Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
858
 

Mal sahibi, mülk sahibi… Hani bunun ilk sahibi?

Mal sahibi, mülk sahibi… Hani bunun ilk sahibi?
 

Birkaç yıl öncesinin teknoloji harikası cihazları bugün kaldırımlardaki işporta tezgahlarına düşmüş durumda. On-onbeş yıl önce, bilimkurgu filmlerde hayranlıkla izlediğimiz elektronik aletler şimdi çocuklarımızın elinde dolaşıyor.

Arabanız kırmızı ışıkta durunca, bir takım adamlar üşüşüyor başınıza, “Abi şarj cihazı gerek mi? Matkap veriiim abime… Dekupaj testeresi lazım mı? Cep telefonuna kulaklık var!..” diyerek envai çeşit alet satmaya çalışıyorlar…

Oysa çocukluğumuzda… Radyoya el sürmemiz bile yasaktı! Büyüklerimiz, “Çocuklar radyoyla oynamaz. Radyo dinlemek istediğinizde, söyleyin biz açalım.” derler, bizleri o dönemin tek elektronik aletinden uzak tutmaya çalışırlardı.

Çünkü çok değerliydi o elektronik alet. Pahalıydı. Çocuk oyuncağı değildi.

Teknoloji hızla gelişiyor; geliştikçe ucuzluyor; ucuzlaştıkça yaygınlaşıyor; yaygınlaştıkça sıradanlaşıyor; sıradanlaştıkça… Değersizleşiyor.

Elektronik aletlerin değer ölçütü, aletlerin özellikleri, yaptıkları iş, işlevleri v.s. değil. Bu aletlerin değerini artık zaman belirliyor. Bugün çok değerli olan bir aletin, yarın yüzüne bile bakılmıyor.

Teknoloji ucuzlayınca, ihtiyaç kriterleri de değişiyor.

“Mutfağa da bir televizyon aldık şekerim. Artık, hem Seda Sayan’ı izliyorum, hem işimi yapıyorum. Televizyon izlemek için salona gitmeme gerek kalmıyor.”

“Sırf mutfakta iş yaparken izleyebilmek için televizyon mu aldın? Pes yani!”

“N’apim şekerim? Çok ucuz. Yok dediğine deymez!”

Evet. Artık işin sırrı burada:

“Çok ucuz!”

Teknolojideki hızlı gelişmenin bizi getirdiği yer, ihtiyacımız olduğu için değil, ucuz olduğu için almak.

Ve… İhtiyacımız kalmadığı için değil, daha iyisini daha ucuza alabildiğimiz için eskileri(!) atmak.

Sanki elektronik aletleri satın almıyoruz da kiralıyor gibiyiz.

Al… Bir süre kullan… Bırak bir yana… Yenisini al… Onu kullan… Sonra onu da bırak… Tekrar yenisi al… Tekrar bırak…

Bu aletleri birileri, bir yerlerde kiralıyor olsa… Biz de belli dönemler için kiralasaydık… Durum bundan farklı mı olacaktı?

Kendi malımızın kiracısı olmuşuz da haberimiz yok. Piyasa ikinci el cep telefonları, bilgisayarlar, televizyonlar, teypler, cd çalarlar, müzik setleri ile dolu.

Mal sahibi, mülk sahibi… Hani bunun ilk sahibi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evlerimizi doldurmuş teknolijik cihazları ne kadar yerinde kullanabiliyoruz ki, sanki var densin diye alınmış çoğu.. Chat yapmak için alınmış bilgisayarlar, yemek ısıtmaktan çok mutfaklarda üstüne çiçek konarak aksesuar olan mikro dalgalar, dedikodu yapmak için kullanılan cep telefonları, yalnızlığımızı iyice artıran büyük ekranlı televizyonlar vs vs...Evlerimiz beyaz eşya vitrini gibi , sende varsa bende var!! ESEN KALINIZ...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 13.04.2007 10:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 150
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1565
Kayıt tarihi
: 20.06.06
 
 

70'li yılların sonlarına doğru (1977 veya 1978... Belki de 1979...) tüm zamanların efsane dergisi GI..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster