Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '10

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
1021
 

Manisa Tarzanı, Uygarlık ve Çevre Günleri

Manisa Tarzanı, Uygarlık ve Çevre Günleri
 

Manisa Tarzanı


İnsan geçip giden ömrüne baktığında bir ömre ne sığar diye düşünüyor, pek de haksız sayılmaz bunu düşünen. Lakin uzun bir ömür yaşayanlar da çok şey yapamadan göçüp gidiyor eninde sonunda. Peki öyle ise 1899'da Bağdat'ın Samarra şehrinde dünyaya gelmiş bir Türkmen'in günün birinde Manisa'da Tarzan olarak anılacağını kim düşünebilirdi, hiç bir kahin böyle bir kehaneti dile getiremezdi şüphesiz. Bir gün, 31 Mayıs 1963 tarihinde göçüp gidene dek de onun hakkında deli de, ulu da diyenler oldu. Kendisi ile götürmeyip hepimize miras ettiği yeşillikler, o ormanlıkların gölgesinde dinlenen her canlı, sonsuza dek onun dehasının duacısı olacak, buna eminim.

<ımg height="200" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_aqyhHHNEo3Y/S_4WjFlE9xI/AAAAAAAAEss/h2SB-Umlqco/s200/56091676kn3.jpg" width="162" border="0">

Manisa Tarzanı, Kurtuluş Savaşı bittiğinde harp için geldiği Manisa'nın -yabancı kaynaklarda geçen ifadelere göre üçte ikisi yanmış olarak- yangından sonraki halini görünce, bu şehre yerleşip madalyası ile hakettiği istiklal mücadelesini şehri tekrar yeşillendirmek yolunda sürdürmüştür. Geçimini sağlamak için maddi bir beklentisi olmamasına karşın, O Manisa Belediyesi'nin resmi görevlilerinden biriydi. Ahmet Bedevi, her gün aksatmaksızın dağın eteklerine tırmanıp Manisa Kalesi'nden topu atar, herkes ona göre saatini ayarlardı. Bu çok önemli bir vazifeydi o zamanlarda, çünkü vakit öğleden önce ve sonra diye takip edilirdi. Mesela 3 sonrada denildiğinde saat 15:00 ifade edilirdi.

Kılık kıyafetin anlamı ve anlamsızlığı, vazifenin kutsallığı, insanın yaşamını hiçbir bedel gerektirmeksizin onurlu bir şekilde sürdürmesinin mümkün olduğu, onun olmadığı bir dünyada bu kadar dolaysız nasıl anlatabilirdi ki?
"Bir ulusun gerçek zenginligi, ağaç örtüsüyle ölçülebilir." diyen ünlü İngiliz ağaçseveri Richard St. Barbe Baker'ın o yıllarda 108 ülkeye yayılan akımından mı, yoksa 1932-1948 yılları arasında tüm dünyayı hayran bırakan Tarzan serisi filmlerin sinema gösterimlerinden mi en çok etkilendi bilinmez. Yaşamının son nefesine kadar Manisa'yı ağaçlandırmak için herkesi seferber etmeye çalışmış, hatta çok sevgili -1934'de Manisa'da dünyaya gelmiş ve tüm dünyada Turizm alanında isim yapmış- hocamız Prof.Dr. Turgut Var'ın ifadesi ile "hapishaneden mahkumları toplar, parkları ağaçlandırırmış".

Sadece bu davranışını bile düşünürsek; modern toplumlarda mahkumların sosyal hizmetlerde kullanılması projesinin, savaştan çıkmış bir dünyada ne kadar uygulayıcısı olduğu tartışılabilir, ama Manisamızda tam da o yıllarda uygar bir adam yaşadığı kesin. Oysa ki genelde modernlik ya da uygarlık değerlendirilirken kılık kıyafet, saç, genel görünüm, bilgisayar, cep telefonu modeli, sahip olduğu ünvanlar, araba gibi şahsiyetin temsili ve bir nevi meyveleri olan aksesuarlar toplanır, görünürdeki inanç ya da inançsızlık ile çarpılır ve ona göre yargılanır. Bu hesaba ve sahip olduğu imkanları ne amaçlar ile değerlendirdiğine bakarsanız Tarzan bugünün materyalist dünyasının kabusu gibidir.

Doğa ile bütünüyle iç içe bir hayat, bütünüyle adanmış ve inançlı bir ruh, sağlıklı bir insan, bence Ahmet Bedevi dünyada edinilebilecek zenginliklerin en kıymet biçilmezlerine sahipti. Biraz düşününce O'na neden derviş dendiğini anlamakta hiç zorlanmıyorum doğrusu. Bu kıymet vermediği, yine de yaşanılabilir kılmaya gayret ettiği dünyaya gözlerini kapayışının tam tamına 47. sene devriyesinde Tarzan'ı büyük bir hürmetle anıyorum. 31 Mayıs - 6 Haziran tarihleri arasında düzenlenen programda emeği geçen herkesi içtenlikle tebrik ediyorum. Hayatta olsa ve İl Genel Meclisimizin yangınların gözlenmesine ilişkin geliştirdikleri sistemin haberini de almış olsa eminim çok daha fazlası için bizleri yüreklendirirdi. Onun ardından yürüyenler, ağaçlandırma çalışmalarını sürdürenler, çok katlı yapıları önleyip şehrimizin yeşil görünmesi, hava alması için destek olanlar, kısacası çevre sorumluluğu taşıyan tüm uygar Manisalıları tekrar birarada göreceğimiz bu güzel haftayı heyecanla bekliyorum. Hep birlikte, bu haftada ve diğer günlerde de Manisamızı yeşillendirelim, Tarzan'ın emanetine sahip çıkalım.

Manisa Haber Gazetesi: 26 Mayıs 2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yanlis hatirlamiyorsam "sipil" dagi idi ismi. Yazin kavrulan kisin buz gibi manisaya hayat suyu veren dagin ismi.En son gordugumde dag yer yer yerlesime acilmis evler baslamisti. Tipki akcigeri saran tumor gibi. Dilerim her sey yazinin pembe tonundadir. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 25.06.2010 19:40
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Manisa gizemli bir kent.. yazıma renk katmanız çok güzel bir jest... Newyork'a gelemedim ama TX San Antonio'da bir süre yaşadım.. sizin oralara en yakın olarak da Washington DC'de bulundum. Oradaki hayatı da Türkiye pencerenizi de çok iyi gözlemleyebiliyorum. Benim penceremden de benzer şeyler görünüyor, inanır mısınız? Sevgiler...  26.06.2010 19:12
 

Benden iyi Balcı olamazsın!! Ben hakiki Balcı'yım!!

Ahmet Balcı 
 14.06.2010 17:52
Cevap :
Peki öyle olun, itiraz etmiyorum :)  15.06.2010 0:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 628
Kayıt tarihi
: 07.04.10
 
 

Sazsız söze ezgiler diziyoruz, birer birer. "Kim" olduğumuzun belli olmadığı bu dünyada K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster