Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
722
 

Maliyedeki kast "elim bir ızdıraba duçar" etmektedir

Maliyedeki kast "elim bir ızdıraba duçar" etmektedir
 

Vergi Dairesi çalışanları "itibarsızlaştırma"nın sona ermesini istiyor. (Foto A.AK)


Bu vergi sistemi acaba niçin bu hale geldi?
Bunun kusuru kimdedir, verginin müdürlerinde mi, Maliye'nin içindeki KAST sisteminde mi yoksa toplum yapısını bilmeyen "bütün ömrü Ankara ve America'dan ibaret" olanlarda mı?
1950 yılında nüfusumuz 20.947.000 iken o yıllarda mükellef sayısı yaklaşık bir buçuk milyon kişidir. Şimdi dikkât!!! :
Bugün 70 milyon Türkiye'de mükellef sayısı kaçtır biliyor muyuz?
Gerçek anlamda sadece iki buçuk milyondur. Kimse kendini kandırmasın! ¦
Bu rakama bir milyonu basit usul gelir vergisi mükellefleri dahildir.
1950'den 2010'a 60 yıl geçmiş, gerçekte gelir ve kazançları üzerinden vergi ödeyenlerin sayısı adeta yok olmuştur!

Daha ne söylenebilir ki! ...
Vergi düzenlemeleri ve yapısal değişiklikler yapılırken Maliye Bakanlığı, Devlet Gelir Uzmanlarını, Merkez Kurullarını ve sözüm ona teorisyenlerini "her zaman" hareketlendirir ve o "reformu" destekletir, savunur.
Ancak 2005 yılından beri; 5345 sayılı Yasa ve bağlı olarak Vergi Dairesi Başkanlıklarının Kuruluş ve Görev Yönetmeliği ışığında (!) geldiğimiz nokta nedir biliyor muyuz?!
Elbette biliyoruz;
Gelir Vergisini uygulamak o kadar tehlikelidir ki bugün uygulanmakta olan gelir vergisinin çoğunu devlet kendisi ödemektedir. Yani maaşları üzerinden vergiyi ağırlıklı olarak "memurlar" vermektedir.
Bir çok "mükellef" tanımında olan kişi ya da kurum direkt vergilerin dışında kalmakta ve bu KAST sistemi namuslu olan vatandaşları dolaylı vergilerle, başta akaryakıttan alınan ÖTV olmak üzere "elim bir ızdıraba duçar" etmektedir. (Acıklı bir sıkıntıya uğratmaktadır.)

*

Eldeki Gelir İdaresi Başkanlığı istatistikleri kime ve neye hizmet etmektedir, bilmeyen var mıdır acaba?!
"Sözüm ona 'teorisyenler' bilerek veya bilmeyerek bir komploya alet olmaktadır."
Gelir İdaresinin kurucu başkanı Osman Arıoğlu'nun hâlâ söyleyecek bir sözü var mıdır? "BUGÜN" Gazetesinde köşe yazarlığı da yapan Arıoğlu; bugün "Acaba bu vergi sistemi niçin bu hale geldi?" sorusu karşısında niye suskundur?

Bunu bizzat kendisine, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve bürokratlarının da hazır bulunduğu kongerede sordum. İstanbul'daki Verginin Müdürleri ve Mali Müşavirler (Meslekte Birlik) arkadaşlarımızın da hazır bulunduğu Aralık 2011 eylemimizi müteakip Haliç'teki Sütlüce Kongre Merkezinde o gün sorduğum için, bura da da yineliyorum.
Sevgili Faruk Yılmaz arkadaşımızın dikkatini çekmiş olmalı ki, Arıoğlu'na ne sorduğumu 0 533 3423055 numaralı telefonumdan arayıp öğrenmek istemişti.
O gün, Faruk Yılmaz arkadaşıma detaylı tekrarda bulunamadım, hatırlayacaktır...
Şimdi yeri geldi; suskun geçen bir yılın ardından sorumuzu tekrarlıyoruz ve o günden beri yanıt alamadığımız bu soruya "lütfederlerse" yanıt bulmaya çalışıyoruz.

Bu vergi sistemi acaba niçin bu hale geldi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kayıt dışı ekonomiyi kayda alamıyorsan gerçek anlamda devlet olamamışsındır,devletin gelirlerini eldeki kazları yolmaya endekslersen bir arpa boyu yol almış olursun.Emlak vergisinde bile adil vergilendirme yöntemine geçilemedi,üç evi olduğu halde emlak vergisi muafiyeti devam eden emekliler mevcut.Hiç geliri olmayan iki evi bulunan bir hanım iki evinede em.ver.ve gelir vergisi ödüyor.Sistem kayıtdışı ile mücadele etmiyor veya edemiyor,böyle oluncada ahırdaki inekleri sağmaya devam deniliyor.Tam istihdam ve tam üretim olmadan serbest piyasa ekonomisi yürümez.Bizim insanımızın serbest piyasa ekonomisinden bunu kastetbiyor,rekabet koşulları yok istediğimi istediğim fiattan satarım anlayışı,vergiden kaçma eyilimi gerçek anlamda büyümeyi engelliyor.Maalesef türkiye üretmeden tüketiyor ve üretimdeki ithal payını düşüremi izah edin.yor,bu gerçekler ışığında varın büyümeyi

Nurettin Dörtdemir 
 23.12.2012 13:20
Cevap :
Sayın DÖRTDEMİR, ilginize teşekkür ederim. Türkiye'nin Vergi Dairesi Müdürleri "Çözümde varız!" diyorlar. Ayrıcalık ya da lütuf da istemiyorlar. Emeklerinin hakkı, mesleklerine saygı, insanca çalışma koşulları ve sinsice maruz bırakıldıkları "itibarsızlaştırma" uygulamalarının sona ermesini istiyorlar. Bu istekler eminiz ki kendilerinden ziyade; sizin de eleştirdiğiniz vergi sistemimizin düzeltilebilmesi adınadır. Pekiyi, o halde vergi sistemi niçin bu hale geldi? Bu soruyu Maliye'ye sorduk, yanıt bekliyoruz. Saygılarımla. A.AK  24.12.2012 13:55
 

Sevgili DURSUN TEK Arkadaşımızın şiiri: ''ARZ EYLEDİK HALİMİZ'' .. İstemeyiz hakkımızdan fazlasın, Kararname adaletsizlik yazmasın, Başkan Üstad,Bakanımız anlasın, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Çarkıfelek gibi oldu kariyer, Joker hakkı verilenler tuttu yer, Hep pas geçer Muavinle,Müdürler, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Sınavlarda hatimleyen bizleriz, Tayinlerle diyar,diyar gezeriz, Liyakatle yükselmeyi bekleriz, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Yedi yıldır düzelecek dediler, Denetmene, müfettişlik verdiler, Hakkımız olanı çokmu gördüler, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Vakarımızla suskun geçirdik zamanı, Uzmanın devletlisi almış sıramı, Bordrolarda sızlattılar yaramı, Dilekçede arz eyledik halimiz. 21.12.2012....(D.T)

Ahmet AK 
 22.12.2012 12:03
Cevap :
Sevgili Dursun Tek Arkadaşımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. Vergi Dairesi Müdürleri adına; Ahmet AK  22.12.2012 20:06
 

Sevgili Okur, yaptıkları; "kafa tutmak" mertebesinde basitleştirilemeyecek kadar kutsaldır. Bir "hak arama ve onur" mücadelesidir. Bugün hemen sonuç alamayacaklarını bilseler bile yarınlara borç olan "milli bir ruhun, şahsiyet ve masumiyetinde" en haklı en gururlu mücadeledir bu ve ancak, anılan vasıfları taşıyan siz sevgili vatandaşlarımızın anlayabileceği değerler manzumesidir. Bunca ömrümüz, hizmetimiz ve yetiştirdiğimiz genç kuşaklar şahittir ki paranoya içinde "kafa tutabildikleri için kendilerinde gurur duyma ve rahatlama" egzersizleri değildir bu kutsal davaları! Ayrıcalık ya da lütuf dilenme demonstrasyonu ise asla değildir! Cesaretleri "cüret" değildir! Maliye; "aba altından sopa göstererek" değil, aşılmaz kapılarını yüreklice açarak sorunun çözümüne yardımcı olabilir. Aslında "gölge etmeseler başka ihsan" da istemez ya! ... Maliyenin "korkulu hikayelerini" bilirsiniz! Verginin müdürleriyle yardımcılarının omurgalı duruşlarını da Maliye Bakanlığı iyi biliyor. A.AK

Ahmet AK 
 21.12.2012 16:02
 

Sn AK, mesleki yazınızı zevkle okudum. Kutlarım ve esenlikler dilerim.

Muhsin DURUCAN 
 20.12.2012 19:43
Cevap :
Katkınız için teşekkür ederim Sayın DURUCAN; bendeniz de sizin ve Hüseyin Erkan Öğretmenimin yazılarınızı keyifle okuyorum. Saygılarımla. A.AK  20.12.2012 19:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1038
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster