Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '15

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
67
 

Manav İsmet Paşa!

Manav İsmet Paşa!
 

Merzifon’a gittiğimde oğlum beni Merzifonlu Kara Mustafa Paşa  camiinin karşısındaki lokantaya götürmüştü!

Lokantanın ismi şaşırtmıştı beni!

“Padişah Restaurant!”

Garson gelince sormuştum!

“Kardeş, bu isim nereden geliyor? Var mı hikâyesi?”

“Olmaz mı Abi; yemekten sonra anlatsam nasıl olur?”

“Olur olur! Ama unutma ha!”

Padişahlara layık bir yemeğin ardından garsonun anlattıkları ağzımı açık bıraktırmıştı!

Kanuni, Orta Karadeniz seferinden dönerken burada konaklamış! Akşam namazını Merzifonlu Kara Mustafa Ağa’nın camiinde kılmışlar. Cami çıkışında görmüşler bu lokantayı! Mis gibi kuru fasulye kokusunu duyan Kanuni “kaç gündür kuru fasulye yemedik! Bir de Çayeli fasulyesiyse yaşadık!” diyerek lokantaya girmiş!

Çeşnicibaşının kuru fasulyeyi tatmasıyla “öldüm anam! Bu ne lezzet!” demesi bir olmuş!

Bakmışlar ki ölmüyor, sofraya servis etmişler!

Kanuni çok memnun kalmış yemekten!

Bir kese altınla ödüllendirmiş lokantacıyı! Bir rivayete göre hesabı Merzifonlu Kara Mustafa Ağa üstlenince Kanuni bundan pek memnun olmuş ve “seni paşa yaptım Mustafa Ağa!” demiş!

Aradan kısa bir zaman geçtikten sonra Mustafa Paşa’yı saraya davet etmiş Kanuni!

Mustafa Paşa yanında kuru fasulye yüklü koca bir kervanla saraya gelmiş!

Hikâyeyi duyduğumda biraz da canım sıkılmıştı!

Bizim Hendek’ten geçerken hiç mi acıkmadı hünkârımız?

Acıksa da bir buçuk tas kebabı yese fena mı olurdu?

Bir Sadrazam da bizden çıksa kötü mü olurdu?

Ta on iki saatlik yoldan Sadrazam çıkmış, bir buçuk saatlik memleketimden bir sadrazam yok!

Mesela Salı günü uğramış olsa, bütün muhtarlar Hendek’te! Bir tanesini seçer Sadrazam yapabilirdi!

Tabi o yıllarda öteden beriden göç olmadığı için, muhtar da Manavlardan olurdu!

En avantajlısı da bizim bacanak olurdu haliyle!

“Punalı Manav İsmet Paşa!”

Sabahleyin kapı çalınıyor, bakıyorum on- on beş yeniçeri kapıda!

“Paşa’nın selamı var!”

“Ne gönderdi gene!”

“On tane kavun, beş tane beyaz kabak!”

“Geçen gönderdikleri kavunlar kabak çıktı! Kabaklar da tatsız! Söyleyin ona!”

Söylemişlerdir kesin!

 

 

Abdülkadir Güler, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hele yasaların anası bir değişsin ferman ile Hendek belki de sancak beyliği olur. Gerçi bu ad şimdilerde tutulmuyor adını da değiştirirse çok paşa,kaptanıderya,sadrazamlar çıkar ve keşişleme esmezse payitaht kenti olma ihtimali de artar. Saygı ve muhabbetlerimle.

E Ruhi YALÇIN 
 25.12.2015 8:46
Cevap :
Memleketimin bu potansiyeli var ! Umutluyum ben de!Selamlar.  25.12.2015 16:47
 

Alem adamsın Sayın balcı.

Erdal Ceyhan 
 25.12.2015 4:20
Cevap :
Alemde bir zerre olsam keşke!!  25.12.2015 16:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1638
Toplam yorum
: 13551
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster