Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
775
 

Mangal kebabı mı olmak istersiniz, kuyu kebabı mı?

Mangal kebabı mı olmak istersiniz, kuyu kebabı mı?
 

Alıntı


Türkiye’ de akıl almaz şeyler oluyor. Tüm bu olup bitenleri izleyip de hala akıl sağlığım yerinde demek, (diyebilmek!) en büyük delilik olsa gerek.

Biliyorsunuz ilk şoku, 2011’ e merhaba dediğimiz, 01 Ocak 2011’ de yaşadık. Aşiret kavgasında 7 kişiyi yaralamak, 5 kişiyi öldürmekten sanık Mahmut Karadağ, tutuklu bulunduğu Gümüşhane E Tipi Cezaevinden 1 Ocak 2011 de yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) ‘tutuklulukta geçecek süre’ başlıklı 102'nci maddesine göre serbest kaldı.

Gümüşhane E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mahmut Karadağ, avukatı Haydar Dereli aracılığı ile Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, 5 yıl 2 ay ve 18 gündür tutuklu olduğunu, hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmediğini ve Yargıtay aşamasında değerlendirileceğini, bu nedenle yürürlüğe giren ve tutukluluk sürelerini kısaltan CMK’nın 102'nci maddesi uyarınca tahliyesine ya da nakdi kefaletle tahliyesine karar verilmesini istemişti. 102. Madde ne diyor bir bakalım.

“Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok 1 yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek 6 ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok 2 yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez. Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.”

Mahmut Karadağ BİNGOL’ÜN Solhan İlçesi'nde çıkan aşiret kavgasında 5 kişiyi öldürmek, 7 kişiyi yaralamak suçundan Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 90 yıl 10 ay hapis cezası almıştı. Yukarda sözünü ettiğimiz, 1 Ocak 2011 de yürürlüğe giren yeni yasa ile de yeni yıla özgür girdi.

İkinci şoku ise Diyarbakır Cezaevinde tutuklu bulunan Hizbullah terör örgütü üst düzey yöneticileri Edip Gümüş, Mehmet Varol, Mustafa İpek, Sinan Yakut ve Şehmus Kınay, Cemal Tutar, Fuat Balca, Mahmut Demir, Kemal Gülşen ile Abdülkerim Kaya’nın serbest bırakılması ile yaşadık.Oysa bu örgütün, tüyler ürperten, kanımızı donduran görüntülerinin hafızalardaki yeri henüz tazeydi.

Hatırlarsınız. Evlerin altından, bahçesinden onlarca cesetler çıkartılmıştı. Öldürülüp, belki de “diri diri” oraya atılıp, üstüne beton dökülerek ölmesi sağlanmıştı kişilerin. Hizbullah’ın kullandığı bir yöntem daha vardı ki; o da “domuz bağı” adı verilen yöntemdi. Bu yöntem ile ipin ucun bedenin ön kısmından sarkıtılıp bacaklarının arasından arkaya geçiriliyor, ip çekilince bu insanın başı bacaklarının arasına sıkıştırılıyor, ip daha sonra arka tarafa alınan ellere bağlanıyor. Eller bağlandıktan sonra sıra ayaklara geliyor. Oldukça uzun tutulan bu iple ayaklar da bağlanıyor. Ardından dizler kırılıp yukarı doğru itiliyor. İp bu şekilde üçe katlanan vücudun çevresine dolanarak kişi top haline getirilip daha az yer kaplaması hedefleniyor. Kurban kurtulmak için yaptığı her hamlede biraz daha boğularak bazen saatler süren bir şekilde ölüyor.

Ve işte şimdi bilinen 188, "bilinmeyen kimbilir kaç?" kişinin canice öldürülmesinden sorumlu tutulan ve yargılanan bu şahıslar, 1 Ocak 2011 de yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 102. Maddesi gereğince serbest kalıyor. Serbest kaldığı yetmezmiş gibi Habur’u aratmayan görüntülerle davul zurna eşliğinde halay çekilerek karşılanıyor. Bunu da çoluk çocuk demeden bütün Türkiye izliyor. Böylelikle Türkiye katillerin, Türkiye canilerin haklarının korunup gözetildiği ama yarın bir gün bu katillerin yeni cinayetlerine kurban olabileceklerin can ve mal güvenliğinin hiçe sayıldığı bir ülke konumuna geliyor.

Bu da demektir ki; ya yarın bir gün bu adamların mangal partisinde mangal kebabı olacak bazılarımız, ya da bilmem kaç yıl sonra ortaya çakacak kuyularda kuyu kebabı. E, adamlarda haklı tabii. Kilosu 30 ila 50 TL arasında dolaşan et fiyatları yanında insan eti çok daha ucuz kalıyor. Onun içindir ki; aman (!) siz siz olun kendinize dikkat edin. Malum ortalık katil kaynıyor.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

içinde figüranlar olduk. Dur bakalım, ne zaman aklımız başımıza gelecek, yönetmen olacağız? Kalemine sağlık ayrıntısını sevdiğim...

Emine Supçin 
 15.01.2011 10:30
Cevap :
Maalesef öyle olduk. Oldurulduk. Allah sonumuzu hayır ede! Sağlıcakla  16.01.2011 2:25
 

Yasaklıyım ama yazmadan geçemedim.Bu yazdıklarında çok haklısın...Demokrasi buysa,ben vazgeçtim,istemiyorum. Gerçekten inanılmaz.Hangi amaca hizmet edecek...

SINIR 
 10.01.2011 15:21
Cevap :
Merhaba. Bana göre oy demek namus demektir. İnsanlar bugün karnını doyurabilmek uğruna oy vermek zorunda kalıyorsa, "bu yarınlarını ipotek etmek uğruna günü kurtarmaktır" hasbel kader seçilmiş ve bizi temsil ettiğini düşündüğümüz vekiller günü gelip çıkarları uğruna dün hayır dediklerine bugün evet diyorsa, x partiden seçtiklerimiz bize sormadan kafasına göre parti değiştiriyor ve bunun önüne yasal ya da gayrı yasal geçilemiyorsa, seçimi kazananlar balkonlardan yaptığı konuşmaları unutup yok sayıp, kendinden olmayanın bir biçimde hizmet etmesini engelliyor, önünü tıkıyor, darbe yapıyorsa bir nevi ve eğer demokrasi buysa, evet ben de istemiyorum bu demokrasiyi. Her bir yandan sarılmışız. Nüfusun yarsından fazlası bankalara borçlu, bağımlı, en az beş yılı ipotekli. Bu mu bağımsızlık? Bu mu refah içinde özgür yaşadığımız ülke? Dürüst vatandaş, elektriğini, suyunu, vergisini ödeyen vatandaş her daim cezalandırılıyor ülkemizde. Ödemeyenlere getirilen afla. Katillere getirilen afla. Selamlar  10.01.2011 19:44
 

Ne fark eder? Yurda AKP'nin yaydığı nurlu(!) ışık yetmez mi? Aslında tüm ağır ceza mahkemelerini kaldırıp, yerine özel yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri koymak lazım. Onlarda sırf muhalifleri yargılasınlar! Selamlar...

Mesut KARİP 
 08.01.2011 11:29
Cevap :
Yargılayacaklar zaten emin ol. Yavaş yavaş... Aceleleri yok. İleri demokrasilerde böyle oluyor. Yedire yedire. Son muhalif susuncaya kadar devam edecek bu demokrasi (!) yürüyüşü.  09.01.2011 3:43
 

Ülkemizde, suçlular korunuyor ama mağdurlar yasalar tarafından ikinci defa mağdur ediliyor. Ülkemizde başta hukuk ve diğer konularda yanlış yasal kılıflı uygulamalar var, hangi amaca hizmet eden genel "akıl tutulması" salgın halinde...Sağlıklı psikolojiler de bozulma eğiliminde...Selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 05.01.2011 17:40
Cevap :
Bugün geldiğimiz noktada, dürüst vatandaş olmak, kendi işinde gücünde olmak, günü gelince vergisini, bağkurunu, sigortasını, elektrik, su parasını ödemek suç oldu. Hangi amaçlarla çıkartıldığını az çok tahmin ettiğimiz ki; "Hizbullahçıların avukatı", "hesaplarıma göre en fazla 2 yıl sonra Öcalan'ın dışarda olması gerekir" dedi, bu yasalar birgün gelir o yasa koyucuları da vurur inşallah. İşte o zaman anlayacaklar yaptıklarının ne menemen birşey olduğunu. (Gerçi yasa koyanlarca bilinçli bir davranış söz konusu da...) Sonuç olarak katiller dışarıda. Bu aynı zamanda zaten herkesin hemfikir olduğu bir sonucu daha ortaya koydu ki; o da davaların bir an önce sonuçlanması gerektiği. Selamlar, saygılar.  05.01.2011 20:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1448
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster