Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '10

 
Kategori
2010 Dünya Kupası
Okunma Sayısı
648
 

Maradona’nın elinde Meryem Ana tespihi…

Maradona’nın elinde Meryem Ana tespihi…
 

Maradona! Hayatında YOK yok. 2010 kupasını da alırsan keyfine diyecek yok. Resim internetten alıntı


Gri takım elbisesi kravatı, uzunca saçları kulağında küpesi…

İtalyan asıllı; Lanus/ Arjantin 30. Ekim 1960 doğumlu…

FİFA tarafından çağın futbolcusu seçilen( Pele ile birlikte)

1986 Senesinde takımı Arjantin’le şampiyonluk kupasını kazanan…

Hayranları tarafından İlah ilan edilen

2010 Arjantin’in teknik adamı Maradona.

Ve takımı üç maçını da kazandı.

Şimdi kazanılması gereken dört maç daha var.

Eğer bu gerçekleşirse: Arjantin milli takımı birinci olursa kupayı kazanırsa…

Maradona’nın tespihli elleri teknik adam olarak da şampiyonluk kupasına dokunacak.

Gelelim bu akşamki Yunanistan milli takımının karşısında Arjantin’in sergilediği performansa: İyice…

İkinci yarıya kadar sonucu tahmin etmek benim için kolay olmadı çünkü Yunan kalecisi Alexandros Tzorvas (12. Ağustos 1982) kalesini oldukça iyi korudu.

Arjantinli kaleci Romero’ya fazla bir iş düşmedi.

Messi gayret gösterdi; şutları kale direklerinden döndü.

77. Dakikada uzun siyah saçlarını siyah bir bantla kontrol altında tutan 2 numaralı Martin Demichelis oyunun ilk golünü attı.

85. Dakikada Messi’nin şutu direkten döndü.

Dakika 89 Martin Palermo Arjantin’in ikinci golünü Yunanistan kalesine gönderdi.

Diego Maradona’nın sevinci görülmeye değerdi.

Saha kenarında zıp zıp zıpladı. Oyuncularına tek tek sarılarak öptü.

Duaları kabul oldu.

Yaşam öyküsü oldukça ilginç; burcu akrep elementi ateş olanın…

Vamos Maradona (hadi bakalım)

Vamos a ver (bakalım göreceğiz)

Takımın hak ederse kupa sizin olsun.

Nasıl olsa bizim çocuklar dünya kupasına katılmak istemediler.

Şansın varmış.

22.Haziran 2010 Salı

İnternetli Köy

Alev Meisel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...eee O EL tanrının eli demişti...İngiltere maçunda atıığı goldan sonra...tespih şart olmuş...selamlar...

nedim üstün 
 24.06.2010 9:34
Cevap :
Merhaba Nedim Bey, gerçekten öyle olmuştu değil mi? Fakat Maradona Yüce'nin gerçekten kolladığı çok sevdiği bir kulu olmalı ki onun her zaman ayağa kalkmasına yardımcı oldu. Allahın sevgili kulu tespihsiz olur mu? Her şey gönlünce olsun...Bir daha şampiyon olsun. Sizin de Nedim Bey her şey gönlünüzce olsun teşekkürler selamlar.  24.06.2010 15:05
 

Kuzey Koreli Küçük devler Brezilya’yı zorladı yazınızı okumuştum. Evet, maçlara farklı bir anlatım katıyorsunuz. Kaldı ki sadece maçlar konusunda yazdıklarınız değil genel anlamda yazılarınızın farklı bir dili var. Sizin yazılarınızın yormaktan ziyade düşündürücü yanı var. Tabii görmekte önemli, anlamakta. Sevgiler…

Oya Tekin 
 23.06.2010 11:55
 

Akşam maçı izledim ve inanır mısınız sizin yazdıklarınızın hepsi de benim düşündüklerim. Annemin dediğine göre 30 Ekim doğumluyum, yani Maradona ile aynı gün doğmuşum...Tespihi görünce ve oyuncularına sarılınca eşime epeyce yorum yaptım. (Yılmaz Vural'ı andım.) Gol atan oyuncular için, "Fenerbahçe eskicilikten vazgeçsin," onları alsın dedim. Messi, çalımlarken rakiplerini "3.golü o atacak," dedim. (Süre yetmedi) Ama hakkını yemeyelim Yunanistan Kalecisi bir harikaydı; "Onu da Galatasaray alsın," dedim...ezeli rakibi de düşünmek gerek, değil mi?:)) Maçlar şimdi anlam kazanıyor benim için, Ömer Üründül ve spikerler de değişmiş(İnşallah öyledir)...izlerim artık! Sıcacık selamlar-sevgiler serin Denizli'den!

Fatma Köse  
 23.06.2010 11:55
Cevap :
İnanıyorum sevgili Fatma Hanım; meridyen parelel meselesi...Frekans uyumu...Anneler bilir o halde Ekim ayı... Ben ekim başının ikinci günü ve Ekim ayı sona ermeden bir gün önce siz...Aramızdaki yılları saymıyorum. Günlerden söz ediyorum. Yine de elementiniz ateş değişen bir şey yok. Yunan kalecisi gerçekten iyi savundu. Maçları canlı yorumlayan spikerler benim için de çok önem taşıyor. Avrupalı bir spor spikeri var Fatma Hanım inanın Tanrı onu sanki bu iş için yaratmış...Bakın maçları izlemekle kalmayın; bir iki maçı da yorumlayın hani yani...Bizlerin eline bıraktınız böyle olmuyor. Usta bir el de dokunmalı. Dün yağmurda sırılsıklam oldum; ne kask ne gözlük bir etekle... Motorun üstünde...Bu gün boğazım bir tuhaf keyfim yok lâkin yoruma yanıt verirken boğazım beni rahat bıraktı. Her zaman olduğu gibi yorumunuz çok mutlu etti. Teşekkürler sevgiler selamlar...Serince köyden  24.06.2010 13:38
 

Benim maçlarla aram hiç yoktur. Ama Maradona’ya karşı başka bir sevgim vardır. Maçlardan anlamasam da onun usta oyunculuğuyla bir dönem sırf onu izlemek için izlerdim maçlarını. Bu yüzden gönülden onun takımının kazanmasını istiyorum. Başlığınızda Maradona’yı görünce ilgimi çekti. Sizin imzanız olan yazıları hemen okuyorum ama son zamanlarda futbol yazılarınızı açıkçası kapsama alanım dışında olduğu için okumuyordum. Ama başlık Maradona olunca hemen daldım. Bu vesileyle size selamlarımı da sunmuş oldum. Sevgiler, selamlar…

Oya Tekin 
 23.06.2010 2:22
Cevap :
Merhaba Oya Hanım, önce Maradona'ya teşekkürler sayesinde sizi sayfamda konuk etme şansına nail oldum. Spor başlıklı yazılarım; klasik spor raporlarından biraz farklıcadır. O arka planda gibi duran olayları ön plana çıkarmaktır niyet...Yalın spor sonuçları garnitür olarak eşlik ederler. Defans,averaj forvet, köşe vuruşu, ceza sahası, penaltı, neden kırmızı, neden sarı, frikik gibi durumları oğul sayesinde 14 senedir...Hafızaya kazındı. Yönettiği maçları seyrederken, ardından maçın değerlendirmesini yaparken lâzım oluyor. İletişim dili...Yalın spor yazanları zaten yalın bir şekilde maçları okura sunuyor. Benim sporla ilgili yazımlarımda "insan ve kaderi, kariyeri, dolaylı sosyal içerikli spor yazıları" Umarım farkettiniz ya da yazı içeriği sizi pek fazla yormadı. Teşekkürler, sevgiler selamlar.  23.06.2010 11:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 842
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster