Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1577
 

Mantık nedir?

Mantık nedir?
 

İnternetten alınmıştır.


Mantık (logique) denilince akla ilk önce Aristo mantığı gelir. Zira mantığın bilimsel kurucusu Aristo'dur. 

Benim üzerinde durmak istediğim mantık türü Aristo mantığı (normal mantık) değildir. Aristo mantığı bana göre herkeste mevcuttur. Yani A ve B , C 'ye benziyorsa , A ve B de birbirine benzer. 

Esas önemli olan İNCE MANTIK'tır. 

İnce Mantık, olayları derinlemesine görmek, düşünce boşluklarını farketmek , tutarsızlıkları teşhis etmek demektir. 

Tarih boyunca ve halen normal mantığı çok yüksek bir topluma sahip olmamıza rağmen , ince mantık konusunda aynı duruma sahip değiliz. 

Bu sonuca nasıl vardım hususuna gelince. 

Kamusal Uygulamalar 

Bu konuda beni en çok üzen yerleşmiş bir mantık yanlışlığı, Eğitim dünyamız içinde yaşanmaktadır. 

Öğretmen yetiştiren Fakültelere öğrenci seçimindeki yapılan ve halen farkedilmeyen mantık hatasıdır. 

Yakın zamana kadar öğretmen yetiştiren fakültelere aşağı yukarı "en düşük puanı veya düşük puan alan öğrenciler " alınmakta idi. Halen de zannediyorum bu uygulama devam ediyor. 

Oysa, öğrenci yetiştirecek öğretmen adaylarının en yüksek puanları alarak Eğitim Fakültelerine girmesi bir şart olmalıdır. Hem de vazgeçilmez bir şart. Bütün gençliği öğretmenlere emanet ediyoruz. Onun için öğretmen yetiştirmeye azami önemi göstermek ve öğretmenlere en yüksek ücretleri vermemiz gerekirken, biz bunun tam aksini yapıyoruz. Yanlış bilmiyorsam, İngiltere'de öğretmenlere ve hakimlere maaşları " Açık Çek " şeklinde veriliyormuş. 

Atasözlerimiz 

İnce mantık eksikliğini bir kısım Atasözlerimizde de görmekteyiz. 

"Üzümünü ye, bağını sorma ". Yani önüne ne konursa kabul et, Araştırma, soruşturma yapma, koyun gibi davran. Koyunun önüne otu koyarsın yer. Bize de öyle diyorlar. Sen üzümünü ye, bir şey sorma, bir şeye karışma. Bu senin hayat felsefen olsun. 

"Kızını dövmeyen, dizini döver ". İlk önce dövme konusu. Toplumu ve babaları, kızları dövmeye yönlendiriyor bu söz. Sonucu zaten görüyoruz. Dayak yiyen kadınlar. İkinci husus dövmenin bir terbiye yöntemi olması. Üçüncü husus, hataları yalnız kızlar yapar, erkekler hata yapmaz, yapsa da ikaz edilmez. Anlaşılır gibi değil. 

Sorulan Sorular ve Alınan Cevaplar 

İnce mantık eksikliğini bir de " sorulan sorulara alınan cevaplar" alanında görmekteyiz. Günlük hayatımızda, televizyon röportajlarında, açık oturumlarda bunun örneklerine çok sık rastlarız. 

Muhabir sorar : " Moda hakkında nedüşünüyorsunuz ?. Verilen cevap : Ekonomik kriz var? Her şey çok pahalı. Konu pahalılık mı? 

Moderatör sorar: " Baykal nasıl bir liderdir? Konuşmacının cevabı : Baykal'ı gençlik yıllarından beri tanırım. İddialı bir insandı. Çok istikrarlı davrandı. Bu cevap, sorunun karşılığı mıdır. Baykal'ın liderliği konusunda hiçbir fikir veriyor mu? Hoşgörülü mü? Çok otoriter mi?İyi bir hatip mi? Halka çok yakın mı? Vs. Bunların hiçbirinden söz edilmez. İddialı olduğundan ve istikrarından bahsedilir. Anlaşılır gibi değil. 

Günlük Yaşam ve Gelenekler 

Günlük yaşamda, en fazla, tamamen mantıksız bulduğum bir gelenek veya uygulama " düğünlerde çekilen silahlar ve atılan kurşunlar". Ne anlamı var kurşun sıkmanın." Davul, zurna, kına vs" , mutlu olmak ve eğlenmek için gerekli hareketler. Ancak kurşun sıkmanın ne anlamı var? 

Bir de, bir türlü anlam veremediğim yerleşmiş bir toplumsal hareket de " Askere gönderilen gençlerimizin havaya fırlatılıp tutulması ". Harika türkülerimiz var, marşlarımız var. Bunları söylemek daha sağlıklı değil mi? Havaya atılan gençlerimizden bazıları zaman zaman sakatlanıyor. Hatta kalıcı rahatsızlıklara da neden olunabilinir. Örneğin disk kayması, omurilik sakatlığı, ayak bacak kırılması ihtimal dahilinde. Ben bir mana veremiyorum, bu yolcu etme geleneğine. 

Velhasıl İnce Mantık sahibi olmak gerekiyor. Ama görüyorum ki ince mantığına sahip olmak, oldukça zor. 

Yeni fikirler dünyanız olsun./ Y.Ç. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorum cevabınızdan hareketle; "nasıl çözümlenir, eğitimle mi? " demektesiniz. Ülkemizde eğitim, okuldaki öğretileri ve notları ezberlemek, verilen ödevleri yapmak, sınıf geçmek sonrasında da bu eğitim sistemine göre, "diploma" denilen imzalı-kaşeli "kâğıt parçasını" almak...Ülkemizde ne yazık ki durum böylesi vahim. Mezun olanlar bir süre sonra ezberlerini unutunca.Herşey bitiyor, diplomalı cahilleri oluşturuyorlar. Kişi Albay olmuş, bono nedir bilmediği gibi dordurmasını da bilmiyor, Değerli Yılmaz bey, eğitim önce ailede başlıyor, eğitimli ve donanımlı bilhsassa hayati-yaşamsal bilgileri haiz ebeveyn çocukları okulda bilimsel eksikleri tamamlamaya çalışıyorlar. Büyük kentlerin nezih bölgelerinde girift yaşamak, kültür seviyesi yüksek kesimlerin arasında bulunmak, kaliteli yayınları okuyup seyretmek, sık sık kendini sınava tabi tutmak...İlginçtir, bizim evimiz "okul" gibi, halâ daha...Sağlam kaynaklardan edinilen bilgileri evde birbirimize aktarırız, meselâ...Saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 14.04.2011 18:33
Cevap :
Sayın meslektaşım, Kültür seviyesi yeterli olmadığı için ,acı bir gerçek ama, ailelerin çoğu çocuklarını yönlendiremiyorlar. Bu da toplum için büyük sorun.Saygılarımla.  14.04.2011 22:45
 

Çok özet ama yine çok karmaşık kavram. Bireyin doğal formatı + görgü + eğitim = paradigmalar bileşkesi = subjektif mantık.. objektif bir mantık modelinin de olamayacağını özümsedim. Ne kadar mantıklı olduğunu bilemem ama bu da benim mantığım. Saygılar...

Kadri KANPAK 
 14.04.2011 17:15
Cevap :
Esasında tarifiniz doğru. Yalnız sizin söylediğiniz sübjektif mantık. Bir de objektif mantık var veya genel mantık. Velhasıl mantık konusu derin tahlil yapmaya muhtaç ama, ben yazımda en yüzeysel şekilde mantık konusunu ele aldım.Benim esas meselem, bir konuyu, bir sözü, bir projeyi özünden yakalamak için gereken mantık.Saygılar.  14.04.2011 17:36
 

"İnce mantık" ince bir konu...Atasözleri ve anlamları belki söylendiği devirde geçerliydi ama yanlış...Ne demek, üzümü ye de bağını sorma...İşin görünmeyen yüzünde katakulli var gibi...Dövmek de kabul edilemiyor, hangi devirde olursa olsun...Tatlı dil ne güne duruyor? Bir de, gerçekten eğlenmesini bilmiyoruz, maçların bitiminde, düğünlerde silah sıkmak...Zafer belirtisi mi, sevinç ifadesi mi? Zafer ise, maçı oynayanların zaferidir, düğünlerdeki seviç düğün sahibinin...Silah, vahşeti sergilenen sahte güç gösterisi...Aynı adama ver silahı, düşmanına sıkmaya korkar, eminim...Efelik demek daha doğru...Selam ve saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 14.04.2011 15:13
Cevap :
Sayın Alkan Gerçekten toplumun mantıklı hareket etmesine ihtiyaç var da, bunu nasıl gerçekleştireceğiz. Acaba eğitim bunun ilacı mı? Ben ona da inanmıyorum.Saygılarımla  14.04.2011 17:27
 

Sevgili kardeşim, düşünmenin suç olarak ele alınabildiği yerlerde düşünme olmaz!Düşünmenin olmadığı yerde düşünme gelişmez! Düşünmenin gelişmediği yerde mantık nasıl incelsin? Bizim ülkemizde daha yakın zamanlara kadar felsefe ysaktı. Sizi kutluyorum bu konuyu inceleyip bizlere aktarmaya çalıştığınız için.. Her şeye karşın bu ülkenin entelektülleri mantık olgusu üzerine yönelmeliler tabii. Bu halkın böyle "sürü misali" gidip aynı partiye oy vermesinin başka açıklaması yok! Esenlik dileklerimle...

Halil Güven (Sökeli) 
 14.04.2011 14:45
Cevap :
Haklısınız Halil bey, Düşünmeyen toplumda mantık aramak çok zor.Toplumu düşündermeye zorlamak lazım. Ama nasıl? Bilemiyorum. Saygılarımla.  14.04.2011 17:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 372
Toplam yorum
: 1617
Toplam mesaj
: 112
Ort. okunma sayısı
: 641
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster