Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1748
 

Mamma Mia

Mamma Mia
 

New York'ta Mamma Mia, sadece fotoğraf çektirebildim...


Broadway’de tüm zamanların en fazla hasılat yapan müzikali unvanını elinde bulunduran Mamma Mia, İsveçli efsane grup ABBA’nın, yirmi iki şarkısının müzikalde sergilenen sıcak bir Akdeniz hikayesinde olayların gidişatına göre sıralanarak söylenmesiyle hazırlanmış.

Olaylar bir Akdeniz kıyı kasabasında geçmekte. Sophie Sheridan (Haley Flaherty), annesi Donna (Carolanne Weidle) ile yaşayan, sevdiği genç Sky (Jon Hawkins) ile evlenme hazırlığı yapan yirmi yaşında bir genç kız. Evlenme arifesinde olan Sophie yirmi yıldır babasını bilmeden yaşamış. Annesi Donna’ya her sorduğunda kaçamak cevaplar almış. Annesinin günlüğünü okuduğunda babası olabilecek üç erkeği tespit edip onları bir bahaneyle gelmelerini sağlar ve bu tespitlerini düğünü için gelen nedimesi olacak arkadaşları Ali (Lindsey Tierney) ve Lisa (Kellie Ryan) ile paylaşır.

Birbirlerinden habersiz olarak gelen baba adayları Bill (Damian Myerscough), Sam (Cameron Blakely) ve Harry (Richard Shelton) durumu öğrendiklerinde hepsi ayrı ayrı Sophie’yi düğünde damada sunmaya talip olurlar. Sophie düğün gününe kadar esas babasını bulmak istemekte ama bu karmaşık durumdan nasıl çıkacağını bilememektedir. Annesine de onları kendisinin çağırdığını söylememiştir. Donna’nın kızının düğünü için gelen çocukluk arkadaşları Rosie (Felicity Duncan) ve Tanya da (Geraldine Fitzgerald) bu karmaşık durumu çözmek için çabalamaktadırlar. Kısaca başlangıç yaptım, devamını gidip görecek olanlar vardır diye yazmıyorum.

Döner sahne çok güzeldi, olayın geçtiği Akdeniz kasabası dekoru çok şıktı. Gözü yormayan aksine ferah, iç açıcı bir görünüm hakimdi. Kostümler müzikli sahnelerde Abba’nın o dönemlerdeki sahne giysileri örnek alınarak hazırlanmış. Sahnenin iki yanına koyulmuş panoda gerek konuşmaların gerekse şarkıların Türkçe sözleri anında yazılıyordu. Hem sahneye bakıp hem yazıları takip etmek biraz zor olsa da orta derecede İngilizce bildiğim için mecburdum.

ABBA’yı ilk kez Eurovizyon yarışmasında tanımıştım. Waterloo adlı melodiyle İsveç’e birincilik getirmişlerdi. O yıldan sonra da müzik yaşamlarında büyük başarılar elde edip tüm dünyada albümleri 350 milyon satmıştı. O günlerden aklımda kalan grubu çok beğenerek dinlediğim, izlidiğimdi. Bir de onları izlerken solist kızlardan sarışın olan mı güzel, esmer olan mı diye her daim kendimi sorgulamışımdır. Bazen sarışın (vücut hatları hoşuma gidip) bazen de esmer olan (çok zarif yüz hatlarıyla) gözüme güzel görünmüştür.

Hoşuma gitmeyen tek konu oyun başladıktan tam bir saat sonra dahi geç gelen insanların salona alınmasıydı. BKM yönetiminin böyle bir hatayı nasıl yaptıklarına aklım almadı. Dünyaca ünlü bir müzikal izliyoruz, tüm dikkatimiz sahnede iken dikkatimizi dağıtan bu olayların yaşanmamasını isterdim. Üstelik oyun 20 dakika geç başlamıştı. Büyük ihtimalle otomobil fuarının da olması trafik yoğunluğuna sebebiyet vermiştir. Hatta kulağımıza gelenlere göre fuara bir bakan gelmiş o yüzden trafik alt üst olmuş.

Müzikali izlerken gençlik yıllarımıza gittik. Tüm şarkılar müthiş bir performansla söylendi. Özellikle Donna’nın sesinin rengi müthişti. Gösteri bitiminde tempolu şarkıları peşpeşe söylemeleri, Donna’nın söylediği birkaç Türkçe söz de (Merhaba Türkiye - Bir tane daha ister misiniz) tüm izleyiciyi coşturarak ayakta hem dans edip hem alkışlamamıza sebep oldu.

Geçen yıl New York’tayken oğluma bu kez mutlaka Broadway’de bir müzikal izlemek istiyorum demiştim, ama kısmet olmadı. The Phantom of the Opera (Operadaki Hayalet), Ugly Betty (Çirkin Betty), Les Miserables (Sefiller) ve Mamma Mia müzikallerinin oynadığı yerlerin önünde fotoğraf çektirmiştim sadece. Türkiye’ye geleceklerini öğrendiğim Nisan ayında hemen internetten biletleri almıştım. Silivri’den arkadaşım Sevgi, Milliyet blogdan arkadaşlarım Özlem, Bülent ve Yeşim’le çok keyifle, beğeniyle izledik müzikali ve iyi ki gelmişiz diye hemfikir olduk. Bu hafta sonuna kadar gösteri devam ediyor. İmkanlarınız dahilinde ise mutlaka gidin derim.

Müzikalde yer alan Abba şarkıları : Chiquitita – Dancing Queen – Does your mother know - Gimme! Gimme!

Gimme! – Honey, honey – I do, I do, I do, I do, I do – I have a dream - Knowing me, knowing you – Lay all your

love on me – Mamma Mia – Money, Money, Money – One of us - Our last summer – Slipping through my fingers –

S.O.S - Super trouper – Take a chance on me - Thank you for the music – The name of the game - The winner

takes it all – Under attack – Voulez - vous

Sevgilerimle…

EKURF bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Sema Hanım, Sevgili Cansın Hanım'ın arkadaşını merak edip, blogunuzu ziyaret ettim. Beni öğrencilik yıllarıma ışınladınız... "Çok okuyan değil, çok gezen bilir" diyenler haklı. Sıcak, duru anlatımınızla müziğin notalarını bize da ulaştırdınız. Kaleminiz daim olsun. Esen kalın.

Ayten Dirier 
 21.10.2008 12:54
Cevap :
Sevgili Ayten hanım... Çok zarifsiniz, çok mutlu oldum sayfamı ziyaretinizden... Mamma mia yazım bugünkü milliyet cafe ekinde de yayımlanmış... Teşekkür ediyorum paylaşımınız için... Yürekten sevgilerimle...:))  21.10.2008 13:47
 

Fimi o kadar güzeldi ki, müzikali tahmin edebiliyorum ve seni de Beenmayayı da k ı s k a n ı y o r u mmmmm:)) N'apiim ama haksız mıyım?:)) Şaka bir yana, çok iyi olmuş, zaten senin anlatımlarınla gitmiş kadar oldum ben. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 17.10.2008 8:29
Cevap :
Özlemcim keşke görebilseydin sen de... Böyle seven arkadaşlarımın görememesi beni üzüyor inan... Hem de birlikte izlerdik süper olurdu... İnşallah bir gün... Sevgilerimle canım...  17.10.2008 13:57
 

gezin..gezin siz..:)

Mehmet Önkibar 
 16.10.2008 19:23
Cevap :
Siz de Aya İrini'de konser izlemişsiniz ben bir şey diyor muyum?...:))  16.10.2008 23:56
 

derinden sarsmış sizi, belli...tad almışsınız.biz napsak acaba..)) en iyi kemençenin o sır dolu ritmine kapılayım gözleri kapalı...))) sevgilerimle...

Metin TOPÇU 
 16.10.2008 10:48
Cevap :
Sevgili Metin bey... Yorumunuzda biraz ironi seziyorum (derinden sarsmış?)... Derinden sarsmadı sadece keyif verdi... Ha bu arada bahsettiğiniz kemençenin ne kadar keyifle dinlenecek tınıları çıkardığını da biliyorum, çünkü ben her türlü müziği dinlerim... İşten çıkıp da Devlet senfonu orkestrası konserlerine çok sık giderdim Taksim'de çalıştığım yıllarda. Hatta o sır dolu ritme ben de kapılmak için gözlerimi kapadım bir an... Ama olmadı biraz unutmuşum en kısa zamanda hatırlamam lazım. Sakın sitem ettiğimi düşünmeyin üzülürüm, sadece bilginiz olsun istedim... Sitenizi ziyaret edeceğim... Selam ve sevgilerimle...:))  16.10.2008 13:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 1957
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster