Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
22
 

Mara Hatun III-DUL Dönemi

DUL PRENSES MARA

II.Murad’ın 45 yaşındayken vefatı (3 Şubat 1451) ve yerine oğlu II. Mehmed’in tahta geçmesi gerçekleşir. Genelde vefat eden sultanların eşleri (küçük çocuklarıyla birlikte) haremden çıkartılıp bazı eski saraylara dağıtılırlardı. Henüz 35 yaşında dul kalan Mara Despina bu hususta da istisna sayıldı, çünkü çocuksuzdu ve Osmanoğulları ile kan bağı oluşmamıştı. Bir hükümdar ailesine mensuptu, dolayısıyla gidebilecek yeri vardı. Tahta çıkan yeni sultan da kendisine karşı hürmetkârdı. Kendi tercihi de baba evine gitmek idi. Bu nedenle izin verildi ve kişisel eşyalarıyla birlikte Semendire’ye gönderildi. Hattâ yeni sultan, çeyizi sayılan Dubocica ve Toplica bölgelerini de babasına iade etti (1451) Bu soylu dul hanıma birçok yerden izdivaç teklifleri geldi, fakat hiçbirini kabul etmedi. En dikkate şayan teklif, ikinci defa dul kalmış olan Bizans İmparatoru Konstantin XI’den geldi. Akıbetini sezmiş mi bilinmez ama, Mara imparatoriçe olma fırsatını da geri çevirdi 

1451.de tahta çıkan II. Mehmed haremde yaptığı yeni düzenlemeler doğrultusunda Halime ve Mara’yı uzaklaştırdı. Halime Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa ile evlendirildi, Sultan Murad’dan olan sekiz aylık oğlu Şehzade Ahmed öldürüldü. Mara ise babasının yanına gönderildi. Curac Brankoviç Sultan Murad’ın vefatı üzerine bir elçi yollayarak kızının akıbeti ile ilgilenmiş, mevcut anlaşmaların yenilenmesi ve kızının iadesi için girişimlerde bulunmuştu.

Fatih sınır bölgesindeki bazı yerleri de temlik etmiş olarak Mara’yı saygınlık içinde geri göndermiştir. Fatih’in, Mara’yı  Balkanlar’daki gelişmelerde kendisinden istifade edebileceği bir araç olarak düşündüğü ileri sürülür; ilerideki bazı gelişmeler, hassaten Mara’nın Osmanlı-Venedik savaşı esnasında güney-doğu Avrupa ölçeğinde bir irtibat noktası teşkil etmesi bu görüşe güç katmaktadır.

Raguza kaynaklarından hareketle Mara’nın Sırbistan’a dönüşü en erken tarih olarak Haziran 1451 olmalıdır. Kendisinin geçimi için Toplıca ve Duboçitsa bölgeleri temlik edildi. Güney-doğu Sırbistan’daki bu bölgeler daha önce Mara’nın çeyizine dâhil idiler. 

Mara baba evinde 6 yıl kaldı. Annesi ve babası hayattaydı, fakat Curac Brankoviç artık çok yaşlanmıştı (doğumu 1377). Kızkardeşi Katarina zengin Celje kontu 2. Ulrich’le evlendirilmiş ve Celje’ye (bugün Slovenya topraklarında) gitmişti. II Murat tarafından gözleri kör edilmiş Gregor ve Stefan’ın despot olma şansları kalmamıştı. Tek veliaht olarak en küçük kardeş Lazar görünüyordu, fakat o da çok haris ve hırslı bir karaktere sahipti. Haçlı Seferleri Sırp topraklarından geçmiş ve yerli halka Türklerden daha fazla eziyet ve yağma yapılmıştı. Brankoviç ailesini de farklı görüşler parçalamıştı: Mara, ağabeyi Gregor, annesi ve Semendire’de bulunan dayısı Thomas Kantakuzenos Türkleri ehveni şer görüyorlardı, fakat Stefan, Lazar ve Helena kesinlikle Macar taraftarı idiler. 24 Aralık 1456’da yaşlı despot vefat etti. Vasiyeti üzerine iktidarı eşi İrene ile küçük oğlu Lazar üstleneceklerdi. Fakat birkaç ay içinde Lazar ve karısı Helena sarayda örtülü darbe yaptılar, annelerini izole ettiler. Diğer aile fertleri nin de can güvenliği kalmamıştı.

Despina Mara’ya göre Fatih Sultan Mehmet (artık İstanbul’u fethetmişti) onlar için daha güvenliydi. Mara, ağabeyi Gregor ve dayısı Thomas kaçabildiler ve en yakın Osmanlı garnizonuna sığındılar. Fakat anne İrene yakalandı ve Rudnik Kalesine sürüldü, 3 Mayıs 1457’de burada öldü.

Despina Mara tekrar Osmanlı topraklarında: Mara, ağabeyi ve dayısı ile 1457 yılında Fatih Sultan Mehmed’in huzuruna çıktı, koruma ve maddi destek istedi. Olayların tanığı olan Kritovulos bu karşılaşmanın yeni başkent İstanbul’da olduğunu yazmaktadır. Kendisine Serez’in ve Struma nehrinin güneyinde, verimli arazisi olan bir çiftlik arpalık olarak tahsis edildi. 

Fatih bununla da yetinmedi, “analığına” kendi parasıyla satın alarak Selânik’teki Küçük Ayasofya Manastırını tapulu mülk olarak devretti [bu ferman Topkapı Sarayı arşivinde bulunmuştur]. Mara Despina’nın ölümünden 40 yıl sonra, Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı İbrahim Paşa buradaki kiliseyi Ayasofya (İbrahim Paşa) Camisine dönüştürmüştür.

Mara Hatun bundan sonraki süreçte Serez’de bulunan bir manastıra yerleşti. Hayatı boyunca mensup olduğu dine bağlı kalarak dindaşlarına yardımlarda bulunan Mara Hatun, II. Bayezid zamanında 68 yaşında vefat etti, ölümünün ardından ise Stumcia yakınlarındaki Kornea Manastırı’na gömüldü.

 

A

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 123
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 76
Kayıt tarihi
: 04.12.17
 
 

İlgi duyduğum alan tarih. Milli mücadele ve Osmanlı tarihine  odaklandım. Gözden kaçan tarihi şah..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster