Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '12

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
147
 

Maide Hanım

Maide Hanım
 

MAİDE HANIM-TAŞUCU'NUN EN GÜZEL HANIMI

"Kuzguna yavrusu ceylan görünür" derler ya, bence "yavru kuzguna da anne ceylan görünür. Anayurdum Taşucu'nun en yaşlı hanımlarından biri benim annem. Güzellik, yalnız gençlerde olmaz bilirsiniz, bir de ruh güzelliğini, yaşanmış yılların izlerini yüzlerinde çok güzel taşıyan insanlar vardır ben onları daha güzel ve özel bulurum.

Yepyeni, pırıl pırıl, ama üstünde hiç bir anı izi taşımayan eşyaları sevmediğim gibi, renksiz, ifadesiz, kusursuz anlamsız, hepsi birbirinin kopyası olan güzelleri de sevmem. Annemin yüzüne baktıkça bir hatıra defteri okurum sanki;
öyle derin izler vardır yüzünde, öyle anlamlı. Yanlış anlamayın buruşuk değildir annemin yüzü, geçtiğimiz yıl  "aynaya bakmıyorum yıllardır, bugün yüzümü yıkarken farkettim, benim biraz alnım mı kırışmış kızlar?"  diye sorduğunda 87 yaşındaydı,
ve gerçekten alnında kırışık yoktu, ondan altmış yaş genç torunlarının çoğunun alnı kırşıklar içindeyken.
Ama yine de yaşanmışlıklar yansımıştır yüzüne, özellikle gözlerine. Konuşurken ta gözünün içine bakar insanın, bakar da neleri anlar, neleri...
Tüm günü pencereden yolu görebildiği bir yatakta geçer, lüzumlu haller dışında hep o yatağın içindedir.
Gördüklerinden, duyduklarından öyle doğru anlamlar çıkarır ki, nereden duydu, öğrendi bizim zor ulaştığımız bu bilgileri diye şaşar kalırısınız.
Sanki o yatakta oturan vücududur da ruhu dünyayı gezer, görür, bilir.
Eskiden, gezip görülmesi gereken tüm güzellikleri gördüğüne şükreder hep, çünkü şimdi o anılarla yaşıyor, o küçük odanın içinde, o yatakta.
Sanıyorum, tatmadığı zevk de kalmamıştır dünyada, tadılması gereken. Herşeyi öyle güzel, tadını çıkararak yaşadı ki.
Güzelliği ve özgürlüğü ve gücü oldu her zaman. Bir kadın için bu üç özellik öyle önemlidir ki, tüm kadınlar bilir bunu.
Kimseye hesap vermek zorunda kalmadan, ama her zaman uygun olanı yaparak, kendisine ve çocuklarına sahip çıkarak, yaşamı güzelleştirerek yaşadı, dolu dolu.
Geçtiğimiz hafta bana bir paket geldi kargoyla, baktım annem göndermiş.
Ara sıra yapar böyle sürprizleri, bayılır sürpriz yapmaya.
Paketi açtığımda mis gibi bir koku yayıldı odaya, bahçemizdeki limon ağacının altında açan ilk nergislerden bir demet, kokuyu yayan oymuş.
İtinayla paketlenmiş bir dal, bilinen adıyla "yılbaşı" çiçeği, köklü ve üstünde çiçekler, tomurcuklar var, yetiştirmek istediğimi bildiği için göndermiş.
Paketin içinde, yine anayurduma özgü yiyecekler vardı, eşek turpu, çökelek, çorbalık karışım, ve  kepekli undan saçta yapılmış bazlamayla sıkma.
Memleket kokusu doldu içime, çok mutlu oldum.
Ben anneme boşuna "mutluluğun ustası" demem, o bilir insanları nasıl mutlu edeceğini.
Çiçeğimin adını "Maide hanım" koydum, her gün bir katı açtı, her kat birbirinden güzeldi,  kokusu yoktu ama ben onu öpüp koklarken annemin mis kokusu hep burnumdaydı zaten.
Sen çok yaşa anneciğim, sağlıklı ve mutlu yaşa,
seni çok seviyorum diyorum, her koklayışımda "Maide hanım"ı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 98
Toplam yorum
: 150
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 738
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

Okuyan, gözlemleyen, yorumlayan, öğrenmeye ve öğrendiklerini uygulamaya çalışan; doğayı, insanları, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster