşu hususunun yeni bilirkişi raporunda özellikle değerlendirilmesini talep ettikleri, ayrıca taraflar arasındaki cari hesap hareketleri, düzenlenen faturalar ve ödeme tutarları incelendiğinde savunmalarında belirttikleri gibi davacının talep ettiği alacak kalemi tek bir ödemeden değil, farklı tarihlerde farklı meblağlarda yapılan ödemelerden kaynaklandığı, örnek vermek gerekirse cari hesap ektresinde görüleceği üzere davacı taraf  27.05.0000 tarihinde 3.393,00- TL ödemiş 2.713,33.- TL tutarında fatura ile mal aldığı, yine 02.06.0000 da 3.228,76.- TL ve 215.- TL ödemiş 2.778,79.-TL fatura tutarı ile mal aldığı, bu şekilde davacının her zaman mal alış tarihinde ödediği bedel, aldığı mal faturalarının üzerinde bir rakam olduğu, bu husus da Sayın Mahkemenin değindiği gibi fark alacağın tek faturadan değil, bilinçli olarak fazla ödemelerden kaynaklandığını ispatladığı, önceki dilekçelerinde değindikleri üzere davacı taraf yetkilileri ödemeyi ............ A.Ş. adına yaptıklarını ceza davasında kabul ettiklerini, bu hususun, huzurdaki davada da geçerli delil teşkil ettiğini, davacı taraf çeklere ilişkin cezai hükümler kalkınca ve başka alacaklılar tarafından yapılan icrai hacizler nedeniyle iş yapamaz duruma düşünce bu şekilde diğer şirketin borcundan mahsup edilmek üzere ödediği fazla paraları almak amaçlı haksız olarak bu davayı açtığını, dikkat edilirse davacının yerine kurulduğu ............ A.Ş. adındaki şirkete davacı tarafından ödemeler yapılmaya devam edileceğini umarak hiçbir haciz işlemi yapmadıklarını, neticede Sayın Mahkemenin de tespit ettiği üzere fazla ödendiği iddia edilen rakam tek bir faturadan kaynaklı olmadığını, bilinçli olarak mahsup edilmek amaçlı fazla ödenen tutarlardan oluştuğunu, Borçlar Kanunu 83. maddesi de borcun üçüncü bir şahıs tarafından ödenebileceği hükmünü taşıdığı, fazla ödendiği iddia edilen tutarlar diğer şirket borcuna mahsup edildiğinden davacının, davalı müvekkilden hiçbir alacağı bulunmadığını, davalı yan bu ve önceki tüm dilekçelerinde izah ettikleri hususların bilirkişi raporunda değerlendirilerek ve itirazlarının ve önceki beyanları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasını ve müvekkil davalı şirket hakkındaki haksız davanın tümden reddine karar verilmesini" vekaleten talep etmiştir.
 
7 - ARA KARAR DOĞRULTUSUNDA YAPILAN "EK" İNCELEMELER VE KANAAT:
 
  00.00.2014 tarih ve 6 no'lu Celse'de verilen ara karar gereğince; "bilirkişi" sıfatıyla tarafımdan yapılan ek incelemeler ve kanaatimiz, tüm delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere aşağıda maddeler halinde sunulmuştur: 
 
7.1. Davalı vekili, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, lehe delil olma vasfı olmadığı ve bilirkişi raporunda "çelişkili tespitler olduğunu" ileri sürdüğü 00/00/2013 tarihli dilekçesinde özetle; 
 
"Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, lehine delil olma vasfı taşımadığı halde 'delil' olma özelliğini haiz olduğu belirtilmiş, bu nedenle raporun kendi içinde 'çelişik' ve mevzuata aykırı olduğu" öne sürülerek çelişkinin giderilmesi istenilmiştir. 
 
Kök raporumuzda sözü edilen, uyuşmazlık konusu ticari defter kayıtlarının "kesin delil vasfını haiz olmadığı"dır. Ancak raporda hangi nedenlerle "delil" (takdiri delil) olarak değerlendirilebileceği de açıkça belirtilmiştir. Anılan bu kavramlar, bilindiği gibi literatürde KESİN DELİL ve TAKDİRİ DELİL olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
    Yine bilindiği gibi, Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunuyla getirilen değişikliklerle "Kesin delil-takdiri delil şeklindeki delil sistemi kural olarak aynen muhafaza edilmiş; ancak güncel bazı gelişmeler ve ispat araçları dikkate alınmış ve bazı esneklikler sağlanmış, kesin deliller konusundaki katı tercih yumuşatılmıştır." (ÖZEKES M, Prof. Dr., HMK’da İspat ve Deliller Bakımından Getirilen Yenilikler, Türkiye Adalet Akademisi, HMK Toplantısı, Sapanca 2011). 
  HMK, toplam “on iki kısım”dan oluşmaktadır: Dördüncü kısım (m.187-293), “ispat ve deliller” üst başlığını taşımaktadır. Bu kısımda beşinci bölüm (m.266-287), “bilirkişi incelemesi”; altıncı bölüm (m.288-292), “keşif”; yedinci bölüm (m.293), “uzman görüşünü" düzenlemektedir. (YILMAZ E, Prof Dr. yeni HMK’la getirilen değişiklikler, 15.12.2011 Ankara) 
  Bu bilgiler ışığında  "takdiri delil" ; mevzuat uyarınca, tanık, bilirkişi, keşif ve özel hüküm sebepleri olmak üzere dörde ayrılan delil türüdür. Bunlara takdiri delil denilmesinin nedeni, Sayın Mahkemenin serbestçe takdir etme yetkisine sahip olmasıdır; bağlayıcı nitelikte değildir. "Kesin delil" ise ikrar, kesin hüküm, senet ve yemin olmak üzere dörde ayrılan delil türüdür. 
 
  Buna göre, 00.00.2013 tarihli kök raporumuzun  "5.3."  ve   "5.4."  maddelerinde ayrıntıları açıklandığı gibi uyuşmazlık konusu ticari defter kayıtlarının "kesin delil vasfını haiz olmadığı" ve ancak hangi nedenlerle "delil" (takdiri delil) olarak değerlendirilebileceği belirtilmiş, SONUÇ VE KANAAT başlıklı "6.a"  maddesinde  "... davacı taraf ve davalı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil (takdiri delil) olma özelliğini haiz olduğu" açıkça belirtilerek, son cümlemizde yine "... Yüce Mahkemenin takdirlerine" sunulmuştıur.  Anılan raporumuzun tüm delil ve değerlendirmesi elbette ki Yüce Mahkemenin takdirlerinde olarak her iki tarafın ticari defter kayıtlarının TAKDİRİ DELİL niteliğini haiz olduğu, Mahkeme huzuruna sunulmuştur.   
 
7.2.   Davacı vekili, raporun genel hatlarıyla lehe olduğunu ve bilirkişi raporunda da "alacağın tespit olunduğunu" ileri sürdüğü 00/00/2013 tarihli dilekçesinde özetle; 
  Davalının, müvekkile olun borcunu dava dışı 3. Kişi ............ Teknik S.......cılık San ve Tic A.Ş. hesabına mahsup ettiğini, davalı borçlu yanca bir başka şirkete olan borçlarından düşmüş olmasının hukuki imkânının olmadığını, davalının hukuka aykırı yapmış olduğu bu mahsup işlemini kabul etmediğini, bu nedenle davada tespit edilen alacağa hükmedilmesini talep etmiştir.  
 
Davacı şirket A.......... F......... MAT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ.'ne ait  ticari defter kayıtlarında görülen; G.................. MÜM. İTH. VE İHR. TİC.LTD. ŞTİ. adına yürütülen 0000 yılı Cari Hesap Ekstresi 
 
"Burada (İşlem Tarihi; Açıklama;  Borç;  Alacak; Bakiye;) tablosu verilmektedir." 
 
 
Not: (*) 01.01.0000 tarihli işlem, 4.057,79 TL olarak bir önceki yıldan devreden bakiye; davalı yan ticari defter kayıtları ile karşılaştırıldığında  0,03 TL, fazla görülmektedir.
  (*) 05.06.0000 tarihli işlemin 0,76 TL eksik kaydedildiği görülmüştür. 
  (*) Sayın Mahkeme tensip zaptının 7'nci bendi gereği delil listesinde yer alan belgelerin birer sureti dosyada mevcuttur. 00.00.2013 tarihli davacı yan dilekçesi ile ticari defter kayıtları, muavin defter kayıtları, fatura ve ödeme belgeleri, banka kayıtları suretlerinin görüldüğü cari hesap hareketleri tablodaki gibi izlenmektedir.
 
7.3.  Yine davacı vekili, 00.00.2013 tarihli dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında cari hesap ilişkisi içinde süre gelen bir ticari alışveriş olduğunu, bilirkişi tespiti gereği, dava konusu alacağın, her iki yan ticari defterleri ile de sabit olduğunu, dava dışı üçüncü kişi konumundaki şirkete virman yapmak, mahsuplaşmak şeklinde işlemler yapıldığını böylece müvekkile olan borçların ödenmesinden imtina edilmeye çalışıldığını, somut hukuki meselenin, davalının kendi ticari defterleriyle de sabit olduğu üzere müvekkile olan dava konusu borcunu, dava dışı üçüncü kişiye olan bir başka şirket hesabına virman ya da mahsup edip edemeyeceğidir, diyerek;
  Bu nedenle ek rapor alınmasını gerektirir herhangi bir durum bulunmadığını, bilirkişi tespitlerinde herhangi bir hata bulunmamakla raporun, hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğundan, davanın kabulü ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini, talep etmiştir. 
 
7.4.   Davalı vekili 00.00.2013 tarihli dilekçesiyle; davacı vekilinin bila tarihli beyan dilekçesini 00.00.2013 tarihinde tebellüğ ettiklerini, karşı beyanlarını süresi içinde sunarak, bilirkişi raporunun Sayın Mahkemece belirtildiği üzere hatalı kabullere dayalı ve denetime elverişli olmayacak şekilde hazırlanmış olduğunu, davacı taraf beyan dilekçesi ile bu çelişkilere karşı açıklama getiremediğini ileri sürerek, aşağıdaki gerekçelerle ve önceki beyanları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasını ve müvekkil davalı şirket hakkındaki davanın tümden reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir:
 
7.4.1. Öncelikle 00.00.2013 tarihli dilekçede ve örnek Yargıtay içtihatları ile açıklandığı üzere davacı defterlerinin kapanış kaydı olmadığından delil olma vasfı olmadığı, bilirkişi raporunun sonuç kısmında bu husus gözden kaçırılarak rapor hazırlandığı, davacı taraf yasal ve meşru delillerle davasını ispat edemediği ileri sürülmüş ise de; 
  İş bu raporumuzun "7.1." maddesinde arz ve izahına çalışıldığı üzere, uyuşmazlık konusu ticari defter kayıtlarının "kesin delil olma vasfını haiz olmadığı" ve ancak hangi nedenlerle "delil" (takdiri delil) olarak değerlendirilebileceği belirtilmiş,  "...  her iki taraf defterlerinin delil (takdiri delil) özelliğini haiz olduğu" açıkça belirtilerek, "... Yüce Mahkemenin takdirlerine" sunulmuştur.  Raporumuzun tüm delil ve değerlendirilmesi Yüce Mahkeme'nin takdirindedir.
 
7.4.2. Yine davalı yan 00.00.2013 tarihli rapora itiraz dilekçesinde, örnek Yargıtay içtihatları ile desteklenmeye çalışıldığı üzere; her iki taraf ticari defteri birbiri ile çelişik olduğu zaman davacının kendi defterleri dışında başkaca delillerle davasını ispat etmesi gerekeceği, davacı tarafın bu yönde delil sunamadığı belirtilmişse de, dava dosyasında mevcut davacı yan delil listesinde cari hesap bilgileri görülmektedir. Nitekim, Sayın Mahkeme tensip zaptının 7'nci bendi gereği delil listesinde yer alan belgelerin, birer sureti dosyaya sunulmakla, 00.00.2013 tarihli davacı yan dilekçesi ile ticari defter kayıtları, muavin defter kayıtları, fatura ve ödeme belgeleri, banka kayıtları suretlerinin görüldüğü cari hesap hareketleri izlenmektedir. Delillerin nihai takdir ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemeye aittir.  
 
7.4.3 Davalı yan cevap dilekçesinde; Eski Borçlar Kanunu 62. Maddesi (Yeni Borçlar Kanunu 78. Maddesi) "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir" hükmünde olduğunu,  bir borcun üçüncü şahıs tarafından ödenmesine yasal bir engel olmadığını, Sayın Mahkemece de belirtildiği gibi davacı taraf hangi faturadan dolayı kendini borçlu zannederek fazla ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiğini, bu yönde sunulmuş bir delil olmadığı gibi fazla ödeme iddiasını mantıken izah edecek bir gerekçe de davacı tarafça sunulamadığını, davalı yan cevap dilekçesinde davacının ortağı ve yetkilisi olan E..... B........'nun virman yapılan ............ Teknik S.......cılık San. ve Tic. A.Ş. nin ortağı olduğunu, karşılıksız keşide ettiği çekler dolayısı ile haklarında K...............  Sulh Ceza Mahkemesinin 0000/3551 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, bu dosyadaki ifadelerinde çekleri kendisinin keşide ettiğini, zaman zaman kısmi ödemeler yaptığını, geri kalanı da ödeyeceğini beyan ve kabul ettiğini beyan ettiklerini, celp edilen dosyada bu husus açıkça gözüktüğünü, davacı yan yetkilisinin bu ceza davasındaki kısmi ödeme beyanı bu dava için de kesin delil niteliği taşıdığını, ödemelerin gerekçesi, bu ceza dosyasında açıkça ortaya konulduğunu, davacı tarafın karşılıksız çek için hapis ve para cezasının kaldırılmasından sonra bu davayı açmış olması da davalı yanın haklılığını ortaya koymakta olduğunu ancak,  
  Bilirkişinin bu maddeye dayalı itirazlarını, raporda değerlendirmediği gibi Sayın Mahkemece tespit edilen fazla ödemelerin hangi faturadan kaynaklı olduğu sebebini de ortaya koyamadığını, ileri sürmüşse de;
 
  Anılan 00.00.2013 tarihli bilirkişi kök raporumuzun "5.4." maddesi (6. Sayfanın ilk paragrafında) görüldüğü gibi uyuşmazlık konusu şu şekilde değerlendirilmiştir: 
  "Diğer taraftan aynı hususla ilgili, yine davalı tarafça dava dosyasına verilen 00.00.0000 tarihli cevap dilekçesinde de savunulduğu üzere; ............ Teknik S.......cılık San. Ve Tic. A.Ş.nin davalı şirkete keşide ettiği çekler davacı tarafından keşide edildiği ve karşılıksız kaldığı anlaşılmaktadır. Bu husus K...............  Sulh Ceza Mahkemesinden getirtilen ve dava dosyasında mevcut onaylı ceza dosyası örneği ile sabittir. Bu nedenle karşılıksız kaldığı anlaşılan çeklere ilişkin olarak kısmi ödemede bulunmak amacıyla davaya konu fazla ödeme olduğu öne sürülen meblağ, davalı şirket tarafından ............ Teknik A.Ş.nin hesabına virman edildiği ileri sürülmüştür." 
 
  Ve ayrıca yine, 00.00.2013 tarihli aynı bilirkişi raporumuzun "5.4." maddesinde: 
 
  "Davacı şirketin ortağı E..... B........'nun aynı zamanda ............ Teknik A.Ş.nin çalışanı ve muhasebe yetkilisi olduğu anlaşılmakla beraber; 
Dava dosyasında mevcut K............... 2. Sulh Ceza Mahkemesinde görülen 'karşılıksız çek' davasının 04.10.0000 tarihli duruşma tutanağında hem sanık S..... D.........., hem de sanık E..... B........ şirket genel müdürü olarak 'E..... B........'na verilen yetkiye istinaden davalı G.................. Ltd. Şti.ne karşı, temsil ve ilzama yetkili oldukları ............ Teknik A.Ş.ni borçlandırdıklarını ikrar ve ifade ettikleri anlaşılmaktadır." 
  Ancak K...... 2. Sulh Ceza Mahkemesi hükmünde özetle: "Sanığın eyleminin suç olmaktan çıkarılıp idari yaptırıma dönüştürüldüğü, çek hesabı sahibi tüzel kişinin yetkilendirdiği gerçek kişi sanığın hukuki sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla TCK 7/1,2 maddeleri uyarınca sanık hakkında İDARİ YAPTIRIM UYGULAMASINA YER OLMADIĞINA..." karar verilmiş olduğu sabittir.  
 
  Yönünde açıklamalar yapılarak raporumuzda, uyuşmazlık konusuna açıkça yer verildiği görülmektedir. 
 
  Yine davalı yan vekili; davacı vekilinin şirketlerinin kriz ve ekonomik zorluk nedeniyle battığını ileri sürmesi de gerçek dışı olduğunu, davalı vekili olarak yaptığı telefon görüşmesinde şirket yetkilisi "başkaca alacaklıların, muvazaa nedeniyle şirketlerinde hacizler yaptığını ve davalar açtığını, bu nedenle çalışma ve borçlarının geri kalanını ödeme imkanlarının kalmadığını, bu nedenle bu şirketi de kapattıklarını" bizzat kendisine beyan ettiğini, cari hesap ekstresi incelenirse davacı taraf her zaman alacağı mal bedelinden 10-20 civarında fazla ödemeler yaptığını, bunun gayesi ............ A.Ş.nin borcunun çalışılarak kapatılması olduğunu ancak, başkaca alacaklılar davacı şirkette hacizler yapıp çalışmaya imkan bırakmayınca ve karşılıksız çek için para ve hapis cezası kalkınca davacı yan haksız olarak bu yönteme başvurduğunu, davacı yanın Sayın Mahkemece de vurgulandığı ve Borçlar Kanunu 62. mad. (Yeni Borçlar Kanunu 78. Mad.) hükmüne aykırı olarak fazla ödemenin nedenini izah edemediğini, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini, savunmuştur.
 
7.4.4.  Anılan 00.00.0000 tarihli davalı yan dilekçesinde yine; davacı tarafın beyan dilekçesinde "alacaklı olduklarının" davalı yanca da kabul edildiği şeklindeki beyanın gerçek dışı olduğunu, baştan beri davacıya borçlarının olmadığını, cari hesap ekstrelerinde bu hususun açıkça ortada olduğunu ortaya koyduklarını, cari hesap ekstrelerine göre davacı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını, davacı vekilinin, ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği şeklindeki beyanının da gerçeği yansıtmadığını, Medeni Kanunun 6. Maddesi "herkes iddiasını ispatla yükümlüdür" hükmünü içerdiği, davacı yan iddiasını ve davasını ispat edemediğini, defterlerinin kapanış tasdiki de olmadığından meşru bir delil de sunamadıklarını,  davacı taraf hangi faturadan kaynaklı fazla ödeme olduğu hususunu açıklığa kavuşturamadığını, davacı taraf iddiası aksine bir kimsenin borcunun üçüncü bir şahıs tarafından ödenmesine yasal bir engel olmadığını, kaldı ki burada davacı firma açıkça ............ Teknik S.......cılık San. ve Tic. A.Ş. yerine kurulmuş bir şirket konumunda bulunduğunu, davacı firma aynı faaliyet kolunda ve aynı kişilerin muvazaalı olarak kurduğu bir firma olduğunu, bu hususun ticaret sicil özetlerinden anlaşıldığı gibi, K...............  Sulh Ceza Mahkemesi dosyası ile de sabit olduğunu, davacı şirket ortaklarının müvekkil şirketle yapmış oldukları görüşmelerde ve taraflarca gayet iyi bilindiğini ki davacı firma virman yapılan şirket yerine kurulmuş ve aynı kişilerin çalıştığı bir şirket olduğunu, davacı şirket yetkilisi olan E..... B........ ceza davasında açıkça karşılıksız çeklere ilişkin olarak kısmi ödemeler yaptığını beyan ve kabul ettiğini, bu beyanın davacı tarafı bağladığını, yapılan kısmi ödemeler ............ Teknik S.......cılık San. ve Tic. A.Ş.nin borcundan mahsup edildiğini dolayısyla davacı tarafa borcun olmadığını, Borçlar Kanunu 62. mad. (Yeni Borçlar Kanunu 78. Mad.) hükmü gereği davacı tarafın davası tamamen haksız olduğunu, savunmuştur.
 
7.4.5.   Huzurda görülen davanın 00.00.2013 tarihli duruşmasında davalı şirketin 0000 yılı ticari defter ve belgeleri, anılan raporun 5'inci maddesinde tespit edildiği gibi incelemeye ibraz edilmekle beraber, açılış tasdikine ilişkin bilgiler tespit edilmiş, kapanış tasdikine ilişkin bilgiler görülememiştir ancak, 00.00.2014 tarihli dilekçemiz üzerine, denetime elverişli rapor tanzim edebilmemiz için taraf defterlerini "yerinde inceleme" yetkisi verilmiştir. Bu nedenle tarafımızdan yapılan ek inceleme sonucu kapanış tasdikininin de yapılmış olduğu görülmüştür. Bu çerçevede yerinde yapılan inceleme neticesi tespit edilen; davalı yan ticari defter tasdikleri aşağıdaki gibidir:
 
Davalı yan G.................. MÜM. İTH. VE İHR. TİC.LTD. ŞTİ'ne ait ticari defterlerin AÇILIŞ VE KAPANIŞ TASDİK BİLGİLERİ:
 
 (Defterin Nevii; Tasdik yılı;  Tasdik Makamı;  Tasdik Tarihi;  Tasdik No) 
 
7.4.6.   Davalı yan vekili iddialarında; "Bilirkişi raporunda sonuç kısmının c bendinde müvekkil davalı şirketin cari hesap ekstresine göre 11.12.0000 günü itibariyle davacı tarafa 3.877,99 TL borçlu olduğu beyan edilmiştir. Oysa ki defterler incelendiğinde anlaşılmaktadır ki 28.12.0000 günü yapılan muhasebe kaydı ile 3.879,00.TL ............ A.Ş. borcuna virman edilerek müvekkil şirketin davacı tarafa bakiyesi sıfırlanmıştır. Bilirkişinin bu virmanı dikkate almadan rapor hazırlaması yasaya aykırıdır."  denilmekte ise de; 
  00.00.2000 tarihli raporumuzun "5.4." maddesi (5. sayfa son paragraf)  "cari hesap kalanının ise 0.72 TL 'Bakiye' olarak kayıtlı olduğu görüldü." şerhimizle anılan virman dikkate alınarak, cari hesap kalanının muhasebe kaydı anılan raporumuzda tespit edilmiş bulunmaktadır. 
 
  Davalı yan vekili yine; "Bilirkişi tüm defter bilgilerine uygun olarak rapor hazırlamak ve hukuki yorumları Sayın Mahkemeye bırakmakla yükümlüdür. Kendi başına virmanı dikkate almaması ve defterlerin gerçek durumu dışında bilgi sunması yasalarla bilirkişiye verilen görevin dışına çıkılmasıdır. Yasaya aykırı bu durumun yeni raporda düzeltilmesini ve bu konuda da yeniden rapor hazırlanılmasını talep ederiz. Hakeza davacı tarafın defterlerinin kapanış kaydı olmadığından delil vasfının bulunmadığının sonuç kısmında beyan edilmemesi ve takdirin Mahkemeye bırakılmaması da görevin ihmalidir." demekte ise de; 
 
  Anılan raporumuzun "5.4." maddesi (5. Sayfanın son paragrafı ile 6. Sayfanın ilk paragrafı) : 
 
  "Muavin defter cari hesap bilgileri ve kayıtları üzerinde davacı şirketin davalı şirkete fazladan yaptığı ödemeler, ............ Teknik S.......cılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. Hesabına mahsup edilmiş olduğu görüldü. 28.12.0000 tarihinde defter kayıtları üzerinde yapılmış olan Mahsup/ HESAPLARARASI VİRMAN; A.......... F......... m........CLIK TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ 0000 yılı Cari Hesap Ekstresinde 3.879,00 TL "Borç" kaydı ile anılan ............ Teknik A.Ş. Hesabına aktarıldığı, cari hesap kalanının ise 0.72 TL "Bakiye" olarak kayıtlı olduğu görüldü." denilmek suretiyle konuya yukarıda belirtildiği şekilde açıklık getirilmiş, devamla;
 
  "Diğer taraftan aynı hususla ilgili, yine davalı-borçlu tarafça dava dosyasına verilen 00.00.2013 tarihli cevap dilekçesinde de savunulduğu üzere; ............ Teknik S.......cılık San. Ve Tic. A.Ş.nin davalı-borçlu şirkete keşide ettiği çekler davacı-alacaklı tarafından keşide edildiği ve karşılıksız kaldığı anlaşılmaktadır. Bu husus K...............  Sulh Ceza Mahkemesinden getirtilen ve dava dosyasında mevcut onaylı ceza dosyası örneği ile sabittir." Bu nedenle karşılıksız kaldığı anlaşılan çeklere ilişkin olarak kısmi ödemede bulunmak amacıyla davaya konu fazla ödeme olduğu öne sürülen meblağ, davalı-borçlu şirket tarafından ............ Teknik A.Ş.nin hesabına virman edildiği ileri sürülmüştür.
Anılan 'Cevap' dilekçeye ekli 2 numaralı ek: ............ TEKNİK m........ - 0000 YILI Cari Hesap Ekstresi örneği incelendiğinde 28.12.0000 işlem tarihli Mahsup ile HESAPLAR ARASI VİRMAN kaydı ile 3.979,00 TL 'Alacak' kaydedilerek ekstrede 62.322,80 TL  'Bakiye' olarak görülmekte ve 'Mahsup' işleminin karşılıklı olarak cari hesaplarda gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır." denilmek suretiyle tüm delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi raporumuzun "6.d" maddesinde Yüce Mahkeme'nin takdirlerine şu ifadelerle sunulmuş bulunmaktadır: 
 
  {"d) Davacı-alacaklı şirketin, davalı-borçlu şirkete fazladan yaptığı ödemeler, davada üçüncü şahıs olan ............ Teknik S.......cılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin davalıya olan borcundan düşülerek mahsup edildiği, 28.12.0000 tarihinde davalı tarafın defter kayıtları üzerinde yapılmış olan Mahsup/ HESAPLARARASI VİRMAN ile 0000 yılı Cari Hesap Ekstresinde 3.879,00 TL bu suretle, davada üçüncü şahıs olan ancak davacıyla ortaklık yapısı ve genel müdür E..... B........ ekseninde organik bağı olan ............ Teknik A.Ş.nin cari hesabında görüldüğü,} belirtilmiştir.
 
7.4.7.   Muavin defter cari hesap bilgileri ve kayıtları üzerinde davacı şirketin davalı şirkete fazladan yaptığı ödemeler, ............ Teknik S.......cılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. Hesabına mahsup edilmiş olduğunun görüldüğü önceki raporumuzda ayrıntılı olarak açıklanmıştı. 28.12.0000 tarihinde defter kayıtları üzerinde yapılmış olan Mahsup/ HESAPLARARASI VİRMAN; A.......... F......... m........CLIK TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ 0000 yılı Cari Hesap Ekstresinde 3.879,00 TL "Borç" kaydı ile anılan ............ Teknik A.Ş. Hesabına aktarıldığı, cari hesap kalanının ise 0.72 TL "Bakiye" olarak kayıtlı olduğu şu şekilde görülmektedir:
 
Davalı taraf G.................. MÜM. İTH. VE İHR. TİC.LTD. ŞTİ' ne ait ticari defter kayıtlarında görülen A.......... F......... m........CLIK TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ adına yürütülen 0000 yılı Cari Hesap Ekstresi
 
"Burada (İşlem Tarihi; Açıklama;  Borç;  Alacak; Bakiye) tablosu verilmektedir."
 
 
Not: (*) 27.05.0000 tarihli işlem, G.................. Ltd. Şti tarafından kesilen aynı tarihli ve 0045666 sayılı tahsilat makbuzu ile A.......... F......... Ltd. Şti'nden tahsil edildiği anlaşılan 3.392,00 TL davalı şirket tarafından cari hesaba 01.00 TL fazla kaydedildiği görülmüştür. 
(*)  Davalı tarafça dava dosyasına verilen 00.00.2013 tarihli cevap dilekçesi ve ekinde yer alan belgeler ile ticari defter kayıtları, muavin defter kayıtları, fatura ve ödeme belgeleri, banka kayıtları suretlerinin görüldüğü cari hesap hareketleri tablodaki gibi izlenmektedir. 
  (*) Anılan "Cevap" dilekçeye ekli 2 numaralı ek: ............ TEKNİK m........ - 0000 YILI Cari Hesap Ekstresi örneği incelendiğinde 28.12.0000 işlem tarihli Mahsup/ HESAPLAR ARASI VİRMAN kaydı ile 3.979,00 TL "Alacak" kaydedilerek ekstrede 62.322,80 TL  "Bakiye" olarak görülmekte ve "Mahsup" işleminin karşılıklı olarak cari hesaplarda aşağıdaki gibi gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. 
 
 
 
7.4.8. ............ Teknik S.......cılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. 
  0000 yılı Cari Hesap Ekstresi  (Davalı taraf G.................. MÜM. İTH. VE İHR. TİC.LTD. ŞTİ. ticari defter kayıtlarında görülen) 
 
"Burada (İşlem Tarihi; Açıklama; Borç;  Alacak; Bakiye) tablosu verilmektedir." 
 
(Mahsup - Hesaplar Arası Virman işlemleri de bu tabloda verilmektedir.)
 
 
7.5.   Davalı vekili 00.00.2013 tarihli beyanını sunduğu dilekçesiyle bu kez; 
  Huzurda görülen yukarıda dosya numarası yazılı davanın 00.00.2013 tarihli celsesinde bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığından bahisle davacı tarafa delillerini somutlaştırmak üzere kesin mehil verildiğini, verilen mehil içinde beyanda bulunulmadığı takdirde mevcut dosya kapsamında karar verileceğinin ihtar edildiğini, davacı taraf verilen süre içinde cevap verdiğini ancak, delillerini somutlaştırmadığını, hangi faturadan kaynaklı olarak fazladan ödeme yaptığını açıklayamadığını.
  Davalı yan vekili olarak kendilerinin ise 00.00.2013 tarihli dilekçesiyle tüm ayrıntısıyla davacının iddialarının haksız olduğunu ve davanın reddi gerektiğini izah ettiklerini, davacının defterlerinin tasdiksiz oluşu nedeniyle delil vasfı olmadığını, her iki taraf defterlerinin birbiri ile çelişik olması halinde davanın sair delillerle ispat edilmesi gerektiğini, 00.00.2013 tarihli dilekçe ekinde sunduğu Yargıtay İçtihatları ile sabit olduğunu, deliller arasında bulunan K...............  Sulh Ceza Mahkemesinde davacı tarafın ortağı olan E..... B........'nun "borçlarımızı kısmen ödedik" şeklindeki savunması da davalı yan savunmalarını desteklediğini, bir kimsenin borcunun üçüncü bir şahıs tarafından ödenmesine yasal engel olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 83'üncü maddesi  "Borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir." hükmünde olduğunu, dilekçelerinde izah ettikleri gibi borçlu firmanın yerine muvazaalı olarak kurulmuş olduğundan davacı taraf ödemelerini bu şekilde yaptığını, karşılıksız çeke dayalı olarak cezai hükümler 31.01.2012 tarihli 6273 sayılı yasa ile kaldırılınca, davacı taraf işbu davayı kötüniyetli olarak açtığını, 
  Sonuç olarak, davacının açmış olduğu işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reddi gerektiğini oysa Sayın Mahkemenin vermiş olduğu kesin mehile rağmen davacı tarafın dosyayı bilirkişiye göndermemiş olmakla davasını ispat da edemediğinden davanın reddini talep ettiklerini, beyan etmiştir.
  "Sayın Mahkemenin vermiş olduğu kesin mehile rağmen davacı tarafın dosyayı bilirkişiye göndermemiş olduğu" yönündeki davalı vekilinin 00.00.2013 tarihli beyanına karşın; huzurdaki davada ek rapor alınmak üzere bilirkişinin tekrardan görevlendirilmesi ve dava dosyasının bilirkişiye tevdi edilmesi 00.00.2013 tarihinde gerçekleşmiş, denetime elverişli rapor tanzim edebilmemiz için tarafımıza; davacı ve davalı yan defterlerinin yerinde inceleme yetkisinin de Yüce Mahkeme'ce 00.00.2013 tarihinde verildiği bellidir. 
 
7.6.   Sayın Mahkemece 00.00.2013 tarihli dilekçemiz üzerine, denetime elverişli rapor tanzim edebilmemiz için taraf defterlerini "yerinde inceleme" yetkisi verilmiştir. Bu nedenle davacı şirketin ve davalı şirketin davaya konu cari hesap bilgilerini içerir ticari defterleri ile dayandığı  belgelerini, verilen tetkikat günü ve saatinde davacının işyeri adresinde ve davalının işyeri adresinde hazır edilmesi usulünce bildirilmiş olup, tensip karar mucibi davacı vekili ve davalı vekili mevzuda muttali olmuşlardır. 
 
7.7.  Anılan karar uyarınca davalı şirketin davaya konu cari hesap bilgilerini içerir ticari defter kayıtları ile dayanağı belgeler, inceleme günü olan 00.00.2013 tarihinde saat 16.02'de başlamak üzere, ... Caddesi,  İş Merkezi, No: 100 A Blok 1. Bodrum Z..... - İST. adresindeki işyeri adresinde tarafımızdan incelendi. "Yerinde inceleme" sonucunda tespit edilen cari hesap bilgileri aşağıdaki gibidir:  
G....... MUMESSILLIK ITH. VE IHR. TIC.LTD.STI Hesap Ekstresi - 120 01 1282 (A.......... F......... MATB.TİC.VE SAN.LTD.ŞTİ adına yürütülen)
İşlem Tarihi;
Açıklama ;
Borç ;
 Alacak ;
Bakiye ;
"Burada (Mahsup - Hesaplar Arası Virman) tablosu da verilmektedir."
 
Yukarıda tablo muhteviyatı cari hesap ilişkisi içerisinde satıcı konumundaki davalı yan G....... MUMESSILLIK ITH. VE IHR. TIC.LTD.ŞTİ; alıcı konumundaki davacı yan A.......... F......... MATB.TİC.VE SAN.LTD.ŞTİ. adına "faturalar" keşide ettiği, buna mukabil davacı yan, davalı yana ödemeler yaptığı, tediye edilen meblağın çok sayıda faturadan kaynaklandığı, cari hesabın kesilmesi ile birlikte alınanlar ile verilenler arasındaki fark, yukarıdaki gibi hesaplandığı görülmektedir. 
 
8 - NETİCE:
 
  Davacı taraf ticari defter kayıtları, yerinde incelemeye ibraz edilmediğinden, davacı şirket ticari kayıtları üzerinde ek inceleme yapılamamıştır.  
  Davalı taraf ticari defter kayıtları, mahkemeye sunulmuş olan belgeler ve dava dosyası ile ekleri üzerinde gerekli ek incelemeler, 00.00.2013 tarih ve 6 no'lu Celse'de verilen ara karar gereğince; "bilirkişi" sıfatıyla tarafımdan yapılmış olup, varılan sonuçlar, bütün delillerin nihai takdir ve değerlendirilmesi Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere; 
 
8.1. Davalı yan ticari defter kayıtlarının raporumuzun "7.1." ve  "7.4.5." maddesinde açıklandığı üzere sahibi lehine kesin delil özelliğini haiz olduğu, 
 
8.2. Davacı yan ticari defter kayıtları cari hesap bilgilerini de içerecek şekilde Sayın Mahkemenin kararı doğrultusunda "yerinde incelemeye" ibraz edilmemiş olduğundan, 00.00.2013 tarihinde Yüce Mahkemenizin duruşma salonunda incelemeye ibraz edilmiş bulunan ve kapanış tasdiki görülemeyen "davacı tarafın 0000 yılı ticari defter kayıtlarından" ziyade; 
  Sahibi lehine "kesin delil" niteliğini haiz, davalı tarafın 0000 yılı ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, 
 
8.3.   Dava dosyasına mübrez deliller ile davalı yan 0000 yılı cari hesap bilgileri üzerinde yapılan hesaplamalar muvacehesinde raporumuzun " 7.2." ve "7.4.7." ve "7.4.8." ile "7.7." maddelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Yüce Mahkemenizin denetimine elverişli olarak tespit edilen bakiye, dayanaklarını da belirtir şekilde sunulmuştur.
 
8.4.  Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari işlemlere ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmakla beraber, davalı şirket tarafından davacı şirket adına keşide edilen  ve raporumuzun "7.4.7." maddesinde sözü edilen faturaların kesilmiş olması; davacı şirket tarafından davalı şirket adına tediye edilen ve raporumuzun "7.2." maddesinde sözü edilen ödemelerin yapılmış olmasının yanısıra, yine davalı şirket tarafından davacı şirkete "mal satışı" yapılmış olması sebepleri ile taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, 
 
8.5. Bilirkişi sıfatıyla daha önce Yüce Mahkemeye sunduğumuz 00.00.2013 tarihli rapora yapılan itirazlar ile dosyadaki tarafların iddia ve savunmaları, dava dosyasında mevcut 00.00.2013 tarihli 3 nolu ara karar gereğince iş bu raporumuzun "7." maddesinin alt başlıklarında her biri ayrı olmak üzere değerlendirilmiştir.
 
8.6. Davacı taraf, karşı taraftan malzeme satın almıştır ve satın aldığı malzemelere ilişkin daha sonra cari hesap kapsamında fazla ödeme yaptığını iddia etmektedir.
  Davalı taraf ise taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu bu ticari ilişkide müvekkil tarafından karşı tarafa mal satılmış olduğunu, davacının fazla ödeme yaptığına yönelik beyanlarını kabul etmediklerini, müvekkil şirketin defterlerine göre de borçlarının olmadığını ileri sürmektedir. 
  Sonuç olarak uyuşmazlığın esası, davacı tarafça teslim alınan mal bedelinden daha fazla bir ödemenin olup olmadığına yöneliktir.
 
8.7. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan deliller, icra dosyasındaki itirazlar ile icra dosyasındaki alacak kalemlerinin değerlendirilmesi için HMK 222 mad. ve TTK. hükümlerine göre, uyuşmazlığa konu yıllara ait defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi sıfatıyla, dava dosyasına mübrez belgeler ile "kesin delil" niteliğini haiz davalı taraf ticari defter kayıtları ve dayanağı belgeler üzerinde yaptığım incelemede; 
  Muavin defter cari hesap bilgileri ve kayıtları üzerinde davacı şirketin, davalı şirkete fazladan yaptığı ödemeler, dava dışı üçüncü şahıs ............ Teknik S.......cılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. hesabına mahsup edilmiş olduğu görüldü. 
 
8.8. 28.12.0000 tarihinde davalı şirket defter kayıtları üzerinden yapılmış olan Mahsup/ HESAPLARARASI VİRMAN; A.......... F......... m........CLIK TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ adına yürütülmüş bulunan 0000 yılı Cari Hesap Ekstresinde görülen 3.879,00 TL meblağın, dava dışı anılan ............ Teknik A.Ş. hesabına aktarıldığı, cari hesap kalanının ise 0.72 TL "Bakiye" olarak kayıtlı olduğu görülmekle, 00.00.2013 tarihli önceki raporumuzun "5.6" maddesi ile  "6.d." maddesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava dışı ............ Teknik S.......cılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin alelade "üçüncü şahıs" olmadığı bilakis, davalı şirket ile ticari ilişkisi de bulunan; davacı şirketin ortağı ve ............ Teknik A.Ş.nin temsil ve ilzama yatkili genel müdürü E..... B........ ekseninde davacı şirketle organik bağının bulunduğu, dava dosyasında mevcut B........ 6. Noterliği 00.00.2006 tarih ve 00030 Yevmiye no ile tasdikli imza sirküleri ile K...... 10. Noteri, 00.00.2008 tarih ve 00027 yevmiye nolu vekalet atama onayından da görülmektedir.
  Bu sonucun huzurdaki davada, Yüce Mahkemenin takdirinde olarak kök raporumuzda da belirttiğimiz gibi davalı şirket lehine yeni bir durum yarattığı, görüş ve kanatindeyim.
  On altı sayfada, üç nüsha olarak düzenlenen, iş bu ek raporumuzun bütün delillerinin "nihai takdir" ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile sunarım. 
...00..2014, B.......... / İST. 
 
Bilirkişi 
 
Ahmet AK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1034
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster