Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '13

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
58
 

Malatyalı kadınlar

Tıklım tıklım doluydu salon. Coşkuluydu hepsi. Sayıları on beş yirmiyi geçmeyen erkekler sesiz sakin bir şekilde oturuyordu masalarda. Birey olmanın onuru ve gururuyla haykırıyorlardı ve oynuyorlardı. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e " Sarı saçlı mavi gözlüm neredesin " türküsünü bir kaç kez söyleyerek seslendiler. Türkiye de aydınlığın bekçisi olduklarını vurguladılar.

9 Mart günü Dünya kadınlar gününü kutlayan Ankara Malatyalılar Derneği kadınlar kolu, Başkentten " BİZLER ANAYIZ" diye sesleniyorlardı tüm dünyaya.

Coşku doruk noktasına çıkmış, kimileri piste kimileri masasında oynuyorlardı. Analar eğleniyorlardı. Erkekler alkışlayarak destek oluyordu eğlencelerine. Bir tümce takıldı zihnime "İnsanlık bizim göbek bağımızdır."

İşte aydınlanması gereken tümce bu dedim. Nerede ise Bilim İnsanı Arşimet gibi” buldum buldum “diye haykıracaktım salonda.

Bir gün önce siyasetçiler ne kadar bağırmışlardı" 8 Mart Dünya kadınlar gününü" kutlamak için. Ayaklarının altından öpmeye başladılar, öpmeden bıkmadılar söylemlerinde. Oysa yönelttikleri ülkede her gün kadınlar öldürülüyor ve şiddete uğruyorlardı. Konuşmaların çözüm olmadığı bir ülke olduğumuz yaşananlarla ortada olduğu halde.

İnsanlığı yaratan kadınlarımıza neden şiddet uygulanmaktadır. Toplumda oluşturulan değerlerin kadına yüklediği anlamlardır. Doğurganlığın duygusal yapısı, kadının davranışlarını yumuşatmaktadır. Psikolojik bir ögedir bu. Tüm canlılarda dişiler yavrularını büyütürken ve korurken tehlikeler karşısında çekingendir. Erkeğinin koruması altındadır. Bu koruma güdüsü toplumda bir üstünlük olarak kendini göstermiştir.

Toplumların gelişme evrelerinde kadına yüklenen sosyal değerler, onların birey olma haklarını sınırlamıştır. Uygulanan yönetim sistemleriyle de bazı dinsel değerlerle cemiyet hayatından soyutlanmışlardır. Bu gelişmeler kadını günah objesi olarak görülmesini ortaya çıkarmıştır. Saçının görülmesi günah olmuş, eline dokunulması günah olmuş. Cennetten kovulmanın nedeni gösterilmiştir. Bu gün bile birçok ülkede, kadının meslek edinmesi günah olduğundan yasaklanmıştır.

Sanayi devrimiyle beraber teknolojik gelişmeler aydınlanmayı hızlandırmıştır. Dünyayı evimizde algılama fırsatını sağlayan bilim ve teknik, insanları (Kadın ve Erkeğin) aydınlatmaya ve yanlış düşüncelerden arındırmaya çalışmaktadır. Ancak toplumsal gelişmeler ülkeden ülkeye farklılık gösterdiği için, geçmişte yüklenilen değerlerin etkisinden kurtulamamıştır.

Büyük önder Mustafa kemal Atatürk, bu gerçekleri gören lider olduğu için, batıda birçok ülkede görülmeyen insan haklarını yaptığı devrimlerle gerçekleştirmeye çalışmıştır. İlkesi öncelikle aydınlanmış insandı. Ne yazı ki, bugün bu düşüncenin çok uzağında bulunurken bağırıyoruz "Kadın hakları diye, Kadına şiddete hayır diye". Birbirimizi mi kandırıyoruz yoksa.

Salonda bunları haykıracaktım mikrofonu kaparak. Yerimden bir kaç kez ayaklanır gibi oldum. Çok güzel oynuyorlardı "Sarı saçlım mavi gözlüm neredesin" türküsünü söyleyerek. Zaten İsmet İnönü Paşanın hemşehrilerine de bu şekilde kutlamalar yakışırdı.

Bu güzel kutlamayı yapan tüm yetkililere aydınlık günler için teşekkürler.10.03.2013

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 441
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1944 yılında Arapgir'de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Arapgir'de, lise öğrenimini Ankara Gazi Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster