Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '18

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
27
 

Majör Depresyon Hayaller

Majör Depresyon Hayaller
 

ejderin öfkesiyle
ucundan ucundan, gündüzün gözünü kemirirken gece
cehennem sıcağıyla
yokluğuma yâr oldu yalnızlık
ruhsatsız birinin ellerinde
dağılmış / hurdalık ruhum ağır çekimde
toplanmayı beklemekte
içime döktükleri ateş 
bakır çalığının kalayı
 
o y s a
böyle değildi bildiğim suyun rengi
dudağımda duran şarkı bu değildi
 
sırı buğulu bir aynada 
geçmiş gecikmişlerimi aradım durma
dile sarılan sabık söz sustukça
taşlaştı kelimelerim 
 
cennnetinden medet ummadım
kendi kendimin tutsağı ben
karaydı kan kardeşim
ben döşedim mayınları içime
söndü içimdeki kandiller
üzerime üflediği efsunlu soluktan
şeytanın zaferiyle sonuçlandı her gün
 
eski uykulara meyilli
gecenin derinliğine sarhoş ruh/un
bedene cezası, hep tek ayak üstüne kalmaktı 
 
geri kalanıma
siyahtan gayri yeni bir renk medet ey hayat
 
daha fazla ölmek nasıldır
eteklerimde ağır gece
çekerken derin oyuklarına
sancıları sürekliyken
toprağa gömülü bedenimin
ölüm bezinden yüzüme çekiliyor perde*
 
sabırsız zamanların taşan sabrında
cemresiz günlerin şifasız hüznü
muamma noktadan gelen
durma sisli hazanı emziriyor beden
bir türlü damıtılamıyor beyaz 
yanılsamalar içinde kalıyor emânet duygular
 
toprak çürük tohuma geçit vermiyor yeryüzüne
gizli bir el yağmur suyu veriyor içimdeki yalnızlığa
tutunamayan cüce emel
kusulamayan dev elemde
klişeleşen ruh sesi
 
gözlerindeki bakıştan
katran kokusu sızmada
ve tayfun savurmada içimi
 
kilitli kapıların merakında
sandıklar dolusu cevapsızlıklar
zihnimde dönüp duran
çocukluğun merdiven altı umacı şemsiyesi
 
hedef tahtasıydım zehirli oklarının bunca zaman
ölümün sessizliğinden daha fazla kanatacak ne var
 
makberin hüznünü yüzümden kazımak
ürkek üveyiklerin vehmini
yüzünü aydınlığa kapamış gökyüzünü
mavinin izine uzanmayan elleri
bir hiçliğin sıvadığı bakışı
silip atmak istiyorum tablomdan
 
ey hayat
sessizliğin buzunu kıracak muştular arıyorum gözlerinde
kopup gelmeli yeniden o sesim
bağırabildiğin kadar bağır
yankılanmıyor sessiz sözcüklerin
 
gece çoğalsa da karanlığıyla
bakışından inen aydınlık yıldızları bekliyorum
 
biliyorum dört yapraklı yonca değil
yaşam /sızım
son mevsim 
son kıyı /son liman
içimde erimeyen karlı dağ 
yarım kalan rüya ömrüm
 
zamanın bağrında
doyasıya içime çekemediğim
yok olan anlık yağmurun kokusuydu 
bir gökyüzü bekledim ferahfeza
 
o l m a d ı
 
arkası yarınlara
“belki”ler biriktirdim dünyalar kadar
akşamdan kalma başladım her yeni güne
kendi cezaevimde bir suret oldum hep
o y s a/ pollyanna ruhunu kuşanıp
yedi başlı devin gücünü sergilemek varmış
bu nizamsız dünyada 
 
siyahı kuşanmışlar bilir ancak 
içinizde anlatabilecek var mı
majör depresyondaki hayâllerimi
 
12 Şubat 2013
 
*Yücel Kayıran
 
Hâdiye Kaptan 
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
 
 
 
 
 
 
Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazı hayaller vardır ki sınırlarından içeri girip ne çok armağanlar sunsak da eli boş gönderir gerisin geriye ödeme istemesizin...Güzeldi!Elinize sağlık Hâdiye hanım.Selam ve saygılarımla.Diğer şiirlerinizi okuyacağım şimdi.

Abbas Oğuz 
 24.05.2018 17:20
Cevap :
Yaşayanın bildiği, yaşamayanın anlamadığı durumlar. Bazıları "kafana takma" der geçer çünkü yaşamamıştır böyle bir şeyi. Basite indirmek, yüzeysel bakıştan ibarettir. Teşekkürler ettim. Selamlar ile Sağlıcakla  28.05.2018 12:20
 
 
Toplam blog
: 495
Toplam yorum
: 1656
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 16.05.11
 
 

Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı,  deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster