Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
15836
 

Marcus Aurelius filozof hükümdar

Marcus Aurelius filozof hükümdar
 

"Marcus Aurelius, 26 Nisan 121’de Roma’da doğdu. Asıl adı Marcus Annius Verus’tur. Roma İmparatorluğu’nun Altın Çağı’nın simgesi oldu. 17 yaşında geleceğin ortak imparatoru olarak seçilse de tahta çıkması 40 yaşını buldu. Marcus Aurelius, 161 (MS) yılında Roma İmparatoru oldu. İktidarı 19 yıl sürdü. Stoacı felsefenin etkisinde kalarak, kişinin kendi kendine yaptığı vicdan muhasebesi, yetkinliğe varmak için harcadığı çaba, dünyanın gelip geçiciliği üstüne nükteli notlar halinde gün gün tuttuğu 12 kitaplık Ta eis Eauton (Düşünceler) adlı Yunanca yazılmış yapıtıyla ünlüdür. Epiktetos’un ahlak felsefesinin izinden giden bu yapıtı birçok kuşak tarafından zamanların en büyük yapıtlarından biri sayıldı.

Düşünceler, Marcus Aurelius'un epiktetos ve Stoa felsefesinin düşüncelerinden etkilenerek, evren; us; usa uygun yaşamak; yaşam; ölüm; her şeyin sürekli değişim içinde olması; ün, mal mülk gibi dünyasal değerlerin geçiciliği; insanların kukla gibi içgüdüleri tarafından oynatılması üstüne gün gün kaleme aldığı nükteli notlarıdır. Marcus Aurelius'un "sen" diye seslendiği okur değil, kendisidir. Düşünceler, başkasına öğütler değil, kişinin kendisiyle yaptığı vicdan muhasebesi, bilgelik yolundaki gelişme sürecidir.

Marcus Aurelius “Kendime Düşünceler” (Ta eis Eauton) adlı eserini MS 170-180 yılları arasında askeri harekatları esnasında kağıda döker. Kitap basılmak amacıyla değil ilke ve düşüncelerini kendince not etmek için yazılmış. 12 kitaptan oluşan bu eserde Aurelius hayat hakkındaki düşüncelerini Stoacı bir felsefe süzgecinden geçirerek bizlere aktarıyor.

Platon'un ünlü sözü şöyledir : "Hükümdarlar filozof, filozoflar hükümdar olsaydı, kentlerin yüzü ışırdı." Tarih boyunca gelmiş geçmiş tüm hükümdarlar arasında, belki de çok azı Marcus Aurelius gibi, hem filozof, hem
hükümdardı."

Marcus Aurelius Üstad bize şu sözleri iletiyor :

“İnsanlar birbirleri için dünyaya gelmişlerdir. Bu nedenle onları eğit ya da
katlan onlara.“

“Bir şeyi yapmak yalnızca sana zor geliyor diye bunun bir insan için olanaksız olduğunu düşünme. Eğer bir şey insan için olanaklıysa ve insan doğasına uygunsa, senin tarafından da yapılabileceğine inan.“

“Şunu unutma ki, düşünceni değiştirmek ve senin yanlışlarını düzelten birisinin söylediklerine uymak özgürlüğünden ödün vermek anlamına gelmez. Çünkü bu değişiklik, senin iradenle olmuştur, kendi arzuna, değerlendirmene ve anlayışına uygun olarak yapılmıştır.”

“Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır.”

“Düşünceleriniz ne ise, yaşamınız da odur. Yaşamınızı değiştirmek istiyorsanız, düşüncelerinizi değiştiriniz”

“Evrenle uyumlu olan her şey sana layıktır. Bunları yaptığın zaman gelecek eleştirilere kulaklarını tıkamalısın. Eğer konuştukların ve yaptıkların doğru şeylerse bundan daha azını hak etmiyorsundur. Diğer insanların kendilerini yönlendiren ilkeleri vardır. Sen onlarla ilgilenme. Kendi doğanla ve evrenin doğasıyla ilgilen. O yolda yürümeye devam et. Sonuçta her ikisinin yolu ortaktır.”

“İnsanlar birbirleri için yaratılmışlardır. Ya anlara doğru yolu göster ya da onlara karşı anlayışlı ol, görmezden gel”

“Ulu bir bilge olman ama kimsenin bunu anlamamış olma olasılığı her zaman mümkündür. ...Marcus, sen bu büyük dünya halkının bir vatandaşı oldun; yaşamının beş ya da elli yıl sürmesi neyi değiştirir? Sana verilen süre ne kadar olursa olsun, bu büyük topluluğun ‘birlik ‘ ilkelerine uygun olan her şey, herkesin için adildir... “

“ Şu birkaç gerçek dışında her şeyi boş ver: Yalnızca bulunduğumuz anda, şu kısacık zaman diliminde yaşayabiliriz; yaşamımızın geri kalan kısmı ya sona ermiş ve çoktan toprağa gömülmüştür ya da henüz bir belirsizlik perdesi arkasında gizlidir. Sürdüğümüz yaşam kısa, yeryüzündeki köşemiz ise küçüktür.”

“ Olan bitenler seni rahatsız ettiğinde ve soğukkanlılığını yitirdiğinde, hemen kendine dön ve seni kızdıran olay bittikten sonra kızgınlığını daha fazla sürdürme; çünkü derinde yatan uyumuna ne kadar fazla sığınırsan kendine o kadar egemen olursun. “

“Her yeni güne başlarken, kendine şunu anımsat: Bugün yine , meraklı, nankör, kendini beğenmiş, hilekar, kıskanç ve bencil bir sürü ansan çıkacak karşıma. Onları bu duruma getiren, iyi ile kötüyü ayırt edemeyecek kadar cahil olmalarıdır.”

“Eğer seçmek senin elindeyse, niçin bunu seçtin. Eğer seçim senin elinde değilse , o zaman neyi suçlayabilirsin ki?” “İyi insanın nasıl olması gerektiğini anlatmayı bırak artık; anlattığın insan ol.”

“Sana karşı dürüst olmaya karar verdim” diyen birisine kadar da boş ve yapmacıktır. Ne saçma! Bunu söylemeye hiç gerek yok ki. Niyetinin ne olduğu sanki alnında yazıyormuş gibi görünür ya da sesinin tonundan belli olur zaten. Bir insanın gözleri, onun karakterini hemen yansıtır, tıpkı sevilen birinin, sevgilisinin bakışlarından her şeyi okuması gibidir bu.”

“Sahte dürüstlük, gizlenmiş bir ustura gibidir. Hiçbir şey, bir kurdun sahte arkadaşlığı kadar tehlikeli olamaz, ve bundan uzak durmak gerekir. İyi, samimi ve nazik insanlar karakterlerini, herkesin görebileceği biçimde yüzlerine, gözlerine yansıtır.”

“Akılcı insanın iyiye ya da kötüye doğru değişmesi, düşündükleriyle değil davranışlarıyla olur. Öyleyse biz de bir insanın mükemmelliğini ve yanlışlarını onun düşüncelerine göre değil davranışlarına göre değerlendirmeliyiz.” (Sözde değil özde!)

“Mutlu bir yaşam sürmek için ne kadar az şeye gereksinimin olduğunu anımsa. Büyük bir mantıkçı ya da doğa bilimleri öğrencisi olmaktan umudu kestin diye, özgür olmaktan, alçakgönüllülükten, özveriden ve Tanrının isteğine uymaktan vazgeçme. Yüce bir bilge olmak, ancak kimsenin bunu anlamaması her zaman olasıdır.”

“Akılcı bir insanın yapısında, adalete ters düşen hiçbir erdem göremem; ama zevk düşkünlüğüne karşı bir erdem görürüm, bu da kendine hakimiyettir.”

“Üç akrabalığın vardır: Birincisi seni çevreleyen bedenle olan yakınlığındır; ikincisi her şeyin kaynağı olan yaratıcı güç iledir; üçüncüsü ise seninle birlikte yaşayanlardır.”

“Olanaksızı elde etmeye çabalamak çılgınlıktır; ama budalalar bunu her zaman dener.”

“Evreni oluşturan cevher esnek ve itaatkardır; ona hükmeden akıl ise içinde kötülüğü doğuracak hiçbir eğilim taşımaz, çünkü kötü niyetli değirdir ve bu yüzden de hiçbir şeye kötülük yapamaz ve zarar veremez.”

Kıssadan Hisse…

Epiktetus, iyi insanların ölürken, Tanrı’ya şöyle söyleyeceğini düşünürdü. “ Bu bayramı seninle birlikte kutlamaya, senin eserlerini izlemeye ve senin dünyayı yönetişini seninle birlikte yaşamaya beni layık gördüğüm için, sana büyük bir şükran duyarak yarılıyorum.”

Sokrates’in dediği gibi, “ Neye sahip olduğundan çok, ne olduğuna bakarak kendini değerlendir, ancak bu biçimde olabildiğince mükemmel olabilirsin. “
Tüm birey olmayı becerebilmiş insanların kendi kendisini sorguya çekmesi ve vicdan muhasebesiyle kendi ruhunu arındırması aydınlanmış olmanın gereğidir.

Dilerim, insanoğlu geçtiği aynanın karşısında kendini objektif olarak değerlendirir.
Dilerim, en zor olgu olan “kendi kendine hakim olabilme“ gerçekleşir.
Dilerim, bilmek olmayı gerektirir.
Dilerim, birey kendini gerçekleştirir.

Berk Yüksel

Kaynakça:
"Düşünceler", Marcus Aurelius
"Kendime Düşünceler", Marcus Aurelius

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok faydalandım, paylaşımınız için yürekten teşekkürler. Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 03.05.2007 9:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 241
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 122
Ort. okunma sayısı
: 29890
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

21 Aralık 1973, Ankara doğumludur. Lisans ve yüksek lisansını “İşletme” alanında yapmıştır. Araşt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster